Soru: Diyanete bağlı imamların arkasında namaz kılmayan bir tayfa var, bunlar doğru yolda mıdır? İmamlara atılan suç “tağuta hizmet ediyorlar” isnadı doğru mudur ?
Cevap: Tağut şeytan demektir. Bu yakıştırma imamlara iftiradır. “Camiler Allah’a aittir” (Cinn:18) Hangi düzen ve hükümet başta olursa olsun müminler Allah’ın mescitlerine sahip çıkmaldır. Bu itibarla imamın hangi kurum tarafından atandığı önemli değildir. Önemli olan imamın itikad ve amelidir. Arkasında namaz kılınacak imamda aradığımız asgari şart imamın Ehli Sünnet itikadında olması ve namazı doğru kıldırmasıdır. Sonra takva yaşantı sahibi imamlar tercih meselesidir. Ehli Sünnet bir imamın diyanet teşkilatı tarafından görevlendirilmiş olması ve devletten maaş alıyor olması onu tağut’a hizmetçi yapmaz.
İzahat:
73 çeşit İslami fırkalar içinde kurtulacak tek fırka Ehli Sünnet vel Cemaat mezhebidir. Bu kurtulucu fırkanın akaid maddeleri İslam alimleri tarafından tespit edilmiştir. Bu akaid maddelerinden biri de “kıble ehlini tekfir etmemek” yani Kabe’ye yüzünü dönüp namaz kılan hiç kimseye “kafir” dememek ve “her imamın arkasında namaz kılmayı hak bilmektir.”
Bu mevzuda,
1) İmam-ı Azam Ebu Hanife demiştir: “müslümanların önüne geçmiş/geçirilmiş her imamın ister Birr (takva) ister facir (günahkar) olsun arkasında namaz kılmak caizdir, sen ecrini alırsın” demiştir. [el fıkh ul ekber]
2) İmam Ahmed bin Hambel şöyle demiştir: “Ben birr ve facir her imamın ardında namaz kılmayı hak olarak görüyorum çünkü Abdullah bin Ömer ra Haccac’ın arkasında namaz kılmıştır. Yani Cuma ve bayram namazlarını.” [Ebubekir el H’allaf]
3) İmam Tahavi Müctehit imamların görüşlerini cem ettiği eserinde Ehli Sünnet akidesini beyan ederken 69. maddede şöyle der: Kıble ehlinden olan birr ve facir her kişinin ardında ve dahi her meyyitin üzerine (cenaze) namaz kılmayı hak görüyoruz ister salih ister fasık olsunlar.. [El-Akîdetu’t-Tahâviyye]
4) Bu manada birbirini destekleyen çok hadisler sadır olmuştur. Birisi “Birr ve facir her imamın arkasında namaz kılın. Her emir ile cihad edin her cenazeye iştirak edin“
Cümle Ashab-ı Kiram ve tabiin ve etba-i tabiin manası sahih olan bu hadislerle amel etmişler ve bunları İslam Dininin akîdesine mesnet/kaynak bilmişlerdir. Mezheb Önderlerinin ortak ifadesinde görülen “Birr ve Facir” lafızları bu hadisten alınmış olduğu belli olunca ilgili hadise “zayıf” demek zayıflıktır.
Namaz kıldıran imamlar hakkında sadır olmuş olan sahih hadisler de var. Birisi: “Size namaz kıldırırlar.. Eğer doğruya isabet ederler ise hem sizin hem onların lehinedir. Hata ederler ise sizin lehinize onların aleyhinedir.” Yani hepsi ardından kılın [Buhari, Ahmet..]
Netice:
Kıble Ehlinden her imamın arkasında kılınan namaz caizdir, buna böyle inanmayan Ehli Sünnet dairesinden çıkmış olur. İmamın Diyanete veya özel bir vakfa bağlı olması ile müstakil olması fark etmez.
Camide görevli imama ‘diyanet imamı’ yaftası vurmak ta ayrı yanlıştır. Diyanet ayrı bir din veya mezhep değil zira. Sadece bir teşkilat. İmamlara taş atan bidatçıların felsefeleri şu: “Diyanet devlete bağlı resmi bir kurum, devlet ise laiktir yani dinsiz, öyle ise diyanet de dinsiz, öyle ise imam dinsiz!” Haşa.. Bu tür akıl yürütmeler secde etmeye niyeti olmayan şeytanın yürüttüğü felsefe gibidir. ‘O topraktan ben ateştenim, ateş topraktan üstün olduğuna göre ben ondan üstünüm. üstün olan düşük olana secde etmez öyle ise ben de secde etmeyeceğim! Bu da camiye gelmeye, cemaate katılmaya niyetli olmayınca bir felsefe uydurmuş gidiyor.
Doğrusu : Yukarıda beyan edildi. Her imamın ardından namaz kılmak haktır caizdir. Sadece daha takva olanı tercih etmeye hakkımız var. bulamadığımızda ise olanın ardında namazı kılarız. İmamda bir fasıklık bir noksanlık gördü isek fitneye sebep olmadan iade edebiliriz.
Hedefimiz şu olmalı :
Camiler Allahın evleridir. Üzerinde Diyanet adında resmi bir teşkilatın var olması bu gerçeği değiştirmez. İnsanlar çoğunlukla bu camilerde toplanıyor namaz kılıyor hutbe vaaz dinliyorlar.. Öyle ise Allahın dinine hizmet için camilere takva imamlar yerleştirmelidir. Bu teşkilata girip camide vazife yapan takva imamlar, imamlığın hakkını verir ve insanlara hizmet edip hakkı anlatırlarsa İslam için en büyük hizmet yapılmış olacak. Takva insanlar imam olmazsa camiler mihrap ve minberler cahillere fasıklara ve laiklere kalırsa en büyük fesat o zaman olur. Aslında yıllarca sancısını çektiğimiz derdimiz budur.
Şu halde Ehli Sünnet takva kişiler ve medrese mezunu hocalar, mollalar işe el atmalı ve camilerde vazife almak için gayret etmeli ta ki meydanı cahillere sünnetsizlere bırakmış olmayalım. İmam Mahmud Efendi hz nin görüşü de budur.
Cami Diyanet karşıtları hakkında son söz:
“Tağut” tabirine hatalı anlamlar yükleyerek imamları memurları idarecileri ve oy veren herkesi tağuta hizmet etmekle itham eden bu selefi harici tayfa cehennem yolundadır. Diyanet camilerinde namaz kılmayan bu tayfanın derdi aslında Diyanet ile değil, Ehli Sünnet iledir. Aynı imam özel bir mescidde vakıfta namaz kıldırmış olsa gelip uyacak mı? Buyursun her mahallede yüzlerce dernek-mesictlerimiz var Diyanete bağlı değiller. Gitsinler namazlarını orada kılsınlar ? Ama biliyoruz ki gelmezler çünkü niyet sahih değil.
Bu tayfa tarihte yaşamış en şerli bir güruh’Hariciler’in uzantısıdır. Bunlar müslümanları su-i zann ve iftira ile “kafir!” sayar ve kanını malını namusunu mübah görürler. Bugün İŞİD (deaş) adındaki eşkıya güruhu bu zihniyetin mahsulüdür. Bunlar müslümanlardan uzak şeytanın ordusudur. Sen sen ol, Sevad-ı Azamdan, Müslümanların büyük çoğunluğundan ayrılma. Zira Sevad-ı Azam Rasulullahın deyişiyle Kurtulucu tek İslam topluluğudur. Onun dışında ki tüm irili ufaklı yollar cehenneme çıkar.
Tahkikat: İsa Erdoğan, Müderris, araştırmacı yazar
_______________
وقال احمد بن حنبل رضي الله عنه وأرى الصلاة خلف كلبر وفاجر وقد صلى ابن عمر خلف الحجاج يعني الجمعة والعيدين
٦٩ – ونرى الصلاة خلف كل بر وفاجر من أهل القبلة وعلى من مات منهم (٢)
(٢) قلت: والدليل على ذلك جريان عمل الصحابة عليه على ما تراه مبينا في ” الشرح ” وكفى بهم حجة ومعهم مثل قوله صلى الله عليه وسلم في الأئمة: ” يصلون لكم فإن أصابوا فلكم ولهم وإن أخطئوا فلكم وعليهم ” أخرجه البخاري وأحمد وأبو يعلى. وفي الصلاة على من مات منهم أدلة أخرى تراها في ” أحكام الجنائز ” (ص ٧٩) وأما حديث ” صلوا خلف كل بر وفاجر وصلوا على كل بروفاجر … ” وحديث ” اجعلوا أئمتكم خياركم”.. آلباني
2 Yorum
bu durumda imam devletten maaş alıyor fakat devletin kasasına alkolden ve faizden kerhanelerden vergi alınıyor imamda bu maaşını bu yerlerden gelen kasadan maaşını alıyor. yani faizi istemeyerek de olsa yemiş oluyor. Soru şu faiz yiyen imamın arkasında namaz kılınır mı?
Devletin en büyük geliri akaryakıt satışı gibi ticari faaliyetlerden aldığı vergidir ve bu helaldir. imamlar maaşlarını o vergiden almaktadırlar şu halde aldıkları maaş helaldir. ayrıca bir imamın arkasında namaz olur mu olmaz mı” meselesinin tespiti onun yediğini ölçmekle değil, itikadı ehli sünnet midir ? namazı doğru kıldırıyor mu” bunu bilmekledir. Sonuç: Ehli sünnet inancında olan imamların arkasında namaz caizdir hatta vaciptir.