Özet : – Diyanet ve İlahiyat şöyle demekte : insanımızı bozuk akımlardan, sahte mehdilerden korumak görevimiz. Bunun için “İslamda mehdi inancı yok! demeliyiz” + Ama Sahih hadislerde Mehdi var ? – O zaman o hadisleri de inkar ederiz. Akla ve bilime uymuyorlar çünkü ! + Bu durumda “akıl ve bilim” sizin Din tespit ölçünüz ! Bu ölçü ile hareket edecek nesiller Dini her türlü şekle sokarlar, kırparlar yontarlar ve akibet ortada ne Din kalır ne Diyanet ! Böylece kendi bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz ! Tafsilatlı Yazı: Sahte mehdileri yıkmak isterken Dini temelden yıkmak ! “Gençleri bozuk akımlara kapılmaktan nasıl koruyabiliriz” konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı bu günlerde bir çalışma yapmış ve rapor yayınlanmış. Raporda dikkatimi çeken husus, gençlerin Adnan Oktar gibi “ben mehdiyim” diyen kişilere ilgi duyduğunu tespit etmeleri, çözüm olarak da gençlere “İslam dininde kişilerin bir mehdi arama ve tabi olma gerekliliği olmadığını öğretmek” olacağını ifade etmeleridir. Yani kısaca “Halkın Mehdi inancını yıkmalıyız!” demişler. Mehdî inancını yıkmak gerçekten çözüm müdür ? Yoksa Din hayatında daha büyük yeni sorunlar üretmek midir ? Bizce asla çözüm değil. Çözüm olmadığı bir kere şuradan belli; Bakınız Türkiye ilahiyatçıları otuz kırk yıldır “Mehdi beklemeyin gelmeyecek” derler ve ancak “gelecek” inancı canlı bir şeklide varlığını korur…
Din eğitimini oryantalist öğretiler gölgesinde almış olan bazı ilahiyatçılar şimdilerde ‘Dini’ olan ile “olmayanı” tespit etmede yeni bir yöntem geliştirmişler: “Dini bir olgu, eğer halkı saptırmada kullanılıyorsa, o oluşumu değil, olguyu yok et, kısa yoldan o sapık akımdan kurtul !” saçmalığı !! işte adamların bilimsel! metodları bu !! Fet. liderine müritleri MEHDİ nazarıyla bakıyormuş, onun ahir zamanda çıkması beklenen Mehdi olduğuna inanıyorlarmış ya! Bu yüzden İslamda Mehdilik fikrini kırmak, yok etmek gerekirmiş ki bir daha FET. gibi sapık oluşumlar olmasın mış ! Dünyada ilim adına Din adına uydurulmuş bundan daha tutarsız daha saçma bir yöntem yok! Koskoca profesörlerin televizyon önünde utanmadan sıkılmadan söylediği şey bu.. Bu ipe sapa gelmez yöntemin çürüklüğünü ispat için akademiye gitmek yüksek tahsil yapmak gerekmez. Basit bir iki soru sormak yeterli.. Soruyorum Amerikada beslenen iskender Evrenesoğlunun kendine ‘rasul’ dedirttiği gibi Fet cemaati liderine bağlıları ‘peygamber’ deselerdi “islamda peygamberlik yok!” mu diyeceksiniz !? Ona aynı zamanda muceddit diyorlar.. Islamda muceddit yok! mu diyeceksiniz!? Onun bir alim olduğuna inanıyorlar. Şimdi de islamda alim sınıfı yok! mu diyeceksiniz !? Doktorun öğretmenin sahtesini de çok gördü bu millet ama bu yüzden kimse ne öğretmenlere sövdü ne de öğretmenlik mesleğine.. Yolunu şaşırmışın biri kendini Mehdi olarak tanıttı diye Mehdilik makamına sövmek…