Menzil Tarikatı Neden Hedefte ?

Bismillahirrahmanirrahim Türkiye’nin en büyük Tarikatı Menzil Nakşibendi tarikatı laik ve bidatçı kesimin taarruzu altındadır. Rasulullah efendimizin nesli pâkından gelen bu silsile bu Tarikat Türkiye’de etkisi en büyük en yaygın Tarikat olduğu için şeriat ve tarikat muhaliflerinin sürekli kara propagandasına maruz kalmaktadır.  Bu karalama faaliyetine bazen bindikleri bir araba bazen yedikleri bir yemek bahane olurken bu defa cami içinden bir görüntü servis edilmiş ve güya ki müridler şeyhe secde ediyorlarmış gibi propaganda yapılmaktadır  Seyda Saki efendi cemaate dönük oturmuş cemaat namaz kılmaya devam ediyor” videosunun izahı Menzil’i bilen bir Seyda tarafından şöyle açıkladı   “Gece namazı kıldılar sonra Hanefi cemaat başka bir imamla vitir namazını kılmaya durdu. Seyda vitir namazını gece Teheccüd sonunda kıldığı için hatim okumak üzere kürsüye geçti. O anda cemaat namaza devam edince böyle bir görüntü oluştu. Ancak önünde kürsü yani cemaatla arasında sütre olduğu için aslında namazda sıkıntı yok. Ancak bazı art niyetli kişiler bu görüntüleri kasıtlı çekip servis ederek sanki Mendilde insanlar şeyhe secde ediyorlarmış gibi göstererek hainlik yapmışlardır.” Tarikat ehli olarak bizler menzili her zaman savunur müdafaa ederiz. Nitekim Şeyhimiz Mahmud Efendi Hazretlerimiz menzil şeyhlerine ne kadar hürmetli ve saygılı olduğunu herkes bilir. Onların cenaze namazını kılmaya kıldırmaya gittiğini de herkes bilir. O günden bugüne…

Medrese Talebelerine Allah’ın yardımı
ANALİZ , Hatıralarım , İktibas / 12 Aralık 2024

Allah’ın yüce Adıyla  Recep Gerçek hocam anlatıyor: 2005 yılında Efendi hazretlerimizin umresi esnasında bize bir haber geldi -tabii o haberin sıhhatini tam olarak bilmiyoruz ama- bütün herkes umreye gelsin gerekirse borç alınsın ve herkes umreye gelsin denildi muhtemelen size de gelmiştir. Biz de o zaman talebelerimizle beraber kendimiz de dahil olmak üzere hep beraber işte borç olarak gittik. Mekkede 12 gün kadar kaldık para suyunu çekti üstelik orada Abbas b Baz diye bir kitapçı Blbulduk ki Türkiye’nin üçte bir fiyatına veriyordu kitapları. Hem umreye borç ile gelmiştik hem de elimizdeki bütün harçlığımızı kitaplara verdik ve bununla beraber Medine’ye geldik. dolayısıyla talebelerimizin tamamı harçlıksız kaldı Ben de öyle.. arkadaşlardan borç almak zorunda kaldım eldeki parayı da kitaplara verince böyle beş parasız kaldık Bu arada Medine’de Mescidi Nebevî içinde böyle Peygamberimiz yeşil kubbesine bakarken bizim Osmanlı saatinin arkasında ben oturmuş düşünüyordum.. Yani Allah biliyor hani normalde tespih çekiyor olmam lazım ancak bu mali sıkıntılar içerisinde talebelerin durumu ne olacak benim durumum ne olacak bu şekilde düşünüp duruyordum. O ara karşıdan Ali Polat hocam geldi şöyle elini omuzuma vurarak bana kucağıma bir tomar para attı paralar Euro idi bunu al kendinin talebelerine ne ihtiyacı varsa al dedi . O anda ben o kadar…

Çocuk Ağzını Cami Anahtarıyla Aç!

Allah’ın yüce Adıyla Hani şu Instagram’da meşhur olan video.. “Konuşamayan veya kekeleyen çocukların tutukluğunu açan Cami anahtarı videosu..! Cahil bir kadın video çekmiş internete koymuş “Konuşamayan çocukların ağzını Cami Hocasına götürün o hangi duaları okuyacağını biliyor caminin dış kapı anahtarı ile çocuğunuzun ağız kilidini açsın..” diyor. Bu Instagram videosu üzerinden şu ana kadar bana iki kadın geldi yanlarında birer çocuk “Hocam bu çocuğum konuşamıyor siz bunun ağzını açar mısınız? Bereket versin bana da o videoyu gösterdiler de olaydan haberim var. İnstagram’da mı gördünüz diye sordum? Evet dediler Tabii “ben bilmiyorum” veya “yok öyle bir şey” demedim. Cahil laf anlamaz. Hem Kur’an şifadır. “Otursun çocuk şurada okuyayım” dedim ve şifa ayetlerini, Fatiha-i şerif’eyi okudum.. Sonra hocalarla bunu istişare ettik. Var mı böyle bir şey bilen? Okumak dua etmek tamam neyse de, Cami anahtarını çocuğun ağzına sokup açıyor gibi çevirmek de neyin nesi ? Bunu kim uydurdu hanginiz icat etti? Baktım bir tane hoca bile bundan haberi yok, kimse bilmiyor.. Cami hocalarının işi değil. İnsan bir işin peşine düşsün yeter ki.. Allah o sırrı ona açıyor ..ve Cami kapısının anahtarı ile konuşamayan çocuğun ağzını açmak yortusu kime aitmiş, kim uydurmuş bize nereden gelmiş sonunda ortaya çıktı ! İşte resme bakın bunlardan gelmiş…

Evrim Bilimsel midir ? Kuranla Çelişir mi ?

Allahın Yüce Adıyla.. Oğuzhan adındaki fenomene cevap için yazıldı ve bizim okuyucuların da istifadesine sunuldu Oğuzhan video çekmişin uzun uzun konuşmuşun, bunca konuşmanın sonunda geldiğin nokta : m islamoğlunun bulunduğu nokta ! evrimi Kuranla bağdaştırma çabası ! Heyhaat. Çelişki şu: evrim hakkında uzman olmadan konuşamayız diyorsun ama Kuran hakkında uzman olmadan epeyce konuşabiliyorsun !! “Bu iki anlatı, din ile bilim(!) birbiriyle barıştırtılamaz mı diye temenni ediyorsun. Hayır üzerinden değil bir asır, bin asır da geçse Kuran Evrimle asla barıştırılamaz. Çünkü 1) İnsan bir amaç için, Allah’ın halifesi olarak bütün eşyanın bilgisiyle mücehhez olarak ve Ruh ile birlikte gönderildi. o ruh o yeti sadece insanda var. akılsız bilgisiz bir maymunun dünyaya çıkması Allah’ın amacına aykırı. amacın gerçekleşmesi için güya milyon seneler geçmesi gerekiyor.. Bu racmen bil gayb’tir karanlığa karavanaya sıkmaktır. 2) insan dışındaki alemin insanın hizmetine sunulduğu belirtildi, insanın aslı maymun ise kim kime hizmet ediyor ? 3) Allah bütün insanlığa ey Ademoğulları diye hitap eder.. demekki insan namına ne varsa bir insan olan Ademin nesli 4) Allah Ademi ve eşini yarattığını ve bu İKİLİ’den bütün insanlığı dünyaya yaydığını söyler. evrime göre aynı anda onlarca yüzlerce maymun birlikte evrilmişler ! 5) Hakikatın kaynağı Kuran tek başına değil Kuran Sünnet ile birlikte…..

Allah nerede (2)
ANALİZ , Ehl-i Sünnet Akidesi / 11 Kasım 2024

Allah nerede? İlmi konuların cevaplar bilirsiniz iki açıdan verilir nakli olarak ve akli olarak. Akli delil herkesi bağlar, naklî delil ise inananları Allah nerede ? Sorusuna akli olarak verilecek basit ve kolay cevabı : Kâinatı Semayı Arşı yaratmadan önce neredeyse orada. Bunun manası mekana bağlı değil.. Dini istılahla biz bunu “mekandan münezzeh” diyerek ifade ederiz Ama nakli cevaba gelince.. Allah nerede mevzuunu naklî delillerle açıklamak ise bu kadar basit değil. Çünkü hakkında nazil ve varid olmuş nasslar/nakiller tevillidir, tevilli olmak da zorundadır. Esasında nerede’ye/mekân sorgusuna cevap olacak bir ayet de yok. Konuyla alakalı olarak getirilen iki ayet var: الرحمن على العرش استوي اامنتم من في السماء İlkine göre Arşta deniyor ikinciye göre Semada. Arş sema üzerinde olduğu için çelişki yok deniyor. Burada soru şu: Sema neresi ? Kafamızı kaldırıp baktığımız gök mü? Bir uçak olsa binsek oraya ulaşabilir miyiz ? Devam edecek..

