Allah’ın Hidayeti Adil Midir !

5 Temmuz 2018

Allah Hidayetini Dağıtıyor Mu ?

Soru: Islam toplumu içinde müslüman anne babadan doğmuş bir insan tabiatıyla müslüman dindar olacak ve cennete gidecektir.
Buna karşılık imansız bir toplum içinde kafir anne baba elinde dünyaya gelmiş biri de haliyle kâfir olacak ve cehenneme gidecektir.. Bu adil midir ?

Cevap: Bu soru hakiki müminlerin sorusu değil çünkü mümin Rabbisine hüsnü zan eder ve Allahın merhamet ve adaletinden şüphe etmez. Ancak müminlerin imanına vesvese verenlerin attığı bu sorunun da cevabı var. 7 madde halinde cevap vereceğiz. 

1) Evet Allah adildir zerre miktarı zulmetmez, haksızlık etmez. [Nisa:40]

Bu soruyu sormayı gerektiren şey kulda ki acıma, merhamet duygusu. Kulun merhameti Allahın merhametinin yüzde birinin yüz milyarda biri bile değil..(*) Sendeki bu mikro seviyedeki merhamet ve adalet hissi eğer bir insanın haksız yere ateşe girmesine müsaade etmiyorsa, bil ki mutlak adalet ve merhametin sahibi Allah asla haksız yere azap etmez.

2) Allahın bir ismi El Hak dolayısıyla ne yaparsa haklıdır. Ehli Sünnet (hak islam inancı) na göre Allah said kulu cehenneme koyabilir; adaletiyle. Yani cehenneme koydu ise mutkaka hak etmiştir. Şaki kulu ise Cennetine alabilir; fazlı keremi ile. Yani hak etmemiş olsa bile. Bu kayırma ve fazladan ikram diğerine haksızlık değildir.

Örneğin: Sana yanlış yapan 3 kişiden ikisini dava edip birini affetmen o iki kişiye haksızlık değildir. Allah bazı kullarına adaleti ile, bazılarına da fazlı keremi ile muamele edebilir. Küfür diyarında yaratılan kula adaleti ile, Islam diyarı içinde yarattığına da fazlı ile muamele etmiş olabilir. Allah fazlını dilediğine verir [Cuma:4] Dolayısıyla haksızlık yoktur.

3) Aslında her Müslüman anne babadan doğan da Müslüman olmuyor. Bak Nuh aleyhisselam, oğlu kâfir gitti. Doğrusu: kişi akil baliğ olduğunda imanı tercih ettiği için Müslüman olmuştur. Bugün islam toplumu içinde olup imansız olan binlerce kişinin varlığı bunu ispat eder.

4) Allah kuluna ancak kapasitesi dahilinde yük yükler. Kâfir toplum içinde yetişmiş kişi eğer iman etme imkanı elde etti ise imandan sorumlu olacaktır. Nitekim cehennemlik ‘kâfir’ hakkı isittikten sonra inkar edendir. Hakkı duymamış, dolayısıyla inkar etmemiş kişiye kâfir denmez.

Ayet “Bizler peygamber (risalet) göndermedikçe azap edecek değiliz” Işte adalet burada. Habersiz bilgisiz bir toplumu Allah o bilgi ve imandan sorumlu tutmuyor.

5) Adaletin diğer vechesi: Küfür toplumu içinde imana gelmiş kullara Allah daha fazla verecektir. Zorluk nispetinde rahmet ve kolaylık var çünkü. [Insirah:] Bak sonradan müslüman olanlara.. daha şuurlu oluyorlar. Işte kamil adalet!

6) Araf Suresinin ayetleri şirk toplumu içinde yetişmiş olmanın aslında geçerli bir mazeret olmadığını, Allah kendini bütün nefislere tanıttığını, imanı fitrata yerleştirdiğini bildirir:
“Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dedigi vakit, “pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz” dediler. (Bunu) kıyamet günü “Bizim bundan haberimiz yoktu.” demeyesiniz diye (yapmıştık). Yahut, “atalarımız daha önce şirk koşmuşlardı. Biz onlardan sonra gelen bir nesil idik, şimdi o batıl yolu tutanların yaptıkları (bizi de saptırmaları) yüzünden bizi helâk mi edeceksin” demeyesiniz diye (yapmıştık). Araf 172,173

7) Allah, Muhammed aleyhisselamı bütün insanlığa gönderdi [Sebe:28] ve ona mucize olarak Kuranı verdi ve Kuranı kıyamete dek korumayı vaad etti..

“Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah mutlak üstündür, yegane hikmet sahibidir.” Nisa:165

Dolaysıyla hidayet yolu herkes için açık. Yeter ki kişi hakikatin peşine düşsün doğruyu arasın. Allah arayanlara mutlaka hidayet edecektir.

Ayet:
“Ve biz, bizlerden Müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yolu arayanlardır.” [Cin:14]

Yani “arayan bulur. Mevlasını da, belasını da..”

isa erdoğan 06 Temmuz 2018 ist.

_________

(*)

٤- [عن أبي هريرة:] إنَّ للَّهِ عزَّ وجلَّ مِئةَ رحمةٍ أنزلَ مِنها رحمةً واحدةً بينَ الإنسِ، والجنِّ، والهوامِّ، والسِّباعِ وذَخَرَ تِسعةً وتِسعينَ إلى يومِ القِيامةِ ولفظُ الآخر إنَّ للَّهِ عزَّ وجلَّ قسَّمَ منها رحمةً بينَ جميعِ الخلائقِ، فبِها يتراحَمونَ، وبِها يتَعاطفونَ، وبِها تَعطفُ الوحشُ على أولادِها، وأخَّرَ تسعةً وتسعينَ رحمةً، يرحمُ بِها عبادَهُ يومَ القيامةِ

 ابن ماجة و السخاوي (٩٠٢ هـ)، البلدانيات ١٢٠ • صحيح

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın