Muhtelif Konular Muhteşem Cevaplar 3

NEDİR YAZILARI Nakşibendi Tarikatı 13.07.2008 – 18:06 İmamı Rabbani Müceddidi elfi Sani der: Nakşibendi tarkatını diğer bütün yollardan üstün kılan şey, bu yolda “Rasulullah’ın sünnetine ittiba etmeye iltizam” var olduğu içindir. Sallallahu aleyhi ve sellem. Mektubat Hanımlar 13.07.2008 – 08:46 Allahın erkeğe lütfudur. Kadının yaratılışını beğeniyorsunuz değil mi !? Şu halde onu Yaratanı da beğenin, her şeyi ile.. gönderdiği dini, Şeriatı, peygamberi.. B.Ç.G 12.07.2008 – 07:55 B batı: batıdan ithal edilen değerleri korumak ve yaymak. batıdan olsunda ne olursa olsun. Ç çalışma: her ne kadar başaramasakta bu yolda çalışacaz bu yolda öleceez bizimde eğilimimiz buna, napalım! G grubu: Tanrısal değerlerin geçerliliğini ancak büyük gruplar kurarak azaltabileceğimizi düşünüyoruz. yoksa tozumu dumanımıza katarlar o şeriatçılar Abdur Rahman As Sudais 12.07.2008 – 07:47 ‘ Kabe imamı ‘ şeklinde telakki edilen manevi bir makamın sahibi. Arkasında namaz kılmak nasib oldu. Allah kabul eylesin. içli bir kıraati var. Suudlular Mısır tarzı kıraat yerine Sudeysi tarzı kıraati tercih ederler. Doğrusu ağdı andırdığı için hadisin maksadına daha muvafık gibi. Ama Abdussmed; Allah ondan razı olsun, Kuranı dinlemeyi dünyaya o sevdirdi. ………………. Gezinirken baktım yorum yazılmamış garib bir surette duruyordu.. Ben mazlumları her zaman müdafa ederim. ateist 11.07.2008 – 02:18 ateist kim imiş: Tanrı tanımayan imiş ! Be…

Farklı Konular ve Özgün Yorumlar 2

Allahın Yüce Adıyla NEDİR YAZILARI Seni Allah’a havale ediyorum 02.08.2008 – 14:44 Genellikle insan, elinden bir şey gelmediği zaman haksızlık yaptığına inandığı kişiye söylediği sözdür. seni Allaha havale ediyorum’ derken muhatabın Allahtan yeterli bir ceza alması istenir..bu anlamda bir bedduadır. Allahından bul ‘ da bu anlamda kullanılır. Aslında Allaha havale etmek işin en güzeldir, ve ağız ile telaffuz etmedende her işin sonucunu Ona havale etmelidir. Allaha havale etmeninin dindeki anlamı tevekkül. Yaygın ifade biçimi ise ‘ Habünallahi ve niğmel vekiil ‘ Doğrusu ben insanlararası husumetlerimde Allaha havale edilmekten memnuniyet duyuyorum. Zira hiçkimse Onun kadar adil olamaz. dahası Allah, engin rahmet ve lütuf sahibidir. Yeterki kul hakkına girmiş olmayalım.. Allaha havale etmek Aynı şey madımak oteli 01.08.2008 – 02:20 canlı fırın. işin en ilginci burda yanan grup bir kısa süre önce istanbul büyükşehir belediyesinden namaza ve defnedilmeye karşı oldukları gerekçesiyle cesetlerini yaktırmak üzre fırın talep etmişlerdi.. aşk 31.07.2008 – 15:01 Sevgi iki çeşittir: hakiki ve mecazi kişinin kendine olan sevgisi hakiki olduğu sürece diğer bütün sevgileri hatta yaratıcısını sevmesi bile mecazidir. Mesela Allahı seven ve bunu amellerine yansıtan kişi kendine şu soruyu sormalıdır; Eğer Allah iyi amelleri cenetiyle, kötülükleri de cehennemiyle cezalandırmayacak olsaydı yine ona ibadet eder misin, Yani bilsen ki…

Farklı Konular ve Yorumlar

isa Erdoğan (Muhammed Hakkani) https://isaerdogan.com NEDİR YAZILARI serbest kürsü 07.10.2016 – 22:14 Dünyaya Allahı tanımaya geldik Habibine ittiba etmeye geldik molla 22.06.2012 – 01:26 Molla (şu farklı manalarda kullanılır) _Büyük İslam Alimi (Fatihin hocaları Molla Hüsrev, Molla Gürani gibi) _Medrese (islami ilimler tahsil edilen okul) da ders veren hoca (mollakasım gibi) _Medresede ders gören talebe _Medrese mektep tahsili olmadığı halde halk arasında hoca gibi kabul edilen kişi Molla kelime aslı itibariyle Arapça mevla (efendi) kelimesinden türemedir. Doğuda mele (ulu kişi) şeklinde telaffuz edilir. kurtuluş savaşı 18.05.2012 – 07:48 Adı var kendi olmayan hayali savaş. Kurtuluş savaşı diye bir savaş olmadı. Bu savaştan bahis, laik cumhuriyetin çocuklara okullarda dayattığı kurgusal bir öğretidir. Amaç: adına kemalizim denilen laik seküler ideolojiyi kabul ettirmek, bu ideolojiyle adı özdeş olmuş şahsiyeti kahraman yapıp kutsallaştırmaktır. Artık uyanma zamanı mustafa kemal atatürk 18.05.2012 – 07:35 Yunanistan topraklarında doğmuş ve her zaman bir yunan bir ingiliz gibi düşünmüş, avrupayı kendine model almış avrupalıyı idol bilmiş ve halkını avrupalı yapmak için çalışmış bir tarihi kişilik. HAKİKAT DERGİSİ 18.05.2012 – 07:21 Liderlerinin ismi ‘ergenekon terör örgütü’ baskınlarında deşifre edilen ‘müslümanları yok etme’ planları içinden çıkan, ‘dışarıda henüz devreye sokmadığımız Ö Öngüt ve İ evrenesoğlu gibi adamlarımız var’ çümlesi içinde adı…

Güncellemeye Dair: El-Kavl-il Güncêl

Allah’ın yüce Adıyla  Türkiye müminlerinin emiri “Sen başımızda ol yeter” tebcilinin muhatabı o zat irticalen yaptığı bir konuşmada “İslamiyet’in güncellenmesi gerektiğinden” bahs etmiş, ve anlayışı kıt bazıları bu sözünden onu vurmak, gözden düşürmek hevesine kapılmışlardır. Doğrusu, bir müminin ettiği lafı müminler mümkün mertebe hüsnü zanla tevil ederek onu istikamet dairesi içinde tutmaya çalışmalıdır. Doğru yol budur. Bu yazı bu maksada mebnidir Güncelleme.. yani bugüne uyarlama. Kadim İslam literatüründe karşılığı olmayan bu yeni kelime bazı dînî ahkâmın zaman ve zemine göre yenilenmesi “ictihad” “Tecdid” veya “Teysir” şeklinde anlaşılabilir. Osmanlı imparatorluğu’nun son devrinde Osmanlı alimlerinin çıkardığı “mecelle-i ahkam-ı adliye” isimli şaheser’de “Ezmanın tegayyuru ile ahkamın tegayyuru inkar olunamaz” denilerek zamana göre dini hükümlerin değişebileceğine vurgu yapılmıştır.  Sayın cumhurbaşkanı güncelleme derken bunu kastetmiştir diyerek meseleyi burada noktalayabiliriz. Konuya ilgi duyanlar için şöyle devam edelim Dinde tecdid/teysir tarihi Vahyin İnişine kadar uzanır. Kuran aslında Tevrat Zebur ve İncilin güncellenmesidir. Kuran içinde de Allah bazı ayetleri ‘nesh’ edip yerine başkasını indirerek ilk güncelleme işini bizzat kendisi yapmıştır. Mesela namazlar 2 rekat farz iken 4 rekat olmaya güncellenmiştir. İçki domuz eti serbest olmaktan haram olmaya güncellenmiştir. Zekat 1/4 den 1/40 olmuştur  Her asırda yeniden yazılan Kuran Tefsirleri İslamı günün anlayış ve idrakine sunmak için olup bir…

Erişilebilir Kadın Bolluğu Sorunsalı
ANALİZ , Diyanet , Genel , Türkiye Gündemi / 14 Mart 2018

Rahman Rahim Olan Allahın ismiyle.. Bugün Diyanet işleri başkanlığına bir kadın yardımcı atanmış. Eğer Türkiyenin sorunlarını çözecek tedbir buysa haydi olsun bakalım. Ama öyle olmayacak ! Şimdi bu hanım başkan ne yapacak? Düşünecek “devlet beni niye atadı buraya? demekki erkeklerden beklenmeyen şeyler benden bekleniyor” diyecek ve başlayacak üretmeye, Olmayan sorunları var gibi göstermeye..  Başlayacak demeye “Ee efendim Diyanet personelinin %87’si erkek yüzde 13’ü kadın. Kadın oran Diyanet içerisinde artırılmalı, kadın müftüler olmalı, kadın müftü yardımcıları olmalı, yok camilerde kadın görevliler olmalı..” Varsa kadın.. yoksa kadın..! Sanki ana sorun “erişilebilir kadın azlığı” Aksine kadınlar iş sahibi oldukça, köşelerin başına geçtikçe sorunlar daha da büyüyor.. Nice gazeteler yazılar “Anadolu’nun filanca ilinde fabrika açıldı kadınlar işi bulunca kocayı attı!” Bugün telefonda bir çağrı aldım, 5 çocuklu bir anne feryat ediyor “kocamın şirketi büyüdükçe mal varlığı arttıkça erkek işçileri çıkardı hep kadın almaya başladı.. sekreterleri kadın çaycısı kadın hizmetliler işçiler kadın her tarafı kadınla doldu..” Çok şeyler anlatacak ama dili varmıyor dudağını ısırıyor.. Bugün Avrupa’nın nüfusu kırılıyor, ahlak çökmüş, aile yuvası dağılmış, sapıkça eğilimler ayyukaya çıkmış sapıklık sayılmasın teziyle kurtarılmaya çalışılıyor. Avrupa geri dönüşü olmayan bir yola, ölümcül bir girdaba kapılmış, helaka doğru gidiyorlar. Sebebi; Kadının erkeğin sosyal hayatına sokulmuş olması. Erkekler için kadına…

Cumhurbaşkanı’nın Hoca Arayışı

Allah’ın Yüce Adıyla.. Sol medya organları Cübbeli Ahmet hocaya linç kampanyası düzenlediği 2013 yıllarında Sn Cumhurbaşkanı: “Neden bizim İlahiyatçlarımız konuşmuyorlar susuyorlar da meydan o gibi marjinal(?) hocalara kalıyor! Halk onların ardından gidiyor!?” demişti, ve darbe kalkışması olayı patlak verdiğinde sözünü yineledi. Bunu söyledikten kısa süre sonra Caner Taslaman, Mehmet Okuyan, Mustafa Karataş, Mustafa İslamoğlu, Abdulaziz Bayındır, Recep Eliaçık ve benzeri ilahiyatçılar meydana çıktılar ve “bizim ilahiyatçılarımız (!)” olarak konuşmaya başladılar. Bunlar da kendilerini dinletmek, halkı etkilemek adına duyulmadık bilinmedik yeni şeyler, fikirler, söylemler ürettiler, Sünneti tartıştılar, Mezhepleri tartıştılar, İcma’yı tartıştılar, mucizeyi, kerameti, şefaati tartıştılar, Tasavvufu; Mevlanayı, Yunus’u ibn-i Arabiyi taşladılar.. “Halk islamı hep yanlış öğrenmişti! Uydurulmuş bir dinin peşinden gidiyorlardı! Bunlar en doğrusunu biliyor öğretiyorlardı! İndirilmiş dini bulmuşlar, kaynağa öze inmişlerdi !” Evet “indirilmiş din” slogan buydu. Parlak bir söylemdi.. Bu tutardı! halkı toplardı..! Ve her konuda başladılar konuşmaya.. Halkı aydınlattılar..! Uyduruk dinden arındırma ayinleri düzenlediler..! Adem as’a baba buldular, Isa as’ın babasını keşfettiler! Meryem valideye koca tespit ettiler! Halkın bildiği öyle görünmez “cinlerin” olmadığı buluşunu buldular ! Mucizelerin basit doğa olayı olduğunu deklare ettiler..! Uydurulmuş(!) dinin tüm kodlarını -guya- tahrip ettiler !! Ve üzerinden beş sene geçti.. Ne necip Türkiye cumhuru, ne de Sayın cumhurbaşkanı neticeden pek memnun olmadı…..