Allahın Yüce Adıyla.. Selamun aleyküm hocam. Bir Müslüman beşeri sistem ve ideolojileri kendisine sıfat edinebilir mi? Mesela “Ben demokrat Müslümanım” “Ben atatürkçüyum” “Ben sosyalistim” “Ben laik müslümanım” diyebilir mi ? Camide namaz için saf tuttuğu halde bu tür ideolojiler peşine koşan Müslümanın Allah katında durumu nedir? CEVAP: “..Bundan önce ve Kur’ân’da, Peygamberin size şahid olması, sizin de insanlara şahid olmanız için, size Müslüman adını veren O’dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah’a (itaate) sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır” Hacc: 78 Ayetinde açıkça ifade buyurduğu üzere bizlere Müslüman adını Allah vermiştir. Bu ismi yeterli görmeyip önüne arkasına ilave sıfatlar Allah’a saygısızlıktır. Şimdi bu ilave sıfatlarının ne olduğuna bakalım ve Müslümanın kendisini bunlara nispet etmesi caiz midir, değil midir görelim. Demokrat, demokrasiye inanan ve demokratik düzene bağlı olan demektir. Demokrasi en basit tabirle “halkın kendi kendini yönetmesi” veya “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir!” sloganında ifade edilen yönetim biçimi. Demokrasi, diğer iki rejime “Monokrasi ve Teokrasiye” alternatif olarak çıkmış bir devlet yönetim şeklidir. Monokrasi tek kişinin yönetimi; Saltanat/krallık demekmiş, Teokrasi ise Dine dayalı yönetim biçimi, yani Şeriat. Görüldüğü gibi “ben demokratım” diyen bir Müslüman(?) aslında “Ben Dine dayalı bir yönetim biçimi istemiyorum, ben halkın kendini istediği gibi…
Merhum Abdülmetin Balkanlıoğlu hoca tv programında Bayram Hocayı anlatıyor : Şehid Bayram Ali Öztürk hocanın Şehadetinin 13. Yıldönümünde türbesi başında yapılan yâd merasiminde konuşan Ömer Döngeloğlu, İhsan Şenocak, Mahmut Eren hocalar :
• Mahmud Efendi Hz’nden Mektubatçı Bayram Hocanın talebi• Şeriatın gelmesi için dua yetmez, çalışmak da gerekir• Şeriat, onu taşıyacak, tatbik edecek Medreseli alimler eliyle gelecekti• Mahmud Efendinin ince siyaseti Şehit Bayram Hoca merhum şeyhi Mahmud Efendi Hazretleri ile ne zaman istese görüşme imkanına sahipti. O da gerek Mektubattan bazı derin mevzuların izahı, gerek bazı diğer konulardan aklına takılanları sorar cevaplarını alırdı. Bayram Hoca bir gün üç soru sordu: Efendim itikadımız odur ki siz Allah nezdinde duası müstecab bir zatsınız. Şöyle kuvvetli bir dua ve niyaz ile Mevlaya yönelseniz de Mevla Teala bizlere yeniden Şeriat-ı Garrayı nasip etse, yeniden Yavuzlar, Fatihler gibi Ümmete sahipler gönderse..? Efendi Hazretleri buyurdu “Bayram hoca Bayram hoca ben dua ederim etmesine, ediyorum da.. Ancak söyler misin Şeriat için kaç hoca yetiştirdin ?” Bu veciz ifadesiyle Hz. Imam az söyleyerek çok şey ifade etmiştir “Şeriatın gelmesi öyle mücerret bir dua ile olsaydı ben her daim dua ediyorum” demeyi murad etmiştir.. Efendi Hazretleri nitekim her gece teheccütte Şeriatın gelmesi için 2 rekat istiane namazı kılmaktadır. Uzun uzun dualar etmektedir. Bakın video kaydı mevcut, Cübbeli Hocanın 96 Yılında Beykoz Külliyesinde yaptığı büyük sohbette Mahmud Efendi hazretleri Dua etmek için kürsüye çıkıyor ve cümle alemin şehadetinde “Kuranî düzen ihsan eyle…
FRANSA YILLARI Fransadan geldik ailece dönüş yaptık, temelli. Babam kağıtlarını öldürdü yani bir daha dönme imkanımız yoktu. Bütün dost ve sevenleri karşı çıktı rica ettiler nasihat ettiler yapma Yahya hoca pişman olursun dediler Türkiyede umduğunu bulabilecek misin bilmiyorsun oraları sandığın gibi değil altı tane çocuğun var ne iş yapacaksın nasıl geçineceksin onların geleceklerini riske sokma” falan dediler.. babam dinlemedi. Onlar gibi düşünmüyordu asıl fransada kalırlarsa o zaman istikballeri tehlikeye girer diyordu. Ben çocuklarımı islam vatanında dindar çevrelerde okutacağım hafız yapacağım diyordu. Yapacağı işe gelince: Kardeşi Yusuf ile kayınbiraderi Kadir su tesisat dükkanı açmışlar onların yanına ortak girecekti. Hazır kurulu iş.. Sene 1987 haziran ayı Fransanın vesoulle (vezul) iline bağlı Hericourt (erikur diye okunur) ilçesi Z.U.P.P mahallesindeki evimizden bütün eşyamızı yükledik taşınıyoruz, yani türkiyeye temelli dönüyoruz. O hafta cuma günü babam Saushoux (soşo) daki türk mescidinde kılınan cuma namazı akabinde söz aldı ve cemaatten helallik diledi. Cami kaplancıların kontrolünde, babam o zamanlar daha ziyade o cemaate yakın duruyor. Eşyalar araca yüklenirken çevrede tanıdık Türkler özellikle Nadir amcalar da hazır bulundular. Sıra sandalyeleri yüklemeye geldiğinde Nadir amca müdahale etti ve babamın elinden çekti onları da bana ver dedi. Babam ben bunları yeni tamir ettim ya dediyse de aldı. Krom…