Saygı İçin Başındaki Takkeyi Çıkarmak Caiz mi ?

Soru: Devlet dairelerinde bir yetkilinin makamına girince başımızdaki sarık veya takkeyi çıkarmamız şeklinde bir beklenti oluyor. İslama göre nasıl davranmalıyız? Cevap: 70 li yıllarda Mahmud Efendi Hazretlerinin müftü odasına girerken sarığını çıkardığı bilinmektedir. Dirayetten hali mücerret taklid vasfı ağır basan bazı hocaları bugün hala bu hal üzere görüyoruz.. Ancak devran dönmüş ve artık sarık takkenin makama saygısızlık olacağı anlayışı kırılmıştır. Bu sebeple hem Şeyh efendi hem de talebeleri bu zamanda ekseriyetle takke çıkarmadan dairelere gidiyor ve hatta resmi toplantılara katılıyorlar ve sorun da ol muyor. Allahın huzuruna çıkarken dahi açılmayan başları kendi basit huzuruna çıkışta açılmasını bekleyen ve sarık takke ile girdiği için müslümana tavır yapan bürokrat cehennemlik kibir putudur, bilsin. Rütbesi makamı ne olursa olsun bir devlet adamının huzuruna girişte veya istiklal marşı okunduğunda başı açmak şeklinde bir saygı islamda olan bir şey değildir. Bu baş açma işi cumhuriyetle birlikte bize batıdan ithal edilmiş muharref İncil tandanslı bir uygulamadır. Vaziyete göre hareket etmeli. Memur olanlar hürriyet kapısını aralamaya çalışsınlar, gücü yetmiyorsa bir süre daha onların istediğini yapabilir dinen bu kadarına ruhsat bulunur. Memur olmayanlar ise dik dursunlar ve o tür putların kibrini kırmaya, gözleri alıştırmaya, elden gelirse hakkı anlatmaya çalışsınlar “Allahın huzuruna girişte çıkmayan sarık kulun huzurunda çıksa bu doğru…

Cübbeli Hoca İmam Hatip Düşmanı mı ?

Değil.. Asla. Allah’ın yüce Adıyla.. Cübbe Hoca şöyle dedi ve gürültü buradan koptu: “Çocuğunu İmam Hatip lisesine vermektense düz liseye ver, daha az tahribat alır..!” Doğrusu ben şahsen bu görüşte değilim. İmam hatip okullarında Kuran okuyan, Hadis okuyan o çocukların ömür boyu Allah’ı seven Peygamberini önderi olarak gören nesiller olacaklarını hüsn-ü zan ediyor ve zannın da ötesinde böyle olduğunu müşahede ediyoruz. Vatanı için can verecek, ülkesini milletini üç beş menfaate satmayacak olan nesiller yine İmam Hatip okullarından geçen nesiller olacağını görüyor duyuyorum. İşte o okulların yetiştirdiği bir Allah eri bugün bu vatanı bu milleti yerlerde sürünmekten kaldırmış, zirvelere doğru yükseltmiştir. İmam Hatip okullarından geçen ekser çocukların o yiğidin izinde yürüyeceklerini, onun gibi vatanperver, dindar olacaklarını umuyorum. Bugün bazıları yere düşüp üstü başı günah kirine bulanıysa gam değil, mutlaka ayağa kalkıp işi düzeltecekler ve doğru adrese döneceklerdir. Cübbeli hocanın sözüne gelince.. Yaptığı irticali bir konuşmada İmam Hatip neslinin okuldan bidat/sapkın fikirler alma konusunda düz liseden beter durumda oldukları fikrinde ısrarcı olacağını sanmıyorum. Vermek istediği mesajın çarpıcı olması için kullanmış olduğu bir retorikti o ve hedefini de buldu. Söz dağları aştı ve sağır sultan bile işitti herkes bunu tartıştı Nitekim konuşmanın ilerleyen dakikalarında bunu kendisi açıkça ifade ediyor.. “İmam hatiplerin çoğunluğunun istikamet üzere olduğunu”…

Vahyi Gayri Metluv
Hadis , Kuran İlimleri , REDDİYELER , Tahkikat / 22 Eylül 2021

Hadisler İslam alimlerinin tanımına göre vahiydir. Yani Allah’tan alınma bilgilerdir. Ancak Kur’an gibi namazda olunur türden olmadığı için “gayri metluv” diye tabir edilir Allah’ın dininde vahyi gayri metluv” ün var olduğuna bir delil Bakara:144 te geçtiği üzere kıble, Kâbe olmadan önce Mescidi Aksa olmasıdır. Bunun (Mescidi Aksaya dön emrinin) Kuranda yazılı olmamasıdır..” Bu gerçeğe itiraz edenler şöyle demişler: “Bu durum vahyi gayrı metluv’u ispat etmez çünkü namaz Adem as dan beri olan ve bilinen bir ibadet. Yani “Allah rasulü mescid-i aksaya doğru namaz kılması gerektiğini Kuran harici vahiy yolundan değil kendinden önceki din sahiplerinden öğrenmiştir !” Cevap : 1) Kuran açıkça ifade eder ki Yahudiler ve Hıristiyanların kıbleleri biribirinden farklıdır. [Bakara:145] Allah rasulü önceki milletlere kendiliğinden tabi oldu ise tarih açısından daha yakın ve güncel olan hıristiyanlara uyması gerekirdi halbuki yahudilerin kıblesine uydu. Demekki Vahiy aldı 2) Namaz evet bütün semavi dinlerde vardı ancak önceki ümmetler namazı zayi ettiler [Meryem:59] ve Peygamber asrına kadar varlığını doğru bir şekilde koruyamadı. [Enfal:35] Demekki doğru bir namaz kılma şeklini vahiyle öğrendi dinlerini bozmuş olanlardan değil 3) Allah rasulü peygamberlik öncesi yolunu bulamaz, [Duha:7] iman nedir kitap (bilgi) nedir bilmez idi. [Şura:52] Bu ilahî söylemler, öncesinde namaz kılmadığını açıkça ifade eder çünkü namaz iman…

Elde Kına Lekesiyle Uyanmak
ANALİZ , Genel / 19 Eylül 2021

Uykuda kınalanmak, uyurken kınalanmak, Uyanınca elde kına lekesi görmek, elde kına lekesi ile uyanmak… Kısaca: Elde veya ayakta kınaya benzer bir lekeyle uyanmak zararsızdır. Nedeni kesin belli olmamakla beraber asla korkacak, panik yapacak şey değil. Hiç bir müdahele yapmaksızın bir iki gün içinde geçer. Hayır ve şer elinde olan Allah’a yönelmeli, ona ibadette kusur etmemeli.. Korku varsa, yatarken dualarla yatmalı ve Ayet el- Kürsi’yi okumalıdır. Ayetel-Kürsi’nin bir çok derde deva olduğu kaynaklarımızda yazılıdır ve tecrübe ile sabittir. Açıklama: Elde kına lekesiyle uyanmak.. Son zamanlarda bir çok kimsenin başına gelen esrarengiz bir hadisedir. Bu kına rengini cinlerin yaptığı yönünde genel bir inanış varsa da bu doğru değildir. Gözle görünmeyen bu varlıklara karşı duyulan korku ve merak, haliyle insanları hocalara ve cincilere müracaata sevk ediyor. Kına benzeri bu lekeler sabahleyin bazen bir kişinin elinde görülürken bazen de aynı odada, aynı evde bir kaç kişinin elinde/ayağında da görülebiliyor. İşi esrarengiz yapan işte bu toplu kınalanmalar. Ben de çevremde bunu bizzat müşahede ettim. Soluk renk kına lekesi gibi ancak kına kokusu yok. Yaş fark etmiyor, küçük bir sabîde de olabiliyor yetişkin birinde de.. Hasta hamile kişilerde de olabiliyor, sağlıklı insanlarda da.. Ve işin ilginç tarafı, daima gece uyurken olması, sabah uyanınca fark edilmesi !…

Cübbeli Ahmet Hocanın İcazet Konuşması

Allah’ın yüce Adıyla Cübbeli Ahmet Hoca efendi dün Yavuz Selim Camiinde icra edilen bir icazet merasimine iştirak etti ve orada bir saate yakın konuşma yaptı. Konuşmasında yeni yetişen hocalara ve evvelce Hoca olmuş olan ilim erbabına şu tavsiyelerde bulundu : >>Cübbeli hoca video<< . “Hoca efendi kardeşlerim kendimizi geliştirelim medresede okuduğumuz kitaplarla kalmayalım. Dursun efendi hocamız icazet alanlara derdi “ilim yolculuğuna şimdi başlıyorsunuz, alim ulema olduğunuzu sanmayın, yola henüz girmiş oldunuz” Mahmud Efendi hazretleri buyurdu “hoca’nın hocası kitaptır.” O yüzden hoca elinden kitabı düşürmeyecek. Mevlana Ali Haydar Efendi 100 yaşına rağmen elinden kitap düşürmezdi devamlı okurdu. Molla Hüsrev hazretlerinin Ed-Durer isimli fıkıh kitabını senede 2 defa hatmederdi. bu sayede “dört mezhebin fıkıh kitabı kaybolsa Allah’ın izniyle yazarım” diyebilmiştir. Yoksa bunu nasıl diyecek. Yine kendileri şöyle derdi “bu yaşlı amcayı kim ne yapsın geleni yok gideni yok kulakları duymaz sohbet olsa katılamaz Ben de elime şu kitapları alıyorum bununla teselli oluyorum. Şu kitap elimdeyken genç miyim yaşlı mıyım erkek miyim kadın mıyım yerde miyim gökte miyim bilemem beni alır götürür” derdi Ruhul Beyandan bahsediyor. O yüzden Efendi kardeşlerim okuyunuz madem hoca oldunuz şimdi Medresede okuduğunuz kitapların şerhlerini okuyunuz.. Efendi hazretleri derdi “Emsileyi en iyi kim okutabilir ? Usul-ü fıkhı en en…

Çarşaf ve Kadına Özgürlük ?

Rahman ve Kahhar olan Allahın adıyla Vukuat : Dün Balıkesir Edremit ilçesinde bir okulun bahçesinde resmi bir tören yapıldı. ÇYDD Çağdaş yaşamı saçma derneği adında bir küfür ve isyan komitesi törene sızıntı yapıyor ve izinsiz bir şekilde Milli kıyafetimiz Çarşaf aleyhinde bir oyun çeviriyor. Oyunda bir kadın var çarşaf giydirilmiş ve çarşafın üstünden zincirlenmiş.. Bu güya sokaklarda çarşaf giyen Türk kadınlarının esaret altında olduğunu simgeliyormuş.. sonra çağdaş aşufteler geliyorlar ve bu kadının zincirlerini çözüyorlar, zincirinden kurtulan piyon kadın da bir el hamlesiyle çarşafı üstünden atarak çağdaş bir giysiyle ortalığa çıkıyor ve başlıyor özgürce(!) dans etmeye..! Çağdışı tiyatro burada bitiyor ama filim burada bitmiyor. asıl film bundan sonra başlıyor Yankılar.. Bu korsan gösteri esnasında bir vatandaşımız anadolu kadının böyle aşağılanmasına tahammül edemeyerek tepki gösteriyor ve nice vatandaşlar da saniye saniye vukuatı kayda alarak dünyaya duyuruyorlar.. Ve olay bir anda bütün türkiyenin gündemi haline geliyor tepkiler çığ gibi büyüyor. Bütün sosyal medya platformlarında yazılı ve görsel medyada haberlrede birinci gündem çarşafa yapılan bu hakaret konusu oluyor ve devlet erkanı olaya müdahil olarak kaymakamı derhal görevden alıyor. İlçenin CHP li belediye başkanı da göstermelik te olsa kültür ve sanat müdürünü görevden alıyor ve Edremit ÇYD derneği ele başları suç duyurusuyla mahkemeye veriliyorlar.. Kadına…

Çarşafa bu Laik Kin Neden ?

Kahhar ve Mudill Olan Allahın Adıyla Laikler neden ÇARŞAF’a bu kadar kinliler ? Çünkü çarşaf Şeriatın yıkılmamış son kalesi, Çarşaf halis dindarlık Çarşaf katışıksız müslümanlık Çarşaf Allah’ın dinine nefsin hevasını karıştırmamaktır. Çarşaf Allah’a itaate şeytanı bulaştırmamaktır. Çarşaf Kur’an’a tam uymaktır. Çarşaf Rasulullah’a kamil ittiba etmektir. Çarşaf laikliği reddetmektir. Çarşaf küfür çağdaşlığını refüze etmektir. Çarşaf dini deforme etmemektir. Çarşaf Atatürk inkılaplarını iptal etmektir. O yüzden ilk işleri kadınlarımızın çarşafını çıkarma girişimi olmuştur. 1930-40 lı yıllarda “çarşaf çıkarıp atana bedava manto pardesü” kampanyası düzenlediler. Yeter ki çarşafı çıkarsın da ne giyerse giysin.. Ya da hele bir çarşafı çıkarsın nasıl olsa gerisi gelir” düşüncesi ! Dün Esenlerde idim yarım saat içinde sokaktan geçen en az 30 kadar çarşaflı gördüm.. Gururlandım. Çarşaflı annelerimiz vaktiyle fransız kâfirinin asabını bozmuş çarşafa el uzatmıştı frenk askeri de dedem Sütçü İmam o Fransızı alnının şakağından vurup leşini cehenneme yollamıştı.. Baktılar bu böyle olmuyor maşalarla işi halledelim dediler ve maşa bulmak zor olmadı çünkü Fransızdan daha fransız olanlar vardı bizden görünen.. Ve mücadelemiz bunlara karşı sürüyor ve Kıyamete dek sürecek.. Biz galip olacağız çünkü güçlüyüz, çünkü Hakkın safında haklının yanındayız. Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl. “Kim Allah’ı, O’nun Rasulünü ve müminleri dost edinirse, (iyi bilsin ki) Allah’ın taraftarları kesin…