Allah’ın yüce Adıyla..
Soru: Şimdilerde bir video dolaşmakta 13 yaşlarında doğulu bir çocuk “oy vermek şirk!” gibi laflar ediyor.. bunun üzerinden soruyorsunuz “oy vermek günah mıdır!?” Demokratik sistemde oy vermek şirk midir ? Laik düzende oy vermek küfür müdür ? Tekrar tekrar soruyorsunuz..?
El-cevap : Bu soruların hepsi aynı şey. cevabı basittir: Neden oy veriyorsun ve kime oy veriyorsun? Eğer laiklik için dinsizlik (sekulerizm, hür yaşam, lgbt) serbest olması için veriyorsan evet bu oyu vermek küfürdür.
Ancak aksine.. İslama Müslümanlara vatana millete hizmet edilsin, laikliğin zulmünü gidermek, küfür kanunların şerrini azaltmak veya elden geldiğince kaldırmak maksadıyla Müslüman kadrolara oy veriyorsan bu oyu vermek Cihattır, bu kadroları desteklemek FARZDIR.

Doğu aksanlı çocuk videosu..
Daha ziyade sol kesimin yaydığı ve devamlı paylaştığı o videoda konuşan küçük vahabi apaçık yalan söylüyor. Yani Kur’an’a göre İslam’a göre yalan söylüyor demiyorum, o zaten var. Kendi vehabi/selefi öğretisine göre de yalan söylüyor. Çünkü bunların imamları Arabistan’da ibn Useymin ve İbn-i bazz isimli kişilerdir. Aşağıda delilleriyle belirttik ki vehabilerin bu en büyük hocaları “müminleri desteklemek için seçimlere katılmaya, müminlere oy vermeye farz” demişler iken Türkiye vahabileri kendi alimlerinin bu fetvasını bilerek ve kasten gizlemekteler, kendi davalarına da ihanet etmekteler..

Yani öyle ulu orta“seçimlere katılmak şirk!” fetvası sadece başını Ebu Hanzala nın (Halis Bayuncuk) çektiği türkiye vehabilerinin savurduğu bir yalan ! Maksat ise Türkiye’de iktidara talip olan müslüman kadroların elini zayıflatmak, ABD güdümlü sol zihniyeti başa getirmek ve ipleri yeniden Amerika’nın eline teslim etmek ! Vallahi böyledir.
Bakınız,
Son zamanların büyük selefi hocalarından Bin Useymin “müslüman kadroların seçime girmesi ve bunlara oy vermeye FARZ” dır diyor.
Kendi kaynaklarından onların sözleri :
“Şeyh Muhammed bin Useymin -rahimehuAllah- seçimlerin hükmü hakkında soruldu ve şöyle cevap verdi:
“Ben seçimlerin farz olduğunu görüşündeyim. Burada kendisinde hayır umduğumuz kimseleri tayin etmeliyiz. Çünkü hayır ehli geri durursa onların yerini başkaları almaz mı? Onların yerini şüphesiz şer ehli alacaktır. Ya da kendilerinde ne hayır ne de şer olan, her sakala bir tarak vuran olumsuz insanlar yerlerini alacaktır. Öyle ise salih gördüğümüz kimseleri seçmeliyiz. Eğer biri şunu diyebilir: biz birini seçtik ama meclisin çoğu onun görüşüne ters.. tek başına ne yapabilir ?
Ona şunu deriz: Bunda bir sorun yok. Bu tek adam –Allah izniyle, bu mecliste hak sözü söylediğinde mutlaka etkisi olacaktır. Ancak Allah’a karşı samimi olma (ihlas) noksanlığımız var. Elle tutulur maddi işlere olmamalı tevekkülümüz ! Allah’ın emirlerine bakmalıyız.. Hayır gördüğün adamı sen aday göster ve Allah’a tevekkül et.”
Özetle ibni Useymin nin sözleri burada bitti
Aşağısı da Şeyh Abdulaziz Bin Baz, Şeyh Abdurrezzak Afifi, Şeyh Abdullah Bin Ğudeyyan, Şeyh Abdullah Bin Quud”a ait Daimi Konsey Fetvaları, 406–407/23
“Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyen, İslam şeriatı ile çalışmayan bir hükümette (CHP gibi bir partide) yer alıp kendini aday göstermek müslümana caiz olmaz. Müslümanın bu hükümette (partide) çalışacak, onlara destek verecek o bir kişiyi veya başkasını seçmesi caiz olmaz.
Ancak.. İslam Şeriatını geçerli kılacak bir yönetime çevirmek için oraya gelmeyi isteyen Müslümanları seçmeleri müstesnadır. Bunu (seçimleri) otoriter (mevcut laik) sisteme galip gelmek için bir araç edinmiş olurlar. O zaman seçime girmek de, oy vermek de caiz olur. Ancak o milletvekili İslam şeriatına açıkça karşı gelen (tüzüğünde islam karşıtlığı olan) partilere girmemesi gerekir.” Bitti.
Şeyh Abdulaziz Bin Baz, Şeyh Abdurrezzak Afifi, Şeyh Abdullah Bin Ğudeyyan, Şeyh Abdullah Bin Quud.
Zamanımız selefi (suudi) hocaların sözleri burada bitti.
Kaynak: islamqa.info
Kıymetli İslami İlimler okuyucuları, Gördüğünüz gibi arada ihtilaf yok. Bizler de aynen böyle diyoruz. Ancak Türkiye’de yaşayan kıt anlayışlı EBU tayfası inatla anlamaz görünüyorlar ve “bütün partiler bizim için eşittir, AK parti ile CHP aynıdır” diyerek Müminlerin imanını, ihlas ve çabalarını inkar ediyorlar! Daha doğrusu kendi şeyhlerinin görüşlerini gizleyerek kendi davalarına da ihanet ediyorlar
İSLİMA
islami İlimler Araştırma
Selefi (!) alimleri Muhammed bin Useymin ve İbni Bazz ‘ın yukarıda tercüme edilen seçim ve oy vermekle ilgili müspet fetvalarının arapça asılları kendi sitelerinden alındı, şöyledir:
السؤال
ما حكم الديمقراطية ، وشغل منصب بارز في البرلمان ، أو شغل منزلة أخرى في حكومة ديمقراطية ؟ وما حكم الاقتراع وانتخاب شخص بطريقة ديمقراطية ؟
الجواب
الحمد لله.
أولاً:
الديمقراطية نظام أرضي ، يعني حكم الشعب للشعب ، وهو بذلك مخالف للإسلام ، فالحكم لله العلي الكبير ، ولا يجوز أن يُعطى حق التشريع لأحدٍ من البشر كائناً من كان .
وقد جاء في ” موسوعة الأديان والمذاهب المعاصرة ” ( 2 /1066-1067):
“ولا شك في أن النظم الديمقراطية أحد صور الشرك الحديثة ، في الطاعة ، والانقياد ، أو في التشريع ، حيث تُلغى سيادة الخالق سبحانه وتعالى ، وحقه في التشريع المطلق ، وتجعلها من حقوق المخلوقين ، والله تعالى يقول : ( مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِهِ إِلَّا أَسْمَاءً سَمَّيْتُمُوهَا أَنْتُمْ وَآَبَاؤُكُمْ مَا أَنْزَلَ اللَّهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍ إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ أَمَرَ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا إِيَّاهُ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ ) يوسف/ 40 ، ويقول تعالى : (إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ) الأنعام/ 57” انتهى .
وسبق تفصيل ذلك في جواب السؤال رقم (مفهوم الديمقراطية في الإسلام) .
ثانياً:
من علم حال النظام الديمقراطي وحكمه ثم رشح نفسه أو رشح غيره مقرّاً لهذا النظام ، عاملاً به ، فهو على خطر عظيم ، إذ النظام الديمقراطي منافٍ للإسلام كما سبق .
وأما من رشح نفسه أو رشح غيره في ظل هذا النظام ، حتى يدخل ذلك المجلس وينكر على أهله ، ويقيم الحجة عليهم ، ويقلل من الشر والفساد بقدر ما يستطيع ، وحتى لا يخلو الجو لأهل الفساد والإلحاد يعيثون في الأرض فساداً ، ويفسدون دنيا الناس ودينهم ، فهذا محل اجتهاد ، حسب المصلحة المتوقعة من ذلك .
بل يرى بعض العلماء أن الدخول في هذه الانتخابات واجب .
فقد سئل الشيخ محمد بن عثيمين رحمه الله تعالى عن حكم الانتخابات ، فأجاب : “أنا أرى أن الانتخابات واجبة ، يجب أن نعين من نرى أن فيه خيراً ، لأنه إذا تقاعس أهل الخير ، مَنْ يحل محلهم ؟ سيحل محلهم أهل الشر ، أو الناس السلبيون الذين ما عندهم خير ولا شر ، أتباع كل ناعق ، فلابد أن نختار من نراه صالحاً .
فإذا قال قائل : اخترنا واحداً لكن أغلب المجلس على خلاف ذلك .
قلنا : لا مانع ، هذا الواحد إذا جعل الله فيه البركة وألقى كلمة الحق في هذا المجلس سيكون لها تأثير ولا بد ، لكن الذي ينقصنا الصدق مع الله ، نعتمد على الأمور المادية الحسية ولا ننظر إلى كلمة الله عز وجل …. فَرَشِّحْ مَنْ ترى أنه خير ، وتوكل على الله ” انتهى باختصار من “لقاءات الباب المفتوح”.
وسئل علماء اللجنة الدائمة للإفتاء :
“هل يجوز التصويت في الانتخابات والترشيح لها ؟ مع العلم أن بلادنا تحكم بغير ما أنزل الله؟
فأجابوا :
“لا يجوز للمسلم أن يرشح نفسه رجاء أن ينتظم في سلك حكومة تحكم بغير ما أنزل الله ، وتعمل بغير شريعة الإسلام ، فلا يجوز لمسلم أن ينتخبه أو غيره ممن يعملون في هذه الحكومة إلا إذا كان من رشح نفسه من المسلمين ومن ينتخبون يرجون بالدخول في ذلك أن يصلوا بذلك إلى تحويل الحكم إلى العمل بشريعة الإسلام ، واتخذوا ذلك وسيلة إلى التغلب على نظام الحكم ، على ألا يعمل من رشح نفسه بعد تمام الدخول إلا في مناصب لا تتنافى مع الشريعة الإسلامية”.
الشيخ عبد العزيز بن باز ، الشيخ عبد الرزاق عفيفي ، الشيخ عبد الله بن غديان ، الشيخ عبد الله بن قعود” .
انتهى من” فتاوى اللجنة الدائمة ” ( 23 / 406 ، 407 ) .
وسئلوا ـ أيضاً ـ :
“كما تعلمون عندنا في الجزائر ما يسمى بـ : “الانتخابات التشريعية” ، هناك أحزاب تدعو إلى الحكم الإسلامي ، وهناك أخرى لا تريد الحكم الإسلامي . فما حكم الناخب على غير
الحكم الإسلامي مع أنه يصلي ؟
فأجابوا:
“يجب على المسلمين في البلاد التي لا تحكم الشريعة الإسلامية ، أن يبذلوا جهدهم وما يستطيعونه في الحكم بالشريعة الإسلامية ، وأن يقوموا بالتكاتف يدا واحدة في مساعدة الحزب الذي يعرف منه أنه سيحكم بالشريعة الإسلامية ، وأما مساعدة من ينادي بعدم تطبيق الشريعة الإسلامية فهذا لا يجوز ، بل يؤدي بصاحبه إلى الكفر ؛ لقوله تعالى : (وَأَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ أَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَا أَنْزَلَ اللَّهُ إِلَيْكَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ أَنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ أَنْ يُصِيبَهُمْ بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْ وَإِنَّ كَثِيرًا مِنَ النَّاسِ لَفَاسِقُونَ * أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللَّهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ) المائدة/49-50 ، ولذلك لما بَيَّن اللهُ كفر من لم يحكم بالشريعة الإسلامية ، حذر من مساعدتهم أو اتخاذهم أولياء ، وأمر المؤمنين بالتقوى إن كانوا مؤمنين حقا ، فقال تعالى : (يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذِينَ اتَّخَذُوا دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ أَوْلِيَاءَ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ) المائدة/57 .
وبالله التوفيق ، وصلى الله على نبينا محمد وآله وصحبه وسلم “.
اللجنة الدائمة للبحوث العلمية والإفتاء
الشيخ عبد العزيز بن عبد الله بن باز ، الشيخ عبد الرزاق عفيفي ، الشيخ عبد الله بن غديان” .
انتهى من”فتاوى اللجنة الدائمة” (1/373) .
Yorum Yapılmamış