Allah’ın yüce Adıyla Yazının Orijin Adı: İranlı şii kadınlar neden meymenetsiz ve asi ? Ben bunu konuşmak istiyorum. “İran’da neler oluyor” Ölen kadın meselesi nedir ? Neden sokak hareketleri ? Herkes bunları konuşa dursunlar, benim konum bugün İranlı kadınlar özelinde “güzellik ve çirkinlik” Özet: İran/ırak’lı şii kadınların yüzünde meymenet yok, çünkü İran dini “Şia” kadınlarla zina yapmayı serbest kılar. İran dini kadını meta gibi görür ve onları istedikleri gibi kullanır. Buna bir de dini kılıf bulmuşlardır adına “mut’a nikahı” derler. Suratlarında iz bırakan o büyük günah zina ve kadının eşya gibi görülüp anlık satılması.. bütün bunlar iran kadınlarını asi ve hırçın yapmış, şuuraltında hem kendilerine dayatılan o din’e, hem rejime, hem de mollalara tepkililer. ilk günden beri olayı takip ediyorum. Kendini güzel sanan İranlı bir kız/kadın güzelliğini (her güzel gibi) teşhir etmek, herkesten beğeni toplamak için olsa gerek, sokakta açık seçik dolaşıyor. Allah’ın örtünün farzına isyan ediyor, kanuna da karşı geliyor. İrşad devriyesi varmış İran’da, bunu uyarıyorlar bu dikleniyor. alıyorlar içeri.. Bir saat vaaz/ders dinlemesi gerekiyormuş.. İçeride ne oluyorsa oluyor ve bu hastanelik oluyor ve orada ölüyor. Pkk işi ırkçılığa vuruyor “o Kürt idi o yüzden katledildi” diyerek Kürtleri sokağa döküyor. Ci_a mos_sad durur mu ! Bir müslüman ülkede ateş…
Ölmeyen Allah’ın yüce Adıyla Yusuf El Kardavi, 1926 doğumlu Mısırlı alim, Dünya İslam Alimleri birliği başkanı, arkasında 170 adet ilmi eser bırakarak 96 yaşında vefat etti. Allah rahmet eylesin mekanı cennet derecesi âli olsun. Yusuf El Kardavi kimdir? Halil Gönenç Hoca efendinin şehadetiyle “bazı şaz görüşleri olsa da Ehli sünnet sağlam bir âlim idi.” Yusuf El Kardavi dünya âlimler cemiyetince verilen “İslam’a Hizmet büyük ödülü” 2011 yılında imam Mahmud Efendi hazretlerine verildiğinde Mahmud Efendi hazretlerini tebrik etmek için bir video çekmiş ve göndermişti. o konuşmasında Mahmud Efendi’nin Allah’ın kitabına ve sünneti Rasulullah’a sımsıkı sarılan Rabbani sufi bir İslam alimi olduğunu ve ama bidat ve hurafe peşinde olan sofilere benzemediğini ifade etmişti. işte video >> tıkla<< Her zaman Müslümanları birleştirici, ümmetçi duruşuyla bilinen Kardavi Cumhurbaşkanımız sn Recep Tayyip Erdoğan için de cesurca “Büyük Osmanlı padişahlarından eksik tarafı olmayan yegâne lider” diyebilen bir âlimdir. Allah razı olsun, engin rahmetine nail eylesin. Bir takım mezhebi ve meşrebi rekabete dayalı hakkında çıkarılan bazı menfi sözler, ‘mezhepsiz, bidatçı’ gibi isnatlar itibara alınası şeyler değildir. Allah taksiratını affeylesin. Yusuf El Kardavi hakkında Hüsnü şehadet ve taziye bildiren bazı Ehli Sünnet alimler ve dava adamları: Halil Gönenç hoca efendi, İsmail Hünerlice Hoca Efendi, İhsan Şenocak hoca efendi,…
Allah’ın yüce Adıyla Bir vecize: كل جديد لذيذ “Yeni herşey tatlıdır” Yani insan usangaç bir varlıktır; Cennetâsa bir bahçe içinde olsa bir süre sonra bıkar, karşı mezbelelik güzel görünür. Gökten bıldırcın eti inse soğan sarımsak ister. Mâhidilber eşi olsa, sokak aşuftesi gözünde süslenir O yüzden iç işleri ara sıra evin düzenini, minderin dolabın yerini değiştirir. O yüzden nâdân dine bile bidat sokar O yüzden Hz Kur’an her onda bir konu atlar O yüzden cemaat başka yüz, başka vaiz arar. O yüzden gafil adam reisini de yolda satar O yüzden çocuk yutubda o videodan buna geçer Evet insan, ünsiyet de kurar, kesip usanır da Belki (kamil) insan olduğu kadar üns, olamadığı kadar da usn ! Çünkü Rasulullah Efendimiz yeni eşya istemez eski eşyasını severmiş. Ona hizmet etmiş camidata bile vefa ve kadirşinas imiş. Salât ve selâm ona ve âline ya Rabb Ancak insan yeni ile yenilenir, aşkı heyecanı tazelenir.. o yüzden cennet eşleri de eşyası hep yeni.. eskimez. ..ve belki o yüzden, Cennette teceddüt var. Hz Allah bir sabah Cennetin arayüzünü değiştirir de, o Cennet bambaşka bir Cennet oluverir.. ve o yüzden “..Orada ebediyyen kalırlar, daha bir yere taşınmak istemezler” Kehf:108 isa erdogan
Bismillahirrahmanirrahim 7 sayısı üzerine mülahazalar. Allah’ın yüce Adıyla Hadisi şerif : Kim sabah akşam 7 kere “Hasbiyaalhu..” duasını okursa Allah onun dünya ahiret her mühim işine kâfi gelir, muradı hasıl olur.” Soru bu: Neden 7 ? Yedi’de ne var ? sayıların bir tılsımı var mı ? Sekiz olsa ne olurdu ? Veya altı ? 7′ yi nerelerde görüyoruz bir bakalım : “Allah 7 kat gök 7 kat yer yaratmış. Üstümüzde 7 yol var. Fatiha 7 ayet. Cuma günü her yedi günde tekrar eder. Cehennemde 7 kapı (derece) vardır. Tavaf 7 devir. Hacda şeytan (cemre) 7 taşla taşlanır. Safa Merve arası 7 kez sa’y edilir. Allah 7 denizden bahseder. Ashabı Kehf 7 kişi. Yusuf as 7 inek gördü. Hakyolda infakın misali 7 başak veren. Musa as mikat için on kat 7 kişi seçti. Sen 10 x 7 kere af dilesen de Allah münafığı affetmez. Cehennemlik adamın zincir halkası 10×7 zira’. Kim bu duayı 7 kere okursa..” Dünyanın 7 kıtası var Ashab-ı Kehf 7 kişi Nedir yedi sayısının önemi? Yedi sayısı üzerine konuşanlar oldu. Kimisi sonsuzluk sayısı dediler. Neye göre? Delil var mı? Yok. Delilsiz iddia boştur, muteber olmaz Hem sonsuzluk sayısı olmaya 2 daha uygun. Çünkü Arapçada iki, “merra ba’de uhra”…
Allah’ın yüce Adıyla.. Dünyada insanlar meslekleri “en çok gelir getirenler, “toplum içinde en Saygın olanlar, “en kolay olanlar, “en zor olanlar.. şeklinde tasnif ederler. Biz ise Allah’ın mülkünde, yarın Allah’a hesap vereceğinin şuurunda Müslümanlar olarak meslekleri ahiret saadeti noktasında değerlendireceğiz. Bu çalışmamıza ilham veren hadise: Birkaç ceza hakimi Mahmud Efendi Hazretlerine geldiler ve ona bir fetva sordular “efendim biz mahkemede karar verirken Allah’ın hükmüne aykırı kararlar da verebiliyoruz kanun gereği bu noktada mesul muyuz ?” Mahmud Efendi Hazretleri hak ve hakikati ifade sadedinde asla lafını çekmez: Tabii ki mesulsunuz” buyurmuşlardır. Bu itibarla.. Allah’ın dini açısından en tehlikeli, günaha sebep olacak meslekler 3 grupta değerlendirilir A. Kesin günah ve haram olan meslekler B. Türkiye şartları açısından günah olan meslekler C. Genellikle günaha sürükleyen meslekler A. Kesinlikle günah ve haram olan meslekler : bankacı banka memuru piyango bayii şarkıcı dansçı müzisyen kadın sunucu heykeltıraş kadın sporcular profesyonel futbolcu tekel bayii içki fab. işçisi sekreter hostes manken modelist berber kadın kuaförü …vs B. Türkiye şartları açısından günah olan meslekler Hakim Savcı Avukat milletvekili belediye başkanı Gazeteci Yazar C. günaha vesile olabilecek meslekler: doktor hemşire öğretmen memur oyuncu (artist) modacı fotoğrafçı emlakçı galerici (aldatır, fiyatı şişirir düşürür) kitapçı (bozuk kitabı para için satar) ikinci…
Mujde bu; “Gecesinde Bakara Suresinin son iki ayetini (amenerrasulü) okuyana, her işi için yeterli gelirler” Allah Rasulü’nün ümmetine Miraç’tan getirdiği hediyesi bu. Bu yazı o iki ayeti okumak nasıl bize yeterli gelir ve yeterli gelme manası nedir? Okumasak da hocadan dinlesek yine bu fazilete nail olur muyuz” konularını ihtiva edecek. Allah’ın yüce Adıyla.. Bakara’nın son iki ayeti neleri ihtiva etmekte önce bunu görelim: 1) iman, Allaha meleklerine kitaplarına Rasüllerine 2) Allah’ın imanımıza şahitliği 3) Allah’a itaat sözü verişimiz 4) Allah’ın mağfiretini talep 5) Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermeyeceği 6) İyilik te kötülük te kul için 7) Unutma ve hata kuldan affedildi 8) Ağır imtihan kaldırıldı 9) Öncekilere göre bu ümmete Allah’tan tolerans 10) Af mağfiret ve merhamet 11) Velimiz (mevla) Allah olduğu 12) Kafir topluluklara karşı Allah’tan zafer. İşte Amenerrasulü bu 12 konuyu ihtiva eder. Kimi ihbar tarzında, kimi dua ve niyaz tadında.. Bu 12 husus her gece okunarak bir anlamda Allaha yeniden arzuhal gibi sunulmuş oluyor. Ve aslında bu arzuhali bize yazdıran Allah’ın bizzat kendisi. Bilirsiniz resmi evrakın dili vardır, hata edersen işleme konmaz. Neyi nasıl isteyeceğimizi bize bizzat Allah öğretmiş olunca kabul edilmesi de kesin oluyor. işin müjde kısmı bir açıdan bu. Bu 12 mesele dünya ve ahiret…
Allah’ın yüce Adıyla Ortalık karışık. Ahlak ve edep seviyesi diplere inmiş. Bahusus sosyal medya ortamında. İnsanlar hoca dinlemiyor, din adamı demiyor eğer konuşulan şeyleri beğenmezse çok galiz küfürler hakaretler savuruyor.. Hesabı sorulacak elbette.. Din adamına saygı Allah’a saygının gereğidir. Kimi gafil var İsmailağa fıkıh heyeti gibi en mümtaz bir kurumu yere vurmak için bahane arıyor ve heyetin “Biz Toki’ye caiz değil diyoruz ancak caiz diyenlere de saygımız var” sözünde hinlik arayarak “bu fetva hükümete yaranmak için söylenmiş!” diyor, verip veriştiriyor..! Kimi de var tam aksi: “Neden İsmailağa fetva vermiyor, neden tabiilerin önünü kapatıyor, onları mahrum ediyor muş” diyerek verip veriştiriyor. Görüldüğü üzere bir takım mihraklar sanki sövmek, bahane ile adam dövmek için pusuda bekliyor “evet” desen de sövecek “hayır” desen de.. Dili tutulasıca ! Bu durumda “TOKİ konutları caiz mi” gibi hükümet siyaset mevzularında en selametli yol belki de susmak olacaktır. “Konu siyasidir biz bu konuda görüş beyan etmiyoruz” diyebilmek.. Tıpkı imam Mahmud Efendi Hz nin son seçimlerde yaptığı gibi. Evet hazret bir işaret verdi ancak açık bir beyanatı olmadı. Bu da mürşidin irşad siyasetidir, bütün kesimleri elinde tutma, herkese hitap etme siyaseti 🤌 O yüzden Hz Şeyh efendi hocaların siyasete bulaşmasını şiddetle men eder, bulaşanları levm eder “Bir hoca…
Ölmeyen Diri Allah’ın Adıyla.. Hafz-ı Kurra Ali Şahin hoca efendi bugün 59 yaşında, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin, makamını Cennet, derecesini âlî eylesin. Ali Şahin Hoca kimdir? Ali Şahin hoca 1963 yılında Trabzon Çaykara Baltacılı Köyünde 7 kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Babası reçber idi. Devrin hükümeti tarafından Kuran eğitimi yapmanın yasak edildiği yıllarda büyüdü. Dindar bir aileden gelen Ali Hocanın dedesi Süleyman efendi Hafız nesil yetiştirmeye çok istekliydi, Onun bu Kur’an aşkı bereketine Ali Şahin diğer kardeşleri gibi hafız oldu. Sonra Çaykara Müftüsü Yusuf Efendi’den Arapça, Fıkıh ve Tefsir gibi İslâmî ilimleri tahsil etti. O yıllarda devrin büyük Kuran Muallimi Mehmet Rüştü Aşıkkutlu hoca efendi ile mülakat etti, onun sohbetinden feyz aldı ve onun gibi Kıraat ilimine yönelmeye dair istikamet aldı. Ali Şahin hoca büyük Kur’an üstadı Abdurrahman Gürses hoca efendinin ders halkasına oturdu. Kıraat ilmini ondan ahz ederek İlmi kıraatten icazetname aldı. Diyarbakırin bir köyünde ilk resmi göreve başlayan Ali Şahin bir süre Kur’an kursu hocalığı yaptıktan sonra İstanbul Haseki eğitim merkezine gelerek Abdurrahman Gürses hocadan kıraat ilmi aldı Beyoğlu Konak Camii, Mihrimah Sultan camii ve Hırka-i Şerif camii gibi Muhtelif camilerde imam hatiplik yapan Ali Şahin hoca bu camilerde Kıraat ilmine…
Allah’ın yüce Adıyla Özetle: Caiz, alınabilir Türkiye Müslümanları, başlarında Şeriat devleti, Halife ve Şeyhülislam olmayışından ötürü çıkan her yeni meselede ihtilafa düşmekte ve bu durum insanları güvendikleri mercilerce fetva sormaya yöneltmektedir. Bu mercilerin ilmi seviyesi takva ve dirayeti ve meseleye bakış seviyeleri farklı olması hasebince ortaya farklı fetvalar çıkmaktadır. Biz bu çalışmada Türkiye halkının itibar ettiği Hoca ve kurumların 2022 yılı “Toki 250 bin konut projesi” hakkında verdikleri fetvaları derlemeye çalıştık. Önce kısa ve net fetva, sonra tafsilatı aktardık Elif-ba sırasına göre: Diyanet işleri Yüksek kurulu: Caiz Eminali Yüksel Hoca: Caiz Halil Gönenç Hocaefendi: Caiz Hamdi Döndüren hoca: Alınabilir. Hüsamettin Vanlıoğlu Hocaefendi: Caiz demiyoruz ancak caiz diyenler var onlara da sözümüz yok (onların fetvasını alabilirsiniz) >> video izle << Mehmet Savaş Hocaefendi: 2022 için görüş beyan etmedi Ancak Daha önceki benzer projelere caiz demiştir Orhan Çeker hocaefendi: Caiz Soner Duman hoca : Caiz TAFSİLAT VE İLMÎ TAHLİL İsmailağa fıkıh heyeti adına Hüsamettin Vanlıoğlu: Biz İsmailağa fetva heyeti olarak TOKİ’nin bu şartlarla sattığı konutlar “ödeme miktarı belirsiz olduğu için “caiz değil” görüşünü beyan ettik ancak bu ictihadî bir konudur. (Ayet hadisin kesin ifadesi değil) Farklı müctehitlerin görüşlerine dayanarak farklı hocalar ‘caizdir” fetvası vermişlerdir. Buna da saygımız vardır. Halil Gönenç Hocaefendi :…
Allah’ın yüce Adıyla Tasavvufta bir söz vardır, altın harflerle yazılsa gerek: انت غمامة شمسك Sen kendi güneşinin bulutusun” Yani sana en büyük engel yine sen” O yüzden tasavvufi terbiye altındaki mürid kendiyle yarış halindedir. Kendi nefsini ezmeye onu adam etmeye çalışır. Aslında burada “kendi nefsi” tabiri hatalı. Çünkü kend ile nefs aynı şey. Ben ve nefsim diye farklı iki şey yok. Nefsim ben’dir, ben nefsimdir. Altın sözü bir daha oku “..sen” dedi de “senin nefsin” demedi. Bu manayı destekleyen diğer altın sözler: “Darlığın varlığındandır” Yani bütün sıkıntı ve problemlerin kaynağı “ben de varım” deyişin, benlik iddia edişin.. Varlığını iptal ettiğinde bütün kavga gürültü anında biter ortalık süt liman olur. Trafikte maganda birden önüne mi kırdı? Varlığını bitirmiş kul “buyur kardeşim” diyerek yol verir. Kalabalıkta biri ayağına mı bastı? Afedersiniz zahmet verdim” der sulh yoluna gider.. Beyazid-i Bestami Hz bir gece mezarlıkta Kur’an okumak ister kabristanın yolunu tutar. O günlerde bir nebbaş (kefen hırsızı) mezarlığa dadanmış mezarlık bekçisi burnundan solumaktadır. Beyazid Bestami Hz’i mezarlığa girerken “işte yakaladım diyerek üzerine çullanır ve oracıkta fena hırpalar. Hazret kanter içerisinde eve döner. Sabahleyin müridlerine bir miktar para vererek “bu parayla güzel bir sopa alın mezarlık bekçisine gidin, ona takdim edin, dün gece sopası kırıldı,…
Allah’ın yüce Adıyla.. Birileri icraat yapar, kendi öne atmış belki feda etmiş.. meydandadır, kılıç kalkan cenk eder.. ötekiler izleyicidir, çekirdek citleyerek eleştirir.. eleştirirken şöyle dediklerini duyarız “iyi de.. şu üslubu de olmasa..” “tamam da şu huyu da olmasa..” Mesela Reis hakkında ne diyorlar? “Reisin dik duruşu, cesareti iyi hoş da şu ayrıştırıcı üslubu de olmasa!” Bu lafı duyan kişi ilk etapta düşünmeden tasdik eder, doğru dersin” der. Hâlbuki doğru değil. Üslubu eleştirilen bir diğer mücahit Rahmetli Abdülmetin Balkanlı hocaydı “vaazda takındığı tavır ismailağanın vakarına uygun değil” derdi bir çok yarım hoca ! Yine Rahmetli Timurtaş hoca, benzer şekilde çok eleştirilmişti sağlığında. Üslubu sert, şiddetli, kılıcı keskin.. vs. Aynı şekilde Hatip >> Halil Konakçı hoca.. benzer sözlerle kendi mahallesinden eleştirilir durur “tamam da çatışmacı üslubu doğru değil, daha yumuşak daha kuşatıcı olmalıydı” denir. Eleştirileri dinleyenler de hak verir “he yaw bu hoca denildiği gibi olsa daha çok faydalı olurdu” derler. Yanlış arkadaşlar yanlış. Reis te, Balkanlı hoca da, Timurtaş hoca da, Halil hoca da o üslubuyla Odur. O güya beğenmediğiniz üslubu onlardan aldığınızda ortada kimse kalmaz. Ne Reis kalır ne Metin hoca ne Timurtaş ! Reisi böyle sağlam cesur çelik gibi yapan o üslubu, o huyu işte. O huyu çıkar yumuşak…
Allah’ın yüce Adıyla Rüyalar şehri İstanbul, yaşayan efsane, ulu kametlerin megalo mefkuresi İstanbul. Nebiyyi zi şanın müjdesi, Fatih’in gururu iftiharı İstanbul. İki kıtanın kilit mührü, doğu ile batının sentezi merkezi, iki bahrin mecma’ı İstanbul. İstanbul’un adları tarihi sıraya göre : Bizantium, Konstantinopolis, Polis, Kustantıniyye (قسطنطنية), İslambol, Âsitâne, Babı-âlî, Der-saadet, Payitaht ve İstanbul. Burada -pol veya -polis eki şehir/devlet demek. Kelime içinde -p- yumuşayarak -bol olmuştur. Buna göre İslam-bol “İslam şehri” veya İslamiyetin bol olduğu yer veya orada “islam bul” manalarına gelmektedir. İlk adı Bizantium olan şehir imparator Konstantin’in ölümü üzerine onun onuruna Konstantin’in şehri manasında Konstantinopolis adı verilmiş. Peygamberlerimiz de hadisinde bu adı kullanmıştır: القسطنطنية ancak bir farkla; sonundaki yunanca eki atıp yerine Arapça bir ek (nispet ya’sı) ilave ederek. Bu da o kelimeyi aslında Arapçaya dönüştürmek oluyor ve Peygamberliğin şanına uygun şekilde başkasını taklitten uzak kendi değerlerini yüceltmek oluyor. Sadece bu örnek bile Allah Rasulünün ilim yanında kültür seviyesinin de yüceliğini göstermeye yeterlidir. Çünkü o zamanın şartlarında Konstantino-pol kelimesinin bileşik iki kelimeden oluştuğunu bilmek bilgi ve kültür gerektirir. “Kostantıniyye elbette feth olunacak. Onu fetheden komutan ne iyi komutan, onu fetheden ordu ne iyi ordu” Allah Rasulü’nün bu müjdesine nail olmak isteyen Müslümanlar Hz Ömer döneminden itibaren İstanbul’u fethetmek için…
Allah’ın yüce Adıyla Kötünün içindeki iyi, veya zarardaki kâr. Yüce Allah’ın adaleti, lütfu keremi bizleri zarar içinde kâr ettirmesidir. o yüzden mümin asla zarar etmez. Mesela bir zarar söyle: Ahir zamanda dünyaya gelmiş olmak. İyi ya ! “Bu zaman âbidinin âli şânı” Bu zamanda biraz salah Allah nezdinde çok makbul. “Bu zamanda ilim bize kolay edildi. Eskiden 20 yılda alınan 2 senede veriliyor” Hasta mı oldun ? sağlığında yaptığın amelin aynen yapmış gibi yazılıyor, yattığın yerden. hasta halinle amel etsen, yüz katı yazılıyor. Rasulullahı görmedin mi ? “Görmediği halde bana iman etmiş olan kat kat müjde olsun” Ortalığı fesat mı kapladı fitne bidat her yere mi yayıldı ? Sünnete sarıl 100 şehit sevabı kazan devam edecek inşaAllah
Fatih Altaylı denen o gazeteci İhsan Şenocak hocaya düşmanca tavırlarıyla dikkat çekmiş hatta hakaret ve iftiralar etmiş biri.. Bununla beraber kendi cephesinde dönen bazı dolapları da ifşa edecek bir karakter.. “Namaz kılmayı bilmem bile” diyerek cehaletini itiraf eden bu zavallının yazısı ibretlik: “Çok şaşıracaksınız…! Bir süre önce bir lokantada dostlarımla yemek yiyorum. Kamuoyunun yakından tanıdığı bir hanımefendi yanıma geldi, yanında duran bir beyefendiyi tanıştırdı. “Avukat bilmem kim!” “Memnun oldum” dedim. Avukat hemen atıldı. “Biz hanımefendinin avukatlık işlerini yürütüyoruz. Size de yardımcı olmak isteriz” dedi. Nasıl olacak o iş dedim. Anlattı. “Siz bize bir vekaletname vereceksiniz. Bu vekaletname sadece size yönelik hakaret davaları için geçerli olacak. Biz gerek sosyal medyada, gerekse başka yerlerde düzenli taramalar yaparak size yönelik hakaret içeren paylaşımları ekibimizle tespit edeceğiz ve bunlara hemen dava açacağız. Sizin haberiniz bile olmayacak. Her ay hesabınıza ciddi bir para yatıracağız. Bizi görmeyeceksiniz bile.” İlk kez böyle bir şey duyuyordum. İlgilendiğimi zannederek peş peşe gazetecileri saymaya başladı. “Tüm bu meslektaşlarınızın bu konudaki avukatlığını biz yapıyoruz. Bazıları sadece bu hakaret davalarından ayda 300 bin TL’ye yakın gelir elde ediyorlar” dedi. İnanamadım. Kendilerine edilen hakareti geçim yolu haline getirmişlerdi. Küfürü yiyor, paraya çeviriyorlardı. Hatta muhtemelen daha çok küfür işitmek için, daha uç yazılar yazıyor,…
Günlük (Sabah akşam) okuduğumuz korunma duaları şöyledir: • Her namaz akabinde okunan Ayet-el Kürsi oku. Altmış faydası var. • Sabah akşam 3 ihlas, Felak ve Nas sureleri oku. • Sabah Akşam 3’er kere oku بسمِ اللهِ الذي لا يضرُّ مع اسمِه شيءٌ في الأرضِ ولا في السماءِ وهو السميعُ العليم Bismillahi llezi la yedurru me’asmihî şeyün fil ardı ve la fissemâ. ve huve essemî el alîm “ Fazileti: Kim bunu sabah 3 kere okursa akşama değin ani bir musibet ona isabet etmez. akşam okursa sabaha kadar aynısı (Nesai, Ebu Davud, Ahmed) • Sabah akşam 7’şer defa oku حسبيَ اللهُ لا إلهَ إلّا هو، عليه توكَّلْتُ وهو ربُّ العرشِ العظيمِ، سَبْعَ مرّاتٍ. Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hu. aleyhi tevekkeltü vehuve rabbul arşil azim Fazileti: Bunu sabah 7 kere okuyana Allah her muhim işine kâfi gelir. akşam okursa sabaha kadar aynısı. (Ebu Davud) Derleyen isa Erdoğan