Allah Nerede

Bismillahirrahmanirrahim Allah haşa Nerede veya Allah gökte mi veya semada mıdır? Mevzuları üzerinden yapılan tartışma/münazara üzerine.. Evvela: Bu, islam akaidinin derin ve ğamiz konularından mahrem bir konudur ki avam önünde tartışılması, avamın tartışma içine çekilmesi caiz değildir. Böyle bir konu için 2 saat konuşacak bir şey de yok. 10 dakika yeterlidir. Vahabi/harici zihniyetin Türkiye’de en inatçı militanı ile masaya oturmak doğru muydu mahzurları neydi konularına girmeye gerek yok çünkü ölenle olana çare yok geri gelmez. Bu sayfada sadece bende-i Hak bu konuda herkes için ne söyler nasıl söyler onu aktaracağım inşaallah Başlarken.. Allah nerede ? mevzuu neden derin bir konu, neden basit bir cevabı yok ? Çünkü hakkında nazil ve varid olmuş nasslar tevillidir. Çünkü Allah’ın zatı ile alakalı tüm sözler kelimeler lugatler eksik ve kusurludur. Yani insan aklı Allah’ın zatını ihata edemez, ihata edemediği şeyi fehim tarif edemez. Allah nerede sorusu doğrudan Allah’ın Zât-ı subhaniyesini işaret ediyor, Zat üzerinden bir şandan sual ediliyor. Hâlbuki en başından Allah’ın Zatı hakkında konuşmak, düşünmek hele şekil vermek haramdır küfürdür. Ve ancak avam nezdinde Allah nerede sorusu doğrudan şekli ihsas ediyor. O yüzden Allah’ın zatı hakkında söylenecek tek kelime “sübhanallah” yani onu Tenzih etmek. İslam’ın altın çağında Allah Rasulünün mübarek varlığı sayesinde kalpler…

TUSAŞ Saldırısı
ANALİZ , Türkiye Gündemi / 23 Ekim 2024

Allah’ın yüce Adıyla  TUSAŞ Türkiye Uçak sanayi şirketi.. Ankara Kazanda bulunan Türkiye’nin en önemli savunma silahları imalat merkezi bugün saat 15 sularında iki teröristin silahlı saldırısına uğradı. Beş kişi öldü 22 yaralı var. PKK (komünist Kürdistan pırtısı) adlı terör örgütü üyesi bu iki teröristin biri kadın. Aile görüntüsü vererek asgarî dikkat çekme ile bu eylemi gerçekleştirmişlerdir. Eylemin zamanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya Kazanda iken briccs toplantısına katılmış iken.. ve MHP lideri devlet Bahçeli pkk terörünü bütünüyle bitirmek için sağa sola değil İmralıda bulunan terörist başına gidin icabında gelsin dem partisi meclis grubunda konuşsun terör eylemleri bittiğini ilan etsin” dediği günlerde.. ve İstanbul’da Türkiye savunma sanayi fuarı devam ederken.. yüzden fazla ülkenin bakanları savunma elemanları fuara gelmişler kendi ülkeleri için Türkiye üretimi ne tür iha siha silah alabilirler bunun üzerinde temaslar müzakereler devam ederken Ankara’da bu olay gerçekleşiyor Strateji uzmanı Abdullah çiftçi terör eyleminin biçimi hedefi ve zamanlaması üzerinden okuduğu mesajları şöyle açıklamaktadır: Bu eylem apaçık fuara katılan dünya devletlerine verilmiş mesajdır. Türkiye’den silah almayın onlar daha kendini koruyamiyor..” gibi Dvm edck.. İsa Erdoğan

Kıskançlık Krizi İntiharı
ANALİZ , Haberler / 7 Ekim 2024

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla  Genç doktor yine doktor olan eşiyle kıskançlık yüzünden tartışıyor anlaşamayınca 6. kattan atlayarak intihar ediyor. Bereket versin ölmüyor. İnşallah komadan çıkar tevbe etmeye fırsat bulur. Çünkü eğer ölürse “kıyamete değin o yüksekliğe tekrar çıkacak ve tekrar atlayarak o korkuyu ve acıyı tekrar yaşayacak” (Buhari) Bunu bu insanlara ne zaman anlatacağız? İntihar adam öldürmekten daha günah olduğunu ve asla bir kaçış bir kurtuluş olmadığını ne zaman öğreteceğiz? Bunların tek kurtuluşu akıl tutulması, cinnet geçirmiş olmaları. Yoksa durum fena. Bu doktor eşini kıskanmış ne saf ne kutsal bir duygu.. Eşi kıskanma Peygamber sıfatı. Lakin sonuç bu mu olmalıydı ? dua edin ölmesin Demekki 0 kadın zavallı adamı nasıl kıskançlık krizlerine soktu. Aynı yerde çalışıyorlarmış demekki kadının diğer doktorlarla her konuşması gülüşü işvesi cilvesi yüreğine saplanmış. Yapma dedikçe kadın inatçı beygir gibi karşı çıkmış ve sonuç; oğlan, görev saatinde evine gitmiş damatlık elbisesini giymiş 6. kattan kendini boşluğa bırakmış. Burada apaçık bir mesaj var: “Ben seni sevmiştim sana önem vermiştim ama sen beni umursamadın. şimdi senin yüzünden öleyim ki bir ömür beni düşün. beni hatırla ki yüreğin benim ateşimle dolsun, vicdanın ızdırapla kavrulsun” Vah benim zavallı kardeşim! böyle mi olacak zannediyorsun? velev ki olsa, sana ne faydası…

Nazar Teveccüh ve Göz Değmesi
ANALİZ , Bilimden inanca / 28 Eylül 2024

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle Nazar, Ayn, Hüsnü nazar, teveccüh.. bilim dünyasından haberleri takip edenler bilirler son zamanlarda bilim insanları da kabul ettiler ki insan gözünde sanıldığından daha kuvvetli ve karmaşık etkiler mevcuttur. Bu itibarla 1400 seneden beri göz etkisi nazardan açıklıkla bahseden İslam bilime değil, yine bilim İslam’a gelmiştir, İslam’ı tasdik etmiştir ve gelmek zorundadır da. nitekim Bu sitenin asıl amacı bilimden inanca giden yol ve işaretleri göstermekti. bu nazar konusunda da çok önemli işaret ve alametler mevcut olduğun hep beraber göreceğiz 1 bölüm: İslami ilimlerde nazar Allah resulü birçok hadislerinde nazardan bahsetmiş Müslümanın günlük okuması gerektiği dualar içerisinde ve kem gözden sana sığınırım ifadelerini kullanmıştır. Türk toplumunun tekrar ettiği nazar deveyi kazana  insanı mezara sokar” sözü de hadislere dayanır. alımlı gösterişli ve içinde bulunduğu durum itibariyle insanların özendiği kişiler sebepsiz yere bir anda fenalaşmaları hastalanmaları Müslüman topluluklar tarafından nazar ile açıklanır ve doğrudur hak ve gerçektir. nitekim kendisine nazar değmiş kişileri hocalar veya nefesi kuvvetli insanlar okuduklarında derhal bir iyileşme hissederler Bu da gösterir ki nazar haktır ve manevi bir etkidir dolayısıyla dua ile okunma ile tedavi edilir. Tasavvuf kitaplarından nazar Mevlana imam-ı Rabbani mektubatında şu ibareyi Allah dostları hakkında sıkça kullanır “onların nazarları şifadır, onların kelamları…

KANSER
ANALİZ , Genel , Hatıralarım / 6 Eylül 2024

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla  Kanser  “kötü hastalık demeyin bir hastalık ki seni şehit ediyor O kötü olmaz” İmam Mahmud Efendi Hz  ismailağa’dan dramana inen yokuşta bir nalburcu ile sohbet ettik “Bir yakınımı bazı şikayetleri üzerine hastaneye götürdük bağırsak üzerine tahliller analizler derken çok stresli günler geçirdik ve nihayet üzücü haberi verdiler bağırsak kanseri. Tamam kadere ilahi takdire inancımız teslimiyetimiz tam lakin insan işte üzülüyor.. adeta yıkıldık. üzerinden bir gün geçti bizde ne moral var ne uyku var ne iştah.. 24 saatimiz böyle geçti derken bir telefon geldi hastaneden çağırıyorsunuz derhal doktorunuzu görürüz” Buyurun doktor bey bizi çağırdınız. Evet çok özür diliyoruz sizden kusura bakmayın yanlışlık olmuş sizin tahlilleriniz tertemiz” Biz öyle bir sevindik ki o gün ilan ettim Fatih’te ne kadar Kur’an Medresesi varsa gelsinler bütün ihtiyaçlarını ücretsiz vereceğim..” Buradan ne anladık kıymetli okuyucular? demek ki tıp da yanılır bilim de yanılır. Yanılmayan sadece Allah’tır Allah’ın kitabıdır.  Hem bilimin yanılması bu şekil hata ile değildir sadece. bilim kasıtlı hatalar da yapar, yani sizi aldatır. mesela kanser vb bazı hastalıklar için tedavisi yoktur der diyabet romatizma migren gibi hastalıklarda sizi ömür boyu ilaca mahkum etmesi bir hatadır ve yalandır. Çünkü Peygamber Efendimiz “Allah bir dert indirmedi ki onun devasının…

