SORU: Müslümanların cemaat ve tarikatlara ayrılması doğru mudur ? Bu durum Ümmet birliğine zarar teşkil etmez mi ? Bunca Tarikat ve cemaatlerle İslam birliği nasıl tesis edilebilir ?
Özet Cevap: Tarikatlar ümmetin birliğine aykırı değildir, tarih boyunca hiç olmamıştır. Tarikatları cami veya okul gibi düşünelim. Bir şehirde onlarca cami, bir o kadar imam var. Her imam ve vaizin kendine tabi farklı cemaatleri var.. Ancak bunlar, ayrışma ve savaşma sebebi değil, kaynaşma ve tanışma sebebidir. Eğer aralarında bazı rekabet oluyorsa bu da iyidir. Çünkü camilerin rekabeti hayır yolunda olacaktır. “Bu cami şöyle bir hizmet başlatmış.. biz de başlatmalıyız..” gibi. Bunun ne zararı olur ki !
Kurandan 1. Delil : “İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara tabi olanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır…”
Tövbe suresi 100. ayette Allah, Peygamberimizin cemaatini Muhacir, Ensar ve Onlara Tabi olanlar şeklinde üç farklı cemaat olarak takdim etmiş ve “Madem ki hepiniz müslüman oldunuz, aranızdaki Muhacir Ensar ve Tabiiler ayrılığını kaldırıyorum, tek ümmet olmanız için bundan böyle bu sıfatları kullanmayacaksınız!” dememiş, bilakis onları Kuranda bu sıfatlarıyla üç ayrı sahabe cemaati halinde yâd etmiştir.
Kurandan 2. Delil : Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız en takva (O’na itaatsizlikten en fazla sakınanız) dır..” 49:13
Hucurat suresi 13. ayette Yüce Allah insanları boylara kabilelere ayırdığını ve bunun tefrika değil tanışma sebebi olduğunu buyuruyor. Farklı tarikat ve cemaatler de böyledir. Allahtan sakınırlar, farzları yapar haramlardan kaçınırlarsa bu asla bir ayrılık ve azab değil kaynaşma ve rahmet sebebi olacaktır.
Nitekim tarih buna şahitlik yapmış ve dünya üzerinde yapılmış bunca savaş ve katliamda sebebin “tarikat farklılığı” olduğuna rastlanmamıştır. Hizmet konusunda daha fazlasını daha iyisini yapmak şeklinde tatlı bir rekabet dışında aralarında bir husumet de yoktur. Eğer aralarında gerçek bir tefrika olsaydı Türkiyeyi parçalamak isteyen dış güçler mutlaka bunu kullanır, tarikatlar arası savaş çıkarmak isterlerdi. Ancak baktığımızda bu savaş planlarının tarikat ve cemaatler arasında değil Türkler ve Kürtler arasında kurgulandığı görülmektedir.
Halbuki Kürtlük ve Türklük Allahın “tanışasınız diye” bizleri ayırdığı ırklarımız. Demekki esasında tanışma ve dayanışma vesilesi olan bir şey şeytan ordusu tarafında kötüye kullanılıp, aksine nefret ve savaş sebebi yapılabiliyor. Bu durumda suç ırklara kabilelere memleketlere ayrılmış olmamızda değil, bunları kötüye kullanandadır.
Tarikat ve cemaatler de böyle. Eğer birleri bu okulları kötüye kullanıp müslümanlar arası savaş sebebi yaparsa -ki böyle bir şey asla gerçekleşmedi- suçlu, tarikat ve cemaatlerin varlığı olmayacaktır. Bunları kötüye kullananlar olacaktır. Şu halde “Ümmet birliğini sağlama” adına tarikat ve cemaatlere muhalif olmak anlamsızdır ve haksızlıktır.
Tarikatlar Kenetlenme Sebebi
Aksine bugün Türkiyede dağınık vaziyette, etkisiz güçsüz, fert fert duran milyonlarca müslümanları bir araya getiren, onları örgütleyip büyük güçler halinde küfre, ateizme, deizme karşı mücadele eden, Milletin dinini imanını koruma ve yaşatma adına etkili tesirli birliklere dönüştüren tarikatlardır. Türkiyede Allahın Şeriatına düşman belli bir kesim o yüzden Tarikatlara da düşmandır ve her fırsatta çamur atmaktan geri durmazlar. Bugün hakiki bir müslüman Tarikata muhalefet güdüleri taşıyorsa mutlaka onlardan bir virüs, bir maraz kapmıştır ve bundan mutlaka kurtulmalıdır. Çünkü Hak Tarikatlar bugün Allahın ordusudur.
Cemaatin Gücü
Bir sayfaya dağınık olarak üç adet 1 yazarsak bunların toplamı 3 eder. Ancak bu birler bir çizgi üzerinde arda arda yazılırsa 111 eder. Müslümanlar da böyledir. Kardeşlik bağı ile üç müslüman aynı hedef ve dava için yan yana gelir, omuza omuza verirlerse bu üç müslüman 111 kuvvetinde olurlar.
