Mehmet Okuyana Reddiye: Ehli Sünnet Rasulullahın İslam Öğretisidir

Soru: Ehli Sünnet vel Cemaat ne zaman ortaya çıktı ? Mehmet Okuyan tayfasının iddia ettiği “bu akım peygamberden sonra ortaya çıktığı!” iddiası doğru mudur ? [*] Cevap: Hayır yalan söylüyorlar. İmam Tirmizi, İmam Hakim, İmam İbni Mace, İmam Ebu Davud’un aktardığı sahih bir hadis-i şerifte [1] Allah rasulü sas buyurmuştur: “Yahudiler 71 fırkaya bölündü, Hıristiyanlar 72 fırkaya bölündü ve bu Ümmet de 73 fırkaya bölünecek, biri hariç hepsi cehenneme girecek.. Kim o kurtulacak fırka ya Rasulallah ? Allah rasulü: “Ben ve Ashabımın üzerinde olduğu itikad üzere olanlar” Diğer bir rivayette: “Onlar ana cemaattir” yani benim cemaatimden ayrılmayanlar.” İşte Ehli Sünnet vel Cemaat bu vb hadisi şeriflerin ifadesidir, yani bu ismi Allah rasulü koymuştur. Ve bu akım (!) Rasulullah ve Ashabının ortaya koyduğu İslami anlayış ve yaşayışın adıdır. Demekki Ehli Sünnet sonradan ortaya çıkmış bir akım değildir, Rasulullahın yaşadığı ve öğrettiği islamın adıdır. Sahabeler bunu Tabiine aktardı onlar da etba-i tabiine.. Onlar da müctehitler aracılığı ile bu islami öğretiyi kitaplara derc ettiler ve ila yevmil kıyame koruyup muhafaza ettiler.. Geri kalan 72 fırka bu cemaatten ayırlıp hak yoldan sapanlardır.. Bunların isimleri çok olsa da Ehli Sünnet ana cemaattir ve büyük çoğunluktur. 1) فقد ثبت في الحديث الصحيح أن النبي صلى الله…

Mahmud Efendi Hz ve Bayram Hoca (şehadetinden 2 gün önce)

Bayram hocanın şehadetinden üç gün önce bir yerde karşılaştık bana şöyle anlattı “Dün Efendi hazretleri beni çağırdı.. Benim de içim dolmuş, öyle bir doluyum ki buraları terk-i diyar edip gidesim var.. aklımdaki bu.. Bir de dediler Efendi hz seni çağırıyor” Çıktım huzuruna Buyurun efendi hz ? Efendi hazretleri “bayram hoca bana vaaz et” dedi. Ben duyunca şaşırdım “efendim ben size nasıl vaaz edeyim, ben cahillere vaaz ederim alimlere vaaz edemem ki” dedim. Efendi hz biraz daha ciddileşti “bayram hoca bana vaaz et” diyorum.. “Efendim mazur görün beni, biz feyzimizi sizden alıp da konuşuyoruz, ben size nasıl vaaz edeyim. Ama isterseniz muhabbet edelim, açın bir konu konuşalım..” dedim. Başladık konuşmaya.. o kadar konuştuk ki baktım ikindi namazı oldu.. Şimdi bana ikindi namazı kıldır” dedi namazı kıldık akabinde sohbete devam ettik.. baktım akşam oldu.. “Şimdi bana akşam namazı kıldır” dedi.. Namazı kıldık buyurdu ki “şimdi sana yemek ısmarlayayım” buyurdu.. O gün akşama kadar beni yanından ayırmadı. Bütün sıkıntım derdim uful edip gitti. O günlerde bazı insanların verdiği eziyet neticesinde artık pes edecek buraları bırakıp gidecek hale gelmişti.. Şehit Bayram Ali Öztürk’ten Aktaran Hafız İshak Danış

Mahmud Efendi Hz’nin Ehli Kuran’a olan Tazimi

Allah’ın yüce Adıyla.. Ben 15 sene boyunca Efendi Hazretlerinin yanına Kuran okumaya gittim, hiç birinde beni oturduğu yerden uğurlamamıştır. Düşünün ki ben torunu yaşındayım 20’li yaşlardaydım.. “sen Ehli Kuransın” derdi.. Efendi Hz Kuran Ehli sensin ben kimim ki!” derdim ama o ısrarcıydı.. Yanına alrı benim yanağımı sakalımı severdi.. Bazen odasında hizmet etmek isterdim “hayır sen otur, Kuran ehli kimsenin önünde eğilmez” buyurdu. Bir yere gideceğiz, beni mutlaka önüne katardı arkamdan yürürdü.. Ben se bunu bazen “iyi bari önünden yürüyeyim de ona siper olayım” diye düşünürdüm.. Efendi Hazretleri Mısır hafızlarını dinlemeyi çok severdi, Mısır tavrını tercih ederdi. Bir keresinde bana “Bu Mısır hafızlarını dinlemeye doyum oluyor, plaktan dinlemek de var ama ben canlı dinlemeyi seviyorum o yüzden sen gel bana oku. Ne kadar okuyayım efendim ? Yoruluncaya kadar oku.” demiştir. Hafız İshak Danış hoca

Efendi Hz’nin Kızması da bir başka tatlı..

Efendi hz son zamanlarda mikrofon kullandı ve mikrofon bazen arıza yapıyordu vaazın huşusunu bozuyordu.. ve Zekeriyya abiyi tembih etmiş “buna dikkat et sıkıntı çıkarmasın” demiş.. Bir gün vaaz ederken mikrofon yine arıza yaptı cızırtı çıkardı. Efendi hz şöyle bir gazaplandı ve ayağa kalktı, baktım yanakları al al olmuş.. “Nerede bu Zekeriyya?” diye sordu Zekeriya abi durur mı tabi.. hemen kaçmış! (gülüyor) Baktılar yok! Dedi ki bu Zekeriya beni görse kaçar..” zaten kaçmış. Mübarek yanakları böyle kızarmıştı.. o kadar tatlı görünüyordu ki.. Yani mübareğin kızması da öyle tatlı öyle güzel..