Allah’ın yüce Adıyla Kötünün içindeki iyi, veya zarardaki kâr. Yüce Allah’ın adaleti, lütfu keremi bizleri zarar içinde kâr ettirmesidir. o yüzden mümin asla zarar etmez. Mesela bir zarar söyle: Ahir zamanda dünyaya gelmiş olmak. İyi ya ! “Bu zaman âbidinin âli şânı” Bu zamanda biraz salah Allah nezdinde çok makbul. “Bu zamanda ilim bize kolay edildi. Eskiden 20 yılda alınan 2 senede veriliyor” Hasta mı oldun ? sağlığında yaptığın amelin aynen yapmış gibi yazılıyor, yattığın yerden. hasta halinle amel etsen, yüz katı yazılıyor. Rasulullahı görmedin mi ? “Görmediği halde bana iman etmiş olan kat kat müjde olsun” Ortalığı fesat mı kapladı fitne bidat her yere mi yayıldı ? Sünnete sarıl 100 şehit sevabı kazan devam edecek inşaAllah
Fatih Altaylı denen o gazeteci İhsan Şenocak hocaya düşmanca tavırlarıyla dikkat çekmiş hatta hakaret ve iftiralar etmiş biri.. Bununla beraber kendi cephesinde dönen bazı dolapları da ifşa edecek bir karakter.. “Namaz kılmayı bilmem bile” diyerek cehaletini itiraf eden bu zavallının yazısı ibretlik: “Çok şaşıracaksınız…! Bir süre önce bir lokantada dostlarımla yemek yiyorum. Kamuoyunun yakından tanıdığı bir hanımefendi yanıma geldi, yanında duran bir beyefendiyi tanıştırdı. “Avukat bilmem kim!” “Memnun oldum” dedim. Avukat hemen atıldı. “Biz hanımefendinin avukatlık işlerini yürütüyoruz. Size de yardımcı olmak isteriz” dedi. Nasıl olacak o iş dedim. Anlattı. “Siz bize bir vekaletname vereceksiniz. Bu vekaletname sadece size yönelik hakaret davaları için geçerli olacak. Biz gerek sosyal medyada, gerekse başka yerlerde düzenli taramalar yaparak size yönelik hakaret içeren paylaşımları ekibimizle tespit edeceğiz ve bunlara hemen dava açacağız. Sizin haberiniz bile olmayacak. Her ay hesabınıza ciddi bir para yatıracağız. Bizi görmeyeceksiniz bile.” İlk kez böyle bir şey duyuyordum. İlgilendiğimi zannederek peş peşe gazetecileri saymaya başladı. “Tüm bu meslektaşlarınızın bu konudaki avukatlığını biz yapıyoruz. Bazıları sadece bu hakaret davalarından ayda 300 bin TL’ye yakın gelir elde ediyorlar” dedi. İnanamadım. Kendilerine edilen hakareti geçim yolu haline getirmişlerdi. Küfürü yiyor, paraya çeviriyorlardı. Hatta muhtemelen daha çok küfür işitmek için, daha uç yazılar yazıyor,…