Salatı Tefriciye ve Yaşanmış İki Tecrübem

Allahın yüce Adıyla.. İmam Rabbani KS “Bir mürşidden alınmış tarikat virdi müstesna, kişiyi Allah’a yakınlaştıracak en önemli bir vird salevat okumaya devam etmektir” der. Salevatı şerifeler arasında Salat-ı Tefriciyye’nin müstesna bir yeri vardır. Evet Peygamber Efendimiz sas tarafından öğretilmiş duaları okumak sünnettir ve ancak bunun dışında insan her türlü duayı da canı gönülden yapabilir. Bu salevat da bu kabildendir. belki de Allah dostlarının kalbine ilham edilmiştir. Salat-ı Tefriciye islam dünyasında meşhur olup müminler tarafından kabule şayan olmuştur. İhlas ve samimiyetle devam edildiğinde hastalık, zorluk ve sıkıntılarının kalkması ve isteklerin hasıl olmasında çok etkili olduğu tecrübe edilmiştir. İmam Kurtubi “Her gün 41 veya 100 defa okumaya devam eden kimsenin, zaman içerisinde sıkıntısı gider, işi kolaylaşır, içi nurlanır, itibarı artar, hali güzelleşir, rızkı bollaşır, ona hayır kapıları açılır..” demiştir. Muratların bu salât sebebiyle çabuk gerçekleşmesi dolayısı ile Salat-ı Tefriciye veya Salât-ı Nâriye denmiştir. Yine İmam Kurtubî belanın def’i gibi önemli ve hayırlı işlerin hasıl olması için 4444 kez okunmasını tavsiye etmiştir.(*) Biz İslam ulemasına itimat ederek bu salevatı o sayı ile defaaten okumuş, okutmuş ve her seferinde Allah’tan faidesini görmüşüz. Salevatın makbul bir siğa olduğunu böylece tecrübe de etmişiz ElhamdüLillah Salat-ı Tefriciyye okumanın meşruiyyeti Bizler günlük dualarımızda elimizi açıp türkî lisanla Allah’a dua, peygamberine…

Ulema Toplantısında İmam Mahmud Efendi
İslami hayat / 25 Mart 2021

  “Rasulullahın Halifesi Geliyor” Efendi Hz’nin Samsun vekili Kamil Şenocak hocaefendi anlatmaktadır : “Medineli Büyük Alim ve Veli zat Mevlana Zekeriyya R.A bir zuhurat görür : “Peygamber aleyhisselam Efendimizin Mescidindeyim dışarıda mahşeri bir kalabalık var, bu kalabalık nedir? diye soruyorum. “Rasulullah Efendimizin halifesi geliyor” dendi. Sonra o kalabalık ikiye ayrıldı, ortadan yol açtılar. Bir de baktım istanbullu Şeyh Mahmud Efendi başında sarığı, sırtında cübbesi, elinde âsası ile geliyor. Rasulullahın (manevi) halfesi o imiş. Yürüdü geldi Ravza-i Mutahhara ya kadar geldi Ravzanın önünde durdu..”  

Hicazda Mahsur Kalan 10 Kadıncağız
Hatıralarım , İslami hayat / 24 Mart 2021

Allah’ın yüce Adıyla İşler büyüklerle (iyilerle) kolaydır..  الأمر مع الكرام يسير Adı bende mahfuz filanca hoca anlatmaktadır: “Mahmud Efendi Hz 30 sene kadar önce (~1990) bir cemaat ihvanıyla birlikte umreye giderler. Medine’ye geçince bir de öğrenirler ki ihvanından on kadar dul hanım yakın zamanda oraya gelmişler yerleşmişler ama bütün mallarını pasaportlarını kimliklerini kaybetmişler, dönmek istiyorlar ancak para yok pasaport yok uçak bileti yok kimlikleri dahi yok.. Perişan vaziyette çaresiz haldeler ve bir kurtuluş bekliyorlar. Efendi Hazretlerimiz “Rasulullah Efendimiz den izin alalım, bunları İstanbula götürelim” buyurur. Hâlbuki mümkün değil, pasaport yok, kimlik yok, uçak bileti yok.. hiç bir şey yok, kısa zamanda halledilecek işler değil ! Ama Peygamber Efendimiz’den izin alınmıştır ve hep beraber havaalanına giderler. Takriben 90-100 kişiler. Birden havaalanında bir karışıklık olur, öyle bir karışıklık ki.. tafsilatı uzun gider. Özetle bütün pasaportlar bir birine karışmış, uçak saati gelmiş görevliler de kimseyi incelemeden uçaklara bindirip göndermek zorunda kalmışlar. Mevzu bahis o 10 ihvan bacımız da böylece Türkiye’ye pasaportsuz biletsiz kimliksiz sıkıntısız dönerler” B.M.H’dan Hocadan aktaran S.d’e teşekkür ederiz isa erdoğan

