“Devletin dini İslam’dır” ibaresi 93 yıl önce bugün Anayasa’dan çıkarıldı
Zamanın cümhurreisi Mustafa Kemal’in emri, Başbakan İsmet İnönü’nün de teklifiyle 1921 ve 1924 Anayasası’nda yer alan “Türkiye Cumhuriyeti’nin Dini İslam’dır” ibaresi, 1928 yılında kaldırıldı.
20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen ilk anayasanın (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin dininin İslam olduğu belirtiliyordu. Söz konusu madde, 1924 Anayasası’nda da aynen korundu.
9 Nisan 1928’de TBMM’ye sunulan kanun teklifi ile 1921 ve 1924 Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır” ifadesi kaldırıldı. Karar, 10 Nisan 1928 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylelikle, laiklik ilkesi her ne kadar anayasaya 1937 yılında girmiş olsa da 1928’den itibaren her alanda fiilen uygulanmaya başlandı.

1921 ve 1924 Anayasası’nda yerini koruyan “Türkiye Cumhuriyeti’nin Dini İslam’dır” ibaresi, Mustafa Kemal’in emri, İsmet İnönü’nün de teklifiyle 1928 yılında kaldırıldı.
Saltanatı kaldırmak, Hilafeti kaldırmak için ön adımdı
23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin 20 Ocak 1921 tarihinde kabul ettiği ilk anayasada (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) “hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu” vurgulandı. Böylece, saltanat ve hilafetin kaldırılmasının önü açıldı.
1 Kasım 1922’de önce saltanat kaldırıldı. TBMM, son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin’in yerine 18 Kasım’da Halife olarak Abdülmecit Efendi’yi seçti. Burada amaç saltanatı kaldırmak değildi. Hilafeti kaldırmak isteyenler bu yolun taşlarını döşemeye başlamıştı.
15 Nisan 1923’te Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle de saltanatın lağvedilmesine sözle ve basın yoluyla muhalefet etmek “vatan hainliği” kapsamına alındı. Cezası da idam olarak belirlendi.
“Lozan, Misak-ı Milli penceresinden bir zafer değildir”
Lozan’ı halka zafer diye gösterdiler
16 Nisan 1923’te 1’inci TBMM feshedildi. Temmuz ayında yapılan seçimlerin ardından kurulan yeni Meclis öncelikle 23 Ağustos 1923’te Lozan Anlaşması’nı onayladı. Halka 1920’deki Sevr Anlaşması’nı gösterenler, 1923 Lozan Anlaşması’na razı ettiler. Lozan’ı halka zafer diye gösterdiler. Şu anda Ege Denizi’nde bağırsan sesin duyulacağı adalar, Lozan’da düşmana verildi. Yunanistan’a verilen adalarda camiler, mabetler vardı. Lozan’da masaya oturanlar, anlaşmanın hakkını verememiş olsa da yeni Meclis Lozan Anlaşması’nı onayladı.
Daha sonra devletin başkentinin İstanbul yerine Ankara olmasına karar verildi. Böylelikle beş yüzyıla yakın bir süre Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış İstanbul, unutturulmaya çalışıldı.
29 Ekim 1923’te ise “Türkiye devletinin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu” 286 üyeli TBMM’de sadece 158 oyla kabul edildi.
Bir yorum
Yakın tarihle ilgili önemli bir yazı. cumhuriyeti kuran kadronun bu milletin dini hakkında ne düşündüğü ve ne tür hile ve oyunla islama karşı mücadele ettiklerini gözler önüne seren tarihi bir vesika