Allahın Yüce Adıyla
MEZHEP KONUSU (5 alt başlık)
1) Mezhep ne demek ?
a) Mezhep dini hükümleri belirlemede takip edilen yol yordam.
b) Bir müctehidin dini delillerden tespit ettiği hükümler bütünü.
c) Dinde ki görüş ayrılıkları.
2) Mezhepler nasıl oluştu, neden var ?
Öncelikle mezhep olgusu Allah’ın isteğidir.
Eğer Kur’ân-ı Kerim’de dini hükümler madde madde yazılı olsaydı görüş ayrılığı da olmazdı. Nitekim miras konusunda mezhepler arası görüş ayrılığı yok gibidir. Çünkü Kurân-ı Kerim miras taksimini apaçık kendisi yapmaktadır, görüş ayrılığına meydan vermemektedir.
Aslında dinin temel konuları bütünüyle böyledir. İnanç maddeleri, İslam’ın rükünleri, farzlar, haramlar, büyük günahlar hakkında görüş ayrılığı yok denecek kadar azdır. Çünkü bunlar[1] Kur’ân ı Kerîm tarafından açıkça belirtilmiştir. Şu halde görüş ayrılıkları daha ziyade İslam’ın sükut ettiği tali konularda, içtihat gerektiren yeni meselelerde veya iki türlü anlaşılması muhtemel kapalı/mücmel beyanlar noktasında olmaktadır.
Bu mücmel, farklı anlaşılması muhtemel konularda her müctehid alim kendi cehdini ortaya koyar, vardığı netice onun mezhebini oluşturur.
3) Mezhep ve Hz Peygamber ilişkisi ?
Müctehid imamlar yani mezhep önderlerinden her birisi, ortaya koyduğu fıkhı ile aslında hazreti Peygamberin dini hayatını tespit etmektedir. Yani ‘kan abdesti bozar’ diyen alim şunu demektedir: Peygamberimiz bir yeri kanadığı zaman abdest alıyordu.” ‘Kan abdesti bozmaz’ diyen alim de aynı şekilde ‘ Hz peygamber bir yeri kanadığı zaman abdest almazdı” demiş oluyor ve her ikisinin de görüşüne dayanak olan hadis ve sahabe sözlerinden delilleri vardır.
Şöyle bir örnek anlatırlar:
Peygamber efendimiz bir gün namaz kılarken alnını bir taş parçası kanatmış hazreti Ayşe peygamberimizin alnını eliyle silmiş. peygamber efendimiz ise kalkmış abdest almış. Şafiiler demişler kadın eli değdiği için. Hanefîler demişler kanama olduğu için. hâkeza..
4) Her mezhep makbul müdür ?
Hayır Mezheplerin hepsi hak değildir, batıl mezhepler de vardır. Bizlerin bizar olduğu konu müslümanlar arası çatışma ve savaşların en büyük sebebi batıl mezheplerdir.
Kur’an ı Kerîm iman sahibi bir müslümanı, hatta sana selam vereni savaşta bile öldürmeyi yasaklar. Hak mezhepler (hanefi şafii maliki hanbeli mezhepleri) bu yasağa uyarlar, asla bir müslümana kılıç çekmeye müsaade etmezler.
Ancak batıl mezhep olan Şiiler iman şartlarına yedinci bir şart ’12 imama inanmayı’ eklediklerinden dolayı biz Sünnileri müslüman saymazlar ve öldürmeyi mübah görürler. (Suriye Örneği) Buna rağmen Sünniler Şiileri de Müslüman kabul ettiklerinden asla onları öldürmeye teşebbüs etmezler. Ancak onlar tarafından bir savaş, taarruz ve tecavüz söz konusu olunca müdafaa amaçlı bir savaşın içine girerler ve girmeliler. (Suriye örneği)
Esasında dünyada birçok sebeplerden dolayı insanlar savaşmaktadır. Bu sebepler içerisinde mezheplerin rolü en cüzî en küçük bir orandır. Bu durumda ittifak ve barış uğruna hak mezhepleri dile dolamak, bunlarla uğraşmak ıslah değildir.
5) Diğer Batıl Mezhepler
Müslümanları öldürmeyi mübah sayan şiiler dışında başka batıl mezhepler de vardır vehhabi, selefi, kamalî gibi. Sulh ve selametin temini için bunlarla mücadele elzemdir.. tıpkı teröristlerle, korsanlarla mücadele edildiği gibi. Bu tür batıl mezhepler İslam camiasının terörist ve korsanıdır. İptal ve ilga edilmeleri icin bunlara savaşmalıdır.. fikir planında.
Demek ki her savaş zararlı değil. Allah yolunda, hakkı ihkak batılı iptal için, eşkıya ve bağıyi imha için yapılan savaşlar insanlığın selameti içindir.
(…وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْأَرْضُ وَلَٰكِنَّ اللَّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَمِينَ)
[Bakara suresi 251]
meali: Eğer Allah bazı insanları diğerleriyle def etmese idi yeryüzü fesada giderdi..”
NETİCE :
a) Mezhepsizlik mümkün değildir, ben hiç bir mezhebe uymadan doğrudan Kurân ve Hadisle amel ediyorum diyen kişi aslında kendi mezhebini oluşturmuştur, bu ise ittifak değil daha fazla tefrika demektir.
b) Hak mezhebi savunmak ve ona uymak da haktır doğrudur. buna mezheplilik diyoruz. Batıl olan mezheplilik değil mezhepçiliktir. mezhepçilik: kendi mezhebini yegane hak bilip başkasına hak tanımamak.
c) Hak mezhep baştan ayağa ilimdir hikmettir, bizim düşmanımız ilim ve hikmet değil cehalettir. Çünkü cahil insan düşmanın oyuncağı olur her türlü fitne ve oyuna gelir.
Cehaleti yenmek için ihtiyacımız olan şey; ilim amel ihlas sahibi hocalar ve cemaatler. Bunlar da Medreseden yetişiyor.
————————–
1]
a) Günde beş vakit namaz farz, ramazan ayı oruç farz, zekat farz, hacc farz, sıla-i rahm farz, anne babaya iyilik hizmet farz, cihad farz (kifaye) , emri bil maruf farz (kifaye), fıkıh ilmi tahsili farz (kifaye) olduğu konusunda 4 mezhep ittifak halindedir.
b) şirk küfür zulüm haksız adam öldürme içki zina eşcinsellik kumar fal okları faiz hırsızlık akrabyla ilişkiyi koparmak haram olduğunda 4 mezhep ittifak halindedir
İsa Erdoğan, Bayrampaşa
28.08.2015
Yorum Yapılmamış