Farklı Konular ve Özgün Yorumlar 2

29 Mart 2018

Allahın Yüce Adıyla

NEDİR YAZILARI

  • 02.08.2008 – 14:44

    Genellikle insan, elinden bir şey gelmediği zaman haksızlık yaptığına inandığı kişiye söylediği sözdür. seni Allaha havale ediyorum’ derken muhatabın Allahtan yeterli bir ceza alması istenir..bu anlamda bir bedduadır. Allahından bul ‘ da bu anlamda kullanılır.

    Aslında Allaha havale etmek işin en güzeldir, ve ağız ile telaffuz etmedende her işin sonucunu Ona havale etmelidir. Allaha havale etmeninin dindeki anlamı tevekkül. Yaygın ifade biçimi ise ‘ Habünallahi ve niğmel vekiil ‘

    Doğrusu ben insanlararası husumetlerimde Allaha havale edilmekten memnuniyet duyuyorum. Zira hiçkimse Onun kadar adil olamaz. dahası Allah, engin rahmet ve lütuf sahibidir. Yeterki kul hakkına girmiş olmayalım..

  • Aynı şey

  • 01.08.2008 – 02:20

    canlı fırın. işin en ilginci burda yanan grup bir kısa süre önce istanbul büyükşehir belediyesinden namaza ve defnedilmeye karşı oldukları gerekçesiyle cesetlerini yaktırmak üzre fırın talep etmişlerdi..

  • 31.07.2008 – 15:01

    Sevgi iki çeşittir: hakiki ve mecazi
    kişinin kendine olan sevgisi hakiki olduğu sürece diğer bütün sevgileri
    hatta yaratıcısını sevmesi bile mecazidir. Mesela Allahı seven ve bunu amellerine yansıtan kişi kendine şu soruyu sormalıdır;

    Eğer Allah iyi amelleri cenetiyle, kötülükleri de cehennemiyle cezalandırmayacak olsaydı yine ona ibadet eder misin, Yani bilsen ki ne cennet nede cehennem yok, yinede Onun sevdiğini hoşlandığını bildiğin işleri yapar sevmediği yasaklardan haramlardan kaçınır mıydın?

    Mecazi sevgiler zayıftır ve zevali yakındır. dünyada vazifemiz hakiki olan nefse sevgimizden geçip Allahı hakikaten sevmemiz..

    Başka bir açıdan sevgi iki çeşittir: fıtri ve kesbi
    kişinin çocuğunu sevmesi fıtridir ancak ana babasını sevmesi kesbidir. bu sebeple çocuğunu sevmek (tatbikten soyut) fazilet sayılmaz ama anayı sevmek fazilettir.

    Allaha peygambere alimlere olan sevgimizde kesbidir. bu sebeple kimimizde çok kimimizde az kimimizdede hiç bulunmaz.

    Karşı cinse olan sevgide fıtridir tabiatıyla erkek kadını kadında erkeği sever. Burada kadın ve erkek derken belirli bir şahsı değil cinsi kastediyorum.

  • 31.07.2008 – 11:52

    cedid: yeni
    tecdit: yenileme
    müceddit: yenileyen

    Müceddit: Dini mübini islamın parlak çehresine konan tozları silip onu asli haline yeniden kavuşturan zat. Müslümanların yaşantısına karışan bidatları ayıklayan ve unutulmuş, tatbikten kalkmış sünnetleri yeniden dirilten onlara hayatiyet kazandıran yüksek bir zat.

    müceddit bilinenin aksine aynı anda birden fazla bulunabilir. Dinden ihmal edilen herhangi bir noktayı ikmal ve tashih eden bir alim nisbi müceddittir.

  • 31.07.2008 – 11:41

    Taklid: tahkike açılan kapı.

    Men gallede alimen * lakıyallahe salimen
    Bir alimi taklid eden * Allaha salimen kavuşur

  • 28.07.2008 – 13:27

    Bir şey hakkında zihnin yargısı:
    1.Kesindir
    2.Tereddütlüdür

    1.Kesin yargı:
    a) Gerçeğe uygun = ilim
    b) Gerçeğe uygun değil = cehalet

    2. zihni tereddütün iki tarafından
    a) çoğu = zann
    b) azı = vehim
    c) eşit olursa = şek / şüphe

  • 27.07.2008 – 02:37

    Tarikat Din tüccarlığı!” Diyene cevabım  Ben de o tüccarlardan biriyim çok şükür!
    Acından ölecek din yoksunlarına bu dini satmaya çalışıyoruz
    ücretimizi bu Dinin Sahibinden almak üzre..
    malum, din Ona ait olunca Onun adına çalışıyorsun
    maaşın da haliyle Ona ait oluyor
    ne güzel ticaret ne büyük kazanç

  • 21.07.2008 – 15:50

    nan = ekmek, niğmet, iyilik. kör = görmemek
    nankör = iyilik bilmez, iyilikten anlamaz, iyiliğe kötülükle mukabele eder

    Rasulullah s.a.s. efendimiz: İylik ettiğin kişinin şerrinden sakın.

    kanati acizanemce bunun sebebi adam iyilik edilmeye layık değil iyiliğin altında kalacak, iyilik severe minnet edecek bir ahlaktan yoksun kibirli bir şahsiyettir. iyiliğe iyilikle mukabele temek gibi bir güzele ahlaka da sahip olmayınca iyilik sahibi ile arasında oluşan minnet bağını kötülük ederek koparır ve o minnetin altından kendince bu şekilde sıyrılır.

    En çirkin nankörlük Allaha karşı yapılan nankörlüktür. Onu saymamak, emrini tutmamak, ibadetten kaçınmak nankörlüktür.

  • 21.07.2008 – 15:38

    Unutmanın en kötüsü, Allahı unutmak, ahireti, hesabı kitabı unutmaktır.

    beyt: Afetül ilmi ennisyan ** ennaşi minel isyan (anonim)
    yani: ilmin afeti unutmaktır ki oda isyan (günahtan) neşet eder.

    İslam Alimleri: unutmanın en büyük sebebi bugün, harama bakmaktır.

    Unutmak bazen iyidir; yapılan kötülüğü unutman gibi

    İmamı Şafi r.a: “Unutmak mı! o nasıl bir şey!”

  • 20.07.2008 – 14:37

    Kur’anı ve Kur’an tilavetini dünyaya sevdiren adam. Kuran tilavetinde yeni bir çağ açan İmam. Allah razı olsun

    Hafızı kurra Abulbasıt Muhammed Abussamed hocaya tilavet esnasında bakın, dış dünya ile ilgisini kesmiş, mübarek sözlerini ağzından seslendirdiği Zatı Akdesi ezelinin manevi huzuruna ermiş görürsünüz.

    Nitekim Kuran dinleyen her kişinin bu itikat ve hissiyat içinde olması gerekmektedir; Allah’ı dinlemekteyim..
    Yoksa tilavetten nasbiniz bir hazin ses ve üç beş makam olur.

  • 20.07.2008 – 14:26

    Uyma yetisi zayıf kendi aklıyla hareket etme özelliği baskın kişilerde görülür. O yönlendirilmeye karşıdır. Dikte edilen değil, kendi istediği tarz ve öğretinin peşindedir.

    aslında hangi kitapları okuduğu da çok önemli, dersi ve öğrenimi ile ilgili kitaplarsa bunlar, bir yerlere gelebilir. Ama eğlence, roman türü kitap okuyorsa bu arkadaşın sonu bir ustanın yanıdır.

  • 20.07.2008 – 14:18

    Gizlemeye özen gösterdiğin hal ve vasıflarının aleyhine olacak bir tarzda bilinir olması.

  • 20.07.2008 – 14:13

    Kıyametin kopuşu, ölüm günü.

    Bütün canlıların ruhunu teslim etme günü. Kıyamet en şerli insanlar üzerine kopacaktır. Dünyada Allah diyen ve Ona kulluk eden bir kimse kalmayınca Allah azze ve celle kıyameti koparır.

    Şu halde inançsız kişiler çok sevdikleri dünyada biraz daha eğleşmek istiyorlarsa müslümanların varlığına dua etsinler. yani müslümanların yaşamına katkı sağlasınlar zira dünya onnlar sebebiyle ayakta kalmaktadır.

  • 17.07.2008 – 23:59

    konuşmalar önce selamlaşmayla başlar. bütün dünyada böyledir
    ingilizce meraba hello şeklinde söylenir. bu kelime fransızcada ello’dur
    çünkü fransızlar h harfini okumazlar. büyük sesli uyumu gereği ello, alloy’a
    allo danda aloya dönmüş. yani biz cumhuriyetin ilk yıllarında aşırı hayranı olduğumuz fransızların izi üzerineyiz. ingilizler hala helo demeye devam ediyorlar.
    sevgilinin başı isminin şeyi..vs buda işin efsane tarafı, hadisenin mitolojik boyutu.

  • 15.07.2008 – 12:53

    acziyetin, çaresizliğin son demlerine mazlumun yapabileceği son dua.

    zalimden hakkını almak değilde zalimin kesin cezaladırılmasını isterken kullanılan bir ifade.

    Allahın adını kullanmak suretiyle cezanın maksimum oranda ve kesin tahakkuk edeceğini zalime hissettirmek ve bu sayede duygu bazında bir nevi intikam almak.

  • 14.07.2008 – 00:38

    …Sonra o zâlim, dünyaca büyük makamlarda bulunan bedbahtlar dediler: ‘Sen, yirmi senedir bir tek defa takkemizi (yani şapkamızı) başına koymadın. Eski ve yeni mahkemelerin huzurunda başını açmadın, eski kıyafetinle bulundun. Halbuki on yedi milyon bu kıyafete girdi.’

    Ben de dedim: On yedi milyon değil, belki yedi milyon da değil, belki rızasıyla ve kalben kabulüyle ancak yedi bin Avrupa-perest sarhoşların kıyafetlerine ruhsat-ı şer’iye ve cebr-i kanunî cihetiyle girmektense, azîmet-i şer’iye ve takva cihetiyle, yedi milyar zatların kıyafetlerine girmeyi tercih ederim. (12.şua)

    Üstadın yolundan giden talebelere bir anıtımsı olsun için…

  • 13.07.2008 – 18:46

    ölüm döşeğinde Hz Bilal-i Habeşi rd.a:

    Yarın dostlarıma kavuşacağım, Muhammed’e ve Ashabına

    Mahmud Ustaosmanoğlu: Arkadaşlar biz de adam gibi yaşayalım, ölürken biz de böyle diyelim’

    ‘elmevtü cisrun yusilu lhabibi ilel habiib.’

    Ölüm bir köprüdür, sevgiliyi sevgiliye kavuşturur.

    isa erdoğan 2008
    Antoloji kom sitesine tanımlarını  yazdığım terimler

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın