Allahın Yüce Adıyla Hocalar Olumlu Tepki Bekler Hepimiz yaşamış görmüşüzdür bir hocamız vaaz ediyordur, arada dua cümlesi telaffuz eder, cemaatten cılız bir “amin” sesi gelir ve hoca memnun olmaz, müdahale eder: “cemaat aminleri duyamadık, yoksa istemiyor musunuz !?” “Cemaat ölü gibisiniz daha canlı amin diyelim lütfen..” O günleri geçirenler canlı olarak anlatıyorlar; Mısırın yetiştirdiği en büyük Kıraat Makam üstadı Hafız Mustafa İsmail RhA Türkiye ziyaretine çıkmıştır 1970 li yıllar.. Ankara ile başlar ve Kocatepe Camiinde tilavet eder. Kıraat tamam olur ancak Üstad Mustafa İsmail keyifsizdir “hemen dönelim memleketimize” der. Ankaradan mı, camiyi doldurmayan Türk cemaatten sebep mi bilmiyorum bizi beğenmez. Belki de o enfes Kıraatinden, müthiş nağmelerinden de etkilenmeyen, ölü gibi sessiz, hissiz, tepkisiz, durağan cemaatten rahatsız olmuş ve turu yarım bırakıp hemen dönmek istemiştir. Neyse ki yardımcıları onun kadar hisli değiller, “Üstadım bir de İstanbula gidelim, orada da cemaati beğenmezsek döneriz” derler ve Üstad Mustafa İsmail’i İstanbulda kıraat etmeye ikna ederler. Hakkaten İstanbul cemaati Ankara gibi değildir, Üstadımız İstanbul cemaatini beğenir ve devam ederler.. Zeyl: Üstad bu İstanbul seferinde hiç farkında olmadan büyük hizmetler yapmıştır. Koskoca bir alimi, bir islam Şehidini, Mahmud efendinin müridi, cihanşümul bir vaizi, Ayaklı Kütüphane lakaplı Mektubatçı Bayram hocayı avlamıştır. Bayram hocamız “Sultan Ahmet Camiinde…
Allahın Yüce Adıyla Bu soru islamda olan bir haramın sebebini yani ilmi tabirle mesnedini sormaktır.. Bu haramın sebebi, mesnedi Allah Rasulünün haram etmiş olmasıdır. Bir eline ipek diğer eline altın alarak “bu ikisi ümmetimin erkeklerine haram edilmiştir” buyurarak Allahın bunu bize haram ettiğini duyurmuştur. Altın erkeğe haram olma sebebi bu açıklamadır. Ancak şimdilerde insanlar sebep, illet, hikmet, maslahat nedir bilmediklerinden aralarını ayırt edemezler ve “sebebi nedir” derken aslında hikmetini sormak isterler.. Doğrusu Şeriat bizlere hela-haramı beyan etmiş, ancak bunların hikmetlerini çoğunlukla açıklamamıştır. Bu da “bilmemizin gerekli olmadığı” manasına gelir. Rabbimiz Allah bizden koşulsuz teslimiyet beklemektedir ki kulluk da budur: teslim olmak. Şimdi Allah ve Rasulü sas bir şeye haram dediyse bizim için iş bitmiştir biz orada noktayı koyarız neden nasıl” gibi sorular sormayız, sormamalıyız çünkü bu sorularda itiraz kokusu vardır. “Aklına yatmadıysa yapmayacak mısın” derler adama. Yine de bazı duyduğumuz hikmetlerden açıklayalım: Altın süstür, zinettir. Erkeğin bu tarz takılarla süslenmesi erkeklik fıtratına aykırıdır. o yüzden altın süsler kolye bilezik küpeler erkeğe caiz olmadığı gibi bunların gümüş veya bakır olanı da erkeğe caiz değil, çünkü bu tarz süslenme kadına benzemektir “ALlah kadına benzeyen/özenen erkeklere lanet etmiştir” Bir başka husus, derler ki “erkeğin altın kullanması onda kadınsı tavır ve duygular peyda ediyormuş..”…
Allahın Yüce Adıyla Soru: Şimdilerde faiz oranları epey düştü. Hükumet faizle mücadele hamlesi başlattı.. Enflasyonun da altında faiz oranı veren bankalar var. Şimdi faiz oranı enflasyonun altında olduğu için banka kar yapmış olmuyor, yani sadece değer kaybeden parasını geri almış oluyor, bu durumda bankadan düşük faizli kredi çekmek caiz olur mu ? CEVAP Şimdilik dediğiniz gibi olabilir, faiz miktarı paranın değer kaybıyla eşit veya daha düşük olabilir. Bu durum bankalar için “karlı olmayan kredilendirme” demek de olabilir. Ancak bu durum yine de “faizle para çekmeyi” mübah yapmaz çünkü İslam “eğer banka kar etmiyorsa faizli para çekebilirsiniz” demiyor. “Allah faizi kesinlikle haram etmiştir” diyor. “Faize devam eden bana harp ilan etsin” diyor.. Yani faizin haram olma sebebi Allahın pazarlıksız haram etmiş olmasıdır, bankanın bundan kar edip etmediği meselesi değildir. Bu durum şuna da benzemez: Birileri sana 100 bin lira faizsiz kredi verir, ödeme zamanı geldiğinde bakarsınız ki 100 bin liranın alım değeri düşmüş, o zamanın 95 bin lirası kadar olmuş.. o 5 bin liralık zararını senden talep eder sen de verirsin ve bu İmam Muhammed’e göre caizdir “ne haksızlık yapın ne de haksızlığa uğrayın” ayetine istinaden tazmin-i zarar fetva verdiği için.. Bankaların bugün düşük faizle kredi vermesi yukarıdaki misale benzemez, çünkü…