Allahın yüce Adıyla Bu yazıda TAKVA olmak için bazı şeyleri “terk” etmek gerektiğini, şimdikilern tabiriyle münkerata ve nefsin arzularına “hayır” diyebilmeyi konu edeceğiz. Terk, kulluğun aslı esasıdır dense yeridir. Çünkü Kulluk Allahın emirlerine imtisal, yasaklarını terk etmektir. Yasaklar (nevâhi) bu iki taraf içinde asıl olandır. Kulluk takvadan ibarettir. Allah nezdinde en kıymetli kul en takva olan; Allahtan en çok sakınmandır. İmam Rabbani takvada asıl cihetin imtisal (fiil) ciheti değil, intiha “terk” ciheti olduğunu söyler. Yani kimin daha takva olduğu yaptıklarından değil, yapmayıp terk ettiklerinden anlaşılır. Haramları, şüphelileri ve kul haklarını en çok terk edenler en takva olacaktır. Yine Hz İmam “avam havasla aşık atamaz, amelî hiç bir kulvarda avam havasla yarışamaz, ancak terkî hususlar bundan müstesnadır.” Mesela Enbiyanın iki rekat namazına avamın 2 bin yıllık namazı yetişemez.. Çünkü fiil, niyette ihlas ister, erkânına riayet ister, namaz hudû huşû ister. Ancak terkî ameller böyle değil. Avamla havas burada eşittir. İçkiyi terk etmiş has kul ile içkiyi terk etmiş sıradan kul, bu “terk” amelinde eşit ve ortak bir fazilete nail olurlar Mesela pahalı ve hızlı bir araçla adi ve eski bir araba.. açık otoyolda nasıl ki yan yana gelemezler, hızlı araç basar gider.. ancak kırmızı ışık yandığında en lüksü ile en adisi,…