Allah’ın yüce Adıyla.. Mahmud efendi hazretleri bir vaazında Allah’ın emrini okur “Hırsızlık yapan erkeğin kadının kesin ellerini.. [5:38]” Bütün cemaat huşu içinde vaazı dinler ancak arada başka niyette olanlar da vardır. Onlardan biri o gün içindeki inkarı daha fazla gizleyemez “bu zamanda el kesme olmaz böyle barbarlık olmaz!” diye bağırır. Efendi Hazretleri bu cahilden i’raz eder, cevap vermez konuya devam eder.. Ancak bunun cevabını ilahî takdir verecektir. O gece bunun arabası kapı önünden çalınır. Araba sahibi olmanın lüks ve zenginlik sayıldığı yıllar.. Bu deliye döner sağa sola saldırmak ister, ancak çaresiz. Vaazda yaptığı terbiyesizliğe şahit olan komşusu buna sorar “hırsızı bulsan ne yaparsın ? “kafasını koparırım onun.” Müslüman o anda lafı gediğine koyar: Şeriat adamın kafasını değil bak sadece elini kesiyor.. Kesiyor ki bir daha başkasının canını yakmasın. Diğer hırsızlar da korksun, hiç yeltenmesinler.” Sonra gelip durumu Efendi Hazretlerine anlatır da Şeyh efendi bunu da vaazlarında ibret olması için söylerdi. Bu vesileyle bizzat benim çevremde yaşanmış birkaç araba hırsızlığı hikayelerini aktaracağım.. Ta ki Allah’ın hükmü ne kadar yerinde herkes anlasın 1. Vaka, Gariban hocanın Kliyo’su Allah yoluna gönüllü hizmet eden bir hoca kardeşim dişinden tırnağından artırdığı, yetmemiş büyük bir borcun altına girip aldığı aldığı Clio marka bir arabası vardır, onunla…
Allah’ın yüce Adıyla.. Vatandaş Suriyelilerden rahatsız mış! öyle midir ? 700 liralık köhne evi 1500e kakan ev sahipleri içinden rahatsız olanı duymadık. Günlük cirosunu ikiye katlayan esnaf içinde de rahatsız olanı görmedik. Ucuz işçi temin edip maliyeti düşüren sanayici, suriyeli işçi sayesinde kârını ikiye katlayan işverenlerin de rahatsız olduğunu ne duyduk ne gördük ! Ee kim rahatsız!? Haliç kıyısına keyif çatmaya gitmiş de haliçte bir çok suriyeli varmış mış.. Mallof istanbula girmiş, yok forum istanbula gitmiş de oralarda bir hayli suriyeli müslümanları görmüş müş de rahatsız olmuş.. rahatsuz olanlar hep lüzumsuzlar, ehli keyf.. Bre nankör zalim adam.. merhametsiz kadın! noldu? Malı sen kapacaktın da hemen o mu kaptı.. sana mal mı kalmadı?? Niye rahatsız oluyorsun ha!? Ama k.çı başı açık donsuz dinsiz turist görünce hiç rahatsız olmuyorsun !? Neden müslümandan rahatsızsın ? O beğendin turist gavur dilinde sana belki sövüyor belki sana kin besliyor vatanına göz dikiyor.. ondan rahatsız olmuyorsun ama arapça konuşan Kuran lisanıyla anlaşan müminleri duyunca mı rahatsız oluyorsun!? Demekki sende maraz var. Istersen hoca değil allame de olsan, eğer gavurdan duymadığın rahatsızlığı müslümandan duyuyorsan marazlısın arkadaş. Git tedavi ol. Suriyeli din kardeşimden, – Chpli rahatsız çünkü Reise düşman değiller – Ateist rahatsız çünkü Allaha iman ediyorlar –…