Efendi Hz’nin Bayram Tebriği Mektubu
Genel , Mahmud Efendi Hz / 30 Mayıs 2020

Allahın Yüce Adıyla Mahmud Efendi Hazretleri 1980’li yıllarda Emir Efendi isimli bir müride göndermiş olduğu mektup. Bu Mektup Mektubatta yok. (Mektubat-ı Mahmudiyye’de) Bu açıdan çok önemli bir vesikadır. Mektubu alan zat muhtemelen bir hattata Nesih hattıyla yazdırmış. Çünkü Efendi hazretlerinin el yazısının bu olmadığını biliyoruz. Mektub türkçe yazılmış. Kuran harfleriyle.. Mektubun Okunuşu HuveB H S S السلام عليكم ورحمه الله و بركاته على من لديكم من عباد الله الصالحين Ekhî fillahım Muhterem Emir efendi tebriknamenizi aldık çok memnun olduk. Bilmukabele.. Mübarek Ramazan’ı Şerif Bayramınızı tebrik eder Din-i Mübin-i İslam’a hâdim olmak üzere hakiki bayram olan Mevlamızın Cemaline kavuşmak şerefi ile müşerref olmamızı Cenab-ı Hak Celle ve Alâ Hazretleri’nden dilerim. Kıymetli vakitlerimizi en kıymetli olan vazifelerimize sarf etmeye canla gayret edelim. Bu fırsat bir daha ele girmez. Bu yoldaki kardeşlerimizi de bu hususta uyandırmaya dikkat edelim. Din-i Mübin-i İslam’ın devam ve bekası, kişi kendi vazifesini ifâ ettikten sonra milleti uyandırmak için çalışmaya bağlıdır. Tekrar selam ve hürmetlerimizle hatm-i kelam edip istikamet ve hüsn-ü hatimemiz için dualarınızı diler ve dua ederiz. Miskin kardeşiniz Mahmud UstaOsmanoğlu Açıklama: B H S S = Bismillahi.. El Hamdülillah.. ve Ssalattü.. ve selamü ala Rasulina.. Selam kısmı arapça yazılmış manası: Allahın selamı rahmeti ve bereketi sizin ve…

Ali Haydar Efendi Hz ile Ihsan Efendi karşılaşması ~1958

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla  Ali Haydar Efendi Hz ile Ihsan Efendi karşılaşması ~1958 MEVZULAR : • Sakalın Allahın Rızası yolunda ehemmiyeti• inkılaplarla yıkılan islam binası altında kalmış alimlerin bile sakalı şerifi kabulde zorlandıkları ve ancak Allah dostları eliyle uyanış gerçekleşip hakikate rücu ettikleri• Yazı mektup kitap video gibi uzaktan eğitim tebliğ araçlarının insan terbiyesinde kafî olmayıp bir Arifin huzurunda bulunmaya olan ihtiyaç. • Ali Haydar Efendi Hz’nin yaşlılık hali ve sözünü çekmemesi ve o yaşta ilme olan düşkünlüğü “Mevlana Ali Haydar Efendi Hazretleri Sakala çok önem verirdi. Daha ilk görüşmemizde bile sakal bırak buyurmuştu. Manevi dersimi bana damadı Nuri Efendi vermişti Efendi babamız Hazretleri ders veremediği zamanlarda vekili Nuri Efendi verirdi. Allah rahmet eylesin İhsan Efendi hocamız vardı Akyazı’da imamdı vaaz verirdi. Ali Haydar Efendi Hazretleri ona “sakal bıraksın” diye haber gönderdi. İhsan Efendi de “kendisi bıraktı bizden ne istiyor oradan bize haber gönderiyor..” dedi. Daha sonra İhsan Efendi Buraya gelmişti. Beraber Ali Haydar Efendi Hazretlerini ziyaret etmeye gittik. Tabii o daha ilk defa yanına giriyor.. Müsaade aldık ve yanına girdik. Oturuyordu kitaplarına bakıyordu. o sıralar gözü görse de kulağa duymuyordu, bir hayli yaklaştık Efendi Baba’ya. Tabii kulakları duymadığı için yazıyla sorularını cevaplıyoruz. İhsan efendiye ismini sorunca İhsan…

İslam Karantinadır
İslami hayat / 28 Mayıs 2020

Allahın Yüce Adıyla İslam Karantinadır Nisan 2020 yılındayız. Covid 19 tehlikesi var. Herkes zorunlu karantinada tutuluyor. 65 yaş üstü 20 yaş altı sokağa çıkmak yasak. Haftasonu herkese yasak. Bu günler bize Dinimiz İslam’ı daha iyi anlamamızı sağlamıştır. İnşallah gafil insanlar da Allah’ın Dinini İslamı bu sayede idrak ederler ve Dinin buyruklarına itiraz etmeyi terk ve tövbe derler. Karantina güvence altında olmak demektir. Virüs kapmaktan, varsa bulaştırmaktan güven içinde olmak.. Islâm Dini de Müminleri bir karantina yani güvence altında tutar; Allahın azabına yakalanmaktan korur. Karantinada hedef insan sağlığını korumaktır. İslam Karantinasının hedefi ise beş şeyi korumaktır; inancı, nesli, aklı, irzı, ve malı. Bütün emir ve yasaklar bu beş şeyi korumak için. Karantinada en önemli tedbir soyutlanmaktır. Karantinada olan kişi başkalarıyla görüşmez kırk yıllık ahbap olsa evine gitmez, evine kimseyi almaz..Islam da müminleri soyutlar. Erkek-kadın görüşmelerini, karışık yaşamı yasaklar. Kalplere fitne virüsü bulaşıp günaha düşme tehlikesinden ötürü.. Ve islam Dini kafirlerden de bizleri soyut tutar. Onları dost edinmekten, onları sevmekten, onların moda ve tarzına uymaktan müminleri men eder. Onlardan bize küfür, şirk, isyan, günaha cüret virüsleri bulaşıp bizi kendileri gibi küfre düşme tehlikesinden ötürü. Bu virüs kalpten kalbe sevgi ve takip yoluyla geçmektedir zira. Çaresi karantinadır Hastanede karantina altında olan hastaya bazı gıdalar…

İmamlar yatıyor bilim adamları çalışıyor mu ?

Allah’ın yüce Adıyla Yoğun korona virüs pandemi günlerinde bir islam düşmanı bir laf attı ortalığa “Imamlar yatıyor ! bilim adamları insanlığı kurtarmak için çalışıyor” dedi. Bu lakırdı üzerine: Cevap: Müslüman varlığı aleme rahmet. Dünyada müslüman kalmadığı zaman Allah kainatı yıkacak ve kâfirler için acıklı cehennem hayatı başlayacak. Ateistler komünistler laik humanistler.. kim varsa hepsi, Müslümanlar sayesinde dünyada bir lokma ekmek yiyor. Bir gram lezzetleniyor. Müslüman evinde ibadet ederken bile sizin için fayda kaynağı. Ona göre, iyi çalışın onu yaşatın ki yaşamınız devam etsin  Allah ölümü ve hayatı yaratandır. Insan ve cin Allah’a ibadet için yaratıldı. Ibadet devam ettikçe dünya devam eder. Ibadet eden kalmayınca herkes bilim filim oyun eğlence peşinde olunca Allah dünyanın pimini çekecek vee BUMM ! Dünya bitti Ahiret başladı. Herkes Allahın huzurunda hesap verecek. Iman ehli cennete küfür ehli cehenneme. Değdi mi ? Hayır Işte o patlama ikinci patlamadır ve adı heralde Bigest Bang olur.. patlamadan İslam gemisine atla. Aklın varsa Bugün deist zavallı ateist Kabe ziyareti durdu, camide cemaat olmuyor diye sevine dursun batıda gayrimüslim insanlar Allahın ibadetine susamış bir vaziyette müslümanların arkasında safa duruyor namaza iştirak ediyorlar. Bu secdeyi dünyada yapan yaptı. Yapmayanın vay başına geleceklere.. “O gün kıyamet günü ayaktan inkişaf olacak (Allah rububiyetini…

Musa Amca Vefat Etti

Ölmeyen Hay Olan Allah’ın yüce Adıyla.. Özet: ihvanların Musa Amcası, hafızların Musa dedesi, Mahmud Efendi Hz’nin vefalı müridlerinden Musa Bayraktar vefat etti. Allah rahmet eyleye, mekanını Cennet, makamını âli eyleye.. Işte onun hakkında hüsn-ü şehadet eden bazı hoca arkadaşlarım, yani o zamanın talebeleri: Halit Duman Hoca: Rahmetli Hızır Efendinin daimi cemaati yol Arkadaşı ve en büyük destekçisiydi bir birlerine ayrı bir muhabbetleri vardı. Vefatı aynı güne denk gelmesi ne güzel tevafuk olmuş. Musa dede gibi eski ihvanlarımız Kitap olarak belki okumuşlukları fazla yoktur. Lakin Efendi Hzretlerimizin ilim Meclis’lerinde çokça bulundukları için damlaya damlaya aldıkları ilim ve feyzin bereketi çoğu hocadan iyidir. Fatih Yarar hoca: Rahmetli Hızır Efendi Musa Dedeyi çok severdi. Musa Dede Hızır Hocanın cumartesi sohbetlerini hiç kaçırmazdı. Sohbette ondan çok örnekler verirdi. Bir gün Hızır hocamız sohbette “Efendi hazretlerinin cemaatsiz hiç namaz kılmadığını, sahibi tertip olduğunu, en büyük kerametin istikamet olduğundan” bahsediyordu. “Musa Dede buradamısın” diye çağırdı. Sonra onu işaret ederek “Bakın şu adama 33 senedir bir defa teheccüt kaçırmamıştır dedi.. Yani müridi bile böyle ise siz Şeyh Efendiyi düşünün..” buyurdular  Muhammed Yasin hoca: Kimler Musa dedemizden Efendi hz’inin sakalı şerifinden almadı ki..!? Yolda çevirir, ondan Efendi Hz’nin sakal telini isterdik.. o da cebinden bir zarf çıkarır verirdi….

Reddiye: Ehl-i Sünnete Tekfirci Yaftası Vuran Hilmi Karaaç’a Ret

Yüce Allahın Adıyla.. İlahiyatçı akademisyen Doç. Dr. Hilmi Karaaç bir makale (tez) yazmış 24 sayfa. Adı “EHL-I SUNNETE GORE TEKFIR PROBLEMATIGI” Yazıyı okuduğunuzda Ehli Sünnet Camiasını diğer Müslümanları olur olmadık “tekfir” eden, onları haksız yere dışlayan, ilim ve insafan uzak, taassup ve inatla hareket eden bir fırka gibi görürsünüz ! Ehli Sünnet hakkında çizilen manzara budur ! İşin dikkati calip tarafı bir takım ilahiyatçılar bu günlerde anlaşmışçasına ve EHLİ SÜNNET’İ tekfirci gibi gösterme çabası içine girmişler ve adeta Ehli Sünneti kendi silahıyla vurma yoluna gitmeleridir. Amaç ne ? Çalışmadaki betimleme ve tasvirler apaçık Ehli Sünnete yapılmış bir haksızlık ve iftiraydı ve elbette bir cevap verilmesi gerekiyordu E-Mail yoluyla kendisine gönderdiğimiz ret cevabımız aşağıdaki gibidir: 1) Hilmi Bey makalenizi okudum. Öncelikle aklıma gelen soru şu oldu: Siz hangi mezheptensiniz ? Siz Ehli Sünnet değil misiniz ? 2) Çalışmanız eksik, tamamlanmamış. “Tekfir alanlarını” sayarken “Sahabe, Hilafet, İmamet” konularını es geçmiş ve Şiaya hiç değinmemişiniz ! Bunun özel bir sebebi var mı ? Veya şöyle soralım: Tekfir’in Şiadaki durumunu konu alan bir çalışmanız var mı ? Yoksa hedef sadece Ehl-i Sünnet mi ? 3) Bugün tekfiri en yoğun kullanan iki akımdan biri; Kendini Ehli Sünnet sayan Vahhabiye (selefiyye) fırkasıdır. Bunların tekfir sebepleri “oy vermek, laik…