Adım Adım Sinsi Aldatım
ANALİZ , İslami cihad dava / 4 Eylül 2024

ALDATMADA TEDRİCÎ METOD Bismillahirrahmanirrahim Derece derece hedefe ilerlemeye tedric denir. İnsanı terbiyede tedrici metod önemlidir sonuca ulaştırır. Çünkü insan fikirlerini alışkanlıklarını bir anda terk edemez. Kuran asrında içkinin faizin haram edilmesi tedricen olmuştur. Şeriatın emredilmesi ikmal edilmesi tedricen olmuştur. Mekke yılları boyunca itikad inanç işlemiş alt yapı hazırlanmış Medine döneminde de şeriatın emirleri ardı sıra gelmiştir.  Bugün devletler de toplumlara uygulayacakları kanunları tedricen yaparlar. Önce haberi yayılır kamuoyu alıştırılır sonra kanun çıkar kimse itiraz etmez. Mesele dini cemaatlerin yürüttüğü sıbyan kurslarını/kreşleri kapatmak isterler, önce devlet eliyle kurs/kreş açılır sonra haber yayılır sonra diğerleri kapatılır! Sarık fes yasak edilmek isteniyorsa önce alternatifi(!) şapka kasket fötr emredilir, millet ister istemez bunu giyinir sonra bulduğu bir fırsatta başından atar.. Bir de bakmışın sarık saran kalmamış Gizli tutulan bir hedef vardır, eğer açık edilse infial olacak, halk şiddetle reddedecek plan başarılı olmayacak.. Tedricen aldatma burada devreye girer ve roller kesilir numaralar oynanır. Umum halk işin nereye varacağını, nasıl bir kapana kısılacağını kestiremediği için sahneye konan sinsi planı, her evresini perdesini onaylar destekir olur. Sonunda öyle bir noktaya gelirler ki en başından söylense idi asla kabul etmeyeceği şiddetle reddedeceği noktaya gelmiş olurlar. İslam Şeriatı yıkılıp laikliğin geçirilmesi bu yöntemle olmuştur. Minare metaforu gibi.. Hocamız misal…

Başörtüsü Düşmanlığı Yeniden
ANALİZ , Türkiye Gündemi / 30 Ağustos 2024

Bismillahirrahmanirrahim Haber bu: Diş hekimliği okuyan bir kız başı örtülü diye katılmak istediği kongreye kabul edilmiyor..” Yani İslam düşmanlığı yeniden hortluyor. İçkici zinacı zihniyet Dindar Hükümetin çeyrek asırlık iktidarında suratına çektiği o “16 milyonu kucaklama!” “herkese sevgicik” maskesini daha fazla suratında tutamayarak altındaki gerçek/cakal yüzünü ister istemez gösteriyor. Tarihte yaptıklarınız biliyoruz yapacaklarınızın teminatıdır. Biz biliyoruz lakin kurttan çakaldan gafil ormana çiçek toplamaya giden kırmızı şapkalı ukala ve şükürsüz ve cahil ze kuşağı bir şey bildiği yok. Bunları uyandırmak için o haberler üzerine hak yorumları yapıyoruz o günleri özlüyorlar ama özlemleri kursaklarında kurtlanacak ve ciğerlerini yiyecek.. Bakar mısınız yer İmam Hatip lisesi kürsüye çıkan kızların hepsi açık! sadece bir tanesi başı kapalı. bu Bir taneye bile tahammül yok bu milli eğitim müdürü sorgulandı yanımdaki garnizon komutanı emretti dedi.. Garnizon komutanı dediği bizim maaşımızla geçinen bir yüzbaşı. Bir yüzbaşı valiye milli eğitim müdürüne okul müdürlerine buyurganlık yapabiliyordu. Buna ‘askeri vesayet’ diyoruz. Türkiye 80 yıl boyunca askeri vesayet altında yaşadı. Allah’ın aslanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde bu vesayetten kurtulduk. Hiçbir şey yapmasa sadece bunu yapmış olsa bu bile şükretmeye desteklemeye yeter. Müslümanlar olarak kendi ülkemizde sayesinde nefes aldık Lakin itiraf etmek lazım bu gelişen süreçte içkici putçu laikler bizim kalemize büyük toplar attılar….

Cezayir’de Kuraklık ve Fransız Kuyruğu
ANALİZ , Dini Hüküm , Dünya Gündemi , Haberler / 18 Ağustos 2024

Bismillahirrahmanirrahim Cezayir.. Eski bir Osmanlı vilayeti. İslam ümmetin’in bir parçası. 45 milyon nüfusu: iki milyon küsür m2 yüz ölçümü ile Afrika’nın ve Akdenizin en büyük ülkesi. Cezayir bugünlerde kuraklıkla mücadele ediyor ve Avrupalı kafirlerin hava raporları önümüzdeki 10 yıl için şu ankinden çok daha fazla bir kuraklığın olacağı yönünde. Allah bunları yalancı çıkarsın. tavsiye edilen çözüm ise Deniz suyunun tuzdan ve kanalizasyon suyunun necasetten arıtılıp tekrar kullanılması! ilki çok pahalı ve her ikisi ciddi sıkıntılı.. Cezayir ise itaatkâr bir bende gibi Fransız kafirinin dediklerini yapmaya çok istekli. Arıtılan(!) kanalizasyon suyunun kullanılması dinen ne kadar uygun olur bunun fetvasını müftüler versin.. Ancak henüz yapılan Paris olimpiyatları çerçevesinde yüz yıldır içine insan giremeyen Sen nehri bu yıl yüzme müsabakaları için güya arıtılmış, tertemiz edilmiş (!) ve bunun için 1 milyar urodan fazla para harcanmış iken.. Suya giren yüzücüler “su içerisinde elimizi göremiyorduk su b** gibiydi tadı çok kötüydü arkadaşlarımız hasta oldular günlerce kustular” demiştir. Daha kendi suyunu aratamamış, çok istekli iken bunu başaramamış fransa şimdi gelecek Cezayir’in kanalizasyonlarını arıtcak ve cezayirlilere alın size temiz su diyecek öyle mi !! Maksat yine aciz Müslümanlar üzerinden kendi kasalarını keselerini doldurmak !  Ey müslümanlar daha ne kadar kendinizi kullandıracaksınız merkep gibi kafiri üstünüzde taşıyacaksınız !?…

Boksör Angelina ve Küresel Fesat
ANALİZ , Bilimden inanca , Dünya Gündemi / 4 Ağustos 2024

Küresel Fesat Komitesinin planları ve Bizim onlara karşı savaşımız Ayet : İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar. Allah ise bozgunculuğu sevmez.” Bakara: 205 Hadis: Allah Rasulü erkeklerden kadınlaşana, kadından erkekleşene lanet okudu” Hadis: Sizden biri dövüştüğü zaman/vuracağı zaman yüze vurmaktan sakınsın” Allah’ın yüce Adıyla Dünyada ne dolaplar dönüyor? 2024 Paris olimpiyatları.. Boks müsabakası devam ederken İtalyan kadın boksör Angelinanın karşısına Gezayirli hadım boksör imane çıktı. Dövüş başladı Angelina suratına iki okkalı yumruk yiyince nevri döndü ve maçın 45. saniyesinde pes etti ve ağlayarak ringden ayrıldı. Hayallerim suya düştü o yüzden ağladım demiş. Peki maçı niye terk etti ? Çünkü karşısına kadın diye konulan o Cezayirli aslında bir erkekti ve gavura vurur gibi vuruyordu kadına kadının en değerli yerine yüzüne suratına.. “Bu kadınca bir dövüş olmayacak bu erkek bozması anladım beni duman edecek” dedi ve maçı terk etti   Bizimle alakası ne ? Bekleyin sonunda diyeceğim. Konuya devam edelim: Bundan önceki organizasyonlarda bu dönmenin (trans) kanında erkeklik hormonu fazla görülerek kadınlar kategorisinde dövüşmesine izin verilmemiş. Ancak karanlık bir el bu işlere müdahale ettiği açık. Bu defa izin verilmiş. Başından beri tartışma konusu olan bu tipler şimdi sırf orasını kesmiş diye kadınlar arasına girebiliyor…

Bizden Değildir..

Allah’ın yüce Adıyla  Mahmud Efendi Hz’nin Yolu aşk yolu nefret ve düşmanlık yolu değil, Düşmanlık eken bizden değil isterse adı büyük olsun ! Başlarken.. Siyonist İsrailin Filistin’de Müslümanları hunharca katlettiği, Avrupa Amerika’nın tam bir destekle zulmü, Müslüman katliamını desteklediği bu süreçte Müslümanları ayrıştıran herkes büyük bir vebal altındadır.  Bugün cuma hutbesinde vurgulandığı üzere müminleri mağlup kılan şey, ayrı ayrı olmaları. Çünkü bir olmayı Kur’an-ı Kerim bizzat emrediyor.  Ancak gel gör ki tarikat Şeriatı inceden inceye yaşamak demek iken.. Tarikat Şeriatı takviye etmesi gerekirken.. bugün tarikatı rabıtayı kimseye kaptırmayan bazıları Tarikatı bir ayrışma ve kavga vesilesi yapmışlar “onlar (ismailağa) bizden değil ! onların kursuna talebe verilmez ! talebelerine yardım edilmez !!” gibi kardeşi kardeşe kırdıracak tutum sergileyebilmişlerdir Herkes çocuğunu istediği bir hocaya istediği bir medreseye vermekte hürdür bu seçim caizdir. Ancak toplum önüne çıkıp sevmediği birine biat etti diye, müminleri ayrıştırmak ötekileştirmek ve “onlara talebe verilmez, yardım edilmez!” demek ve.. yardım eden zenginleri tek tek arayıp “parayı onlara vermeyin bize getirin” demek neyin nesi !? Bu Müslümanlar arasına fitne sokmaktır Müslümanları birbirine düşürmektir başka izahı yok  Bu tutumun ne İslam’la ne Şeriatla ne Tarikatla ne de Mahmud Efendi ile asla alakası yoktur. Bunu yapan eğer Cübbeli Hoca ise bu cübbeli hoca…

Suikast Çağı
ANALİZ , Dünya Gündemi / 19 Temmuz 2024

Yüce Allah’ın adıyla.. Filistin davasının en büyük mücahitlerinden İsmail Haniye yeni İran cumhurbaşkanını tebrik etmek göreve başlama törenine katılmak için bulunduğu İran’ın başkentinde güdümlü bir füze ile saldırıya maruz kalmış ve isabet olarak şehit edilmiştir. Allah rahmet eylesin Su-i kast, iki kelime. yani kötü kasıt demek. literatürde barış anında bir kişiyi öldürmek, etkisiz hale getirmek için gizli bir tertiple saldırmak demektir. Batıda komplo kelimesi buna karşılık olabilir. Suikast savaş dışında hasmı kolayca yenmek, öldürmek imha etmek zafere en kısa yoldan gitmektir. Dinî açıdan; Savaş haricî adam öldürmek en büyük günahtır. müminleri bu yoldan men eden imanları. münafıkları cesaretlendiren de işte bu imandır. Dünyada biraz daha oynayın  Tarih boyunca ne ulu kametler, din büyükleri suikaste uğradılar kalleşçe şehid edildile.. Hz Ömer, Hz Osman, Hz Ali, Hz Hüseyin Hz Hamza Murat Hüdavendigar Allah Rasulü Muhammed aleyhisselam efendimiz de suikast girişimine uğramıştır, şu kadar var ki Allah onu önceden haber vererek korumuş o da yatağına Hz Ali’yi koymuştur, suikastçılar ise makhur olarak şaşırıp kaldılar. ABD suikast ülkesi  Trump suikastının bizce önemi ise taze ve global olması yanında Amerika hakkında bilinen bir çok övücü unsurun “Amerikan rüyası” denen tatlı imrendirici meziyetler dizisinin yalan, gerçekte Amerika’nın yaşamdan nefret ettirici bir kâbus olduğunu göstermesi  Başkan adayı…

Kuantum Aldatma Çağı
ANALİZ / 28 Haziran 2024

Allah’ın yüce Adıyla Deccal çağındayız yani kuantum aldatma çağı.. öyle ince ayar aldatmalar var ki.. batıl hak suretinde dimağa öyle bir zerk ediliyor, kalbe öyle bi sokuluyor ki.. aldanan sittîn sene anlayamaz yediği zokayı. üstelik de aldatıcıya bi “Allahrazıolsun” çeker ‘çok süper ultra ayar aldattığı için.. Batıl’ı hak diye yutturduğu için! işte öyle bir çağdayız. Kurtuluşun tek çaresi bir mürşide sahip olmak; etten kandan bir mürşid, isterse çamurdan olsun.. mürşidsizlikten, hayali mürşidden yeğdir. çünkü şeyhi olmayanın şeyhi şeytan.. “sakın ola o çok usta aldatıcı (şeytan) sizi Allah(a dair argümanlar)la aldatmasın” 31:33 35:05 sizi mürşidden koparıp ağına düşürmesin Ğarur (usta aldatıcının) tezgahında çırak olan nefus bile aldatmaya dair o kadar numara öğrenmiş ki sahibini ayakta uyutur gözü açık aldatır dakkada yoldan çıkartır. “Bu nefsin hilesi hem gadri çoktur” R.K Velîuzzamanın açıkladığı gibi “Bu nefus bir mürşide intisap etmemek için numaradan Allah’a aşık bile olur, aşık gibi davranır.. yeter ki sen onu bir mürşide götürmeyesin!” R.K.T İşte bugün ahirete uful etmiş mürşidin hayaline aşık numarasıyla canlı kanlı bir mürşide muhalif tavır sergileyenin, tekkeden dergâhtan şeyhten uzak duran mağrur nadanın hâl-i pür meali budur. Peki bu sözler bunları uyandırır mı? sanmıyorum. Şeytanın bu zokasına mustehak eden maraz, amel, ahlak ne ise.. terki tevbe…

Kabe Beytullah
ANALİZ , Genel , Tahkikat / 4 Haziran 2024

Allah’ın yüce Adıyla KÂBE veya BEYTULLAH Yeryüzünde Allah’ın Zatını temsil eden tek bina. O yüzden ibadet ona doğru yapılır, o yüzden Kâbeyi ziyaret Allah’ı ziyarettir, Hacer’i istilam etmek ise Allah’ın elini saygı ve sevgiyle öpmektir. Kabe, Allah’tan başka ilah olmadığı ve ibadetin yalnız Allah’a yapılacağını ifade eder. O yüzden “alemler için bir Hidayettir çok mübarektir” (3:96) Kabe yeryüzünde insanlığın faydasına yapılmış ilk yapı ilk Mescit (3:96) Adem aleyhisselama kadar uzanır. Zamanla duvarları yıkılmış etrafı ıssız kalmış ta ki Hz İbrâhim gelir temellerini bulur Oğlu hz İsmail ile üzerine duvarlarını yeniden örer Kâbeyi yükseltir. (2:127) Mekke döneminde Rasulullah efendimiz (salât ve selâm ederim) namazını Kabeye doğru kılar. Medine’ye geçince li-hikmetin yüzünü Beytilmakdis’e dönmesi emredilir. 17 ay da o cihete doğru kılar namazını. Sonra Rasulullah efendimizin yoğun talep ve duasıyla yeninden Kabe’ye dönerler (2:145) Bu değişiklikler çok hikmetler ihtiva eder, iman edenle tereddüt eden, ittiba edenle isyan eden birbirinden ayrılır (2:143). Ve ayrıca bugün bize atılan bir iftira “Müminler Kabe’ya ibadet ederler! Kâbe haşa ki bir sanem!” olmadığı, bilâkis Allah’ın emriyle bir kıble olduğu aleme ilan edilmiş olur. O yüzden namaz kılan mümin evinde kıble cihetine Kabe resmi, maketi koyması bidattır.. doğru değildir. İmam Mahmud efendi hazretlerine Kabe motifli bir seccade sererler…

Erenler Cübbeli Hoca ve Fetret Ehli

Allah’ın yüce Adıyla  Son günlerde Erenler Vakfı Medresesi Cübbeli Ahmet hoca tarafından ağır ithamlarla eleştirilmekte, eleştiri sınırı aşılıp “erencilere talebe verilmez yardım edilmez” gibi sözlerle adeta koskoca bir ilim merkezi bitirilmek yok edilmek istenmektedir. Buna sebep ve bahane olarak ise Müderris Mahmut Eren Hoca’nın bir konuşması, fetret ehli hakkında söylediği şu sözler ileri sürülmektedir: “Eş’ari mezhebine göre Fetret ehli kendilerine tebliğ ulaşmadığı için cehenneme girmezler. İmam-ı Gazali burada şu noktaya vurgu yapar “tebliğ kabule şayan bir tebliğ olmalıdır, yoksa kabulü imkansız surette gelen bir tebliğ  tebliğ sayılmaz bundan sebep yine cehenneme girmekten muaf olurlar” demektedir. Mahmud Eren hoca bu hükmü misallendirerek “Eğer adamlar mesela Amerika’nın göbeğinde bile olsalar İslam dinini terörist dini!, Muhammed Mustafa’yı haşa ki yalancı peygamber! şeklinde duymuşlarsa, bu da tebliğ sayılmaz ve İmam Eşari, İmam Gazali’ye göre bunlar da cehenneme girmezler” demektedir Bu sözler üzerine.. Cübbeli Ahmet Hoca bu sözler üzerine Erenler vakfını, Mahmud Eren hocayı eleştirmekte ve İmam gazali’nin böyle söylemediğini iddia etmektedir.  Meselenin tahlili  Biz burada İmamların görüşünü irdeleyecek değiliz. Eşarilere ait bu görüşü “Amerika’nın göbeğinde bile olsa” misaliyle örneklendirilmesi doğru mu yanlış mı.. onu da konu etmeyeceğiz Yalnızca senin daha önce söylediğin bir şeyi başkaları da söyleyince ona “way sapık way hain” muamelesi yapılması…

Erenciler İncil ve Cübbeli Hoca
ANALİZ , Bidat ehlini redd / 26 Nisan 2024

Allah’ın yüce Adıyla “Erenciler”de İncil okutulması tavsiyesi masalı ve bunun üzerine inşa edilen iftira ve kara propagandanın aslı. Cübbeli Hocanın “Erenciler” diyerek yaftaladığı, Mahmud Efendiye bağlı en sağlam medreseler grubu olan Erenler Vakfı aleyhinde yürüttüğü bu kara propagandanın içeriğinde yer alan o “İncil okutma, tavsiye etme!” hadisesi araştırıldı, böyle bir şeyin uzaktan yakından alakası olmadığı tespit edildi. Cübbeli Hoca’nın televizyon ve YouTube’lardan sıkça dile getirdiği bu “ismailağa’da Erenciler’de İncil okutma()! tavsiye etme(!) Hıristiyanlaştırma..!” olayı tespit edilemedi ve ancak bu menfi propagandaya sebep olacak benzer olaylar ne olabilir incelendi ve muhtemele 3 hadise üzerinde duruldu. Şimdi bu her 3 hadiseyi irdeleyeceğiz ve bu ithamları hak edecek bir sapma Hıristiyanlaştırma var mı yok mu göreceğiz Birinci hadise Erenler vakfında görevli tanıdığımız ehli sünnet takva bir hoca efendi -Vakfın dışında bir yerde- ders verirken “Türkiye’de mevcut misyonerlik faaliyetlerinin tehlikesinden” bahseder. O esnada talebelerden birisi hocayı tasdik amaçlı “hocam geçen sokakta yürürken İncil dağıtıyorlardı Bir tane de benim elime verdiler” demiş. Bunun üzerine Hoca efendi “ne yaptın içinden 100 doları kaptın mı” diye şaka yapmış. O da “yok hocam boş çıktı dolar molar yoktu” demiş. Hoca Efendi bu esprili ve samimi muhabbetin devamında yine şakavari bir edayla “ne yaptın kitabı okudun mu bari” demiş…