Cubbeli Ahmet Mahmut hocaefendi satranç dama ve tavla hakkında kitabın hükmünü ilan etti. Caiz değil günahtır’ dedi. Hocanın bu fetvası büyük yankı uyandırdı. Ehli heva fasıkların dünyasında zelzele etkisi yaptı.. Bunun için Allaha hamd ediyorum. Dün ne kadar bağırsa sesini kimsenin işitmediği dinlemediği gerçek İslam alimleri bugün fısıltı ile bir beyanda bulunsalar yedi düvelde sesleri yankılanıyor.. Ortalık inliyor.. HANGİ GÜNDEM ? “Satranç dama tavla oynamak haram” konusu bugün ocak 2017 Türkiye gündeminden uzak bir konu imiş.. Bazıları hocaefendiyi bununla tenkit etmişler.. Soruyorum, Türkiye gündemini kim belirlemeli? Kimlerin oluşturduğu gündemlerle meşgul olmak istersiniz?? Terör eylemi yapan düşmanlarımız mı? Devamlı kuyumuzu kazan avrupa amerika mı? Yoksa onların içimizdeki uzantıları, yalancı basın ihanet medyaları mı ? Dahili düşman gibi hareket Gezi zekalı marjinal güruhlar mı? Türkiye gündemi dediğiniz konular genelde bunların oluşturduğu ve ne dünyaya ne de ahirete faydası olmayan konulardır. Bütün bunların karşısında vatanperever hakşinas takva bir alimin bir fetvası müslüman Türkiyenin gündemi olmaya elbette daha layıktır. Gündem dışı imiş !? Bak ki sen bir konuya.. eğer herkes onu konuşuyorsa, her kanalda, sitede hatta devlet ricali nezdinde mevzu bahis ediliyorsa, demek ki o konu kamuyonun ilgilendiği gayet aktüel, gayet güncel bir konudur. Denilidği gibi gündem dışı olsaydı kimse ilgilenmez konuşulmaz ve söner…
_ Satılan mal kendine ait olmak (borcu ödenmemiş malı satamaz) _ İslama göre satılabilir nesne olmak (organ, kan, domuz, insan olmaz) _ Mal satıcının elinde mevcut olmak (önce satış yapıp sonra mal tedarikine gidemez) _ Satış akti bir meclis içinde olmak _ Malın fiyatı satış anında belirli olmak _ Satıştan sonra mal veya fiyata değişiklik yapmamak _ Kusurlu malın kusurunu bildirmek, bilinmeyen bir kusurdan ötürü iadeyi kabul etmek. _ Yalan söylememek, olmayan vasfıyla malı övmemek. _ Müşteriyi aldatmamak, bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle aşırı fiyattan satmamak Görüldüğü üzere malın satışı için belli bir kar oranı tayin edilmiş değildir. yuzde 100 kar ile de satabilir yeter ki müşteriyi aldatmıyor, bilgisizliğini kullanmıyor olsun. Yani sattığı fiyat piyasada makul bir fiyat ise caizdir yüzde yüz de olsa.
Piyango hem kumar, hem fal/şans oku, hem faizdir.
Laik düzenin fasık hocaları bu kumar için fetva uydurmaya dursun, biz üç açıdan bunun kati haram olduğunu ispat ettik:
1) Piyango çekilişi Kuranın apaçık yasakladığı kolay para kazanmak/kaybetmek manasındaki “meysir” yani kumardır.
2) Piyango çekilişi Kuranın yasakladığı mundar fal oklarıdır, çekiliş yöntemiyle alınan bu oklarda sözde şans yazıları vardı.. Piyangoda da sözde şans rakamları var! Al birini vur ötekine
3) Piyango ile para elde etmek apaçık faizdir. Çünkü faiz 10 verip 15 almaktır.. Bunda ise 10 verip 100 almak icabında 1000 almak var.
SONUÇ: zilli piyango katmerli faiz, katmanlı haramdır
Allah’ın yüce Adıyla “Dinde Tefekkuh” Ayeti Allah Rasulü sas “Benim hadislerimi yazmayın” emrine rağmen Sahabeler nasıl ve neden yazmışlar konusu.. Cihada önceden topluca gidilirdi. Kimsenin gayrı yoktu. Sonra bu kaffeten savaşa gitme durumu Tövbe 122 ayetiyle iptal edildi ve “her fırkadan bazı kişilerin savaştan geri kalıp Dinde Tefekkuh etmeleri” emredildi. Çünkü bu geri kalanlar kavimlerin uyarıcıları yani alimleri olacaktır.. (Tövbe 122) Burada dikkati çekmek istediğimiz husus Allah’ın alimlerden istediği şeyin dinde TEFEKKUH olduğu.. Nedir tefekkuh? Tefekkuh tefe’ul kalıbından tekelluf manası içeren bir kelime. Özü anlamak demek olan f-k-h den gelir. Ancak tefekkuh fıkıhtan fazlaca bir iştir. Fıkıh, bir şekilde anlamak” demek iken tefekkuh “anlamaya çabalamak, gayret etmek, kendini zorlamak” demektir. Çünkü Allah’ın dini, Ayetleri ve Hadisleri layıkıyla anlamak öyle sıradan salt, yüzeysel bir yaklaşımla olacak iş değildir. İslamın doktrinleri zeki insanların dahilerin üzerine kafa yormasını gerektirecek kadar yücedir âlîdir. Ve bu yüzden Sahabe-i Kiram ilim ve fıkıhta her biri diğerine musavi olamamış, Abadili Erba’ “dört Abdullah” aralarından ilim idrak ve tefekkuhlarıyla temayüz etmişlerdir.. Nisa: 83 Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı. Allah’ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana…