Allah’ın yüce Adıyla
Bazen ilim; “ben biliyorum düşüncesi” sapıtma sebebidir. Bakın puta tapan Mekkeliler cahil idiler, ellerinde bir kitap bir bilgi yoktu ama Kuran’a Rasulullah’a iman ettiler. Aksine ellerinde kitap olan ve kitaplarında son peygamberin geleceği müjde edilen Medine Yahudileri, Rum Hıristiyanları ise iman etmediler. O yüzden besmelesiz okullardan, lise üniversitelerden geçtikçe, diplomalar mastırlar alındıkça sapmalar sapıtmalar çoğalmaktadır.
“İnsan kendini ihtiyaçsız gördüğü için muhakkak surette azgınlık eder” Alaq:6,7
“Ve o zaman meleklere: “Âdem’e secde edin!” dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.” Bakara:34
Buna karşılık okul mektep görmemiş bir Anadolu evladı ihlas ve samimiyetle Rabbisine Peygamberine bağlıdır ve hiç bir felsefe doktrin ideoloji bu bağlılığa zarar veremez
Çünkü küfürün ve imansızlığın en büyük sebebi kibirdir. Kibir 3 şeyden tevellüt eder: Mal, makam, diploma. Bu üç unsur insanın egosunu öyle şişirir ki bu şişkinlikle kişi kulluk edemez. Kulluk (ubudiyet) Allaha karşı tevazu ve zillet demekti. Kibir ile tevazu bir kişide birleşmez. Mal ile sapıtana örnek Kârun. Makam ile sapıtana örnek Firavun, Hâmân. Diplomayla sapıtana örnek Ebu Cehil. Ebu Cehilin adı aslında Amr b Hişam lakabı ise Ebu-l Hikem idi. yani Kureyşliler ona profesör adı vermişlerdi. her şeyi o bilirdi..! Herkes iman etti, o etmedi. Profesörlük imana müsade etmedi. Rasulullah Efendimiz de adını değiştirdi ne hikmeti, ne ilmi ! o olsa olsa cehaletin atasıdır” dedi ve adı Ebucehil kaldı
Hz İsa’nın elçileri felsefeci Eflatun’a Allah’ın dinini tebliğ ettiklerinde Eflatun “biz yolumuzu bulmuş kişileriz hidayet olunmaya ihtiyacımız yok” diyerek iman niğmetinden mahrum kalmıştır. Elindeki bilgi/felsefe kırıntılarına aldanarak kibir yapmış ve küfrü tercih etmiştir.
“İlim dahi zenginlik gibi esbab-ı tuğyandandır” der büyük mürşid Mevlana Ali Haydar Efendi ks
isa Erdoğan
Yorum Yapılmamış