Musa Amca Vefat Etti

24 Mayıs 2020

Ölmeyen Hay Olan Allah’ın yüce Adıyla..

Özet: ihvanların Musa Amcası, hafızların Musa dedesi, Mahmud Efendi Hz’nin vefalı müridlerinden Musa Bayraktar vefat etti. Allah rahmet eyleye, mekanını Cennet, makamını âli eyleye..

Musa amca bizim için talebenin babası idi. O fakirlerin, dilencilerin yolunu gözlediği hayırsever ve Mahmud Efendi Hazretlerinin sadık müridi ve gönüllü berberi idi. Aslında mesleği berberlik değildi ancak 90’lı yıllarda bu görev Musa amcaya aitti. Her ay gider makineyle Efendi Hazretlerinin saçını sıfır ayar tıraş eder sakallarını düzeltirdi. Mollalar yolda Musa amcayı çevirir, ondan Efendi Hazretlerinin sakal telini isterdi. O da cebinde bir zarftan çıkarıp verirdi..

Musa amca zenginden alır fakire özellikle talebeye verir her kapısını çalana kapıyı açar mutlaka ilgilendirdi. Bekar mollaları evlendirir aracılık ederdi. Iffetli kız arayan mutlaka Musa amcaya müracaat ederdi..

Musa Amca için bir gün Efendi Hazretleri “Bu hacı Musa ile hiç kavga etmedim” buyurdu. Yani “ne desem seve seve yerine getirir asla bana itiraz etmez” demekti

Efendi Hazretleri bir ara Hatm-i Hacegân halkaların düzgün olmasına çok dikkat ediyordu ve buyurdu ki “birinci halkadan sonra 2. halka sonra 3. halka şeklinde olmalı karışık olmamalı.” sonra Musa amcaya hitaben “Hacı Musa bu işi sen üstüne al safları düzenle” O günden sonra Musa amca epey bir süre hatmi-hoca safları arasında gezinir ihvanları düzene koyar halka halka oturmaya alıştırırdı.

Musa amcanın bir görevi de ihvanlardan biri vefat ettiği zaman Kelime-i Tevhid hatmi okutmaktı. Sabah namazı merdivenlerin başında ismailağa Camii girişinde durur her gelene kelime-i tevhid görevi verirdi “bin tane sana, bin tane de sana” diyerek sayı 70 bine tamamlardı. bu görevi de ona Efendi Hazretleri vermişti.

Hızır Efendi ile Musa amca Birbirlerini çok severlerdi Musa amca Hızır Efendim hiçbir sohbetini kaçırmaz daima orada hazır bulunurdu. Vefat ettiği gün, Hızır Efendi’nin şehadet günü 17 Mayısa muvafık düşmesi de bu anlamda manidardır.

Işte onun hakkında hüsn-ü şehadet eden bazı hoca arkadaşlarım, yani o zamanın talebeleri:

Halit Duman Hoca:

Rahmetli Hızır Efendinin daimi cemaati yol Arkadaşı ve en büyük destekçisiydi bir birlerine ayrı bir muhabbetleri vardı. Vefatı aynı güne denk gelmesi ne güzel tevafuk olmuş. Musa dede gibi eski ihvanlarımız Kitap olarak belki okumuşlukları fazla yoktur. Lakin Efendi Hzretlerimizin ilim Meclis’lerinde çokça bulundukları için damlaya damlaya aldıkları ilim ve feyzin bereketi çoğu hocadan iyidir.

Fatih Yarar hoca:

Rahmetli Hızır Efendi Musa Dedeyi çok severdi. Musa Dede Hızır Hocanın cumartesi sohbetlerini hiç kaçırmazdı. Sohbette ondan çok örnekler verirdi. Bir gün Hızır hocamız sohbette “Efendi hazretlerinin cemaatsiz hiç namaz kılmadığını, sahibi tertip olduğunu, en büyük kerametin istikamet olduğundan” bahsediyordu. “Musa Dede buradamısın” diye çağırdı. Sonra onu işaret ederek “Bakın şu adama 33 senedir bir defa teheccüt kaçırmamıştır dedi.. Yani müridi bile böyle ise siz Şeyh Efendiyi düşünün..” buyurdular 

Muhammed Yasin hoca:

Kimler Musa dedemizden Efendi hz’inin sakalı şerifinden almadı ki..!? Yolda çevirir, ondan Efendi Hz’nin sakal telini isterdik.. o da cebinden bir zarf çıkarır verirdi. Neredeyse herkesin üzerinde emeği var. Güler yüzlü, hizmetkar idi..

Murat Taştan hoca:

Musa amca garib guraba talebelerin babasıydı o zamanlar. Yani benim hatırladığım 90’lı yıllar.

Ismailağa camiinde Usul-u fıkıh dersleri okunur. Efendi Hazretlerinin bizzat nezaret ettiği yıllarda Musa amca da katılırdı. Efendi hz derdi ki “herkes ilme Emsile’den başlar bizim Musa efendi Usul fıkıhtan başladı” Ona böyle latife ederdi. Mevlam rahmet eylesin.

Salim Çoban Hoca:

Medrese yeni başladım daha 15 günlük talebeyim hasta oldum beş kuruş paramız yok evden kaçıp gelmişim. Dediler ki biz seni Musa amcaya götürelim ondan ilaç parasını alalım.. Eski talebelerden birisi gitmiş Musa amcaya “kardeşimiz hasta parası yok ilaç alacak” demiş o da çıkarıp benim İlaçlarımı almış. Ruhu şaad olsun

Recep Gerçek Hoca:

Cebinde 5 tl gibi en küçük kağıt paraları koyar her isteyene verirdi.

Bir de “ilmin nedir?” Diyenlere: “10 ciltlik Ruhul beyan tefsirinin metnini okudum” 🙂 derdi latife yollu 

Yunus ilemin Hoca:

Musa Dede sadık bir ihvandı. Yardım sever, güler yüzü hiç eksik olmazdı.

Ertuğrul Yeni hoca:

Musa dedenin bendede çok emeği var, kitap paralarımı ve ilk şalvar cübbe parasını ondan almıştım, daha çok şey var..

Murat Meral hoca :

Musa dede ilk şalvar cübbemi alan zattır. Mahmud hocam beni ona yollamıştı. Dilenciler onu görünce hemen koşar o da gülerek onların her birine daha önceden hazırladığı paralardan verirdi.

Bir defasında hiç unutmuyorum Efendi hz odasından mihraba ilerliyor. Fazla kalabalık yok ortalarda o vakit. Ben de Efendi Hz’nin ardı sıra yürüyorum. Musa dede de müezzinliğin tam karşısında kapının girişinde Efendi hz’ni bekliyor Onun gelişine bakıyor.. Efendi hz geldi elini Musa dedenin omzuna koydu. Ona gülerek baktı bir müddet ve buyurdu ki “Hacı Musa’nın 30 senedir teheccüdde bir firesi yoktur” dedi ve geçti mihraba.

Kazım Güneş Hoca :

Hafızlık yaparken Musa dedemiz talebelere para dağıtıyordu. Ben de utancımdan almamak için kenardan kaçıyım dedim.. Beni fark etti çağırdı ve iltifat ederek herkese verdiğinden daha fazla harçlık verdi ve dedi ki “Benim kurtuluşum sizler talebeler olur” dedi. Ve her zaman “Beni duadan unutmayın” derdi..
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

Allah rahmet eylesin makamı Cennet mekanı âli olsun

Derleyen isa erdoğan

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın