Güzel Fitne
Genel , İsmailağa Cemaati / 19 Ocak 2017

Fitne müslümanın en nefret ettiği şey, fitneci olmaktansa müslüman ölmeyi tercih eder.. İslami hassasiyeti en ileri, Sarıklı cüppeli insanlara bir zamanlar Türkiyede bu yafta vurulmaya çalışıldı: fitneci. Neden ? Çünkü laikiyle dindarıyla cahiliyle alimiyle herkes batılı kültüre teslim olmuş avrupanın kokmuş modasına, yaşam tarzına uymuş iken onlar akışın tersine hareket ediyor Sünnet inancıyla sarık cüppe şalvar giyiniyorlar sakal uzatıyorlar kadınları kızları çarşaf giyiniyordu.. Çocukları kendi açtıkları özel okullarda (medreselerde) okutuyorlar evlerine televizyon gazete almıyorlardı. Sarıklı cübbelilerle aynı din, aynı aynı mezhep, aynı tarikat (Nakşibendi) mensubu oldukları halde avrupa modasına mağlup olmuş birileri bu müslümanları çekememişler olacaklar ki onları can evinden vuracak en ağır bir itham ile itham etmişler “fitneci” yaftasını vurmak istemişlerdir. Bu yafta bu Müslümanlar üzerinde tutmadı elbette.. Bu zayıf kişilere göre onlar neden fitneciydi ? Fitne ne demektir ? Sünnet ile fitne bir araya gelir mi ? Fitne kelime olarak sınama demektir. Araplar altını sınamak için ateşe sunarlardı buna altını fitnelemek denirdi. Sonra fitne insanların Allaha, Dine karşı samimiyetini sınama manasına geldi. Her türlü bela musibetler sıkıntılara “fitne” denildi. Sonra kişiyi Allahtan alıkoyan her şeyin adıdır fitne. Bu itibarla kadın erkek için fitnedir para mal evlad fitnedir.. Ayrıca fitne iç karışıklık, kargaşa çıkarmak ortamı bozup halkın huzurunu bozmaya…

İçki Alkol Terörü

Bismillahirrahmanirrahim Bu gün Kurban Bayramının dördüncü günü, meydana gelen menfur bir hadiseyle kamu vicdanı sızlamıştır. Duyanların yüreğini yakan, faillerine lanet okutan olay şudur: “Konya’da içki içmekten sarhoş olmuş bir adam, lüks bir cipe binerek trafiğe dalıyor. Görenler derhal jandarmaya haber veriyorlar, jandarma sokaklarda bu sarhoşu arıyorsa da yakalamaya fırsat olmadan sarhoş sürücü yapacağını yapıyor; Karşıdan gelen bir otomobile süratle çarpıyor ve çarpmanın etkisiyle otomobil içinde aynı aileden üç masum insan, bir doktor ve hanımı ve oğulları Ahmet olay yerinde can veriyor. Doktorun ailesinden sağ kalan on beş yaşında ki kız çocuğu ile sarhoş cani yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılıyor ve yaşatılmaya çalışılıyor..” AA Haberler Bu olay sıradan bir kaza değildir. Hatta bu olay hiç ‘kaza’ değildir. Bu olay resmen bir cinayettir, bizce bu olay planlı kasıtlı yapılan teröristçe eylemlerle eşdeğerdir. Evet, bu hadiseye terör eylemi gözüyle bakılmadığı sürece gerçek failler asla tespit edilemeyecek, gerçek failler tespit edilemediği sürece de içki terörünün önüne geçilemeyecek, masum insanların kanı ve canı telef olmaya devam edecektir. İçki içip bindiği ciple trafiğe dalan beyaz adam ile, esrar içip beline bağladığı bomba ile kalabalığa dalan siyah adam arasında ne fark var! Sonuç bakımından hiçbir fark yok, ikisinin de neticesi katliam. Cinayeti beyaz adam işledi diye diğer…

İslami Cemaatler ve ilâ-i Kelimetullah

Hocalık en çok kazandıran meslektir, hocalık en çok kaybettiren meslektir Hocalık en çok kazandırır çünkü peygamber mesleğidir Hocalık en çok kaybettirir çünkü siyasetçinin düşmanı ve rakibi siyasetçi, esnafın rakibi esnaf, hocanın rakibi ise yine bir hocadır. Eğer o hoca bundan daha hakkaniyetli Allah katında daha faziletli ise..!? Vay bunun haline.. Hoca Allahın adamıdır Hakkın temsilcisidir. Hocaya düşmanlık hakka düşmanlıktır, bu ise kişiyi batıl eder, şeytanın safına getirir. İslami cemaatler hakkında Sorarlar filancaları nasıl bilirsiniz..? Bizim tarzımız ve uslübümüz şudur; Bir cemaatin lideri Ehli Sünnet ise o cemaatin bütün islami faalyetlerini kalben fiilen destekleriz. Her yere her kişiye ulaşmamız mümkün değil. Bu kalbi ve lisani destek sayesinde haricimizde bir çok noktada icra edilen dini hizmetlere ortak olmuş oluruz. Özellikle bizim hocalarımız.. Var olsun sende 50 talebe, diğer hocanın 500, öbürünün 5000 talebesi. Bazen arada kıskançlıklar olduğu görülebiliyor.. Halbuki kıskanacak haset edecek hiç bir şey yok. Kalben lisanen fiilen o hocaları destekle, 5 bin 5 yüz talebeyi sen okutuyor gibi sevap alırsın. Hem sen Allah adamlarını desteklersen Allah da seni destekler, muvaffak olmanın yolu budur. Sonra Ahiret işleri dünyaya benzemez. Dünya imkanları dar ve kısıtlıdır, dünyalık koltuk makam bir tanedir, biri oturdu mu diğerine düşmez o yüzden haset ederler, birbirlerine çelme takarlar…..

video: Alev Alatlıdan HELAL DÜZEN Çağrısı
Genel , Türkiye Gündemi / 8 Ocak 2017

Konuşmanın Özü: Asrın en büyük insanlık projesi “yasal olanı helal olan ile” örtüştürebilmek, Allah adına bazı yasalardan feragat edebilmek. zira her yasal olan helal olmayabilir. icraya düşmüş arkadaşının evini satın alman yasaldır ama helal değildir. Yazdığı yazıdan ötürü yeni ergenleri sokağa döken bir yazar, yangın afakı sarmış iken olanları pencerenden izlerken, olay mahallinde olmadığı için yasal suçsuzdur ama bu yaptığı helal değildir. “Kadim değerlerden (iman,islam’dan) rabıtası zedelenen özgürlüklerin şerden yana bükülmelerini (faiz içki fuhuş kumarı vs haramları irtikap etmeyi) önlemenin yollarını bulmak zorundayız. Yasaların tanıdığı haklardan insanlık ya da Allah adına feragat etmenin garipsenmediği bir YENİ BİR DÜZEN getirmek zorundayız” Alev Alatlı

Yılbaşı / NOEL Kutlamak ŞİRKTİR

Tek Olan ALLAH’ın Adıyla Bir gün biter, bir gün başlar..Bir ay biter diğeri başlar.. Bunlar ne kadar sıradan ise, Bir yılın bitip bir yılın başlaması da öyle sıradandır. Avrupalı kafirler de bilir ki takvim defterinin değişmesinden ibaret bir yıl sonunun veya başlangıcının kutlamaya değer bir şey olmadığını.. Bilakis geçen her yıl insanı eceline yaklaştırır. Ecelden ölümden en çok korkan avrupalılar o son’a ulaştıracak yolda, ölüme atılan her adımda neden kutlama yapsınlar ki !? Demekki kutlanan şey bir yılın bitmesi, takvimin değişmesi değil.  Peki onlar neyi kutluyor öyle ise!? Onlar “Batı-L Tanrının(!) Doğum Gününü” kutluyorlar Tam anlamıyla ettikleri şey, yedikleri halt budur ! Elleriyle yontup diktikleri, sonra taptıkları putlarına düzenledikleri bir ayindir yılbaşı. “Hoşgeldin Ayini” Yemek yiyen, def-i hacet eden, kandan etten yaratılmış bir beşeri önce ilahlaştırdılar! sonra da ona bir doğum günü uydurdular..! Uydurdular diyorum çünkü Hz İsa peygamberin doğumu 1 ocak olduğu da kesin değildir. Sadece bir yakıştırmadır.. Ve işte avrupalı hırıstiyanlar aslında bizim gibi bir insanı ilah edindikleri için içlerindeki dinsiz kafirlerin dahi eleştirdiği bir duruma düştüler Avrupada “TANRININ DOĞUM GÜNÜ” adında kitaplar yazıldı.. Avrupalı dinsizlerin “TANRI SİZİ DEĞİL SİZ TANRIYI YARATTINIZ” derken kastettikleri tanrı işte her yılbaşında doğum günü kutlanan sahte tanrıdır..! Ey iman ehli ! Ne…

SATRANÇ FETVASI ÜZERİNE

Cubbeli Ahmet Mahmut hocaefendi satranç dama ve tavla hakkında kitabın hükmünü ilan etti. Caiz değil günahtır’ dedi. Hocanın bu fetvası büyük yankı uyandırdı. Ehli heva fasıkların dünyasında zelzele etkisi yaptı.. Bunun için Allaha hamd ediyorum. Dün ne kadar bağırsa sesini kimsenin işitmediği dinlemediği gerçek İslam alimleri bugün fısıltı ile bir beyanda bulunsalar yedi düvelde sesleri yankılanıyor.. Ortalık inliyor.. HANGİ GÜNDEM ? “Satranç dama tavla oynamak haram” konusu bugün ocak 2017 Türkiye gündeminden uzak bir konu imiş.. Bazıları hocaefendiyi bununla tenkit etmişler.. Soruyorum, Türkiye gündemini kim belirlemeli? Kimlerin oluşturduğu gündemlerle meşgul olmak istersiniz?? Terör eylemi yapan düşmanlarımız mı? Devamlı kuyumuzu kazan avrupa amerika mı? Yoksa onların içimizdeki uzantıları, yalancı basın ihanet medyaları mı ? Dahili düşman gibi hareket Gezi zekalı marjinal güruhlar mı? Türkiye gündemi dediğiniz konular genelde bunların oluşturduğu ve ne dünyaya ne de ahirete faydası olmayan konulardır. Bütün bunların karşısında vatanperever hakşinas takva bir alimin bir fetvası müslüman Türkiyenin gündemi olmaya elbette daha layıktır. Gündem dışı imiş !? Bak ki sen bir konuya.. eğer herkes onu konuşuyorsa, her kanalda, sitede hatta devlet ricali nezdinde mevzu bahis ediliyorsa, demek ki o konu kamuyonun ilgilendiği gayet aktüel, gayet güncel bir konudur. Denilidği gibi gündem dışı olsaydı kimse ilgilenmez konuşulmaz ve söner…

İslamda Ticaret Kuralları

_ Satılan mal kendine ait olmak (borcu ödenmemiş malı satamaz) _ İslama göre satılabilir nesne olmak (organ, kan, domuz, insan olmaz) _ Mal satıcının elinde mevcut olmak (önce satış yapıp sonra mal tedarikine gidemez) _ Satış akti bir meclis içinde olmak _ Malın fiyatı satış anında belirli olmak _ Satıştan sonra mal veya fiyata değişiklik yapmamak _ Kusurlu malın kusurunu bildirmek, bilinmeyen bir kusurdan ötürü iadeyi kabul etmek. _ Yalan söylememek, olmayan vasfıyla malı övmemek. _ Müşteriyi aldatmamak, bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle aşırı fiyattan satmamak Görüldüğü üzere malın satışı için belli bir kar oranı tayin edilmiş değildir. yuzde 100 kar ile de satabilir yeter ki müşteriyi aldatmıyor, bilgisizliğini kullanmıyor olsun. Yani sattığı fiyat piyasada makul bir fiyat ise caizdir yüzde yüz de olsa.

Piyango Caiz Mi ?

Piyango hem kumar, hem fal/şans oku, hem faizdir.
Laik düzenin fasık hocaları bu kumar için fetva uydurmaya dursun, biz üç açıdan bunun kati haram olduğunu ispat ettik:
1) Piyango çekilişi Kuranın apaçık yasakladığı kolay para kazanmak/kaybetmek manasındaki “meysir” yani kumardır.
2) Piyango çekilişi Kuranın yasakladığı mundar fal oklarıdır, çekiliş yöntemiyle alınan bu oklarda sözde şans yazıları vardı.. Piyangoda da sözde şans rakamları var! Al birini vur ötekine
3) Piyango ile para elde etmek apaçık faizdir. Çünkü faiz 10 verip 15 almaktır.. Bunda ise 10 verip 100 almak icabında 1000 almak var.
SONUÇ: zilli piyango katmerli faiz, katmanlı haramdır

Sahabe İctihadları ve Rasule Muhalefet Mezaanı !

Allah’ın yüce Adıyla “Dinde Tefekkuh” Ayeti Allah Rasulü sas “Benim hadislerimi yazmayın” emrine rağmen Sahabeler nasıl ve neden yazmışlar konusu.. Cihada önceden topluca gidilirdi. Kimsenin gayrı yoktu. Sonra bu kaffeten savaşa gitme durumu Tövbe 122 ayetiyle iptal edildi ve “her fırkadan bazı kişilerin savaştan geri kalıp Dinde Tefekkuh etmeleri” emredildi. Çünkü bu geri kalanlar kavimlerin uyarıcıları yani alimleri olacaktır.. (Tövbe 122) Burada dikkati çekmek istediğimiz husus Allah’ın alimlerden istediği şeyin dinde TEFEKKUH olduğu.. Nedir tefekkuh? Tefekkuh tefe’ul kalıbından tekelluf manası içeren bir kelime. Özü anlamak demek olan f-k-h den gelir. Ancak tefekkuh fıkıhtan fazlaca bir iştir. Fıkıh, bir şekilde anlamak” demek iken tefekkuh “anlamaya çabalamak, gayret etmek, kendini zorlamak” demektir. Çünkü Allah’ın dini, Ayetleri ve Hadisleri layıkıyla anlamak öyle sıradan salt, yüzeysel bir yaklaşımla olacak iş değildir. İslamın doktrinleri zeki insanların dahilerin üzerine kafa yormasını gerektirecek kadar yücedir âlîdir. Ve bu yüzden Sahabe-i Kiram ilim ve fıkıhta her biri diğerine musavi olamamış, Abadili Erba’ “dört Abdullah” aralarından ilim idrak ve tefekkuhlarıyla temayüz etmişlerdir.. Nisa: 83 Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı. Allah’ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana…