Gözeten Allah’ın yüce Adıyla.. 44) Polisten kaçış Fransa.. yaşım 9 veya on. Fransa’da Biz çocuklar nedense polisten çok korkardık polislere orada sokak ağzı ile polis demezler Flik derler ne demek olduğunu bilmem. Oturduğumuz binanın önünde ateş yakıyorduk ateşi başlatan kapı komşumuz arkadaşım Pascal idi bizler de bulduğumuz kağıtları ateşe ekliyoruz sönmesin diye.. sonra nedense mahalleden polis geçmeye başladı birileri “polisler geliyor” diye bağırdı. korkacak panik yapacak hiçbir şey yok Ancak korktuk. Ben ve üst komşumuz Rıfat amcanın oğlu arkadaşım bünyamin kaçmaya başladık paskal ise orada öylece kalakaldı ona hiç kimse bir şey yapmadı. polislerden birisi bizim peşimize düştü bünyamin doğru eve yöneldi merdivenlere koştu en üst katta oturuyorlardı polis domuzu onu evine kadar takip etti altı kat merdiveni o önde bu arkada koşarak tırmandılar. çocuk o kadar korktu ki nutku tutuldu konuşamıyordu Kerime yengem vaziyeti görünce polis domuzuna bağırdı o domuz da kuyruğunu kıstırıp döndü geri gitti. Bünyamini hastaneye götürdüler o kadar korkmuştu. Ben se bir ara arkama baktım sanki polisi elinde silahını çıkarmış bizi kovalarken gördüm. o kadar korktum ki üç mahalle ötesine kaçtım. gittiğimiz okula kadar.. aslında polis peşimi bırakalı epey olmuştu arkama bakamadım bile o kadar uzağa gitmem gerekmezdi ama bizi böyle korkutuyorlardı işte. korkacak kaçacak hiçbir…
ALLAHIMIZA HAMDOLSUN yada ALLAH TANRILARI YENDİ isa erdoğan 25.11.2017 ist Küfür kalesinden bir burç daha fethedildi ve İslam sancağı dikildi. Şirk kokulu o meşum dua “tanrımıza hamdolsun” yasaklandı ve resmi genelge ile doğrusu “Allahımıza hamdolsun” denilmesi emredildi. Askeriyede komutanlarda sebebi bilinmez bir dayatma ve ısrar vardı, yemek duasında askere zorla “tanrımıza” dedirtirler, asker ise tanrıyı kabul etmez ve Allah adına sahip çıkarak “Allah’ımıza” diye haykırırdı hep. Ertesi gün olduğunda yeniden tanrının Allahla savaşı başlardı ve komutanlar inatla tanrı diyeceksiniz diye emir vaki ederler ama askerler Allah’ı müdafaada kararlıdırlar, yemekhaneyi “Allah Allah” sesleriyle çınlatırlardı. Ben düşünüyordum o zaman “Bunlar neden Allah’ın ismini istemiyorlar, neden zorla tanrı dedirtiyorlar? Allah’tan başka Tanrı yok halbuki.. Neden Allah’ın ismine karşılar!?” Sonra aklıma geldi ki ‘acaba bunlar tanrı derken Allahı değil de heykeli dikili adamı kast ediyor olmasınlar!? Bu kadar ısrar edildiğine göre kim bilir.. belki de!’ Eğer böyle ise askerin “Allah” demesi ne kadar yerindeydi ve bir defa daha dua edilince daha bir şevkle “Allah” diye bağırıyordum.. Sonra Kuranı Kerim okurken Allah’ın isminden neden kaçtıklarını öğrenmiş oldum. Yüce Allah Nisa Suresi 146’da münafıkların özelliklerini açıklarken “onlar çok azı hariç Allah’ı zikretmezder” diyordu. Allah’ımıza Hamdolsun Dipçik zoruyla bu Millete yapılan dayatmalardan biri daha tarihe karışmış oldu….
Tarikat-ı aliye-i Nakşibendiye usul ve erkanını İslam dininin yüce kaynaklarından alır, dolayısıyla bütünüyle İslami bir hüviyete sahiptir. Şeriat başka Tarikat başka şey değildir. Tarikat Şeriatın içinde, ona payendedir. Nedir Tarikatın erkan ve üsulü, Tarikat neleri öğütler? Tarikat bir şeyhe biat etmeyi öğütler: Peygambere vekalet edecek yüce bir din adamına biat etmek bütünüyle islami bir husustur. Kuvvetli bir sünnet yüksek bir fazilettir. Peygambere biat edenler Kuran da övülmüşler Allahın rızası ile müjdelenmişlerdir. Fetih suresinde şöyle buyurulur: “Seninle biat edenler ancak Allah ile biat eder oldular. Allahın yed’i onların elleri üzerindedir.” Hazreti Rasulullah efendimiz ahirete göç etmekle Kuranın beyan ettiği bu yüksek fazilet kapısı kapanmış değildir. Peygamber varisi Allahın yüce dostları onun adına biat almaya devam ediyorlar ve edecekler. Dolayısıyla bugün bir mürşidi kamile biat eden kişi müteselsilen Rasulullaha ordan Allaha biat etmiş olur. Tarikat bir zikri vird edinmeyi öğütler: Allahı çokça zikretmemiz Kuranın üzerinde durduğu en temel görevlerdendir. Allahı zikretmekten daha çok yapılması istenen bir başka vazife yoktur. Bütün ibadetlerin bir vakti ve mekanı vardır ancak Allahı zikretmenin yeri ve özel bir zamanı olmadığı için heryerde ve her zaman yapılmalıdır. Ancak her iş gibi Allahı zikretmenin de üsul ve adabı vardır. Bu adaptan bi haber, Allahı gelişi güzel zikreden nice kişiler…