Amerika Irak’a Demokrasi Götürdü.. ve
Dünya Gündemi , İktibas / 14 Temmuz 2021

Bu zulüm yerde kalmaz Yemin olsun ki asra. Önce mevtül insanlık Sonra harabül Basra ` Ben Basra`dan Ömer. Belki haberin yoktur diye yaziyorum Franks; Önce demokrasi yağdı göklerden Sonra özgürlük geçti üstümüzden Palet palet… Ve insan hakları namlularIndan Yüzü maskeli adamların Saniyede bilmem kaç bin adet. Demokrasi bizim eve de isabet etti Bir gün sonra anladım ayaklarımın koptuğunu Babamın vücudunda Tam on sekiz adet insan hakları saymışlar. Annem zaten yoktu Ben doğarken ilaç yokluğundan ölmüş. Ambargo falan dediler ya Anlamadım, çocuk aklı işte Sen Daha iyi bilirsin… Sizde de barış böyle midir Franks? İnsan hakları çocukları yetim, Ve ayaksız bırakır mı orada da? Ya demokrasi? Güpegündüz pazara düşer mi? Ve zenginlik.. Insanları korkudan uykusuz bırakır mı? Ve kuşlar gökyüzünü terk eder mi orada da? Babamla söylediğim son dua dilimde, Ayaklarım hastanede, Ve giymeye kıyamadığım ayakkabılar Elimde kaldı… Çocuğun var mı Franks? Al… çocuğuna götür onları Bir işe yarasın. Kim Bilir baktıkça, Belki beni hatırlarsın Bu nasıl Demokrasi Düştüğü yeri yaktı Merhamet hür dünyaya Bu kadar mi ıraktı ?` Fâruk Hazar (Basralı Şair)

Sedat Peker Neden Sustu ? BAE’nin Türkiye İlgisi ?

Allahın Adıyla.. Sabır Meşhur analiz ediyor: Sedat Peker neden sustu ? ABD nin uyuntusu olan Birleşik Arap Emirlikleri Pekeri neden susturmuş olabilir ? BAE Türkiye ile neden yakından ilgileniyor? Türkiye’ye karşı ellerinde ne tür kozlar var ? Seçim öncesi Tayyip’i devirmek için neler yapabilir? Siber saldırılar sonucu Elektrik kesintisi muhtemel mi? İran ve Mısır ihtilallerinde ABD elektrik kesintisi kullandı mı? Türk gençliğin aklını fikrini şekillendirmede BAE nin ne tür faaliyetleri var ? Bu faaliyet seçimleri nasıl etkiliyor? Trump neden Tayyip dostu idi. Bidon neden düşman? Hepsi bu videoda. Mısırlı Gazeteci Sabır Meşhur enfes analizleriyle soruların cevabı : 

4 Büyük Halifeye Dair İlham ve Keşfî Marifetler | İmam Rabbani

Hz Sıddîk-i Ekber ile Hz Omer el-Faruk (Allah onlardan razı olsun) bu ikisi, Nübüvvet-i Muhammediyyenin sıkletini tahammul etmişlerdir. Velayet-i Muhammediyyenin sıkletini ise tahammül eden zat İmam Ali kerramallahu vecheh olmuştur. Hz Zinnurreyn ise velayet gerek nübuvvet, her iki taraftan da engin bir nasibi vardır. Belki de ona “iki nur sahibi” denmesinin bir vechesi de budur. . İmam Ali kv velayet-i Muhammediyenin sıkletini yüklenmiş olması itibariyle Kutb-ul Aktab, Evtâd ve Abdâl gibi evliyaların terbiye ve tedbiri İmam Ali efendimize tevdi edilmiştir. Çünkü bu zatlar umum itibarla uzlet evliyası olduklarından bunlarda velayet ciheti ağır basmıştır ve bu yönleri itibariyle İmam Ali ile münasebetleri ziyade olmuştur da İmam Ali onların mürebbisi olmuştur. Hz Fatıma Ez-Zehra ile sevgili evlatları Hz Hasan ile Hz Huseyin velayet-i Muhammediyyenin sıkletini tahammül etmede babaları İmam Ali efendimize ortaktırlar. Allah onlardan razı olsun . İmam Rabbani, Mektubat 1:251 . Açıklama ve İzah . Peygamber efendimizin vefatı sonrasında Ona halife olmak manevi mirasına sahip olmakla mümkündür ki Onun manevi mirası iki şeydir: Nübüvvet (Halka bakan yüzü, Peygamberlik işi) ve Velayet, (Allaha bakan yüzü, Allah ile olan dostluk) yönü. Bu iki kısım mirası kamil manada tevarüs eden, üstlenen zatlar Rasulullahın vezirleri mesabesindeki 4 büyük halifeleridir. . Hz Ebubekir RA ile Hz Ömer…

Namaz Kahramanları

Allah’ın yüce Adıyla Haber bu; Diyanet teklif etti ve “Namaz Molası Kanunu” nihayet çıktı. Otobüsler artık mola saatlerini namaz vakitlerine göre ayarlayacaklar. Laiklik şatosundan bir burç daha yıkıldı Elhamdülillah. Yola giden müminler için bir imtihandı namaz. Çetin bir cihad cephesi idi o niyaz. Otobüs “İman gücüyle” durdurulur, tek başına kılınırdı.. eskide kaldı. Yapanlar deftere yazdırdı, yapamayanlara da bir ah çekmek, belki o destanları okumak düştü. Bu yazı namaz kahramanlarının bir destanı. Yolculuklarda otobüste namaz vakti gelince namaz kılmak isterdik, laiklere kalsa “kaza ediversin nolacak !” Cevabımız hazırdı “Ya ben kaza etmeden otobüs kaza ederse !?” Otobüs ve kaza mı !?  Bu iki kelimeyi yan yana duymaktan korkar sus pus olurlardı. Allah’tan korkmayan bi-namaz, ölümden mezardan çok korkar. Hep bir ağızdan “aman ağzından yel alsın” derler. Bu laf bile kirli kirli laiklik kokuyor ya ! Sanki yel kaderi durduracak. Brehey gafil ! Yel de Allah’ın, Kader de Allah’ın. Kır putunu da dön artık yüzünü Allah’a, Allah’ın Şeriatına. Bu yolda büyük kahramanlar gördük, ödlek pısırıklar da. Her yolculuk bir gâzâ, ehl-i salât birer gâzi idi.. Namaz Yoluna Koyanlar Edirne’de ziyaretime gelecek kişileri bekliyorum, otobüs perona girdi herkes indi baktım bizim Mustafa hoca yok. Nerede Mustafa hoca? Dediler o az geride Havsa ilçesinde…

Osmanlı Medreselerinde Ders Programı (İbrahim Hakkı)

Dersler: ve Kitaplar Tecvîd : Tecvîd-i Türkî, Tecvîd-i manzûm, Şâtıbî, Şir‘a ve Şerh’i, Bur’iyye Hat : Yazı çeşitleri: Sülüs, Nesih, Talik, Divânî Lugat : Yûsuf, Ferişte, Tarîf-i Seyyid, Ahterî, Sıhâh, Vankulu, Kâmûs Akâid : Birgili, Manzûm akâid, Hısnu’l-hasîn, Emâlî, Fıkh-ı ekber, Manzûm-i rûmî, Tertîb-i ‘ulûm Fıkh : Munyet musalli, Tuhfe, Talîm-i muâllim, Şerh-i Halebî, Vikâye, Mültekâ, Eşbâh u nezâir, Mecmau’l-bahr, İbn Melek, Durer, Hidâye Ahlak : Hilye-i Hâkânî, Hayriyye, Attâr Pend, Gülistân, Bostân, Tarîkat Sarf : Emsile, Binâ, Maksûd, İzzî, Merâh, Şâfiye, Çârperd Furs (Farsça) : Şâhidî, Nisâb-ı sibyân, Divân-ı Hâfız, Farsî Halîmî, Nimetullâh Nahv : Avâmil, Küçük avâmil, Unmûzec, Hadâik, İzhâr, Netâic, Kâfiye, Câmî Mantık : Îsâgocî, Husâm Kâtî, Muhyiddîn, Fenârî, Kul Ahmed, Velediyye, Şemsiyye, Kutb, Seyyid, Dâvud, Tehzîb, Celâl, Mîr Âdâb : Huseyn, Şerh Azud, Mîr, Zeyn, Takrîr-(i) kavânîn (Saçaklı) Meânî : Telhîs, Mutavvel Beyân : İstiâre Vad’ı : Şerh Adud Arûz : Endelûsî Kavâfî : Nâbulîsî İlm-i hikmet : Kadî-mîr, Lârî, Hikmet el-ayn, Mirzacân Kelâm : Şerh-i akâid, Hayâlî, İsbât-ı vâcib Hendese : Eşkâl-i tesîs şerhi Hisâb : Hulâsa, İbn Çullî İlm-i heyet : Şerh-i Çagmîn, Bircendî İlm-i amel – İlm-i âlât : Usturlâb, Bist Bâb, Rub-ı müceyyeb, Rub-ı mukantar Cografya : Takvîm-i buldân İlm-i zîc –…

Kadir Gecesini Arayıp Bulmak
Dini Hüküm , İktibas / 8 Mayıs 2021

Bismillahirrahmanrrahim Özet: Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on gününde aranmalıdır. Çünkü Hz Kuran Ramazan aynında ve Kadir Gecesi nazil olduğu Kur’anı Kerîm’in açık ifadesiyle sabittir. En kuvvetli ihtimalle, Kadir Gecesi ramazan ayının 27. gecesidir..” Rasulullah’ın (sas) sağlığında bu gecenin hangisi olduğu araştırma mevzuu olduğu gibi vefatından sonra başta Hz. Ömer (ra) olmak üzere Ashab-ı Kiram hazeratı tarafından da araştırma konusu yapılmıştır. İbn-i Hacer (ra), Kadir Gecesi’nin hangi gün olduğuna dair şer’i delillere dayanarak ileri sürülen görüşleri sayarken toplamda 46 görüş kaydeder. Kadir Gecesi’nin Ramazan ayı içerisinde olduğuna dair âlimlerin kuvvetli bir ittifakı vardır. Fakat Ramazan ayının ilk onunda mı, ikinci onunda mı yoksa son onunda mı olduğu konusu ihtilaf etmişlerdir. Genel olarak Ramazan ayının son onunda olduğuna kail olmuşlar ve 21, 23, 25, 27, 29. geceler gibi tek gecelerin birinde olduğunu ifade eden rivayetleri daha kuvvetli bulmuşlardır. Kadir Gecesi en kuvvetli görüşe göre Ramazan ayının 27.  gecesinde aranmalıdır Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on gününde aranmalıdır. En kuvvetli ihtimalle, Kadir Gecesi ramazan ayının yirmi yedinci gecesidir. Hz. Ömer (ra) bu hususta kuvvetli bir kanaate varmak arzusuyla Ashab-ı Kiramı toplayıp fikirlerini alır. Hepsi de Ramazan ayının son onunda olduğunda icma’ ederler. İbn-i Abbas (ra) ve bazı sahabelerin görüşü özellikle yirmi yedinci…

“Devletin dini İslam’dır” ibaresi 1928’de Anayasa’dan çıkarıldı
ANALİZ , İktibas , Türkiye Gündemi / 9 Nisan 2021

“Devletin dini İslam’dır” ibaresi 93 yıl önce bugün Anayasa’dan çıkarıldı Zamanın cümhurreisi Mustafa Kemal’in emri, Başbakan İsmet İnönü’nün de teklifiyle 1921 ve 1924 Anayasası’nda yer alan “Türkiye Cumhuriyeti’nin Dini İslam’dır” ibaresi,  1928 yılında kaldırıldı. 20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen ilk anayasanın (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin dininin İslam olduğu belirtiliyordu. Söz konusu madde, 1924 Anayasası’nda da aynen korundu.  9 Nisan 1928’de TBMM’ye sunulan kanun teklifi ile 1921 ve 1924 Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır” ifadesi kaldırıldı. Karar, 10 Nisan 1928 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylelikle, laiklik ilkesi her ne kadar anayasaya 1937 yılında girmiş olsa da 1928’den itibaren her alanda fiilen uygulanmaya başlandı.  Saltanatı kaldırmak, Hilafeti kaldırmak için ön adımdı 23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin 20 Ocak 1921 tarihinde kabul ettiği ilk anayasada (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) “hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu” vurgulandı. Böylece, saltanat ve hilafetin kaldırılmasının önü açıldı. 1 Kasım 1922’de önce saltanat kaldırıldı. TBMM, son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin’in yerine 18 Kasım’da Halife olarak Abdülmecit Efendi’yi seçti. Burada amaç saltanatı kaldırmak değildi. Hilafeti kaldırmak isteyenler bu yolun taşlarını döşemeye başlamıştı. 15 Nisan 1923’te Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle de saltanatın lağvedilmesine sözle ve basın yoluyla muhalefet etmek…

PDF indir: Mearif-i Leduniyye, İmam Rabbani
İktibas , PDF , Tarikat / 11 Mart 2021

PDF indir >> imami-Rabbani-Maarifi-Ledunniyye-Necdet-Tosun-terc << Mearif-i Leduniyye Türkçe tercümesi Konular  : İÇİNDEKİLER MA’ÂRİF-İ LEDÜNNİYYE …………………………………………………………………………. 3 VAHDET-İ ŞUHÛD ………………………………………………………………………………… 3 Mukaddime ………………………………………………………………………………………… 8 1. Bölüm: “Allah” Kelimesi Hakkında ………………………………………………………….. 8 2. Bölüm: Mârife Bir Kelimeye Harf-i Ta’rîf Gelmesinin Sebebi……………………………. 8 3. Bölüm: Özel İsmin İki Tarif Sebebinden Oluşması……………………………………….. 9 4. Bölüm: Tarif Sebeplerinin Bir Araya Gelmesinin Asıl Gayesi …………………………… 9 5. Bölüm: Yaratılmışların Varlığı ve Hakikatleri ……………………………………………… 9 6. Bölüm: Tasavvuf Yolcusunun Manevî İlerleme Türleri ve Mertebeleri ………………. 10 7. Bölüm: İrşâd Makamı, Teşbih ile Tenzîhi Birleştirmek ve Fena Fillâh……………….. 11 8. Bölüm: Allah’ın Zât, Sıfat ve Fiillerinin Bir Oluşu……………………………………….. 11 9. Bölüm: Allah Vergisi Varlık…………………………………………………………………. 12 10. Bölüm: Zatî Tecellî ve Hakîkat-ı Muhammedî …………………………………………. 12 11. Bölüm: Haricî Suretlerin İlmî Suretlerle İrtibatı ………………………………………. 13 12. Bölüm: Allah’ın Zâtı Hakkındaki Bilginin Üç Mertebesi……………………………….. 14 13. Bölüm: Hakk’a Ulaştıran Yol Konusunda Kelâmcılar İle Sûfîlerin İhtilâfı ………….. 15 14. Bölüm: Allah’ın Varlığı …………………………………………………………………….. 18 15. Bölüm: Zât’a Zâid Sıfatların Varlığı……………………………………………………… 19 16. Bölüm: Vahdet-i Vücûd Ehlinin Hatâsı………………………………………………….. 21 17. Bölüm: Allah Teâlâ Zaman ve Mekâna Bağımlı Değildir……………………………… 21 18. Bölüm: Allah’ın Bilgisinin Bilinen Şeyle İrtibatı………………………………………… 22 19. Bölüm: Kudret ve İrâde …………………………………………………………………… 22 20. Bölüm: Şuûnlar ve Sıfatlar Arasındaki Fark……………………………………………. 23 21….

İslamda bilgi Kaynakları Nelerdir ? PDF

PDF İNDİR: islamda_bilgi_kaynaklari İslam’da bilgi kaynakları ya da İslamda bilgiye erişim yolları  İslam dini, insanın yaptığı her şeyi, bilinçli olarak yapmasını ister. Bu açıdan insanın her davranışının bilgiye dayalı olmasını öğütler. Dinimize göre doğru bilginin kaynağı üçtür: 1) Selim akıl 2) doğru haber 3) salim duyular. Salim akıl (Akl-ı selîm) İnsan, aklıyla iyiyi, kötüyü, doğruyu ve yanlışı, faydalı ve zararlı olanı kavrar. İradesi ile de seçimini yapar ve buna göre de sorumlu tutulur. Allah‘a hakkıyla kulluk edebilmek için Kur’an’ın ne dediğini anlamak, neleri yapmak ve nelerden kaçınmak gerektiğini bilmek gerekir. İslam Dini kendisini akılla temellendiren bir dindir. Aklı kullanıp Kur’an’ı anlamaya çalışmak kadın-erkek her Müslümanın görevlerindendir. İslam alimleri akla dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmaya vesile olması dolayısı ile büyük değer vermişlerdir. Selim akıl, insanın doğru karar vermesini sağlayan, yaratılışındaki temizliği koruyan akıllıdır. Aklın Selim olarak adlandırılmasının sebebi, doğru bilgiye ancak sağlam, şartlanmamış düşünme ve karar verme yetkisine sahip akıl ile ulaşılabileceğinden dolayıdır. Şartlanmış, içinde yaşanılan kültürün düşünme biçimleri ile olay ve olgulara yaklaşan akıl, bilginin kaynağı olarak değerlendirilmez. Kur’an’da pek çok ayette ” Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak misiniz?” (Hud 11:51) “Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?” (Müminun 23:85) denilerek insanların akıllarını kullanmaları emredilmektedir Başka bir ayette ise şöyle buyurulmaktadır:” Göklerin ve yerin yaratılışında,…

Mahmud Efendi Hz’nin Sakal Teli Yere Düşünce..
Hatıralarım , İktibas / 21 Şubat 2021

Bismillahirrahmanirrahim Şeyhimiz Mahmud Efendi Hz Hasbi hocamızın müezzinlik mahfili yanında Cuma hutbesi okuduğu yıllardı.. Yine bir Cuma hutbesine çıkmıştı, ben de tam seyyar minberin önünde idim, birinci basamağın tam önünde.. Efendi Hazretlerimiz yukarı çıkarken sakalından bir tel üçüncü basamağa düştü. Efendi Hz hutbeye başladı, ama benim aklım o sakalda.. “bir an evvel hutbe bitsin de o sakalı alayım, doğrudan Efendi hazretlerinin kendi sakalı, bu fırsat bir daha ele geçmez” diye düşünüyorum. İçimden de şöyle geçirmiştim; Efendi Hazretlerimizin gözleri tam görmediği için o sakalı fark edemez, ben alırım. Hutbe bitti Efendi Hz aşağı indi, üçüncü basamağı geçti, sonra döndü, eğildi ve o sakalı aldı, gömleğinin sağ cebine koydu ve oradan mihraba doğru yürüdü… Ben de arkadan öyle hayran hayran baka kaldım… Mübarek nasıl gördü, nasıl unutmadı, nasıl da sakala tazim ediyor.. Bir tek telini dahi yerde öylece terk etmiyor..! Aktaran: Recep Gerçek hocamıza teşekkür ve dua ederiz. بارك الله فيه وزاده علما و دراية Recep Gerçek hocaefendinin hizmetlerini buradan takip edip destek olabiliriz >> tıkla << Derleyip sunan: İsa Erdoğan

Sigara İçen Evliya!
İktibas , Özel / 20 Şubat 2021

Allah’ın yüce Adıyla Hidayet Hoca ve Tütün Saran Evliya Kıssası  Amasya eski vekili Hidayet hoca vardır. Bir gün Mahmud Efendi Hz Amasya’ya ziyarete gider orada Tütüncü Baba namında yörenin bildiği hürmet ettiği bir veli zat vardır. Efendi Hazretleri âdeti olduğu üzere bir beldeye ayak basınca evvela orada ama sağ ama medfun Allah dostlarını ziyaret eder.. Burada da Hidayet hocaya “Beni tütüncü Baba türbesine götür” der ve kabrine varırlar Efendi hz kemali edeple ziyaret eder Fatiha vs okur.. Ayrılırlar, Hidayet hoca daha fazla sabredemez içinde bir kurt vardır onu ızhar edecek “Efendi hazretleri ha sigara içenden evliya mı olur!? Efendi hz “öyle deme bak hazreti gücendirirsin..” Hidayet efendi susar ancak içinden atamamıştır.. O zat siretinde menkıbelerinde gerçekten tütün içmesiyle bilinen biridir.. Hiadeyet hoca dayanamaz bir daha der “tamam efendi hz de ha sigara içenden evliya da olmaz ya” “sana öyle dema dedim bak gücenirler sana sonra..” ve aradan aylar geçer. Hidayet hoca için bir fırsat doğar karayoluyla umreye/Hacca gidecektir. Bir mümin arabasıyla giderken Hidayet hocayı yanına rehber almak ister Hidayet hoca fırsatı kaçırmaz memnuniyetle kabuk eder. Arabaya binerler az sonra şoför der “Bak hocam hiç kusura bakma ben sigara içerim bu yol başka bitmez benim için” Hidayet hoca buna katlanabileceğini düşünür…

Kurtuluş Her ilimden Almakta
Arapça , İktibas , Kuran İlimleri , Tahkikat / 12 Şubat 2021

من تفقه تفسق من تكلم تزندق من تصوف ابتدع من تفنن تخلص (شرعة الاسلام) Açıklama  من تفقه تفسق Men teffeqahe teffeseqa Kim yalnız fıkıh ilmiyle iştigal eder, diğer Kuran ilimlerinden yüz çevirirse fasık olur, istikametten çıkar. Kuran ilimleri: Tefsir Hadis Akaid/Kelam Fıkıh Tasavvuf من تكلم تزندق Men tekelleme tezendeqa Kim yalnız Kelam ilmiyle iştigal ederse (diğer Kuran ilimlerinden yüz çevirirse) zındık olur. Imam Azam: Önce kelam ilmine girdim, kelâmcılarla uzun müzakereler münazaralar yaptım. Gördüm ki onların sîmâları sâlihlerin sîması değil. Onlardan ayrıldım Fıkıh ilmine yöneldim من تصوّف ابتدع Men tesavvefe btede’a Kim yalnız tasavvufla iştigal eder (Fıkıh Akaid ilimlerinden yüz çevirirse) bidatçı olur Amelde bidat kişiyi günahkar eder, itikatta bidat ise kişiyi dalalete düşürür. Bu bakımdan ehli tarikat fıkıh ilmihal derslerinden uzak kalmamalı من تفنن تخلص Men tefennene tehkallasa “Her ilimden alan kurtuluşa erer” Kuran ilimlerinin her herbirinden kifayet derecesinde tahsil eden istikamet üzere olur ve ifrat tefrite sapmadan hedefine ulaşır. Tek ilimle yetinen bile hataya düşüyorsa.. Ya bütün bu ilimlerin hepsinden gafil olanın hüsran ve zararına ne demeli !?

Türkiye Uzmanı Alman Klaus Gunter’den Türkiye Hakkında Şok Bilgiler
Genel , Haberler , İktibas , Türkiye Gündemi / 23 Haziran 2019

Yaygın alıntı haber: ALMAN HABER KANALINDA TÜRKİYE HAKKINDA EZBER BOZUCU BİLGİLER Alman haber kanalının muhabiri, İTÜ’de gizli gizli cami yapılması haberini Türkiye’den canlı yayın yaparak şu sözlerle duyurdu “Türkiye’de çok enteresan şeyler yaşanıyor sayın seyirciler! Resmen yüzde 98’i Müslüman olan ülkede, en önde gelen üniversitelerden birinde, Müslümanlar gizli gizli cami yapmak çabası içine girmişler.Bundan daha sarsıcı ve şaşkınlık verici olan şey, Ülkede etkin şekilde habercilik yapıp sürekli olarak “özgürlük”, “eşitlik”, “adalet”, “fikir ve vicdan özgürlüğü”, “tarafsız habercilik” söylemlerini dile getiren haber kuruluşları bile “İTÜ’de gizlice cami temeli atıldı” şeklinde başlıklarla gelişmeleri izleyici ve okuyucularına adeta bir terör suçu işlenmiş ya da en azından bir üniversitede çok büyük bir yolsuzluk yapılmış gibi bir tavır ile duyurdular.” Bizleri oldukça şaşırtan ve kafamızdaki Türkiye olgusu ile de çatışan bu olaydan sonra, konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Türkiye uzmanı, tecrübeli araştırmacı, gazeteci ve aynı zamanda ödüllü tarihçi Klaus Gunter’e canlı yayın üzerinden bağlanıyoruz. Klaus Gunter, genç kadın muhabirin şaşkınca sorduğu sorular karşısında, özetle şu cümleleri kurdu; “Şu anda yaşananları doğru yorumlamak için biraz geçmişe bakmak lazım. Ben Türk tarihi üzerinde de uzman birisiyim. Alman toplumu da dâhil, bütün Avrupa toplumları Türkiye’yi çok yanlış tanırlar. Türklerin gerçek İslam ile bağları kopalı nerede ise iki asır…