Soru: Tanımadığımız birinin cenaze namaz kılınır mı? Sahipleri cami dışında bekliyor ama vakit namazını kılmıyorlar ve cenazeyi sağlığında hiç camide görmedi isek namazını kılmalımıyız kılınırsa dinen bir mahzuru var mıdır? Cevap Tahavi Akaidi Şerhinden: Biz Ehli Sünnet olarak ister salih ve takva olsun ister günahkar facir olsun ölen her müslümanın cenaze namazının kılınmasını hak görmekteyiz. Bu genel hukümden bağiler (meşru otoriteye isyan edenler) ve yol kesici eşkiyalar ile kendi canına kıyanlar hariçtir. (imam Ebu Yusuf intihar edenin de cenazesi kılınır der) Şehitlerin ise cenazesi bizce kılınır. Üstad (Imam Tahavi) bu açıklamayı bidat ehli ile günah ehli facirlerin cenazeleri terk edilmesin kılınsın için yapmıştır, alel umum kim olursa olsun cenazesi kılınır demek için değil. Zira müslüman olduğunu savunanlar iki kısmıdır; mümin ve münafık. Kişi münafık olduğu biliniyorsa cenazesini kılmak ve affını dilemek caiz değildir. Ama bunu tanımayan, mümin zanneden kılabilir. Yani ölenin münafık olduğunu kim biliyorsa namazını o kılamaz bilmeyenler kılarlar. Huzeyfe ra Tebuk gazvesinde münafıkların kim olduklarını öğrenmişti onlardan biri ölünce cenaze namazını kılmaz, hz Ömer de bakardı Huzeyfenin kılmadığı cenazeyi o da kılmazdı. Allah onlardan razı olsun Çünkü Yüce Allah peygamberine münafıkların cenazesini kılmayı yasaklamış ve onlar için af dilese bile affetmeyeceğini haber vermiştir. Gerekçesi Allah ve Rasulunu inkar etmiş…
Soru: Kadın kocasının isteği üzerine saçını boyatabilir mi ? Dudağına veya göğüsüne silikon taktırabilir mi ? Cevap: Kocasına güzel görünmek için kadının saçını boyaması caizdir. Bu gusule de mani değildir zira gusulde kadın baş derisini yıkamakla yükümlü saç tellerini değil. Silikon taktırmaya gelince.. bu estetik ameliyattır ve Allahın yarattığı şekli değiştirmek demektir. Bu değişiklik haramdır. (118-119) Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onlari mutlaka saptiracağım, onları bos kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredecegim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler” dedi. Kim Allah’i bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur. Nisa Suresi Ancak alimler demişlerdir kişinin vucudunda bir uzvu sakat arızalı özürlü olursa tedavi amaçlı bir mudahale olabilir. Bu itibarla kadında göğüsler yok gibiyse ve kocası bunu sorun yapıyorsa buna cevaz veriliyor. Ve illa daha güzel özel farklı güzel görünmek için keyfi estetik ameliyat yaptırması caiz değildir.
Nikahı düşüren/iptal eden sözler 2 türlüdür; a) Boşama sözleri ve b) Küfür sözleridir. Boşama sözleri de iki türlüdür: 1) Açık (sarih) sözler; Boşsun, boşadım, boşuyorum, talak verdim” gibi 2) Kapalı (kinayeli) sözler; Babanın evine git, Bu evlilik burada bitti, Artık karım değilsin, Artık kocan değilim, kendine koca ara” gibi 1) Erkek eğer yukarıda geçen açık sözlerden birini kullanırsa, Allah nezdinde karısı ondan bir talak ile boş olur. Açık sözlerde niyet önemli değildir. Şaka da yapsa, kızgın da olsa hatta sarhoş da olsa boşama gerçekleşir. 2) Erkek kinayeli sözlerden birini kullanırsa bu durumda niyeti sorulur. Eğer niyeti boşamak ise bir talak ile karısı boş olur. Niyeti boşamak değilse boş olmaz. Sonra… Açık olsun, kapalı olsun eğer erkek “boşanma sözlerinden” birini telaffuz ederse karısı bir talak vaki olur. yukarıda söyledik. Sonra bir araya gelirler, evliliğe devam ederler.. akabinde bir kere daha söylerse ikinci talak gerçekleşir. Sonra yeniden birleşirlerse ve boşama sözlerini erkek bir kere daha söylerse 3. talak da vaki olur ve artık karısı o adam helal olmaz, ta ki başka kocaya gidip ondan da boşanmadıkça.. 1) Açık sözlerle karısını bir talak veya iki talak ile boşamış koca isterse nikah kıymadan karısına döner. Dönmekle derhal kendiliğinden nikah hasıl olur. Çünkü bu talak…
Soru: Her şeyde bir hayır var sözü doğru mudur ? Kaza yapmak, otobüsü kaçırmak, ticarette zarar etmek.. Hep bizim için hayır mıdır ? Cevap: “Allah kuluna anasından babasından çok acır ona hiç zarar dilemez.” Mahmud Efendi ks. Kehf suresinde Musa as ile Hızırın kıssasında Hızır as üç acaip iş yapıyor üçü de zarar gibi görünen aslında sonu karlı ve hayırlı. İlkinde çocuğu katlediyor. Anne babası için ne büyük felaket ama sonunda sevinecekler çünkü o büyüyünce azgın bir eşkıya olmaya namzet idi onun yerine daha cana yakın salih bir evlat veriliyor. Ikincisinde Hızır as bindikleri gemiyi deliyor gemi batma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor ama bu sayede sağlam gemileri zorla gasp eden bir kralın yağmasından kurtuluyor. Üçüncüde ise yıkılmaya yüz tutmuş bir bahçe duvarını oturup tamire koyuluyor boşuna zaman kaybediyorlar halbuki o köylüler bunları kovmuş misafir etmemişler idi.. Maksat, duvar altında gizli olan bir hazine var idi iki yetime ait, hazine açığa çıkarsa yağma olacak.. duvar beş-on sene kadar ayakta kalsın ki çocuklar büyüsün sonra hazinelerine kavuşsunlar.. Hızır as diyor ki bütün bunları ben kendi insiyatifimle yapmadım bunlar Allahın dilemesi idi.. Demekki Allah hiç hissettirmeden kullarını kayırıyor onlara zarar gibi görünen nice menfaatler sağlıyor, hayırlar diliyor.. Yüce Allah: ..Olur ki bir şeyi…
14 Şubat sevgililer günün kutlamak caiz değildir Günahtır. Kuran Ayeti : Andolsun ki eğer sana bu Kuran ilmi geldikten sonra yine o -yahudi, hristiyanların- heva ve arzularına uyarsan Allah’tan ne bir yardımcı ne de bir dost bulamazsın [Bakara:120] Hadis-i Şerif : Kim bir topluma benzerse o da onlardandır. [Ahmed b Hambel, Ebu Davud, ] Bu ayet ve bu hadis Müslümanları böylesi lanetlik işlere bulaşmaktan alıkoymaya yeterlidir. Ayrıca bir vaaz ve uyarıya gerek yoktur. Namussuzlar bayramında velev kendi eşine de olsa bir hediye almak ,vermek, kabul etmek, günün kutlu olsun demek bu melanete bulaşmak için yeterlidir.
Allah’ın yüce Adıyla Dünya çapında büyük bir alim Şeyh Esseyyid Muhammed el-Maliki el-Alevi’nin Rüyası Olay öncesi: Medine-i münevvere sakinlerinden olan bu zat Hacc vakti Medineye gelmiş bulunan bütün dünya ulema ve meşayıhına bir davet verir. Mahmud Efendi hazretleri de davetliler arasındadır. Mahmud Efendi Hazretleri salona giriş yapar ve bir yere oturur, Muhammed Alevi hz hemen ardından koşar ve bir daha elini ayağını öpmek ister, Efendi hazretlerine sarılır. Görenler bir anlam veremez, zira biraz önce kapıda karşılamış ve zaten musafaha muanaka yapmışlardı.. Muhammed Alevi anlatır : Efendim lütfen elinizi uzatın; size biat etmek etmek istiyorum. Dün gece rüyamda Ceddim ve Habibim Muhammed aleyhisselamı gördüm, şu salonuma teşrif buyurdular ve bir mindere bir miktar oturup hiç kelam etmeden kalkıp gittiler.. Şu saate kadar bu rüyayı düşünür ama bir anlam veremiyor bir tevil yapamıyordum.. ..Taki siz içeri girinceye kadar. Geldiniz ve doğruca O mindere vardınız oturdunuz.. İşte şimdi anlamış bulunuyorum ki Ceddim Rasulullah sas bana bir işaret vermek istemiş : “yarın benim oturduğum bu yere oturacak kişi benim vekilimdir” buyurmak istemiş.. Lütfen biatımı kabul edin !? Esseyyid Muhammed Maliki el-Alevî ~1995 ————– Şu resim o salonun ta kendisi ve rüyada bahsi geçen içtima da burada görülendir. Muhammed Maliki, efendi hazretlerine hurmeten sehpayı önüne…
Mesud Akgül adında bir şahıs bir yazı yazmış Erbakan merhumun sağlığında yaptırdığı bir araştırma ve rapordan bahsediyor. Bu sözde rapora göre “Beykozda inşa edilen külliyenin arkasında Rum Patrikhanesi varmış hatta inşaatı onlar finanse ediyormuş. Maksat ismailağa cemaatini fatihten söküp atmak ve böylece sur içi denilen bölgenin bütünüyle patrikaneye kalmasını sağlamak ve işte sonuçta ekumenlik elde etmek imiş. Bunun için Beykoz Çavuşbaşında yapılacak kulliyeye en çok patrikhane sahip çıkmış ve para desteği bile vermiş.. Plan başarıya doğru gidiyormuş Erbakan vefat edince planın önünde engel kalmamış ve ismailağa cemaati Çavuşbaşına taşınmaya başlamış !?” CEVAP: Masa başında basit kurgularla yazıldığı belli olan bu yazının ve de o raporun aslı yoktur. Şimdiler bu sahte rapor elden ele dolaşmakta ve okuyan dostlar itibar edip önce bir irkiliyorlar ve sonrasında hemen paylaşma yoluna gidiyorlar ! Gerçek ise şöyle: Balattaki Fener Rum Patrikhanesinin ve yunanlılardan oluşan cemaatinin çevresindeki gayri menkulleri satın alıp patrikhaneyi büyütme çabası içinde oldukları doğrudur. Son yıllarda patrikane çevresinde bir hareketlilik olduğu da doğru. Ancak.. İsmailağa Cemaatinin Beykoza taşınmak gibi bir niyeti veya teşebbüsü hiç olmadı. Evet şeyhimiz temiz havaya ihtiyacı olduğu için oraya taşınmıştır. ve bizler kalabalık seferler halinde onu orada ziyarete de gitmekyteyiz bu anlamda orada ciddi bir canlılık ve insan sirkülasyonu…