Daimi Zikir 2 | Mektubat Sohbeti |isa erdoğan
Tasavvuf , Video / 4 Ekim 2020

Allahın Yüce İsmiyle Sesli dinle Mektubat, 1.cilt 190. mektup 2.bölüm, Mektubat İmam Rabbani k.s   Konular: Zikrin tesirli olması Zikrin adabı Zikirde kıble Allah ism-i Celilinin mana ve mülahazası Zikirde bedenin durumuZikirde yapılan yanlışlar

Maske” Hatıralarım

Bismillahirrahamnirrahim “Maske” Korunmak, bazen de korumak için takılır. Şimdilerde (2020 yılı korona salgını) herkesin yüzünde bir maske var. Alıştık maskeye. İsterseniz buna maske deyin isterseniz buna peçe/nikap deyin. Bu maske işi böyle yayılmadan önce maskenin hayatımda önemli iki yeri vardır. Birisi Medine-i Münevvere’ye gittiğimde sokakta çocuklar maske satıyorlardı. Sudan ucuz tanesi 1 Riyal ve birçok insanların yüzünde o maskeyi görüyorduk. Insanlar sokakta maske ile dolaşıyorlardı. Sebebini az çok anlamıştım ama yine de sorduk “Çünkü kum fırtınası var” dediler. Evet gerçekten Medine-i Münevverenin havası gündüz iken akşam olmuş gibi, sanki heryeri sis kaplamış gibi.. öyle ince tozlar ortalığı kaplamış ki, tozu gözle görmek elle tutmak mümkün değil o kadar ince.. Tam üç gün sürdü. Çölden gelmiş bir araba gördük. Arabanın yarıdan ön kısmı sarı arka yarısı siyah renkte idi.. Şaşırdık. Bu nasıl boyama dedik! Meğer kum fırtınası arabaları böyle yapıyomuş. Bu tozların ciğerlere zarar verdiği düşünülerek insanlar maske takıyordu. Biz ise aşık-ı miskîn edasıyla şöyle düşünmüştük “Bu Medine’nin havası da tozu da bize mübarektir. Ciğerimize bir şey bulaşacaksa, yeter ki Medine’den bulaşsın” Ikinci bir maske hatıram şöyle Bundan takribi 5-10 sene önce şeyhimiz Mahmud Efendi Hazretlerini ziyarete gittik. Huzura kabul edilmiştik. Önünde bir iki dakika da olsa oturuyoruz, elini de öpmeden,…

Hafız Ahmet Akşahin Hakka Yürüdü

Ölmeyen Diri olan Allah’ın adıyla  Hafız Ahmet Akşahin Hocaefendi, Mahmud Efendi Hazretlerinin Afyon Bolvadin vekili ve askerlik arkadaşıdır. Bir kaç gün önce 19 eylülde vefat etmiştir Allah rahmet eylesin Bu zat Efendi Hazretleri sayesinde Efendi Hazretleri’nin şeyhi Mevlana Ali Haydar Efendi Hazretlerine kavuşur ve onun Hatm-i Haceganına iştirak eder. Kendisi anlatıyor “ilk defa böyle bir meclise katıldığım için biraz meraklıyım. Hatmenin başında gözler yumuk olacak denildi Ben de gözlerimi kapattım. Ali Haydar Efendi zikirleri ilan ediyor biz de o ilan edilenleri elimizdeki taşlar sayısınca okuyoruz. Ben bir ara hissettirmeden gözlerimi açayım etrafa bir bakayım dedim gözümü açınca birden Ali Haydar Efendi Hazretleri o Heybetli sesi ile “gözler açılınca kalpleri kapanur” buyurdu. Derhal gözlerimi yumdum heybetinden irkildim Bir daha açar mıyım.. (gülüyor) Askerlik esnasında Mahmud Efendi Hazretleri’ni tanımış Ona hayran olmuş olan Hafız Ahmet Efendi asker Mahmud Efendi’yi anlatırken çok dikkatini çektiği bir hususu şöyle dile getirir : “Mahmud Efendi hz yatsı namazından sonra asla oturmaz konuşmaz kimse onu o saatte konuşturamazdı o derhal yatmaya hazırlanır, gece erkenden yatar erkenden teheccüt namaza kalkar gece boyunca dua ve zikirlerini yapardı o yüzden yatsıdan sonra sohbete oturmaz konuşmazdı. “Sahabeler yatsıdan sonra oturmazlar konuşmazlar gece ibadetine hazırlanırlar” buyurarak bizlere de o sünneti öğretirdi. Hafız…

Abdest Önlüğü Kullanmak

Allahın ismiyle.. Soru: Abdestte kullanılmış su “necis” olduğu gerekçesiyle Abdest önlüğü kullanmak hakkında ne dersiniz? “Bidat” diyenler var, cevabınız nedir ? Önlüğün Kurandan Delili: “Ve elbiseni temiz tut” Müddessir:4 Abdest önlüğü kullanmanın Sünnetten delili: “..kim şüpheliden kaçınırsa ancak o zaman dinini ve şerefini korumuş olur..” Buhari-Müslim Cevap: Abdestte kullanılmış suya kesin “necis” demiyoruz, ancak “Necis olabilir” diyoruz. Çünkü Imam Azam o suya necis demiştir1 Şimdi eğer o su necis ise, demekki elbiseye sıçraması namaz için sakıncalı. Sahabelerin R.Ahm bu zamanda olduğu gibi yüksek lavabo ve tazyikli muslukları yoktu, Onlar abdesti yere çömelerek ve gayet itina ile alıyorlardı.. Bu da bir korunma şeklidir. Bu asırda ise lavabolar ve tazyikle su akıtan musluklar kullanıyoruz. Bu yeni abdest aletleri yeni tedbirler almayı da beraberinde getirmiştir. ve işte takva bir cemaat o müstamel sudan korunmak için önlük kullanmayı tercih etmişlerdir. Sahabenin yerde itina ile abdest alması ile önlük kullanmak arasındaki ilişki ortak hedef/illet’e hizmet etmesidir yani o sudan (mâ-i müsta’melden) korunmaktır. Dolasıyıyla önlük islamda var olan bir gayeye hizmet ettiği cihetiyle bidat değil, müstehap olur. Tıpkı sesi daha uzağa ulaştırmak için namazda ezanda hoparlör kullanmak gibi. Sesi uzağa ulaştırmak islamın hedefidir.. eskiden dama çıkmak bunun aracı iken şimdi ise hoparlör kullanmak bir araçtır. Gaye…

Kıssa Paylaşımında Milli Duruş ve Çinli Masalı
Genel / 4 Ekim 2020

Allahın Adıyla.. Israfa karşı olmak, iktisatlı davranmak elbette Allahın bizden istediği önemli bir iş. Bunun için çalışmak kıssa aktarmaya: evet. Ancak bunu israfın dibi olan gavurların uyduruk hikâyeleriyle yapmaya: hayır.Yıllarca o masalı “çin başbakanı..” diye anlatıp durdular. “Güya bir yemek esnasında tabağındaki son pirinç tanesini özenle yiyen çin başına “niye ki?” diye sormuşlar da o da “ülkemde 1.5 milyar çinli var her biri bir pirinç bıraksa ülke ekonomisi çöker demiş miş !! Şimdi aynı masal.. Bu defa masal kahramanı amerikada çalışan bir çinli işçi imiş ! Bi de Amerika şirketi yemek veriyormuş ve bir levha asmış “yiyeceğin kadar al aldığını ye” yazılıymış.. Bizim sazan oradan bize nasihat çekiyor “bakın herifler israfa karşı ne kadar duyarlıymışlar!” Diyor. Ve bu masallar dolaşır durur. Yazının altına da yazmışlar mı “prof. falan” sanki bana ayet oldu ! Allah aşkına ! Biz israfı iktisadı bu putperestlerden mi öğreneceğiz !? Bizim Enbiya ve Evliya kıssalarında hiç mi iktisad kahramanımız yok !? Hem masalda tutarsızlık var. Tabakta kalan son pirincin yenmesi veya yenmemesi.. ülke ekonomisine hiç bir katkısı olmaz. Ha mideye gitmiş ha çöpe gitmiş. Depodan çıkmış tabağa girmiş bir kere.. Ekonomiye katkı, onu pişirmeyerek, kilerde tutarak olurdu. Ve çubukla yiyen çinli bir tek pirinci çubukla alabilir…