Allah’ın yüce Adıyla.. İsmailağa’nın 1. mihrap şehidi Hızır Efendi kimdir !? Haliyle merak ediyor yeni yetişenler, Hızır’a yetişemeyenler. 1942 Rize doğumlu olan Hızır Efendi hocamız, Mahmud Efendi hz’nin biricik damadıdır. Allah dostları sıradan kişileri damat edinmez.. Buradan bilmeli evvela kadr-i faziletini. Hızır Efendi Çukurbostan camiinin imamı, Rabbani bir islam alimi, samimi bir müslüman idi. Mahmud Efendi Hz’ne damat olmakla halinde tevazusunda bir değişiklik olmamış -bilmeyen onu sıradan bir mürid zanneder- mahfiyet sahibi hakiki bir tasavvuf eriydi. Hocalar, müridler arasında fazileti, tefevvuku herkesçe müsellem muttefekun aleyh bir zât idi. Belki şehadetine sebep husus da bu oldu; Cümle alemin teveccühünü üzerinde toplamış olması..! {haşiye} Bu itibar ve teveccüh, bir zaman öyle bi raddeye varmış ki kendisi bundan rahatsızlık duymaya başlamış. Müritlerin teveccühünü kırmak, ilgi ve iltifatı kendine değil, Şeyh efendiye yöneltmek için Hızır Efendi hocamız sokakta çorap satmış, yazın dondurma satmış. İşe yaramış da.. Çok zuhurat gören hal ehli bir muridine Şeyh efendi şöyle demişti “Bu hallerini gizle. Bak filan kişi gizleyemedi ihvan ile aramda set oldu, Hızır Efendi ise gizledi ihvan ile aramda köprü oldu” Gerçekten Hızır Efendi insanları mürşid-i kâmil’e yönlendirir güneşten istifade etmelerini sağlardı. O yüzden Cumartesi akşamları sohbet eder, sohbetin konusu Mahmud Efendi Hz’nin pazar sohbetinin tekrarı idi….
Allahın Yüce Adıyla Bundan 20 küsür sene önce bir işrak vakti Mehmet Talu hoca İsmailağa kürsüsünde bir söz demişti “Bazen çok kitaba sahip olmak cahil kalmaya sebep olur” etkilendim bana acaip geldi. O zamanlar biz taze mollalar bütün paramızı kitaba yatırıyoruz hafta sonu tatilinde kitapçı sahaf yayınevi dolaşıyor ilginç eski nadir kitap avlamaya çalışıyoruz.. Özelikle de DerSaadet (Asitane) nadide eserleri bulduğunuz fotokopi kitap baskı evi. Kimsede olmayan bazı kitapları oradan bulmuşum.. işte İsmailağada hava böyle iken Talu hocanın o sözü pek kabul edilir şey değildi. Medresede arkadaşlara söylediğimde bazı çok bilenler dudak büktü “çok mal göz çıkarmaz” türünden itirazlar ettiler.. Ancak üzerinden geçen 20 yıl Talu hocayı haklı çıkardı. Biz de tecrübe ile gördük ki okuyacak şeylerin çok fazla olması genelde hiçbirini okumamayı netice verebiliyor. Bakın bu yazıyı bile okuyan dostlarımdan %10. Aksine bir iki tane kitabı olan kişilere bakıyorsun o kitabın kurdu o konunun uzmanı olmuş. Mehmet Savaş hoca defaaten anlatmıştır: Hayatımda beni hayrete düşürenlerden biri de Konyada tanıştığım bir adam “Ömer Nasuhi Bilmenin Hukuku Islamiyye eserini adeta yutmuş. Fıkıhtan hangi soruyu sorsanız oradan cevap veriyor “Ömer Nasuhi Bilmen Kamusta şu cilt şu bölümde der ki..’ işte buna hayret ettim.” Gördüğünüz gibi Konyalı amcanın kütüphanesi, onlarca fıkıh külliyatı yoktu…..