Şüphe İmanı Giderir Mi ?

13 Kasım 2021

Allahın Yüce Adıyla

Bu yazıda Kuran-ı Kerim’in “iman” ekseninde kullandığı “hakiki iman, îkan, zan, rayb, yertab, terddüd” tabirleri ile “vesvese evham ve şüphenin imana tesiri” konularını inceleyeceğiz ve “Hakiki imanı elde etmek için ne yapmalı” ve “İmanımızı korumak için ne yapmalı” ve “İman hangi durumda iptal olur, kişi küfre düşer” sorularını irdeleyip cevaplarını vereceğiz inşaAllah. Tevfik Allahtan

 
İman Allah’ı ve Allah’tan geleni kalben tasdik etmektir. Tasdik ise bir karardır. Karar vermiş olmak için kalp o yöne eğilmeli, bir taraf ağır basmalıdır. Eğer kalpte bir yön ağır basmaz, eşit terazinin kefeleri gibi ortada kalırsa buna “tereddüt” denir. Tereddüt imanı bozar. Kuran bu hale şek” ve rayb” demektedir.
 
Kişi inanç konusunda kararsız ise gönlü yüzde 50, yüzde 50’dir. Kuran bu durumu “ne onlardan ne bunlardan” diyerek tanımlar ve buna münafıklık” der. Dolayısıyla iman sahibi olmak için +1 ile de olsa gönül bir tarafa eğilmelidir. “İman en az %50+1 kanaat ister” sözünün manası budur.
 
Kıymeti tam anlaşılmayan bu malumat aslında çok önemli. Bunlar bilinmeden iman çevresinde dönen “vesvese, evham, şüphe, şek, tereddüt ve yakîn” kavramları bilinemez. Biri diğerinden tefrik edilemez. O yüzden her mümin bunları iyice bilmelidir.
 
ZİHNİN YARGISI
 
Zihin bir konuda karar verdiğinde.. Bu ya yüzde 100 olacaktır veya daha az. Eğer %100’den az olursa: Çoğunluk kısmına zan” düşük kısmına ise evham” veya vesvese” denir..
 
ZAN VE VESVESE
Mesela “öldükten sonra yeniden dirilmek” hakkında eğer %95 evet öyledir” diyorsan demek oluyor ki sen “yeniden dirileceğini” zan” ediyorsun. Buna “zannı galip” de denir “zannı galip” iman için geçerlidir. Geri kalan % 5 oranında “Belki dirilmek yok” dediğin için de o oranda evham” ve vesvese” yapıyorsun. Bu vesvese % 50’den az, dolayısıyla kalbin kararını etkilemediği için imana zarar vermiyor.
 
“Onlar tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?” Mutaffifin:4 ayetinde “zannetmek” yukarıdaki manada kullanıldı. Demek oluyor ki zan iman için yeterlidir.
Bunu bilmeyen nice Müslüman gençler kalbindeki bu evham ve vesveselere bakıp imandan çıktığını zannediyor ve “demekki islam bana göre değilmiş, ben inanan biri değilim!” diyerek farklı akımlara yöneliyor ve sonrasında hepten tereddüte düşerek imanını kaybediyor.
Desit atesit ve oryantalistlerden gelen sorulara cevap veremeyip imanında küçük yaralar açılan ve “aceba” demeye başlayan kişiler de bu bilgilerden yoksun oldukları akibet imandan mahrum kalabiliyorlar. Halbuki o soru eğer sende cevapsız kaldıysa kalbin kararı örneğin %90’dan %70’e inmiş olur.. Bu da imanlı olmak için yeterlidir. “Sorun yok” deyip yoluna devam etmelidir. Yani iman konusunda “ya hep ya hiç” felsefesi geçerli değildir. Kalbin kanaati %51 oldukça Allah o kişiyi imanlı kabul etmektedir.
 
HAKİKİ İMAN
 
Eğer kişi o yüzde 5’lik evham ve vesveseyi de kalpten siler, yüzde yüz bir kanaatle inanırsa buna Kuranda îkân” ve yakîn” denir.
 
“Ve onlar ahirete îkân ederler (yakînen inanırlar) Bakara:5
 
Îkân imanın en üstün derecesi ve hakikatidir. Her mümin evet vesveselerden kurtulup imanını bu mertebeye yükseltmek için çabalamalıdır. Tarikat ve tasavvuf bu tür bir çabanın ürünüdür. Tarikat yolculuğunun sonunda hakikat vardır
“Tarikat (seyr-i sülûk) itikadda yakîn, amelde yüsr (kolaylık) içindir. Tarikatın hedefi budur” Mektubat, İmam Rabbani ks.
Tarikatın “imanda yakin’i nasıl tahsil ettiği” konusu bu yazının mevzusu olmadığı burada konuya girmeyeceğiz.
 
İMANSIZLIK: ŞÜPHE
Eğer evham çoğalır ve zihnin yargısı % 50, 50 olursa bu kişi artık kararsızdır ve maalesef imanını yitirmiştir. Böyle iki arada bir derede olmaya Kuran-ı Kerim “şekk” demektedir, diğer adı “rayb ve yertab” dır. Bu münafıkların halidir ve küfür sayılmıştır.
 
“Münafıklar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Nisa: 145 Ayetinde kararsız bir şekilde arada kalmak iman sayılmayıp küfür olduğu açıklanmış, bazen müslüman görünüp bazen de küfürden yana tavır koyduklarından münafık diye adlandırılmışlardır.
 
“Gerçek müminler ancak Allah’a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye (tereddüte) düşmeyenlerdir..” Hucurat 15 Ayetinde iman sahibi bir Mümin olmak için kalpte asla tereddüt bulunmaması gerektiği beyan edilmiştir.
 
“Senden izin isteyenler, olsa olsa Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlar olabilir. Onların kalbleri hep işkillidir. Bundan dolayı şüphe içinde bocalayıp dururlar.” Tevbe:45 Ayetinde yine kararsız bir terddüt içinde olmanın kişiyi imandan yoksun edeceği belirtilmiştir.
 
yazı devam edecek bitmedi..
 
isa erdoğan, 13 kasım 2021

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın