GERÇEK İSTİKLAL SAVAŞI

KRİTİK ANALİZ 1 Allahın adıyla.. Özet: Batının Türkiyede kurduğu kukla hükümet rejimleri çöküp müslüman halk iktidarı ele alınca batı bunu kendine en büyük tehdit olarak görmüştür ve türlü entrikalarla halkın iktidarını devirip yeniden kuklaları yerleştirmek istemiştir. ancak maşa örgütlere eliyle ortaya konan bütün çabalar sonuç vermeyince iş başa düşmüş ve patronlar sahaya çıkmışlardır. amerika almanya açıktan türkiyeye askeri müdahale yapma azmini deşifre etmiştir. bu müslüman halk gerçek hürriyet ve bağımsızlığına kavuşması için bu savaşın üstesinden gelmeye mecburdur. Acımasız ve pervasız kafir Trump başkanlığında Amerika yeni sömürüler yeni entrikalar peşinde. Avrupada romanyaya dünya kadar savaş malzemesi yığdı. PKK nın suriye kanadı YPG ye 300 Tır dolusu ağır silah verdi. Son hamlesi belli oldu; Katarı, petrolünü gazını zenginliğini yemeye karar verdiler. Önce piskolojik zemin hazırlanıyor. 11 Eylül bahaneyle Afganistanı, öncesinde ise Irakı yediği gibi.. Şimdi sıra Katarda.. Katarın teröre destek verdiği yaygarası başlatıldı.. Hem de komşu ve dindaş ülkeler elinden.. Katara saldırma konusunda dünya kamuoyunu kısa yoldan ikna etmek için. Çünkü bu yaygarayı Amerika İsrail yapsaydı plan deşifre olabilir dünya ikna olmazdı ! Bu durumda ülkeler yeni bir saf düzeni almak durumunda. Fazla seçenek yok. Amerika yandaşlığı veya Rusya-Çin taraftarlığı.. Ortadoğunun Sünni ülkeleri Amerikayı tercih ettiler. Üçüncü bir şık olabilirdi: İslam Ülkeleri…

Ismailağa Cemaatini Bitirecek 4 Zafiyet

Bismillah elhamdülillah Mahmud Efendinin Hazretlerinin sohbet ve vaazları zahiren kesildikten sonra cemaatte hem amel, hem de fikir ve söylem bakımından bir takım zafiyetler oluştu. Bu zafiyetlere karşı mütenebbeh olup telafi yoluna gidilmezse bir kaç on yıl içinde tükeniş yok oluş kaçınılmaz olacaktır HafizanaAllah  1. Zafiyet: Medrese fikrinden uzaklaşma; Efendi Hazretlerinin her fırsatta ve her ortamda, hatta Başbakanlık konutunda verilen davette bile söylediği : “Her mahalleye bir erkek bir kız medresesi açınız, bunu yapın ve bütün millet bu medreselerden geçsin, eğitim alsın. Allah’ın izniyle 3 senede İslamiyet galip gelir”. “Besmelesiz mekteplere (okula) değil, çocuklarınızı medreseye gönderin” diyebilme cesareti. Şu an cemaat olarak gösterilemiyor. Özellikle geniş kitlelere hitap eden vaiz ve hocalarımız sohbetlerinde “gençler medreseye gidin mutlaka medresede okuyun” şeklinde telkinlerde bulunmuyorlar. Bu da Medrese’nin bir anlamda zayıflamasına, revacının azalmasına ve kaliteli öğrenci akışının durmasına sebep olacaktır. Bu elbette en önemli bir zaafiyettir, derhal telafi edilmedir. 2. Zafiyet: Manaya olan inanç zaafiyeti Şeyhimiz Mahmud Efendi hazretleri olaylara bakış açısı daima şu minvalde olmuştur “Allah’ın bizlere ihsan ettiği bütün muzafferiyetler, din hürriyeti, emniyet.. bütün bunlar ihlâslı gençlerin Kur’an’a ve sünnete sarılmaları sebebiyledir” “Gençlerin sakal bırakması, genç hanım efendilerin çarşafa bürünmeleri vesilesiyle azap def-ü ref oluyor” “Medreselerde okuyan talebelerin kendilerini Kur’an’a adamaları, teheccütlere kalkıp…

TAKVA

Konular: 1) Takva nedir ? 2) Takvanın fayda ve faziletleri neler ? 3) Takvanın mertebeleri nelerdir ? Takva Nedir ? Takva veka, vikaye kökünden, Sakınmak korkmak çekinmek manasında isimdir. Kul Allahın azab ve gazabından sakındığı için takva olmuştur. Sakınmanın amelî ciheti Allaha itaat etmek demek şeklindedir. Takva sahibi kişiye “Mütteki” sakınan denir. Kuran-ı Kerimde takva şu kelimelerle geçer: (المتقين المتقون تقي التقوي يتقي يتقون ) Takvanın faydaları ve faziletleri : Kuran-ı Hakîm Takva kullara bir müjde ve hidayet kaynağıdır. (Meryem:97, Bakara:2) Takva Kulları Allah sever (Ali İmran:76, Tövbe:4,7) Takva kullardan Allah amellerini kabul eder, başka etmez (Maide:27) Takva kullar Allahın engin rahmetine nail olur. (Araf:156) Takva ehli cennet ehlidir, cennet onlar içindir (Ali imran:133, Kaf:31) Hayırlı sonuçlar, akibet Takva ehlinindir. (Hud:49, Kasas:83) Takvada en ileri olan, Allaha en yakın ve en sevimli olur (Hucurat:13) Takva olan kişiye Allah ‘furkan’ (hakkı batıldan ayırt etme nuru, yetisi) verir (enfal:29) Takva olana Allah sıkıntılarından bir çıkış kapısı açar, derdine derman verir. (Talak:2) Takva olanı Allah ummadığı yerden rızıklandırır, hiç hesap etmediği nasipler verir (Talak:3) Takva olanın Allah işlerini kolaylaştırır. (Talak:4) Takva olan kulu Allah günahlarını örter üstünü kapatır affeder (Talak:4) Takva olanın Allah ecrini muazzam verir mükafatını büyütür (Talak:5) Takva olanın Allah çabasını…

Kemalist Mealciler Fırkası 1

Allah’ın yüce Adıyla.. Bu yazıda sizlere İslam toplumun içinde nev-zuhur etmiş bir fırkadan bahsedeceğim: Kemalist mealciler fırkasından. Allah Rasulu salatü selam olsun “Benden sonra Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, kurtulacak tek fırka Ehli Sünnet vel Cemaat” olduğunu bildirmiş geriye kalan 72 fırkanın cehennemlik olduğunu haber vermiştir. Bu sapkın 72 fırkayı islam alimleri tespit etmişlerse de, bazıları tarihin çöplüğünde yok olarak günümüze kadar gelememiştir. Onların yerine bu zamanda yenileri türemiş ve dalalet ehli Allahın El-Mudill sıfatına mazhar olmaya böylece devam etmiştir Her müslüman bu sapkın fırkalardan haberdar olmalı ve kendini, aile akrabalarını bilgilendirip sakındırmalıdır.  Kemalist Mealciler Fırkası (K-Mealizm) Bunları biz şu sıfat üzere bulduk; K-mealciler namaz kılmazlar, oruç tutmaz, fukarayı gözetmez; zekat sadaka vermezler, Hacca umreye gitmezler.. Bunlar hadisleri toptan inkar ederler. Hak Mezhepleri, Allah Dostlarını, müctehit alimleri de inkar ederler, hatta ulema evliyaya iftira eder, söverler. Bütün bunları Kuran Mealinden pasajlar okuyarak yaparlar. müslümanları etkilemek için kendilerini “Kuran ehli, Kurancı, indirilmiş dinci” diye adlandırırlar. Bunlar sahte hesaplarla kimliklerini gizleyen ve bütün ifsatlarını internet üzerinden yapan zavallılardır. İnsan içine çıkmaya, senin benim karşıma geçip seviyeli bir şekilde tartışmaya cesaret edemezler..  Bütün argümanları şüphe uyandırıcı sorular vesveseler, yalan haber ve iftira türünden şeylerdir. “Bu yalanları ne kadar çok yayarsa ne kadar çok müslüman…

Demokrasi Şehidi !?

El-Şehid Olan Allahın adıyla.. “Demokrasi şehidi” dini bir tabir değildir. Ahiret makamı hiç değildir. Türkiye’de yaygınlaşan resmi bir ifade, dünyalık bir rütbedir. Türkiye literatüründe ‘şehit’ görevi başında öldürülen kişiye denmekteymiş. Haber peşinde ölen muhabire “Basın şehidi” dedikleri gibi. Bu açıdan “demokrasi şehidi” demokrasiyi koruma uğrunda vurularak ölmüş kişi olmuş oluyor. Çünkü darbeler, demokrasiye, yani seçilmiş hükümete yapılır, halkın irade ve idaresine yapılan saldırı kabul edilir. Darbeye karşı koyan halk da kendi seçtiği idarecileri, dolayısıyla demokrasiyi korumuş oluyor. Bu uğurda ölenler de bu zaviyeden bakınca resmen demokrasi şehidi olmuş oluyor. Allah nezdinde bu kişilerin durumu Doğrusu insanların ölen bir kişi hakkında ne dedikleri, ona ne tür bir isim, bir rütbe taktıkları pek de önemli değil. Çünkü kişilerin gerçek niyetlerini Allah bilir ve gerçek rütbe ve makamları Allah tayin eder. Nice “boşuna öldü, pisi pisine gitti” denilenler şehit olmuştur ve nice ‘şehit’ oldu zannedilenler de boşu boşuna ölmüştür Allah bilir. İslamda Şehit “Allah yolunda ölen, Allahın adını yüceltmek için katledilen” kişidir. Evinden çıkan kişilerin hangisi Allah için çıkıyor, hangisi nefis şöhret için çıkıyor biz bilemeyiz. Ancak şunu biliyoruz ki: Niyeti, hayatı, sireti daima Allah yolunda yürümek olan takva müslümanlar nerede ne şekilde ölürse ölsünler şehit olurlar. Bunlar vatanı müdafaa için, milletin dinini…

Allah’ın Hidayeti Adil Midir !

Allah Hidayetini Dağıtıyor Mu ? Soru: Islam toplumu içinde müslüman anne babadan doğmuş bir insan tabiatıyla müslüman dindar olacak ve cennete gidecektir. Buna karşılık imansız bir toplum içinde kafir anne baba elinde dünyaya gelmiş biri de haliyle kâfir olacak ve cehenneme gidecektir.. Bu adil midir ? Cevap: Bu soru hakiki müminlerin sorusu değil çünkü mümin Rabbisine hüsnü zan eder ve Allahın merhamet ve adaletinden şüphe etmez. Ancak müminlerin imanına vesvese verenlerin attığı bu sorunun da cevabı var. 7 madde halinde cevap vereceğiz.  1) Evet Allah adildir zerre miktarı zulmetmez, haksızlık etmez. [Nisa:40] Bu soruyu sormayı gerektiren şey kulda ki acıma, merhamet duygusu. Kulun merhameti Allahın merhametinin yüzde birinin yüz milyarda biri bile değil..(*) Sendeki bu mikro seviyedeki merhamet ve adalet hissi eğer bir insanın haksız yere ateşe girmesine müsaade etmiyorsa, bil ki mutlak adalet ve merhametin sahibi Allah asla haksız yere azap etmez. 2) Allahın bir ismi El Hak dolayısıyla ne yaparsa haklıdır. Ehli Sünnet (hak islam inancı) na göre Allah said kulu cehenneme koyabilir; adaletiyle. Yani cehenneme koydu ise mutkaka hak etmiştir. Şaki kulu ise Cennetine alabilir; fazlı keremi ile. Yani hak etmemiş olsa bile. Bu kayırma ve fazladan ikram diğerine haksızlık değildir. Örneğin: Sana yanlış yapan 3 kişiden…

Kader Değişir mi? Kader Nedir (9 cevap)

Rahman Rahim olan Allahın Adıyla.. 1. Konu: Kader Nedir? Kader Allah’ın herşeyi önceden bilmesi ve takdir etmesidir. Kainatta ki tüm olaylar Allah’ın bilgi, kontrol ve izniyle olduğunu açıklayan bir terimdir. Kamer Suresi, 49:”Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık.”  51: İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur. 52: Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır. 1 b) Avamın kader algısı İslam’ın kader inancıyla aynı mıdır? Hayır meal-esef aynı değil. Türkiye’de kader genelde “cebir” gibi anlaşılır ve o yüzden de inkar edilir ! Ben kadere inanmıyorum diyen kişinin kastettiği genelde cebriye fırkasının bozuk kader anlayışıdır. Bu anlayışa göre kader “onu o işe mecbur etmiş, o hal ve durumdan çıkması da mümkün değilmiş, başka seçeneği yokmuş!” düşüncesi. Avamın ağzında “Başarısızlık kaderin değil” ifadesi de öyle, doğru bir cümle gibi görünür ancak batıldır. Çünkü burada da kader “mecburiyet” anlamındadır. Suç işlemiş hapse düşmüş adama neden buradasın? diye sorulunca “kader” demesi ve kendini “kader mahkumuyum” diye tanımlaması apaçık gösteriyor ki kader avamın dilinde “iradesi alınmış, o da o fiili işlemeye mecbur olmuş !” manasındadır. Yani kısaca milletin algısında kader, Ehli sünnetin tarif ettiği değil, cebriye’nin kader anlayışıdır. Yüce Allah Kuran’da bu tür kader anlayışını reddeder :  “Melekler, kendilerine (şirk ve isyanla) zulmederken canlarını aldıkları…