Sınav Sorularını Veriyorum

26 Temmuz 2016
Allahın Adıyla
Bugün 26 tem 2016.. 15 temmuz darbe girişimi üzerinden 10 gün sonra. Tayyip hükümeti darbe kalkışmasını milletin can-huruş mudafaasiyla birlikte bertaraf etmiş, darbe şokunu üzerinden atmış ve sıra darbeci generalleri erleri memurları hatta yardım eden sivilleri tevkıf edip sorgulama süreci başlatmıştır. Cemaate ait tüm binalar yurtlar dershaneler evler basılıyor insanlar kelepçeler içinde karakollara mahkemelere götürülüyor..
Cemaatin ibadet eden alt tabaka üyeleri.. bazıları tanıdık, bazıları eski arkadaşlarımız, akrabalarımız. Üzerimizde hakları var, iman ve karabetten kaynaklanan.. Onlar düştüler ve düştükleri çukurdan bize ‘lütfen yardım edin’ hissiyatı içinde gözlerimize bakıyorlar 
 
Peygamber Efendimiz sas : “Kardeşinize yardım edin; zalim de olsa, mazlum da olsa yardım edin” deyince sahabeler: Ya Rasulallah mazluma yardım etmeyi anlıyoruz da zalime nasıl yardım edeceğiz ? diye sormuşlar, Allah Rasulu sas: Elinden tutup zulmünü engelleyerek.” Buyurmuştur.
 
Bu yazı, ilgili hakların ifası için uzattığım son el.
 
Onlara alışık oldukları türden bir yardım yapmak istiyorum; sınav sorularını vereceğim. Şimdi bir çoğu işinden maaşından oldu, soruşturma geçiriyor, sorgulanacaklar.. Uzun yıllar hapishanelerde çürümek, aile ve çocukları perişan olmak söz konusu..
 
Sorgu esnasında ne söylemeliler ? Nasıl hareket etmeliler ? Nasıl ederlerse mahvettikleri hayatlarını yeniden kazanabilirler ? Anadolu halkıyla nasıl yeniden karışabilir ? Ve en önemlisi Ahirette nasıl kurtulurlar, anlatmak yardımcı olmak istiyorum.
 
Önce itiraf edin, çok zulmettiniz kardeşim.. Dininize kendinize milletinize zulmettiniz. İşe buradan başlayalım, Zulmettiğinizi kabul edin. Zira Allahın affı ancak günahın itirafına bağlıdır. Yusuf as gibi söyleyin “Nefsimi temize çıkaramam” deyin.. Yunus as gibi söyleyin “Allahım senden başka ilah yok, seni tesbih ederim, ben zulm ettim zalimlerden oldum” deyin. 
Zulmettiniz çünkü:
 
Allah “Müslümanlar yolundan ayrılmayın” dedi [Nisa 115]
siz “ama onlar cahil avam! biz farklıyız” dediniz !
Allah: Kafirleri dost edinmeyin dedi [Nisa 144]
siz “dost olmadan tebliğ olmaz” dediniz !
Allah düşmanımla işbirliği yapmayın dedi [Maide 57]
siz “Peygamber de yapmıştı(!)” diyerek yabancı istihbaratla kolkola girdiniz
Allah: Peygamberimi benden ayırmayın, kelime-i tevhidi bölmeyin dedi [Nisa 150]
siz “batıyla dostluk için ayrılıkları ön plana çıkarmamak gerek” dediniz !
Allah: Namazı dosdoğru kılın dedi [Enam 72]
siz gizlenme uğruna kaş göz işaretli bir namaz uydurdunuz !
Allah: Mümine hanımlar baştan ayağı örtünsün dedi [Ahzap 59]
siz “hayır tesettür furuattır bizim bildiğimiz var köşeleri kapmalıyız” dediniz !
Allah: Oruç tutun Ramazan ayı dedi [Bakara 185]
siz “iman hizmeti yanında oruç basit kalır! yeriz” dediniz !
Allah: İçki içmeyin şeytan işi pis haramdır dedi [Maide 90]
siz “hizmet! için haram da işleriz” dediniz !
Allah fakire miskine yetime yardım edin dedi [Beled 15,16]
siz “ama parlak zeki olmak şartıyla yoksa yaramaz” dediniz !
Allah: Kuran okuyun Kurana uyun dedi [Neml 92]
siz “hocamızın sözleri Kurandan sızıntı biz onları okuruz” dediniz !
Allah: Peygamberimin sünnetine uyun dedi [Al-i İmran 31]
siz “zaman sünnet zamanı değil, iman zamanı” dediniz !
Allah Emirinize itaat edin isyan etmeyin dedi [Nisa 59]
siz “Reis bizim emirimiz değil, cemaate bağlılığı yok isyan ederiz” dediniz !
Ve bunlara benzer daha neler..
 
Ama asıl felaket sonunda geldi: ‘Uydum cihan imama’ diyerek cihandan büyük bir cürüm, bir günah-ı ekberi l-kebair işlediniz: Masum cana kıymadınız.. Yüzlerce günahsız canlara. Bir hiç uğruna.. Kaptan kamarasına BEN oturacağım, Ülkeyi BEN yöneteceğim, millete BEN hükmedeceğim.. türünden bir hiç, bir BENLİK uğruna katlettiniz masum müminleri..
Bir masumu haksızca katletmek Allah katında bütün insanlığı katletmek kadar günah iken.. [Maide 32]
Bir Müslümanı kasten öldürmenin cezası Allah katında Ebedi Cehennem, Gazab-ı İlahi ve elem verici muazzam bir azap iken.. [Nisa 93]
 
Bu darbe talimatı, izni, emri cihan imamından! geldi şüphesiz.. şimdilerde inkarları oynasanız da bunu hepiniz biliyordunuz. Bir arkadaşıma içinizden bir akrabası bir ay öncesinden ‘İstanbulu terk et çünkü orası çok karışacak’ demiştir.. Şu halde bu günaha, bu küfre aynen ortaksınız. Çünkü günaha rıza günahtır, küfre rıza da küfürdür.
 
Bir uçurma doğru gittiğiniz öncesinden belli idi aslında. Aklı selim müminler sizi çok uyardı. Yapılan onca nasihatlere, uyarılara, tenkitlere hep kulak tıkadınız, dinlemediniz.
 
Çünkü size göre dünyada cian imamından başka hoca yoktu, ondan başka ulema yoktu, ondan başka evliya yoktu !!
 
Çünkü siz her şeyi daha iyi biliyordunuz ! Hizmetin en büyüğünü herşeyin en doğrusunu siz yapıyordunuz ! Herkesten daha iyi idiniz ! Başarılı güçlü sizdiniz ! Cihangir muazzam bir cemaattınız ! İslamı dört kıtaya siz ulaştırmıştınız ! Türkün şerefiniz siz yüceltmiş, adını aleme siz duyurmuştunuz..!
 
Sizi tenkit edenler eleştirenler hep size hasedinden yapıyordu bunu ! Fiğer cemaatler Tarikatlar sizi kıskanıyordu ! Neden onlara kulak verecektiniz ki !!
Üzerinize toz kondurmadınız, Nefsinizi Tanrıya layık bir takdis ile takdis ettiniz.. Büyüdünüz, evet çok büyüttünüz.. Aslında EGO’nuzu büyüttünüz..
 
Tekrar söylüyorum, önce işe buradan başlayın. Bir tövbe edin. Bir daha asla aynı günahlara dönmemeye azm-ü cehd-ü kastederek, Nasuh bir tövbe ile tövbe edin.
 
Sonra istiğfara sarılın.. Binler kere estağfirullah çekin. Çünkü Allah tövbe istiğfar ettikçe Kullarına azap etmeyeceğini vaad ediyor. Hala Onun Mülkünde Onun kullarısınız. Öyle ise Ona dönün. Onun Yoluna dönün, Müminlerin gittiği yola..
26 Temmuz 2016
(Darbe cüretinden 1o gün sonra)
 

Bir yorum

  • Kemal 26 Temmuz 2016, 10:27

    Allah razı olsun hocam. Kalbi hakikate açik olanlar için oldukça yol gösterici bir yazı.

Bir Yorum Yazın