Kurban : Allah’a Yakınlaşma Arayışı
Dini Hüküm , İslami hayat , Tahkikat / 20 Temmuz 2021

Allah’ın yüce Adıyla  “Yevm-u Nahr” Zilhicce Ayının 10. günü Allah için kesilen hayvana Arapçada “Kurban” denilmese de o gerçekten de bir kurbandır. Ecdadımız Osmanlı beyefendileri burada da çok ince bir yaklaşımla turnayı gözünden vurmuşlar olaya “Kurban” demişlerdir. İslam dilinde Kurban Bayramına “iydul edha” (عيد الاضحى) denir. “Edha” feda etmek fedakarlıkla harcamak manasında. Kurban günlerinin adı ise “Eyyam En-Nahr” yani “Kurbanlık boğazlama günleri.. Esasında bu her iki isim de meseleye zahirî planda yaklaşmaktır. Kalpteki niyeti ve kesmede gözetilen gayeyi en iyi ifade eden kelime ise tartışmasız “kurban” dır.  Çünkü Kurban kurbiyetten gelir ve Allah’a yakınlaşma vesilesi demektir. Kurban kelimesi tıpkı “Kur’an gibi, Furkan gibi Arapçadır ve bir Kur’an kelimesidir. Adem Aleyhisselam’ın çocuklarının anlatıldığı kıssada (اذ قربا قربانا) “Hani o ikisi Allah’a birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmişti de diğerinden kabul edilmemişti..” buyurulmuş ve kurban kelimesi aynen kullanılmıştır. İnsanlar fıtrat gereği her daim üstün güce, otoriteye yakın olmak istemişler, bunun için bazı simgeleri taşımışlar, bazı davranış ve ritüelleri yapa gelmişlerdir. Allah’ı bilen sayan bahtiyar Kullar ise güç hüküm ve mülk Allah’ın elinde olduğu bilinciyle başkasına değil, Ancak Allah’a yakınlaşmak istemişler, bunun için yakınlaştırıcı “vesile” arayışına girmişlerdir Allah’a gerçekten yakınlaştırıcı, Allah’la aramızı yapıcı sunakları Allah Kitap ve Rasul aracılığıyla ile bildirmiştir. bize…

Mezhep Konusu
Dini Hüküm , İslam İnancı / 22 Mart 2016

Allahın Yüce Adıyla MEZHEP KONUSU (5 alt başlık) 1) Mezhep ne demek ? a) Mezhep dini hükümleri belirlemede takip edilen yol yordam. b) Bir müctehidin dini delillerden tespit ettiği hükümler bütünü. c) Dinde ki görüş ayrılıkları. 2) Mezhepler nasıl oluştu, neden var ? Öncelikle mezhep olgusu Allah’ın isteğidir. Eğer Kur’ân-ı Kerim’de dini hükümler madde madde yazılı olsaydı görüş ayrılığı da olmazdı. Nitekim miras konusunda mezhepler arası görüş ayrılığı yok gibidir. Çünkü Kurân-ı Kerim miras taksimini apaçık kendisi yapmaktadır, görüş ayrılığına meydan vermemektedir. Aslında dinin temel konuları bütünüyle böyledir. İnanç maddeleri, İslam’ın rükünleri, farzlar, haramlar, büyük günahlar hakkında görüş ayrılığı yok denecek kadar azdır. Çünkü bunlar[1] Kur’ân ı Kerîm tarafından açıkça belirtilmiştir. Şu halde görüş ayrılıkları daha ziyade İslam’ın sükut ettiği tali konularda, içtihat gerektiren yeni meselelerde veya iki türlü anlaşılması muhtemel kapalı/mücmel beyanlar noktasında olmaktadır. Bu mücmel, farklı anlaşılması muhtemel konularda her müctehid alim kendi cehdini ortaya koyar, vardığı netice onun mezhebini oluşturur. 3) Mezhep ve Hz Peygamber ilişkisi ? Müctehid imamlar yani mezhep önderlerinden her birisi, ortaya koyduğu fıkhı ile aslında hazreti Peygamberin dini hayatını tespit etmektedir. Yani ‘kan abdesti bozar’ diyen alim şunu demektedir: Peygamberimiz bir yeri kanadığı zaman abdest alıyordu.” ‘Kan abdesti bozmaz’ diyen alim de aynı…