Yüz Kişiden bir Kişiyi Arayan Medrese Hocası

Allahın Adıyla.. Mevzu: Dini ilimler Tahsilinde Talebe Kıyımı Gerisindeki Hasta Zihniyet ve Mahmud Efendi Hazretlerinin Yüksek Öğretisi Dinimi öğrenmek için medreseye geldim. O vakit sadece kendimi düşünüyordum. Şeyh Efendinin irşadıyla medrese dışındaki adreslerin kurtuluşa kapalı olduğunu öğrendik. Buna gönülden inandım. Ve dostlarımızı akrabalarımızı da teşvik ettik. kiminin elinden tuttuk, medreselere getirdik, onlar da kurtulsunlar istedik.. Anadolu yakasında bir medrese var dediler. Programı daha uzun ama sağlam okutuyor dediler. Hatta bazı arkadaşlarımız gittiler oraya kaydoldular. Sonra gözden kayboldular.. Onları nadir görmeye başladık. Sebebini sorduğumuzda “Bizim kursta izinler böyle. Bazen Ayda bir bazen iki ayda bir izin oluyor, ancak fırsat bulup gelebiliyoruz.. Bütünüyle ilime odaklanıyoruz” dediler. Gözümüzde büyüdü. Memleket iznine gittiğimde iki akrabamı hâl ve dil lisanıyla ikna ettim. 2 ayrı ailenin çocuklarını aldım İstanbul’a getirdim. Medresede okusunlar kurtulsunlar istedim. Doğruca oraya götürdüm.. Biraz sıkı ama alışırlar dedim.. Sağlam okusunlar ilimde derinleşsinler istedim.. Aslında onların iyiliğini istedim. Medresede bir çok sınıf ve bir çok hoca vardı. ve hocaların da hocası vardı ona hocaefendi diyorlardı. Hocaefendiye gösterilen tazim saygı edep görmeye değerdi.. Doğru adresteyiz dedim. Adam böyle yerde yetişir dedim.. Ve huzura alındık.. Daha önceki hiç bir ziyaretimde hocaefendiyle görüşememiştim. Ben kimim ki böyle büyük alimler benimle meşgul olsunlar der haddimi bilirdim. Hiç…