Avamın Mezhebi Olmaz Ne Demek ?
Dini Hüküm , Diyanet , Fetva / 28 Ağustos 2021

Mezheb dinde tutulan yol, dinî konularda muctehit alimin görüşü demektir. Imamı Şatibînin ra ifade ettiği ve Ibni Abidîn ra gibi bir çok alimin dillendirip adeta kaideleştirdiği söz budur: “Avama gelince, avamın mezhebi yoktur onun mezhebi müftînin mezhebidir” Açıklama: Dini hükümleri tespit edip amel etme konusunda insanlar genel anlamda 3 sınıfta mutalaa edilir: _Alim Müctehid _Cahil Mukallit _(ikisinin arasında) Ehli ilim Birinci tabaka: Müctehid, Kitap Sünnet icma ve kıyastan dini hükümleri bir usül çerçevesinde çıkarmaya yeterli ilim ve kudreti olan alimdir. Ve muctehid ancak kendi reyine/mezhebine tabi olmak zorundadır. Mezhebini bırakıp başkasının görüşüne uyması caiz değildir. Ikinci tabaka: Ilmî kudreti ictihat derecesinde olmasa da muctehit alimin fıkhını öğrenen ve usulünü bilen ve delillerini kavrayan ilim ehli de intibah ettiği müctehidin mezhebî sınırları içinde hareket etmek zorundadır. Vereceği fetvayı ancak mezheb alimlerinin fetvalarından vermelidir Cahil mukallide gelince.. Ictihada gücü yetmediği gibi müctehidin ictihadını hangi yolla yaptığını, delillerini menhecini de idrak edemez. Mutenakiz fetvalar içinden hangisini seçeceğini de bilemez.. Fıkıh kitaplarını asıllarından okuyamaz.. Bu durumda son çare güvendiği bir hocanın fetvasını alıp uygulayacaktır. Hocası (müfti) bunu nereden nasıl söylemiş isabetli mi hatalı mi değerlendirmesi yapamayacaktır. Demek ki avamın mezhebi; ilmî görüşü yoktur, onun dinde tutacağı yolu ancak müftünün, fetva aldığı hocanın yoludur. isa…

Düşmanı Dost Edinme Stratejisi
ANALİZ , Dini Hüküm , İslami hayat / 28 Ağustos 2021

Birbiriyle kanlı bıçaklı iki Müslüman cemaat, ikisi de “davam İslam” diyor ikisi de gayem îlâ-i Kelimetullah diyor.. Ancak her taraf diğerini bitirme, yok etme peşinde.. O bunun açığını araştırıyor bu onun kusurunu tecessüs ediyor. Her alanda birbirini levm etmeler.. Kürsüyü harp yerine çevirmeler, dili hançer gibi kullanmalar. Kendinden olmayana ‘şirk dalalet cehalet !’ isnat etmeler.. Düşmanlık, buğuz, kin, garaz kalplere yerleşmiş. Bu konuda nasihat edeni dahi mimleyip fişleyip ötekileştirmeler.. Ve bunların hepsi Müslüman.. Hepsi Kuran okuyor.. Kuran okuyarak nasıl bu hale geldik ? Neden böylesi acımasız düşmanlar olduk !? Nerede hata yaptık? Bu nefret bu adavet bu noktaya gelmeden bir şeyler yapılamaz mıydı? Evet yapılabilirdi  Eğer okuduğumuz Kuran ile amel etseydik ve savunduğumuz Sünnet’e ittiba etseydik şimdi sonuç çok farklı olurdu.. Ancak hala imkan var. Işi düzeltmenin çaresi var: Çare “Tövbe edip sil baştan Kurana uymak” Işte uyulacak Ayetler: (Ey Resulüm!) Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır! Ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete kavuşanları da en iyi bilendir.” Nah:125 Hem iyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. O zaman seninle arasında bir düşmanlık olan kişinin, sanki samimi bir dost gibi olduğunu görürsün. Fussilet:34 Bu…