Küçük Hileler | Hikayelerim 1
EDEBİYAT , Hatıralarım , Özel / 21 Ocak 2012

Allah’ın ismiyle başlar Ona hamd ederim Peygamberimiz Muhammed efendimize salat ve selâm ederim  Bu yazı dizisinde çocukluk hayatımdan bazı kesitleri aktaracağım. Belki tarihin o yıllarına minik bir ayna tutmuş, edebiyat dünyasına küçük, belki eğlenceli hikayecikler eklemiş olurum. Hile hal çaresi, çıkış yolu, çözüm yolu demektir aslında. Türkçe’ye ise aldatmak olarak girmiştir. Biz burada hileyi aldatma anlamında değil, çözüm yolu manasında kullanacağız. Evet biraz aldatma var gibi.. Allah affetsin 1) Zula Yerim Annemin Çantası Yaşım 8. Fransa’da en önemli bir etkinlik biz Türklerin hafta sonları aile dostu ziyaretlerine gitmemiz. Bazen bu ziyaretler şehirden şehre olurdu. o gurbet hayatını çekilir hale getiren, “sana 2. sınıf insan gözüyle bakan” o fransızların içerisinde yaşamanın zorluğunu kolaylaştıran, aynı dili konuştuğumuz, aynı dine inandığımız, aynı sıkıntıları yaşadığımız insanlarla bir araya gelmek.. Bu ziyaretler bizler için her şeydi. Büyüklerin de çok sevdiği, biz çocukların da çok hoşuna giden ailecek ziyaretlerdi bunlar. Eğer o hafta hiç kimseye gitmiyorsak gözümüz kulağımız kapıda olurdu “acaba birisi gelip kapımızı çalacak mı bir misafirimiz gelecek mi” diye.. Eğer kapı çalsın, biz çocuklar hepimiz birden kapıya koşardık bir dostumuzun Bir Türk’ün gelmiş olmasını umardık. Bu aile ziyaretlerinde.. çocukluk işte heves ediyorsun bazen dostlarımızın çok güzel oyuncakları olurdu. ben nedense anneme babama “bana şu…