Çünkü “Allahın eli (yardımı) cemaatin üzerindedir” Hadis-i Şerif
Tafsilat :
Muhatabın felsefesi şu: Tarikat ve cemaatleri ortadan kaldırırsak Ümmet Birliği sağlanmış olur..! Birlik kuvvet demektir. Bakın tarikat ve cemaati olmayan müslüman fertlere, nasıl bir birlik ve güç elde edebilmişler ? Hiç. Otobüste birlikte hareket eden 60 kişi altmış tane bir kişidir. Bu zamanda Tarikat ve cemaatleri ortadan kaldırdığınızda ümmet milyonlarca bir fertten müteşekkil olacak. Bu gerçeği kavramış olan modern toplumlar vatandaş olmanın yanı sıra dernekler vakıflar kulüpler partiler kurmak suretiyle bir araya geliyor ve ortak gayelerine topluca hizmet ederek daha etkili ve güçlü olmaya çalışıyorlar. Ve ancak hiç bir aklı başında kişi “bu dernekler vakıflar ülke için ihtilaf ve bölünme sebebi kapatılmalılar” demiyor
Allahın Ordusu
Ümmet-i Muhammed Allahın ordusudur. Her profesyonel ordu “Kara, hava, deniz, tankçi, topçu, piyade, istihkam.. vs” kollara ayrıldığı gibi ümmet ordusu da kollara tugaylara ayrılmalı ve her ordu, her cemaat alanında uzman olup elinden gelenin en iyisini yapmalı. Gaye ve hedef bir; İslamın hakimiyeti ve Allahın rızası olunca bu ordular, bu bölükler asla bölünmüşlük ve kavga değil, intizam, planlı hareket ve güç ortaya koyacaktır.
Bu zamanda Cemaatler Ümmet Birliğini sağlayan en büyük ordulardır.
Cemaat dışında kalan fertler askere kaydolmamış eli cebinde gezen adam gibidir.. Bu adam savaş anında nasıl etkisiz ise Bu mümin fert de günde beş kere camiye de gitse islam Birliğine (gücüne) fazla bir katkısı sağlayamaz.
Sünnetten 1. delil
“Cemaat dışında kalmak” müstakil tavır içinde olmaktır. Müstakil tavır Kuran ve Sünnette yerilir reddedilir, aksine bir lidere biat ve cemaat içinde planlı hareket emir ve teşvik edilir:
“Başınıza bir habeşi köle dahi geçirilse onu dinleyiniz itaat ediniz”
“Bir kişi şeytandır, iki kişi şeytandır üç kişi cemaattir”
“Allahın eli cemaatin üzerindedir.”
Acı Gerçek ve Son Çare
Müslümanlar Halifesiz kaldıkları günden beri, ipi kopmuş tespih taneleri gibi dağılmıştır. Bu dağınıklık ve şaşkınlık zamanında ümmetin imdadına Şeyh Efendiler ve salih cemaat liderleri yetişmiştir. Bunlar etrafında yeniden bir araya gelen ümmet fertleri binlerce 1ey olmaktan kurtulmuş, küçüklü büyüklü ordular timler olmuşlardır.
Ordu bir merkezden emir alan ve aldığı emri canı pahasına uygulayan hiyerarşik yapılardır. Ehli küfür ve ehli dünya o yüzden cemaatlere tarikatlara karşıdır.
Bugün Türkiyede İslam sancağı ayaklar altında ezilmekten kurtuldu ise, İslamın şerefi yerden kaldırıldı ise.. Bunu cemaatlerin fedakar ve azimli çalışmalarına borçluyuz.
Cemaat dışında kalan fertlere gelince..
İslam için ya çalışırlar, ya da çalışmaz yatarlar.. Çalışsa bile tek tabanca tek mermi koskoca gavur orduların karşı ne yapabilir? Organize olmak şart.
Mesela bakın devasa bir ordu kadar elimizde din görevlisi hocalar, cami cemaatleri var.. 80.000 Camide en az 10 kişi cemaat.. toplamda eder 1.200.000 kişilik müslüman.. Islam için çalışıyorlar mı? Bir kişinin ayağına gidip islama, ibadete davet ediyorlar mı ? Emin değilim. Bunlar haftada bir kişiye ulaşmış olsalar senede 50 hafta var yılda ulaşılmış 600.000.000 kişi ederdi. 1 senede 10 kadar Türkiye irşad olur Allahın izniyle.. Ve islam sancağı yeniden göndere çekilir, Kuran bu topraklarda yeniden hakim olurdu..
Demek ki bir tarikatı, biat ettiği mürşidi olmayınca kişi, maaşlı din görevlisi de olsa, caminin en ön safında da namaz kılsa cihad etmiyor, islami hareketin dışında kalıyorlar.. İstisnalar elbette var. Bugün Müftülerimizin ihtiyaç duyulan o dini lider konumuna yükselip yeniden sahaya inmelerini, müminleri arkalarına alıp küfre bidata deizme karşı etikili bir cihad yapmalarını canı gönülden arzuluyoruz.
Bugün gelinen noktada 15 Temmuz belasından ötürü her şey birbirine karıştı. Bu karışıklığı fırsat bilen ehli küfür hazır zemin oluşmuş iken bütün cemaatlerin kökünü kazımaya azm-i kasem ettiler. Nice cahiller de bu batıl çabaya çanak tutar vaziyete geçti. Ancak hevesleri boğazlarında takılı kalacak. Çünkü Islami Cemaatlerinin lideri, Allah ordusunun Başkomutanı Rasulullahtır. Bu ordu Allahın ordusudur. Allah ordusu mağlup olmaz.
“Agah olun Allahın ordusu, katiyyen galip olacak odur.” Kuran
isa erdoğan
06.05.2017
Yorum Yapılmamış