“HAKİMİYET MİLLETİN” Sözü Doğru Mu ?

Allahın Adıyla.. O Alim ve Hakimdir. Hakimiyet Milletindir’ sözünün demokrasi, yani halkın kendi kendini yönetmesi sistemi, ile ilişkisi açıktır. Müslümanlardan bir kesim yıllarca bu söze ‘küfür şirk’ nazarıyla baktılar ve nefretle reddettiler. Diğer kesim ise serbestçe telaffuz ediyor, ulvi bir hakikat gibi yere göğe yazıp savunuyor. Başarısız darbenin bastırıldığı bu günlerde- meydanlar, bildbordlar, reklam panoları afişler bu sloganla doldu. Nereye baksak HAKİMİYET MİLLETİNDİR yazısını görüyoruz..   Kurana inanan Müslümanlar olarak soruyoruz tabi.. Nasıl tepki vermeliyiz ?   Şirk ve küfür sayıp buğuz mu etmeli ? Doğru bir mahmile oturtup savunmalı mı ? Yoksa umursamayıp geçiştirmeli mi ?   Evvela sözü tahlil edelim, etimolojik kökenlerine inelim.   Hakimiyet “hakim olmak” demektir. Hâkim ise hüküm koyan, karar veren, sahip olan, kontrolü elde tutan ve yöneten demektir. Burada hüküm=yargı.   Şu halde hakimiyetin manası: Hüküm vermek, yargılamak, karar vermek ve yönetmek demek oldu.   Millet ise Kuranda “din” demektir. “Sonra sana İbrahim’in milletine (yani dinine, inancına) tabi ol diye vahyettik, o müşriklerden olmadı. [Nahl:123] ayetinde görüldüğü gibi millet din demektir. “Hakimiyet milletin” sözde ise Millet “halk” demektir. Bir ülkede, bir ülkü etrafında toplanmış insanlar topluluğuna Türkçede millet diyoruz.   Şimdi soru şu:   HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ ALLAH’IN mıdır ? yoksa Allah insana hakimiyet yetkisi vermiş…

Sınav Sorularını Veriyorum

Allahın Adıyla Bugün 26 tem 2016.. 15 temmuz darbe girişimi üzerinden 10 gün sonra. Tayyip hükümeti darbe kalkışmasını milletin can-huruş mudafaasıyla birlikte bertaraf etmiş, darbe şokunu üzerinden henüz atmış ve sıra darbeci generalleri erleri memurları hatta yardım eden sivilleri tevkıf edip sorgulama süreci başlatmıştır. Cemaate ait tüm binalar yurtlar dershaneler evler basılıyor insanlar kelepçeler içinde karakollara mahkemelere götürülüyor.. Cemaatin ibadet eden alt tabaka üyeleri, bazıları tanıdık, bazıları eski arkadaşlarımız, akrabalarımız. Üzerimizde hakları var, iman ve karabetten kaynaklanan.. Onlar düştüler ve düştükleri çukurdan bize ‘lütfen yardım edin’ hissiyatı içinde gözlerimize bakıyorlar    Peygamber Efendimiz sas : “Kardeşinize yardım edin; zalim de olsa, mazlum da olsa yardım edin” deyince sahabeler: Ya Rasulallah mazluma yardım etmeyi anlıyoruz da zalime nasıl yardım edeceğiz ? diye sormuşlar, Allah Rasulu sas: Elinden tutup zulmünü engelleyerek” buyurmuştur.   Bu yazı, ilgili hakların ifası için uzattığım bir el.   Onlara alışık oldukları türden bir yardım yapmak istiyorum; sınav sorularını vereceğim. Şimdi bir çoğu işinden maaşından oldu, soruşturma geçiriyor, sorgulanacaklar.. Uzun yıllar hapishanelerde çürümek, aile ve çocukları perişan olmak söz konusu..   Onlara sorular sorulacak, sorgu esnasında ne söylemeliler ? Nasıl hareket etmeliler ? Nasıl ederlerse mahvettikleri hayatlarını yeniden kazanabilirler ? Anadolu halkıyla nasıl yeniden karışabilir ? Ve en önemlisi…