Piyango Caiz Mi ?

Piyango hem kumar, hem fal/şans oku, hem faizdir.
Laik düzenin fasık hocaları bu kumar için fetva uydurmaya dursun, biz üç açıdan bunun kati haram olduğunu ispat ettik:
1) Piyango çekilişi Kuranın apaçık yasakladığı kolay para kazanmak/kaybetmek manasındaki “meysir” yani kumardır.
2) Piyango çekilişi Kuranın yasakladığı mundar fal oklarıdır, çekiliş yöntemiyle alınan bu oklarda sözde şans yazıları vardı.. Piyangoda da sözde şans rakamları var! Al birini vur ötekine
3) Piyango ile para elde etmek apaçık faizdir. Çünkü faiz 10 verip 15 almaktır.. Bunda ise 10 verip 100 almak icabında 1000 almak var.
SONUÇ: zilli piyango katmerli faiz, katmanlı haramdır

Mevzu Hadis Uydurma Öyle Mi !

Allahın Adıyla İslam Uleması ve Allah Evliyasının kitaplarında geçen ve kimilerince ‘mevzu asılsız!’ zannedilen Hadisleri getirin, asıllarını -dine uygunluklarını- göze girdirir gibi ispat edeceğim..” demiştim. Kimse getiremedi. Ben bir kaç misal vermek istiyorum. 1. misal: “VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR” bir tayfa bu hadise uydurma diye hücum eder HAKİKAT: Bu hadis imam ehline vatanlarını sevmeyi teşvik eder. Vatan müminin canını namusunu evladını ailesini malını mülkünü güvende bildiği ve Allaha kulluğunu serbestçe ifa ettiği mukaddes toprak parçasıdır. Bu toprak parçasını korumak için ölmek kişiye şehitlik rütbesi verirken, bu vatanı sevmek nasıl imanın bir gereği olmaz !? Iman ve islam canı mukaddes saydı ise o canın yuvası olan vatanı elbette mukaddes saymıştır Iman ve islam namusu mukaddes saydı ise o namusun teminatı olan vatanı elbette mukaddes saymıştır Iman ve islam malı mukaddes saydı ise o malın muhafazası olan vatanı elbette mukaddes saymıştır Hem sayısız örneklerde görüldü ki vatana ihanet edenler imandan yoksun münafıklardır. Vatan için can verenler ise iman sahipleridir. İşte 15 TEMMUZ Demek ki vatan sevgisi imandandır. Bu doğrudur. Artık bazı ukala mevdu yaftası vurduysa bu hakikate zarar vermez. Belki milletin avamın anlamadığı bir şeyler demek istiyordur. (mür: Cübbeli hocaefendi nin ilgili videosu) İşte Keşful Hafa da (Essığani’den nakille) bu hadise mevzu demiş…

Süleyman Efendi Cemaati’ni Müdafaa

Allah’ın Yüce Adıyla.. Dinihaber nokta kom sitesinde ‘Süleymancılar’ başlıklı bir yazı çıktı. Batından çıkmış gibi.. Laik dinsiz güruhun 15 temmuz bahanesiyle bütün cemaatleri bitirmeye tam da heves ettiği şu zamanda, dinsizlik ekmeğine sürülmüş yağ gibi vıcık vıcık bir yazı. Cemaat terbiyesinden mahrum yazar, dini cemaatlere karşı taşıdığı kin ve nefretini dışa vurmuş. Bakıyorsun Müslüman geçinen bazı zavallılar da mal bulmuş şey gibi yazının üzerine atlamışlar..! Bugün müslümanlar olarak İslama ve ehline her zamankinden daha çok sahip çıkmak zorundayız. Hataların üstünü kapatıp, affedip iyi tarafları göremeli ve asla düşmana fırsat vermemeliyiz zira oynan oyun çok büyük.   Yazı müsveddesini okudum tahlil ettim   Adı geçen cemaat/tarikat hakkında yapılan tenkitler eleştiriler içinde en önemli, kaale alıncak “ümmetin yanında yer almadılar” denilen kısmı. Ümmetin yanında yer almayan dini bir cemaat evet hepimizi kızdırır küstürür. Ama bakalım öyle mi !? Eee nasıl yer almamışlar Ümmetin yanında ? “AKP ye oy vermemişler de ANAPa MHP’ye vermişler!”   Yahu yıllardır Saadetçiler AKP seçmenine aynı şeyi söylemiyor mu ? Milli Görüşe oy vermediniz AKP’ye verdiniz, fasık oldunuz! hain oldunuz! demiyorlar mı !?   Siyasi parti ne zamandır dinin kendisi oldu !?   “Düzen laik demokratik düzen. Hakimiyet Allah’ın elinde alınmış! Hangi partiyi seçersen seç Şeriat harici bir zihniyeti seçmiş…

PEYGAMBER HARAM KOYAR MI ?

Bismillah Soru: Allah Rasulunun haram/farz koyma yetkisi var mıdır ? Cevap: EVET Ehli Sünnet vel Cemaat nezdinde 4 olan Edille-i Şer’iyyenin ikinci ayağı Sünnettir Yani ilahi hükümler ( farz vacip sünnet mustehab haram mekruh mufsit mübah) Kurandan sonra Sünnet ile bilinir. Sünnet; Allah rasulunun söz fiil ve ikrarlarıdır. Ona bi-had salatü selam olsun Bu sebeple Peygamber Efendimizin Ehli Sünnette sıfatı/ünvanı: Şaari dir. Yani Şeriat Koyucu. Çünkü Ehli Sünnet bilir itikad eder ki Rasulullah Allahın dini hakkında Kuranda olmayan bir hüküm verdi ise bunu kendi hevasından yapmamıştır. (Necm:3-4) Yine Allahtan bir vahiy ile yapmıştır. Kuranda yazılı olmayan bu vahiy türüne Vahy-i Gayri Metluw denir. Din ile alakali hadisi şerifler bu tür bir vahyin sonuçlarıdır. Kuranda olandan başka Allah Rasulüne vahiy gelmiş olduğunun yüzlerce delilinden bir tanesi: “Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranip durduğunu görüyorduk. Artik seni hoşnut olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! …” [Bakara: 144 (Elmalılı) ] Bu ayet önceki kıblemiz Mescidi Aksa’nın değiştiğini haber verir. Allahın yeni emri (Farz) “Namaz kılarken artık Kabeye dönün” şeklinde. Önceki Farz ‘Mescidi Aksaya doğru dönün’ şeklinde Kuranda bir ayet ise yok. Peki…

İSLAM İnancında MEHDİ ve Darbe Kalkışması

Din eğitimini oryantalist öğretiler gölgesinde almış olan bazı ilahiyatçılar şimdilerde ‘Dini’ olan ile “olmayanı” tespit etmede yeni bir yöntem geliştirmişler: “Dini bir olgu, eğer halkı saptırmada kullanılıyorsa, o oluşumu değil, olguyu yok et, kısa yoldan o sapık akımdan kurtul !” saçmalığı !! işte adamların bilimsel! metodları bu !! Fet. liderine müritleri MEHDİ nazarıyla bakıyormuş, onun ahir zamanda çıkması beklenen Mehdi olduğuna inanıyorlarmış ya! Bu yüzden İslamda Mehdilik fikrini kırmak, yok etmek gerekirmiş ki bir daha FET. gibi sapık oluşumlar olmasın mış ! Dünyada ilim adına Din adına uydurulmuş bundan daha tutarsız daha saçma bir yöntem yok! Koskoca profesörlerin televizyon önünde utanmadan sıkılmadan söylediği şey bu.. Bu ipe sapa gelmez yöntemin çürüklüğünü ispat için akademiye gitmek yüksek tahsil yapmak gerekmez. Basit bir iki soru sormak yeterli.. Soruyorum Amerikada beslenen iskender Evrenesoğlunun kendine ‘rasul’ dedirttiği gibi Fet cemaati liderine bağlıları ‘peygamber’ deselerdi “islamda peygamberlik yok!” mu diyeceksiniz !? Ona aynı zamanda muceddit diyorlar.. Islamda muceddit yok! mu diyeceksiniz!? Onun bir alim olduğuna inanıyorlar. Şimdi de islamda alim sınıfı yok! mu diyeceksiniz !? Doktorun öğretmenin sahtesini de çok gördü bu millet ama bu yüzden kimse ne öğretmenlere sövdü ne de öğretmenlik mesleğine.. Yolunu şaşırmışın biri kendini Mehdi olarak tanıttı diye Mehdilik makamına sövmek…

Darbeyi Önleyen Allahtır

Allahın Adıyla Bugün Bilal-i Habeşi camiinde öğle vaazı konusu “Kullar Allahı hakkıyla takdir etmediler ‘Allah beşere bir şey indirmiş değil’ dediler..” [Enam:91] Ayetinin tefsiri idi. Tarzım şudur: Önümde duran Mushafı rast gele açar gözümün değdiği yeri ders yaparım. Ne garip bir tesadüf! ki bir önceki dersim de aynı mevzuda idi Hacc suresi 74. Ayette yüce Allah “Allahı hakkıyla takdir etmediler. Allah Kaviyy ve Azizdir.” buyurmuştu. Anladım ki bu tesadüf değil. İlahi irade bu konu üzerinde durmamızı murad ediyor. “İnsanlar Allahtan gelen bilgiyi hidayeti inayeti inkar ettiler. Allahı gereğince takdir etmediler.” Derken Allah inkarcılara gücendiğini beyan etmiştir. Bu inkar bazen İlahi kitapları yok sayarak bazen de onları bir şey saymayarak olmakta. ‘Kurana inanan Müslüman cemiyetler bu sebeple batıdan geri kaldılar teknolojide fende bilimde terakki edemediler!’ sözleri bu inkarın çağdaş versiyonudur. Halbuki bütün ilimler, bütün nimetler semadan indi. Maddi terakkinin temeli olan buluşların tamamı da semavidir. Kumdan camın nasıl yapılacağı, demirin nasıl işleneceği, ateş nedir nasıl yakılır ve hatta yünden pamuktan ketenden nasıl giysi yapılacağı bile peygamberler tarafından insanlığa öğretilmiş Allahın lütuflarıdır. Ve şalvar.. Şalvarı insanlığa öğreten de Allahtır. Pantolon ile şalvar aynı şey, bacaktan giyilir belde bağlanır. Geniş olanına şalvar boru gibi dar olanına da pantolon denir “İlk şalvar giyen İbrahim…

Diyanet Reisinin Sakalı Şerif Yorumu

Diyanet Sayın Başkanım bir kelam etmiş: Hz Peygamber şimdi bunu görse sakal-ı şerif ziyaretlerini önce o yasaklardı” demiş. Bir din adamı ve diyanet imamı olarak bence de bu kelam hakikata mutabık değil. Ancak surçü lisan etti diye Başkanı topa tutmanın afişe etmenin reddiye düzme kuyruğuna girmenin alemi yok. Bunun kimseye faydası olmaz. Zaman ayrışma ayrılıkları ön plana çıkarma zamanı değil. Zaman hataları kapatma kusurlara karşı kulağı tıkama gözleri yumma zamanı. Çünkü düşman çok kinli ve ilk fırsatta bizleri kininde boğmaya yeminli. Velev ilmi bir reddiye yapılacak ise yapıcı üslup içinde olmalı bu. Kırmadan makamın saygınlığına riayet ederek edeple yapılmalı.. ‘Bu başkan zaten şöyle kusurlu böyle özürlü idi’ kabilinden eski bohçaları karıştırıp dökmek ne kadar ahlaki ne kadar faydalı ?! Diyanet diyanet olalı böyle müsbet faydalı bir başkan görmedi. Medrese kökenli ve medreseleri geliştirmeye azimli. 1000 kadar medreseden icazetli ilim ehlini bir kalemde diyanet çatısı altına alan biri. Atalet ve rehavet içinde bocalayan 140 000 diyanet personelini harekete geçirmek canlandırmak için çırpınan biri.. Gelelim reddiyecilerin deliline.. Allah Rasulu sas saçını kestirdiği bir defasında sahabeyi görevlendiriyor “Al bu telleri insanlara dağıt” buyuruyor. Bu hadisten kime ait olduğu kesin belli olmayan bir telin dış muhafaza camını çabuk çabuk öpmek için kuyruğa girmenin caiz…

