Cumhurbaşkanı’nın Hoca Arayışı

9 Mart 2018

Allah’ın Yüce Adıyla..

Sol medya organları Cübbeli Ahmet hocaya linç kampanyası düzenlediği 2013 yıllarında Sn Cumhurbaşkanı: “Neden bizim İlahiyatçlarımız konuşmuyorlar susuyorlar da meydan o gibi marjinal(?) hocalara kalıyor! Halk onların ardından gidiyor!?” demişti, ve darbe kalkışması olayı patlak verdiğinde sözünü yineledi.

Bunu söyledikten kısa süre sonra Caner Taslaman, Mehmet Okuyan, Mustafa Karataş, Mustafa İslamoğlu, Abdulaziz Bayındır, Recep Eliaçık ve benzeri ilahiyatçılar meydana çıktılar ve “bizim ilahiyatçılarımız (!)” olarak konuşmaya başladılar.

Bunlar da kendilerini dinletmek, halkı etkilemek adına duyulmadık bilinmedik yeni şeyler, fikirler, söylemler ürettiler, Sünneti tartıştılar, Mezhepleri tartıştılar, İcma’yı tartıştılar, mucizeyi, kerameti, şefaati tartıştılar, Tasavvufu; Mevlanayı, Yunus’u ibn-i Arabiyi taşladılar..

“Halk islamı hep yanlış öğrenmişti! Uydurulmuş bir dinin peşinden gidiyorlardı! Bunlar en doğrusunu biliyor öğretiyorlardı! İndirilmiş dini bulmuşlar, kaynağa öze inmişlerdi !” Evet “indirilmiş din” slogan buydu. Parlak bir söylemdi.. Bu tutardı! halkı toplardı..!

Ve her konuda başladılar konuşmaya.. Halkı aydınlattılar..! Uyduruk dinden arındırma ayinleri düzenlediler..! Adem as’a baba buldular, Isa as’ın babasını keşfettiler! Meryem valideye koca tespit ettiler! Halkın bildiği öyle görünmez “cinlerin” olmadığı buluşunu buldular ! Mucizelerin basit doğa olayı olduğunu deklare ettiler..! Uydurulmuş(!) dinin tüm kodlarını -guya- tahrip ettiler !!

Ve üzerinden beş sene geçti.. Ne necip Türkiye cumhuru, ne de Sayın cumhurbaşkanı neticeden pek memnun olmadı.. Üretilen “indirilmiş din” ucubesini milletin feraseti deşifre ve nefret etti.

Ancak sayın cumhurbaşkanı kendini devamlı geliştiren birisi olarak hatasını anladı ve o söylemini geliştirdi ve bu defa -Nurettin Yıldızın linç edilme kampanyası döneminde- 8 Mart Dünya kadınlar günü münasebetiyle o talebini şöyle güncelleştirdi:

“Neden bizim Din İşleri Yüksek Kurulu’nun kıymetli üyeleri; Tefsir Hadis ve Fıkıh alimlerimiz konuşmuyorlar, susuyorlar!? Ve Meydanı bu gibi marjinal hocalara bırakıyorlar.. Yoksa korkuyor musunuz neden korkuyorsunuz neden meydanı marjinallere bırakıyorsunuz!?”

5 sene öncesine kadar sayın cumhurbaşkanı Türkiye’de din adına konuşmaya yetkili gördüğü kişiler ilahiyatçılar idi çünkü Cübbeli Ahmet Hoca İlahiyatçı değildi. Ama bu süre içerisinde Evet ilahiyatçıların sesleri duyulmaya başlandı, ama gelinen noktada bu ilahiyatçılar da halka ‘din önderi, hidayet rehberi’ olamadılar. Ne cumhuru ne de Cumhurun başkanını memnun edemediler. 

Dolayısıyla artık devletin zirvesinden yeni bir talep geldi, yalnızca “Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri” Uzman akademisyenlerden görev beklendiğini ifade buyurdu. 

Çünkü cumhurbaşkanının son zamanlarda tenkit ettiği birçok sapkın fikir “Sünneti tartışma” “İcmayı tartışma” “hadisleri tartışma” gibi konular baktı ki ilahiyatçılardan gelmekte. Eleştirdiği, üzerine çizgi çekilmesini istediği hocalar baktı ki şimdi hepsi ilahiyatlardan çıkma !

Anladı ki meğer yalnız ilahiyatçı olmak yeterli değilmiş ve ilave bir vasıf “Tefsirci” “Hadisçi” “Fıkıhçı” da olmalıymış ki kitabın ortasından konuşsun, heva heves ve indi felsefesinden konuşmasın.

Alpaslan Kuytul (siyaset heveslisi) ancak ilahiyatçı, Nurettin Yıldız (marjinal) ilahiyatçı, Caner Taslaman (sünnet hadis inkârcısı) ilahiyatçı, M islamoğlu (icma v sünnet inkârcısı) ilahiyatçı, Mustafa Karataş (şefaat mehdi isa inkârcısı) ilahiyatçı ama ilahiyatçı..

Şimdi sn Cumhurbaşkanının umudu Diyanet işleri Başkanı ve Diyanet bünyesindeki Din İşleri Yüksek Kurulu akademisyenleri.

Ne dersiniz laik Türkiye Cumhuriyeti ilahiyat fakültelerinden yetişmiş olan bu Yüksek Kurul üyesi Hocalar Cumhurun ve Cumhurbaşkanı’nın talebine, hoca arayışına cevap verebilecekler mi ?

Bence bizleri yeni hayat kırıklığı daha bizi bekliyor. Sayın Cumhurbaşkanı aradığı şeyi yanlış yerde arıyor. Onun aradığı halkı ‘Kuran-Sünnet’ ışığında aydınlatacak ve kendini dinletecek halkı şuurlandıracak Dini liderler ilahiyatlardan çıkmaz. Çünkü ilahiyat fakültesi öğrencilerini besleyen kaynak aynı.. Feyz ve İlham alacakları Rabbani alimlerden yoksunlar

Bu evsafta Rabbani liderler ancak dirayet liyakat ve icazetle yetişen, Din hizmetini maaş para karyer için değil Allah için, ilâ-yı Kelimetullah için ifâ eden, Medrese mezunu gerçek İslam alimleri içinden çıkabilir. Başka yerde aramak beyhude.

Isa Erdoğan, 9 mart 2018

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın