Allah’ın yüce Adıyla.. Soru: Kafirlere, müslüman olmayanlara selam verilmez biliyoruz. Birisi şöyle diyor: “Siz selam verin çünkü bu onların hidayeti için dua manasına gelir” Bu görüş doğru mudur? neden selam verilmez ? Cevap: “Siz verin” lafı kişisel bir yorum ve geçersiz bir cevaptır. Allah’ın selamını vermek dini bir iştir ve her dini amel gibi bu soru da Kur’an Hadis ve fıkıh ilmi çerçevesinde çözülmelidir. Allah Rasulü müslüman olmayanlara selamün aleyküm şeklinde selam vermemizi men etmiştir. Hadisi şerif budur: فال النبي صلى الله عليه وسلم : لا تَبْدَؤُوا اليَهُودَ ولا النَّصارى بالسَّلامِ، فإذا لَقِيتُمْ أحَدَهُمْ في طَرِيقٍ، فاضْطَرُّوهُ إلى أضْيَقِهِ أبو هريرة • مسلم (ت ٢٦١)، صحيح مسلم ٢١٦٧ • [صحيح] “Yahudi Hıristiyanlara selamı ilk veren siz olmayın. Yolda karşılaşırsanız onları kenardan yürümeye mecbur edin.” Bu muazzam hadisi şeriften şunları anlıyoruz: 🔹Izzet ve şeref bütünüyle Allah’ın Rasulullah’ın ve müminlerindir.” Münafıkun: 8 Bu izzet gereğince bir müslüman gayrimuslime selam veremez yol da veremez. çünkü bu selam ona Allahın vermediği izzeti vermektir. Bu ise Allah’a muhalefettir Selam vermek kafire izzet ikram ve tazim manası taşıdığı için “hangi ifade ile olursa olsun caiz değil” demişlerdir Kafir karşısında islamın izzet ve vakarını muhafaza etmek lazım geldiği için bırak selam vermeyi, yol vermek yani kenara çekilmek bile caiz değildir….
İslamın ikincil referansı olan Hadislerin tespitinde 2 yöntemin olduğu bir vakia. 1.yöntem: Usul-ü hadis kriterleri; senet ve rical’i tek tek inceleyerek hadisi nakleden ravilerin güvenilir zatlar olup/olmadığı sonucuna ulaşmak, buna göre hadis’e sahih/hasen/zayıf veya mevzu hükümlerinden birini vermek 2.Yöntem: Ümmetçe telakki bil-kabul görmüş Evliya ve Asfiyanın ilham keşif ve feraset yoluyla bazı hadislerin Rasulullaha ait olduğunu ifade etmeleri, bu yolla tespit edilen bazı hadisleri kitaplarına alıp, açıktan “hadis-i nebevî demeleri. Üçüncü bir yöntem daha varsa da muteber olmadığı için tâdad edilmedi: modern zamanlarda ortaya çıkmış “Hadisleri Kurana veya bilime arz etmek, evrensel kabullerle örtüşüp örtüşmediğine bakarak onları kabul veya reddetmek” yöntemi ! Cübbeli hoca vb diyor ? “Biz Evliyanın, Ehli Sünnet ulemanın kitaplarında gördüğümüz hadisleri aynen naklederiz çünkü onlara muteber zatlardır, dinde bizden daha dikkatli ve hassastırlar, herhalde Muhammedin sas dinine muhalif olanı nakletmezler. Bazı zahir ulemanın bu tür hadislere “mevdu” demiş olmaları bir şey ifade etmez. “ Ebubekir Sifil hoca vb ise demekte: “Bu olmaz! Evliya da hata eder Ulema da.. Hadis alimlerinin yorum ve değerlendirmelerine bağlı kalmalıyız” Sonra Ebubekir Sifil hoca bir videoda: “Imam Gazali kendinden önce gelmiş Ebu Talib-i Mekki’ye hüsn-ü zan etmiş, kitabındaki hadisleri, konuları aynen kendi kitabına almış, sahih mi değil mi tetkik etmemiş..” diyor….
Allahın Yüce Adıyla “Biz bu Kuranı arabi lisan ile inzal ettik ta ki akledesiniz/anlayasınız” [Yusuf:2] “Elbette Kuranı kolay/müyesser kıldık, artık var mı -okuyup- düşünen” [Kamer:17,22,32,40] Ayetlerini göstererek “Kuranı herkes anlayabilir neden müctehit olmak lazımmış! neden ilim tahsil etmek lazımmış!” diyen cahil çocuklara küçük bir ders: Kuran ayetleri 4 kısımda mütalaa edilir. İlk 3 kısmını evet herkes anlayabilir, hatta okuyup anlamalıdır. Ancak 4. kısım ayetlere gelince.. O ayetleri ancak derin ilim sahipleri anlayabilir (er Rasih’un fil ilim [3:7]). İlmi olmayanlar ise asla cür’et etmemeli. Herkesin az bir arapça ile anlayabileceği kısımdan olan ayetler şunlardır: 1) İman Esaslarını, sahih islam itikadını, Tevhidi, kıyameti, haşri, hesabı bildiren ayetler. Bu ayetleri orta seviyede ARAPÇA BİLEN herkes anlayabilir. Bu kısım ayetlerden anlayacağı şey: Allah birdir, eşi benzeri yoktur, O doğmamış doğurulmamış, bilir işitir görür her şeye gücü yeter.. Öldükten sonra insanları yeniden diriltecek hesaba çekecek, iman ehli Cennete, kafirler ve günahı çok olanlar Cehenneme girecek. 2) Vaaz ve nasihat, (zikir) kabilinden olan ayetler, peygamber kıssaları, geçmiş ümmetlerin hikayeleri bu sınıftadır. Bunları da az arapça bilen anlayabilir. Burada şunu anlayacak “Allah’a isyan eden helak olur, itaat eden dünya ahiret mesud, bahdiyar olur” bu sayede okuyucu isyandan ve günahtan çekinir, ibadet ve takvaya…
Allah’ın Yüce Adıyla.. Dinihaber nokta kom sitesinde ‘Süleymancılar’ başlıklı bir yazı çıktı. Batından çıkmış gibi.. Laik dinsiz güruhun 15 temmuz bahanesiyle bütün cemaatleri bitirmeye tam da heves ettiği şu zamanda, dinsizlik ekmeğine sürülmüş yağ gibi vıcık vıcık bir yazı. Cemaat terbiyesinden mahrum yazar, dini cemaatlere karşı taşıdığı kin ve nefretini dışa vurmuş. Bakıyorsun Müslüman geçinen bazı zavallılar da mal bulmuş şey gibi yazının üzerine atlamışlar..! Bugün müslümanlar olarak İslama ve ehline her zamankinden daha çok sahip çıkmak zorundayız. Hataların üstünü kapatıp, affedip iyi tarafları göremeli ve asla düşmana fırsat vermemeliyiz zira oynan oyun çok büyük. Yazı müsveddesini okudum tahlil ettim Adı geçen cemaat/tarikat hakkında yapılan tenkitler eleştiriler içinde en önemli, kaale alıncak “ümmetin yanında yer almadılar” denilen kısmı. Ümmetin yanında yer almayan dini bir cemaat evet hepimizi kızdırır küstürür. Ama bakalım öyle mi !? Eee nasıl yer almamışlar Ümmetin yanında ? “AKP ye oy vermemişler de ANAPa MHP’ye vermişler!” Yahu yıllardır Saadetçiler AKP seçmenine aynı şeyi söylemiyor mu ? Milli Görüşe oy vermediniz AKP’ye verdiniz, fasık oldunuz! hain oldunuz! demiyorlar mı !? Siyasi parti ne zamandır dinin kendisi oldu !? “Düzen laik demokratik düzen. Hakimiyet Allah’ın elinde alınmış! Hangi partiyi seçersen seç Şeriat harici bir zihniyeti seçmiş…
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
Üç beş dinsiz birleşmiş ve böğürmüşler, Hakkın Emrine, Dinime sövmüşler: ‘Kurban müslümana bayram.. hayvanlara katliam imiş!! ” ‘bayramınıza kan bulaşmasın’ mış ‘Bayramınız kansız olsun’ muş ‘Bayramda cellat olmayalım’ mış ‘En büyük ibadet yaşatmak’ mış ‘Can alma can ver bayram et’ imiş ‘Kansız ibadete evet’ demiş! CEVAP: Ey merhametsiz aşağılık domuzlar.. Siz ne hayvan herifler.. Ne akılsız mahluklarsınız ki.. Aç muhtaç insan evladını değil Hayvanları savunursunuz ! Çünkü soy soya çeker.. it ite Eğer Allah sizi o an o hayvan yapsaydı Eminim ki o can kurban hayvanlar bile Sizi aralarına kabul etmez Sizi boynuzlar ve teperlerdi. Çünkü sizden ne Allaha kurban olur Ne insana gıda, ne hayvana eş.. Sizden olsa olsa..ancak olur Leşşş 2. CEVAP: Ey dinsiz imansız rezil eşşekler Hakikat budur ki : İnsan da Hayvan da yüce Allahın.. sana ne ! Mal mülk Onun, Emr-u ferman Onun.. size ne ! O emretmiş bu ser-ayini Kurbanı.. bizle re O istemiş bu şehrayin-i bayramı.. daha ne ?! 3. CEVAP İki yüzlü gavurlar dilsiz şeytanlar sizi.. Asıl katliamı yahudi hiristiyan yapınca budist Ağzı gözü b.ka sıvanmış domuz gibi Kör sağır olur görmezsiniz Çünkü ehl-i küfür tek millet topu zillet Siz kitapsız atesitler illet ki ne illet Onlar çamları bir bir devirirken Fokların…
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
Bismillah Soru: Allah Rasulunun haram/farz koyma yetkisi var mıdır ? Cevap: EVET Ehli Sünnet vel Cemaat nezdinde 4 olan Edille-i Şer’iyyenin ikinci ayağı Sünnettir Yani ilahi hükümler ( farz vacip sünnet mustehab haram mekruh mufsit mübah) Kurandan sonra Sünnet ile bilinir. Sünnet; Allah rasulunun söz fiil ve ikrarlarıdır. Ona bi-had salatü selam olsun Bu sebeple Peygamber Efendimizin Ehli Sünnette sıfatı/ünvanı: Şaari dir. Yani Şeriat Koyucu. Çünkü Ehli Sünnet bilir itikad eder ki Rasulullah Allahın dini hakkında Kuranda olmayan bir hüküm verdi ise bunu kendi hevasından yapmamıştır. (Necm:3-4) Yine Allahtan bir vahiy ile yapmıştır. Kuranda yazılı olmayan bu vahiy türüne Vahy-i Gayri Metluw denir. Din ile alakali hadisi şerifler bu tür bir vahyin sonuçlarıdır. Kuranda olandan başka Allah Rasulüne vahiy gelmiş olduğunun yüzlerce delilinden bir tanesi: “Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranip durduğunu görüyorduk. Artik seni hoşnut olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! …” [Bakara: 144 (Elmalılı) ] Bu ayet önceki kıblemiz Mescidi Aksa’nın değiştiğini haber verir. Allahın yeni emri (Farz) “Namaz kılarken artık Kabeye dönün” şeklinde. Önceki Farz ‘Mescidi Aksaya doğru dönün’ şeklinde Kuranda bir ayet ise yok. Peki…
Din eğitimini oryantalist öğretiler gölgesinde almış olan bazı ilahiyatçılar şimdilerde ‘Dini’ olan ile “olmayanı” tespit etmede yeni bir yöntem geliştirmişler: “Dini bir olgu, eğer halkı saptırmada kullanılıyorsa, o oluşumu değil, olguyu yok et, kısa yoldan o sapık akımdan kurtul !” saçmalığı !! işte adamların bilimsel! metodları bu !! Fet. liderine müritleri MEHDİ nazarıyla bakıyormuş, onun ahir zamanda çıkması beklenen Mehdi olduğuna inanıyorlarmış ya! Bu yüzden İslamda Mehdilik fikrini kırmak, yok etmek gerekirmiş ki bir daha FET. gibi sapık oluşumlar olmasın mış ! Dünyada ilim adına Din adına uydurulmuş bundan daha tutarsız daha saçma bir yöntem yok! Koskoca profesörlerin televizyon önünde utanmadan sıkılmadan söylediği şey bu.. Bu ipe sapa gelmez yöntemin çürüklüğünü ispat için akademiye gitmek yüksek tahsil yapmak gerekmez. Basit bir iki soru sormak yeterli.. Soruyorum Amerikada beslenen iskender Evrenesoğlunun kendine ‘rasul’ dedirttiği gibi Fet cemaati liderine bağlıları ‘peygamber’ deselerdi “islamda peygamberlik yok!” mu diyeceksiniz !? Ona aynı zamanda muceddit diyorlar.. Islamda muceddit yok! mu diyeceksiniz!? Onun bir alim olduğuna inanıyorlar. Şimdi de islamda alim sınıfı yok! mu diyeceksiniz !? Doktorun öğretmenin sahtesini de çok gördü bu millet ama bu yüzden kimse ne öğretmenlere sövdü ne de öğretmenlik mesleğine.. Yolunu şaşırmışın biri kendini Mehdi olarak tanıttı diye Mehdilik makamına sövmek…