Allah Kimleri Sever ?

Allah Şu Kullarını Sever: _Allah Peygamberine ittiba edeni sever. Ali Imran 31 _Allah Muhsin olanı (ihsan sahibini) sever. Bakara 195, Ali imran 134 _Allah Aşırı Tövbe edenleri sever. Bakara 222 _Allah Temiz kalanları sever. Bakara 222, Tevbe 108 _Allah Takva sahibini sever. Ali imran 76, Tevbe 4 _Allah Cihad yolunda Sabır ve sebat edeni sever. Ali imran 146 _Allah Tevekkül edenleri sever. Ali imran 159 _Allah adaletli olanı sever. Maide 42, Hucurat 9 _Allah Müslümana karşı alçak gönüllü, kafire karşı izzet ve vakarlı olanı sever. Maide 56 _Allah kınanmaktan yerilmekten çekinmeden Allah yolunda cihad edeni sever. Maide 56 _Allah saf düzeni içinde birbirine kenetlenmiş olarak Allah yolunda mücadele edenleri sever. Saff 4 Hadis-i Şerif: Allahın yanında ki kadir ve kıymetini bilmek isteyen kişi baksın Allah onun yanında ne kadar kıymetli !?

Reisin “Benim Dinim Sünnilik Değil İslam” Sözü Üzerine

Cumhurbaşkanı demiştir : “Benim sünnilik şiilik diye bir dinim yok, benim dinim İslamdır.” Bazı mollalarımız bu sözden alındılar ve sünniliği savunma psikozuyla köşelerinde reise sitem ettiler kimi gazap ettiler, cevaplar serdettiler.. Ehli Sünnetin faziletlerini zikrettiler vs.. Halbuki bu söz doğrudur. Zira Reis bir Din Adamı değil, siyasetçidir. Sözleri de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Eğer o sözü bir din adamı söylemiş olsaydı manası: “Müslüman olduktan sonra Sünni olmak şii olmak önemli değil!” olurdu. Bu yanlıştır elbette. Ehli Sünnet olmak gerçek İslam olmak demektir zira. Ancak o sözü söyleyen bir devlet adamıdır ve söz devlet siyaseti bağlamında söylenmiştir yukarıdaki gibi anlaşılamaz. Nedir sözün siyasi bağlamı? Devlet adamının en mühim vazifesi vatan millet bütünlüğünü muhafaza etmek halkını birlik ve huzur içinde tutmak.. Şu zamanda ise Irakta Afganistanda bahusus Suriyede en büyük mezhep savaşı olmakta. Şiiler Sunnilerle karşı karşıya.. İran Arabistana ve Türkiyeye rest çekmiş, kılıçlar çekilmiş ortam gerilmiş mezhep savaşı bütün ortadoğuya yayılması ve hatta Türkiyeye sıçraması an meselesi.. Avrupa Amerika Israil Rusya Çin Kore hepsi aleyhimizde.. Pusuya yatmış ellerini oğuşturuyorlar gizli gizli bu savaşı körüklüyorlar.. Hedef Türkiyeyi karıştırıp parçamak israilin dümen suyuna girecek bir kürt devleti kurmak.. Akibet nev-osmanlı büyük ve güçlü bir türkiye ihtimalini ebediyyen suya gömmek.. Bu hengamede sunni-şii savaşı bulunmaz…

Mirac Gecesi

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla LEYLE-İ MİRAC-I NEBİ (SAS) MİRAÇ KANDİLİ _Recep ayının 27. Gecesi inşaallah Mirac gecesidir. İsra Ayeti : سبحان الذي اسرى بعبده ليلا من المسجد الحرام الى المسجد الاقصى الذي باركنا حوله لنريه من اياتنا انه هو السميع البصير _Mirâc Allah’ın kulu ve peygamberi Hz Muhammed aleyhisselama manevi bir urûc/yükseliş/terakki nasip etmesidir. _Mirâc Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksa’ya oradan Sidre-i Münteha’ya, Cennet ül-Me’va ve Kâb-ı Kavseyn makamına ve nihayet Allah’ın yüce katına (daha yakına) çıkmak şeklinde olmuştur. [1] _Miracın gayesi Ayette belirtildi üzere “Allah’ın kudret azamet saltanat ve iktidarını, bunların ayet ve alametlerini kuluna göstermek..” ve bu sayede Ona sarsılmaz bir iman, gönül yatışkınlığı, kalp huzuru ve sekinet ile yüksek bir onur bahşetmek, Onu taltif etmek, peygamberlik yolunda kuvve-i maneviyesini takviye etmek..vs _Mirâc insanlık aleminde yalnızca son peygamber hz Muhammed aleyhisselama nasip olmuştur. Bu itibarla Onun güzel isimlerinden biri ‘Sahib el-Mirac’ dır. _Mirâc, rüya yoluyla veya ruhen değil, hem ruhen ve bedenen yakazaten olmuştur. [Ehl-i Sünnet] Miracın iki safhası var: İsrâ ve Mirac. İlk safha (isra) Kuran ile sarahaten sabit. İkinci safha (mirac) Sünnet ile sabit ve Kuranın da işareti var : Sonra (Rabbisine) yakınlaştı, derken daha da yakınlaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar…

Diyanet İmamının Arkasında Namaz Caiz midir ?

Soru: Diyanete bağlı imamların arkasında namaz kılmayan bir tayfa var, bunlar doğru yolda mıdır? İmamlara atılan suç “tağuta hizmet ediyorlar” isnadı doğru mudur ? Cevap: Tağut şeytan demektir. Bu yakıştırma imamlara iftiradır. “Camiler Allah’a aittir” (Cinn:18) Hangi düzen ve hükümet başta olursa olsun müminler Allah’ın mescitlerine sahip çıkmaldır. Bu itibarla imamın hangi kurum tarafından atandığı önemli değildir. Önemli olan imamın itikad ve amelidir. Arkasında namaz kılınacak imamda aradığımız asgari şart imamın Ehli Sünnet itikadında olması ve namazı doğru kıldırmasıdır. Sonra takva yaşantı sahibi imamlar tercih meselesidir. Ehli Sünnet bir imamın diyanet teşkilatı tarafından görevlendirilmiş olması ve devletten maaş alıyor olması onu tağut’a hizmetçi yapmaz. İzahat: 73 çeşit İslami fırkalar içinde kurtulacak tek fırka Ehli Sünnet vel Cemaat mezhebidir. Bu kurtulucu fırkanın akaid maddeleri İslam alimleri tarafından tespit edilmiştir. Bu akaid maddelerinden biri de “kıble ehlini tekfir etmemek” yani Kabe’ye yüzünü dönüp namaz kılan hiç kimseye “kafir” dememek ve “her imamın arkasında namaz kılmayı hak bilmektir.”  Bu mevzuda, 1) İmam-ı Azam Ebu Hanife demiştir: “müslümanların önüne geçmiş/geçirilmiş her imamın ister Birr (takva) ister facir (günahkar) olsun arkasında namaz kılmak caizdir, sen ecrini alırsın” demiştir. [el fıkh ul ekber] 2) İmam Ahmed bin Hambel şöyle demiştir: “Ben birr ve facir her imamın…