Mahmud Efendi’nin Sohbetleri Kuran Tefsir Dersidir

Mahmud Efendi hazretleri yarım asırdan fazla cami kürsülerinde yaptığı vaazlarında Kuran-ı Hakimin tellalı olmuş, sevenlerini dinleyenlerini daima Kurana yöneltmiştir. Onun vaazları Kuran tefsirinden ibarettir. Yarım sayfadan az olmayan sohbet ayetleri Hafızlığın verdiği zenginlikle Kuranın diğer ayetleriyle teyit ve tefsir edilir ve sohbet bir Kuran tefsiri dersine dönüşür. Mahmud efendi Hz’nin Kurana olan bu düşkünlüğü, Kuranın anlaşılması yönündeki bu çaba ve hırsı Allahtan peşin bir tebcile mazhar olmuş ve bir zuhuratta Allah Rasulü sas görünerek “Kuran Tefsiri kaleme alması” buyurulmuş ve bu surette Ona bir nevi Kuran Tefsiri İcazetnamsi bizzat Rasulullah efendimiz tarafından verilmiştir. İşte Ruhul Furkan Tefsiri şahanesi bu tebcilin semerisidir. Ruhul Furkan tefsirinin en önemli özelliği evvela Kuran ayetleri kelime kelime meali verilir -ki biz buna kırık mana diyoruz- ta ki okuyucu tefsirin derin manaları ayetin neresinden zuhur ediyor bilsin ve Kuranı daha iyi anlasın. Sonra bu usül diğer heveskarlar ve yayınevleri tarafından taklit edilerek kelime manalı mealler ortaya çıkmıştır. Kelime meali’nin piri ve üstadı bu Hafız Mahmud Efendi hazretleri ve muazzam tefsiri Ruhul Furkandır. Türkiye Kuran eğitimindeki bu zenginliği Mahmud efendi hz’ne borçludur. Allah ondan ebeden razı olsun en yüce terakkileri Ona ihsan eylesin devam edecek.. isa erdogan

Mahmud Efendi Hz Neden Çay İçmiyor ?

ÇAYNAME O bir Allah dostu Biz etrafında pervane O nurdan istifade Muradımız bir şûle “Çay içmeyi sevmem” Deyince üstadı celî Çaycılarda şevk moral O anda oldu deni Fehmedince bu hâli Gönül aldı o âli “Lakin çay içenleri severim elbet ahali” Sonra izah eyledi çayı niçûn sevmediğini “O esnada üç ihvanım Çözerim üç müşkilini” Mâhî Mûdî Açıklama: Ümraniye medresesi hocaları Recep Eryiğit Hoca ve iki arkadaşı bir defasında Efendi Hazretleri huzurunda iken Efendi Hz “Ben çay içmeyi sevmem” buyurmuş. Karşısında olan bizler hepimiz çay içiciyiz.. halimize üzüldük. Efendi Hazretleri hemen akabinde “Ama çay içenleri severim” buyurmuş. Sonra çay içmeyi neden tercih etmediğini şöyle açıklamış “Bir çay içecek vakitte 3 ihvanımın işini hallederim” Bu mana bu gece kalbe nazm yoluyla ihtar edildi. kalemden yukarıdaki şiir sadır oldu isa erdoğan

Muhammed Ali Sabûni R.A Hakka Yürüdü

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla  Asrımızın yetiştirdiği ender alimlerden Ehli Sünnetin Suudi Arabistandaki kalesi ve ahir ömründe Türkiye nazili, Safvet-üt Tefasir ismli muazzam tefsirin sahibi Muhammed Ali Es-Sabuni Hz bugün ruhunu Rahmana teslim etmiştir. Allah rahmet eyleye mekanı cennet makamını âli eyleye Muhammed Ali Sabuni hocamız bizlere kendi eserlerini okutmada umumi bir icazet vermiştir bununla beraber senedinde kendisi de bulunan bir hadis-i şerifi nakletmemiz konusunda da hususi bir icazet vermişlerdir. Allah Razı olsun Muhammed Ali Sabûnî, şeyh Mahmud Efendi Hz’ne intisaplı mıdır ? Merhum Muhammed Ali Sabuni Hz’nin çevresinde olan bazı arkadaşlar, bilmemekten veya farklı sebeplerden ötürü kendisinin Mahmud Efendi Hz’ne intisabını inkar cihetine gitmekteler ve oğlu Enes Sabuniyi delil göstermekteler..  Biz de bugün konuyu telefonla Hüseyin Avni hocaya sorduk. Sizin bu konudaki bilginize müracaat ediyoruz dedik. Hüseyin Avni Kansız hocaefendi “Ben de bunu Efendi Hazretlerimize sordum, Efendi hazretlerimiz şöyle anlattı “Muhammed Sabuni efendi benden Tarikat dersi almak istedi, ben de ona istihare yapmasını söyledim, o bana şimdi bir nispet ver dedi. Biz de ona tarikat dersini değil ama başka virdler verdik” buyurdular” dedi. ve ekledi “Bir cuma günü Mahmud Efendi Hazretlerimizi ziyaret etmek için teşrif odasında beklerken Fastan bir alim gelmişti 40 yaşlarında.. onun Efendi Hz ile görüşmesine…

Hakiki İmanı Nasıl Elde Edebilirim ?
ANALİZ , İslami hayat , Tahkikat , Tarikat / 18 Mart 2021

Allahın Yüce Adıyla Kuran-ı Kerimde yüce Allah bazı müminler için “işte onlar hakiki müminlerdir” [4:4] diyerek hakiki imandan haber vermektedir. ve ayrıca “Elbette sizi imtihan edeceğiz ve imanda samimi olanlarla yalancı olanları ayırt edeceğiz” [29:3] gibi ayetlerle bazılarının imanı gerçek (hakiki iman) olmadığını bildirmektedir. Sorum bu: Hakiki imanı elde etmek için ne yapmalıyız ? Bunun bir çalışması bir yolu var mı ? Evet var. Çaresi sağlam bir tarikata girmek ve Şeyh efendinin verdiği vazifeleri yapmaktır. Çünkü tarikat tam da bunun içindir: Hakiki iman elde etmek ve Şeriatı kolayca yaşayabilmek içindir. [İmam Rabbani] Tarikat itikatta yakîn’i (hakiki imanı) nasıl temin eder ? Bunu 4 yolla sağlar, Zikir yolu, Rabıta/muhabbet/in’ikas yolu, Murakabe yolu ve Keşif ilham yoluyla. Bir) Zikir Yolu: Tarikat giren mürid şeyhinden aldığı ders (virdi) gereği Allahı çokça zikreder. Bu zikrullah sayesinde imanı inkişaf eder ve en yüksek derece “itmi’nan”a ulaşır. “Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur” ayeti bunun kesin delilidir. Günde 5000 Allah zikri, 5000 La ilahe illallah zikri elbette sahibini iman ve ikanda en yüksek derecelere çıkaracak. Zikir başlı başına bir ibadettir ve ibadetler içinde en yüksek, en şerefli, en faydalı olanıdır. “Allahın zikri en büyüktür” Dolayısıyla zikir yolundan giden kul elbette kullukta en ileri merhalelere ulaşacaktır. “İmanınızı…

KURANDA RABITA
ANALİZ , Dini Hüküm , Tahkikat / 16 Mart 2021

Bismillahirrahmanirrahim KURANDAN RABITAYA DELİL 1 لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا (21) “Allah Rasulünde size güzel bir örneklik var, sizden Allaha kavuşmayı ve ahiret gününe çıkmayı uman ve Allahı çokça zikredenler için..” Ahzab Suresi: 21 > Örnek olmak, oturması kalkması ibadet-i taati ile daima göz önünde olmaktır. Rasulullahı bil-fiil görmekten mahrum olan bizler için bu durum ancak kalp gözüyle Onu görür gibi hatırlayıp örnek almakla mümkündür. Rabıta da budur KURANDAN RABITAYA DELİL 2 dvm.. isa erdoğan 

Kuran Medreselerini Şikayet Edenler Yamuldu
Hatıralarım , İslami hayat / 14 Mart 2021

Bismillahirrahmanirrahim 1. Hadise: İbrahim Aydın Hoca anlatıyor Burada bizim mahallede (Kartal/ist) medreseyi şikayet eden bir komşumuz vardı.. Allah ona öyle bir musibet verdi ki resmen yamuldu, yüzü gözü değişti konuşurken ağzı bir o tarafa gidiyordu bir bu tarafa.. Yamuk yamuk gezmeye başladı.. hatasını anladı tabi ve bize gelip özür diledi ve “Lütfen beni okuyun” dedi. Okuduk dua ettik, okumazlık etmedik Allahın izniyle düzeldi. Bu haber bütün mahallede yayıldı ve artık Medreseyi şikayet eden yok elhamdülillah 2 Hadise: Muhammed Savaş Hoca anlatıyor Aynısı bizim orada da yaşandı. Evin altına medrese açma durumu oldu. Bütün bina mahalle herkes kabul etti Kuran okunacak asla mani olmak istemeyiz” dediler. Ancak 2 kişi vardı binada kabul etmediler ve ne kadar konuştuysak ikna olmadılar. Hayır buraya kurs murs açılmayacak dediler.. biz tabi onları dinlemedik ve açtık bunlar başladılar şikayet etmeye.. Allahın yüze adaletine bak ki her ikisi de felç oldular.. HafizanAllah 3. Hadise: Hafız Fatih Güzel anlatıyor:  Bizim Güngören’de evde Kuran sohbetleri oluyordu. Vaaz etmeye Fatihten Peçeli Ayşe hocahanım geliyordu. O yüzden civardaki bütün hoca hanımlar da iştirak ediyorlar sevenler toplanıyor çok feyiz ve bereket oluyordu.. Mahallede bir polis vardı, sol görüşlü kızılbaş.. hasetinden geliyor binanın şalterlerini indiriyor, elektirkleri keserek insanları karanlıkta bırakıyor, ses düzenini susturuyor…

Mahmud Efendi Hz Fatihi nasıl Fatih Yaptı ?
Hatıralarım , İslami hayat / 12 Mart 2021

Allah’ın yüce Adıyla.. Ahmet imam anlatıyor: “Balatta bir camide görev aldım. Çevre halkıyla tanışırken Fettah adında 60-70 yaşlarında biriyle tanıştım. Beni sarıklı cübbeli görünce Mahmud efendi hazretleriyle olan bir kıssasını anlattı. Fettah abinin, Ismailağa camiinin cadde kapısının tam karşısındaki köşede büfesi varmış. Ve o büfede içki satışı da yapıyormuş. Efendi Hazretleri bu abiyi ziyaret etmiş. Biraz hoş beş muhabbetten sonra Efendi Hazretlerimiz içkileri kaldırmasını söyler. O da “maliyeti 14 bin lira, verirsen kaldırırım” demiş. Efendi Hazretleri vermem demiş. Üzerinden bir zaman geçmiş bu kişinin babası Efendi hazretlerinin nasihatından etkilenmiş olmalı ki oğluna tekrar emretmiş “içkiyi kaldır büfeden” demiş.. Bu vesileyle kaldırmış. Büfe dükkanını balıkçı dükkanına çevirmiş..” Ahmet Melikşah Hc Tembih: Fatih Çarşamba semti 60’lı yıllarda solcuların kalesi gibiydi, Mahmud Efendi Hz İsmailağa camii’nden çıkıp emr-i bil-marufa başlayınca bıyıkları ağzını örtmüş tiplerde olan mahalle esnafı kapıdan başını uzatır bir birlerine şşt ! kaş göz işaretiyle göstererek Efendi Hz arkasında öyle bakarlardı.. “bu nedir nereden çıktı” gibisinden.. İsmailağa camii çevresi kumarhaneler bankalar içkili dükkanlar vs ile doluydu.. Efendi Hz’nin üstün çalışmalarıyla bugün İstanbulda ve Türkiyede Şeriatın kalesi hükmündedir el-Hamdülillah isa erdogan

PDF indir: Mearif-i Leduniyye, İmam Rabbani
İktibas , PDF , Tarikat / 11 Mart 2021

PDF indir >> imami-Rabbani-Maarifi-Ledunniyye-Necdet-Tosun-terc << Mearif-i Leduniyye Türkçe tercümesi Konular  : İÇİNDEKİLER MA’ÂRİF-İ LEDÜNNİYYE …………………………………………………………………………. 3 VAHDET-İ ŞUHÛD ………………………………………………………………………………… 3 Mukaddime ………………………………………………………………………………………… 8 1. Bölüm: “Allah” Kelimesi Hakkında ………………………………………………………….. 8 2. Bölüm: Mârife Bir Kelimeye Harf-i Ta’rîf Gelmesinin Sebebi……………………………. 8 3. Bölüm: Özel İsmin İki Tarif Sebebinden Oluşması……………………………………….. 9 4. Bölüm: Tarif Sebeplerinin Bir Araya Gelmesinin Asıl Gayesi …………………………… 9 5. Bölüm: Yaratılmışların Varlığı ve Hakikatleri ……………………………………………… 9 6. Bölüm: Tasavvuf Yolcusunun Manevî İlerleme Türleri ve Mertebeleri ………………. 10 7. Bölüm: İrşâd Makamı, Teşbih ile Tenzîhi Birleştirmek ve Fena Fillâh……………….. 11 8. Bölüm: Allah’ın Zât, Sıfat ve Fiillerinin Bir Oluşu……………………………………….. 11 9. Bölüm: Allah Vergisi Varlık…………………………………………………………………. 12 10. Bölüm: Zatî Tecellî ve Hakîkat-ı Muhammedî …………………………………………. 12 11. Bölüm: Haricî Suretlerin İlmî Suretlerle İrtibatı ………………………………………. 13 12. Bölüm: Allah’ın Zâtı Hakkındaki Bilginin Üç Mertebesi……………………………….. 14 13. Bölüm: Hakk’a Ulaştıran Yol Konusunda Kelâmcılar İle Sûfîlerin İhtilâfı ………….. 15 14. Bölüm: Allah’ın Varlığı …………………………………………………………………….. 18 15. Bölüm: Zât’a Zâid Sıfatların Varlığı……………………………………………………… 19 16. Bölüm: Vahdet-i Vücûd Ehlinin Hatâsı………………………………………………….. 21 17. Bölüm: Allah Teâlâ Zaman ve Mekâna Bağımlı Değildir……………………………… 21 18. Bölüm: Allah’ın Bilgisinin Bilinen Şeyle İrtibatı………………………………………… 22 19. Bölüm: Kudret ve İrâde …………………………………………………………………… 22 20. Bölüm: Şuûnlar ve Sıfatlar Arasındaki Fark……………………………………………. 23 21….

İrşad ve Tebliğde İfade-İstifade Müşkili ve Çaresi
EĞİTİM , İslami cihad dava / 9 Mart 2021

Allahın yüce adıyla.. İmam Rabbani Rd.A müteaddid yerlerde ifade eder ki “Mürşidin irşad ve daveti tam olabilmesi için seyr-i sülukünde nüzul mertebelerini tamamlamış olması lazımdır. yani ruhani miracını tamamlamış veli Allah’ın izniyle ile dönerken dönüşü tam olmalı, avamın seviyesine kadar inmeli ki irşadı tam olsun. Çünkü dönüş yolunda avamın seviyesine inmeyen mürşidin halk ile irtibatı zayıf olacaktır ve irşadı nakıs kalacaktır. Bu sebeple Muhammed aleyhüsselamın irşad ve daveti bütün davetlerin fevkınde olmuştur. O yüzden inişi (avdeti) tam olmayan veliden müsterşidler tam istifade edememişler hatta kendileri gibi mürid olan bir mütevassıttan daha çok istifade eder olmuşlardır. Çünkü ifade ve istifadenin medarı, dönüm noktası aradaki irtibat ve alakadır” Mektubat Veli ne kadar yükseklere uruc etse de halkı irşad edebilmek için geri dönmeli ve halkla bir yakınlık kurmalıdır “onların haliyle hallenmek” diyebileceğimiz bu irtibat ve alakaya sahip olmalıdır. O yüzden meczup veliler mürşid olamamakta. Halk onları ne kadar yüksek görüp hayran olsa da onlardan istifade edememektedir. O yüzden Allah Teala peygamberleri insandan bir beşer olarak göndermiş ve insanların tüm vasıflarıyla onları bezemiştir. O yüzden Mekkeli müşrikler “o bir melek olaydı ya” itirazlarına karşılık Allah “Eğer biz rasulü bir melekten gönderseydik yine onu insan kılığına sokar insanların ihtiyaçlarına onu büründürürdük” buyurmuştur. Çünkü melek insanlarla…

Cübbeli Hocanın Hurafeleri ! Uçuk Rakamlar
Hadis , İslami hayat , REDDİYELER / 7 Mart 2021

Allah’ın yüce Adıyla  Dün bir genç geldi, ülke çapında müspet bir vakıfta Arapça üzerinden medrese dersleri okuyormuş.. Söz Cübbeli hocaya geldi. Oradaki bazı hocalar Cübbeli hocaya hurafeci diyesiymişler. Öğrenciler de etkilenmişler baktım aynı ağızdan konuşuyor. Alimlere saygıyı öğrenememişler..! “Hurafe” Bidatçı zümreler zaten EHL-İ SÜNNET cemaatler için genelleme yaparak “hurafec!” demiyorlar mı ! Diyorlar. Bu itibarla.. eğer bu zamanda onların dilinde hurafeci olmak Ehl-i Sünnet olmak demekse eminim ki Cübbeli hoca da kendisinden “hurafeci” denilmesinden gocunmayacaktır. Yani onların bize ne dediği hiiç önemli değil. Mutezile bize Ehli Sünnet mi diyor? Şiya bize Ehli Sünnet mi diyor? hayır.  Şiir: “Eğer irtica Şeriat ise ** Başımın tacı olsun” Şehit Hızır Efendi R.A Bu delikanlıya bir ayar, bir saygı aşısı vermem gerekiyordu.. Epey konuştuk. Sonunda Cübbeli hocaefendiye “Hurafeci” diyenlerin hatalı olduğunu kabul etti ve kendisi de mahcup oldu. O konuşmaya girmeden önce hurafe nedir ne değildir bir bakalım. Peygamber Efendimizin anlattığı bir konu için kadınlardan biri “Ey Allah’ın Rasulü! Eğer bunu sizden duymuş olmasam hurafe derdim” der. Bunun Üzerine Rasulullah sas _”Hurafe nedir bilir misin sen ?” _”Hurafe olmamış uyduruk şeylere denir” _Hurafe beni Uzra kabilesinden bir adamın adıdır. Sözlerin en doğrusuydu onun sözleri. Cahiliyye döneminde cinler tarafından esir alındı ve uzun süre hapsedildi…

İslamda bilgi Kaynakları Nelerdir ? PDF

PDF İNDİR: islamda_bilgi_kaynaklari İslam’da bilgi kaynakları ya da İslamda bilgiye erişim yolları  İslam dini, insanın yaptığı her şeyi, bilinçli olarak yapmasını ister. Bu açıdan insanın her davranışının bilgiye dayalı olmasını öğütler. Dinimize göre doğru bilginin kaynağı üçtür: 1) Selim akıl 2) doğru haber 3) salim duyular. Salim akıl (Akl-ı selîm) İnsan, aklıyla iyiyi, kötüyü, doğruyu ve yanlışı, faydalı ve zararlı olanı kavrar. İradesi ile de seçimini yapar ve buna göre de sorumlu tutulur. Allah‘a hakkıyla kulluk edebilmek için Kur’an’ın ne dediğini anlamak, neleri yapmak ve nelerden kaçınmak gerektiğini bilmek gerekir. İslam Dini kendisini akılla temellendiren bir dindir. Aklı kullanıp Kur’an’ı anlamaya çalışmak kadın-erkek her Müslümanın görevlerindendir. İslam alimleri akla dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmaya vesile olması dolayısı ile büyük değer vermişlerdir. Selim akıl, insanın doğru karar vermesini sağlayan, yaratılışındaki temizliği koruyan akıllıdır. Aklın Selim olarak adlandırılmasının sebebi, doğru bilgiye ancak sağlam, şartlanmamış düşünme ve karar verme yetkisine sahip akıl ile ulaşılabileceğinden dolayıdır. Şartlanmış, içinde yaşanılan kültürün düşünme biçimleri ile olay ve olgulara yaklaşan akıl, bilginin kaynağı olarak değerlendirilmez. Kur’an’da pek çok ayette ” Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak misiniz?” (Hud 11:51) “Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?” (Müminun 23:85) denilerek insanların akıllarını kullanmaları emredilmektedir Başka bir ayette ise şöyle buyurulmaktadır:” Göklerin ve yerin yaratılışında,…

Görmekle Gelen Yakin ve Fazilet
ANALİZ , Dini Hüküm , Hadis / 5 Mart 2021

Allah’ın yüce Adıyla İnsan bir şeyden genelde iki türlü haberdar olur. Görmek ve işitmek. İman ki hayatımızın en mühim işidir, onun da gerisinde bilgi/haberdar olmak vardır. Kimse bilmediği şeye iman edemez. Allah’a imanın gerisindeki bilgiye marifetullah denir. Kişilerin iman dereceleri marifetleri miktarıncadır. Bu yazıda marifetin iki kaynağından “görme”nin, duymaya ne kadar üstün olduğunu işleyeceğiz.. Dünya gözüyle görmek, görmeyip başkasından duymaya nispetle derece derece üstündür, Bazı deliller : Allah Rasulü sas miraç gecesi “Allahı gördü” der İmam-ı Rabbani Ona bazı ayet ve alametlerimizi “gösterelim” için gece vakti isra ettiren Allah sübhandır.” İsra 1 Sahabe Rasulullah’ı gördüğü için sahabe oldu.. “En Hayırlı asır benim asrım” [Hadis]¹ Sahabeyi gören gözler tabiin oldu Tabiini gören gözler tebe-i tabiin oldu İbrahim as “Allah nasıl yaratıyor?” görmek istedi “Haber almak görmek gibi değildir” Hadisi şerif Bakın Musa as kavminin puta taptığını yolda gelirken haber almıştı ancak Tevratı (Elvahı) elinden atmamıştı ancak ne zaman ki onları bizzat o heykele taparken gördü, manzarının dethşetinden Tevratı yere attı/düşürdü” ² Görmekten hasıl olan yakin başka şeyle hasıl olmaz. “O yüzden sahabenin imanı şühudîdir, onları ikan derecesine kimse yetişemez.” ³ “Cebraili o en yüksek ufukta gördü” Necm:7 “Beni gören gözlere müjdeler olsun..” Hadis “Eraeyte..” gördün mü, görür gibi bildin mi ?…

Şiirlerde Hz Muhammed Sevgisi
EDEBİYAT / 4 Mart 2021

Bismillahirrahmanirrahim 1) Türkçe Şiir باسماسا ايدي قدمي شريفن روي زمينه * پاق ايتمز دي كمسه يي خاك ايله تيمم Basmasaydı kadem-i şerifin ruy-i zemîne * pak etmezdi kimseyi hkâk ile teyemmüm YANİ: “Ya Muhammed Eğer senin mübarek ayakların yeryüzüne basmasaydı bu toprağın sıfatı değildi ki bir kimseyi teyemmümle paklayabilsin, abdestli yapabilsin” Şair, Toprakla abdest (teyemmüm) almanın Hz Muhamedin Şeriatından önce bulunmadığı gerçeğinden hareketle sanki onun ayağı yeryüzüne değdi de, bu dokunuş bir iksir gibi toprağa teyemmüm vasfı kazandırdı..” diyor aşık mechul bir Osmanlı şairi 2) Türkçe Şiir محبتدن محمد اولدي حاصل * محمدسز محبتدن نه حاصل Muhabbetten Muhammed oldu hasıl * Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl!? Yani Allah bilinmeyi sevince bu sevgi ile Hakikat-i Muhammediyyeyi yarattı. Ilk yaratılan şey Rasulullah aleyhisselam efendimizin bu nurudur ve gerisinde Allahın bilinmeyi muhabbet etmesi vardır. O yüzden Rasulullahın hakikat-i Muhabbettir. O yüzden Muhammed as Allahın habîbi, sevgilisidir. Başka kimse de ona sevgili değildir. Ancak ittiba ve boyasına bürünme miktarınca.. 3) Şiirlerle Rasulullah Sevgisi 3 غبارن پايينه آلمام جهاني يا رسول الله Okunuşu: Ģubârıñ payına almam cihanı Ya Rasulallah Meçhul Aşık Osmanlı şairi Gubârı pâyine almam cihânı yâ Rasûlallah Değişmem mûyine heft âsumânı yâ Rasûlallah Duyunca makdem-i teşrîfin Âdem sulb-i pâkinden Değişdi habbeye bağ-ı cinânı Ya…

Mahmud Efendi’nin Verdiği Çocuk Isimleri

Bismillahirrahmanirrahim Mehmet.E: “Efendi Hz elinde Sirac’ül-Müttekin kitabıyla yine bir cuma hutbesi irad ediyordu hutbe arasında “bana çocuklar için isim soruyorlar çok memnun oluyorum..” buyurmuştu, sesi hala kulaklarımda Salih.D: Efendi Hazretlerimize isim sormuşlar “Ahmed olsun” buyurmuş. _Efendim babasının (veya dedesi) ismi Ahmed (yani bizde Ahmed var, başka isim olsa)” demişler.. Buyurmuş ki; _Bu isimler benden gelmiyor” *Ömer Mahmudoğlu hoca’dan Ahmet H: Ben de şöyle bir hadise duymuştum efendi hazretlerimizden henüz doğmamış bir çocuk için isim isteniyor “efendi hazretleri bir erkek çocuk ismi soruluyor ne buyurursunuz” diye sorulunca “Ayşe” diyor tekrar çocuğun erkek olduğu belirtiliyor ama o yine Ayşe diyor. Doğumdan sonra bakıyorlar ki çocuk kız. Salih D: Benim tanıdığım meşhur birinin başına geldi. Ultrasonda kız denilmiş, kız kıyafetleri aldılar. Geldiler kız ismi sordular Efendi hazretlerimiz “ismi Mahmud” olsun dedi, dinlemediler. Yine kız kıyafetleri almaya devam ettiler. Erkek oldu Ahmet H: Efendi hazretlerimizin köyünde Ali Başak hoca var. Onun iki kızının ismi de Ayşe. Birinci çocuk doğduğunda sormuşlar Efendi hazretleri Ayşe demiş. Ikinci çocuğu doğduğunda yine isim sormuşlar “Ayşe olsun” buyurmuş. Ali hoca da hiçbir şey dememiş. Büyük Ayşe küçük Ayşe diye çağrılıyor 🙂 Dursun K: Ali Kara hocada okuyordum. Medresede arkadaşlar içinde ismi güzel olmayanlar gidiyor Efendi Hazretleri onlara yeni islami…

Misyoner Papazlar Taktik Değiştirdi: Tanrı yerine ALLAH

Aşağıdaki resme dikkat edin ! Önceleri misyoner papazlar Türkiye’de Allah dememek için Tanrı ismini kullanıyorlardı. “Gelin sizi tanrıyla buluşturalım..!” Tarzında reklam veriyorlardı.. Ve Tanrı derken de İsa Aleyhisselam’ı (Jesus) kast ediyorlardı elbette ! Baktılar bu çürük propagandadan Türkiyede onlara ekmek çıkmıyor.. Artık Allahı seven müslüman gençleri avlamak için Tanrı yerine Allah ismini kullanmaya başladılar !! Bu sahtekarlığa resmen başvurdular..! Eğer bizler, bu şeytanlar kadar Allah yoluna İslama davet için çalışmazsak ahirette Allaha hesap veremeyiz Reklam tüm solcu gazete ve sitelerde.. Bu resim ise evrensel net sitesine ait… Allahın laneti üzerlerine olsun Kritik Analiz: Misyoner papazlar ve Türkiyede yaşayan hıristiyan cemaatler asırlar boyu ısrarla Allah demekten kaçınırken.. Hatta bunların bir parçası mesabesinde olan laik güruhlar Allah demeyi bir zaman yasaklamışken.. ve “Allah” sanki “Müslümanlığın ilahı” imiş algısı hala avrupada amerikada kuvvetliyken ne oldu da papazlar açıktan Allah demeye başladılar ? Burada kazanan kim ? Galip kim, mağlup kim ? CEVAP: Elbette mağlup olan kilise ve galip olan Allahın Dini İslam. Çünkü bilinen bir gerçektir ki mağlub müstemleke ezik toplumlar her zaman galip toplumların jargonunu, terminolojisini kullanmışlardır. Kültürel hegamonyanın, fikirsel istilanın gereği budur. Bu zamanda İslamın sedası öyle gür öyle parlak çıkmış ki İslamın Rabbi Allah, adıyla sanıyla hıristiyan alemine galip gelmiş…