Vefat Eden Kişiye Karşı Görevlerimiz

12 Haziran 2022

Ölmeyen Diri Allah’ın yüce Adıyla..

“Her canlı ölümü tadacak, sonra bize döndürüleceksiniz”

Ölüm yaklaştığında

Hasta yatağında yatıyordur, ecelin yaklaştığının ilk alameti hasta yemek içmekten kesilir. Akraba eş dosta haber verme zamanıdır. Varsa dünyalık hak hukuk helalleşmeli. Belki bir süre sonra konuşamayacak

Şimdi Azrail as canı çekiştirmeye başlamış, ayaklar birbirine dolanmaktadır. Ecel iyiden iyiye yaklaşmış olduğu bu anda anlaşılır. Artık hastayı yalnız bırakmamalı. Hastanede yoğun bakımda bile olsa mutlaka beraberinde olmalı. Bu anda hastaya mustazır (ölüme hazır kişi) denilir.

Telkin

Mustazıra yumuşak bir ses tonuyla iman kelimesi “La ilahe illallah” ı telkin etmelidir. “Haydi söyle” türünde bir baskı kurmaksızın yanında mütemadiyen “La ilahe illallah” demeli, ta ki o da işitip aynısını söylesin. zira “son sözü La ilahe illallah olan cennetliktir” Yumuşak bir ses tonuyla “Anneciğim, babacığım birlikte diyelim “La ilahe illallah, La ilahe illallah..” demekte bir mahzur yoktur. Mühim olan onu bunaltıp “sus söylemeyeceğim” dedirtmemek

Vefat Anında

Mustazırın canı önce ayaklar ve ellerden çekilir o an vücut hareketsiz kalır, can boğazdan çekilirken gar gar diye ses gelir. Dünyanın en acı tadı ölümü tatmaya çok yaklaşmıştır. Bu esnada mustazırın huzurunda sesli bir şekilde Yasin Suresi okunur. Son nefesinde imanlı gitmesi için, canını kolay vermesi için Allah’a dua edilir.

Zor anlar

Bu an mustazır için hayatının en zor anıdır. Canını vermek sıkıntısı yanında şeytanın musallat olup imanını çalma derdiyle de uğraşır. Sıkıntıdan buram buram terler. Bu anda Fazıl mübarek insanlar hazır bulunsa mustazır için çok rahatlatıcı olacaktır. zira şeytan zikir ehli yanında barınamaz kaçar. Hiç değilse en azından bir kişi hastanın duyacağı bir sesle Kuran okumaya devam etmelidir. Tercihen Yasin suresi. Odada köpek, duvarlarda açık resim, vitrinde heykelcikler, gazete dergi üstünde canlı resimleri, oyuncak bebek türünden şeyler odadan dışarı çıkarılır. Çünkü bunlar rahmet meleklerinin gelişine manidir. 

Susuzluğu Gidermeli

Vefatı yaklaşmış hasta (mustazırın) kuruyan dudakları ıslak bir pamukla ıslatılır. Bu hareket ara ara tekrar edilir. Mustazırın yanında feryat figan edilmez, bu onu büsbütün sıkıntıya sokar zira. Gürültü, gereksiz dünya kelamı edilmez, televizyon radyo vs açılmaz.  Bunlar şeytanlara davetiye çıkarır zira. 

Son Nefes ve Müjde

Bütün vücuttan çekilen can en son kalpte kalır. Canın (ruhun) kalpten çekilmesi dünyanın en acı veren tadıdır. İnsanlar Bundan daha zor daha elem veren bir his tatmazlar. Lakin bu acıyı unutturan bir müjde Allah’ın sevgili kullarına erişir. Melekler o anda gelirler ve müminin cennete gideceği makamını gösterirler. o an mustazır gözünü cennete diker cennetin temaşası ona büyük bir haz verir sevinçten tebessüm eder, o anda ruhu kalpten çekilir, acıyla yüzünü buruşturmak yerine yüzünde o tebessüm kalır, o seve seve gitmiştir, bir an evvel makamına girmek için can atar. “Haydi beni çabuk götürün, cenaze işlerini çabuk görün” der ancak insanlar onu işitmezler.

Ölüm sonrası

Ecel tamamlanmış, emr-i hak vaki olmuş, Allah emanetini almıştır. Şimdi sabretmeli, bağırmadan, saç baş yolmadan insan ağlayabilir, yüreğindeki merhameti gözyaşlarıyla sunabilir. Açıksa meyyitin gözlerini kapatmalı, düşmesin için çenesi tepeden bağlanmalı. Elleri kol ve ayaklarını düzleştirmeli ve karnı üzerine (şişmesin için) demir bir ağırlık (bıçak) koymalı. Elbiseleri çıkarılıp yıkamaya hazır hale getirmeli. Avret mahalli açılmadan bunları yakınları yapmalı. 

Vefat ettikten sonra meyyitin bulunduğu odada daha Kur’an okunmaz, zikir dua salevat okunabilir. Uzakta olanlar Kuran Hatim Yasin okuyabilirler. 

>> vefat eden için 70.000 kelime-i tevhid okumanın fazileti” yazımızı okuyunuz <<

Cenazeyi Yıkamak

Vefat eden müslüman en kısa zamanda toprağa konmalı, bunun için acele etmelidir. Öncelikli iş cenazenin yıkanmasıdır. İslam dilinde buna gasil deriz. Yıkama yerine de gasilhane. Şehirde ise cenaze müdürlüğüne gitmeli ve ölüyü bildirmeli. Müdürlükten gelecek görevliler yıkama, kefenleme ve cenaze namazını kılma işlerini yapacaklardır. Bu esnada camiye gidilir imam efendiye selâ okuması rica edilir. 

Köy gibi yerde ise cenazeyi cami imamı nezaretinde tecrübeli bir müslüman yıkayacaktır. Erkeği erkek, kadını kadın yıkar. Meyyit’e canlı insan gibi lütuf ve rıfk ile muamele edilir. Su ısıtılır, meyyit gasil tahtası üzerine sırt üstü yatırılır. Üstü çıkarılır, avreti bezle örtülür. Ele sünger alınır. bir yardımcı ile önce meyyite abdest aldırılır sonra gusül aldırır gibi önce başından aşağı sonra sağ tarafı sonra sol tarafı yıkanır bunun için meyyit sağa sola çevrilir. sonra öne eğilerek arkası yıkanır.. gerisi ilmihal kitaplarında yazılıdır.

Cenazeyi Kefenlemek

Müslümanlar ölülerini elbise ile defnetmezler. Bu Hıristiyan adetidir. Bizler kefen dediğimiz temiz beyaz bir örtüye sararak toprağa veririz. Erkek için kefen 3 parçadır: kamis, izâr, lifâfe. Kadın kefeni 5 parçadır, başörtüsü, göğüs örtüsü ve kamîs, izâr, lifâfe. Bir kefen yaklaşık 1.5 m x 10 m’den rahat bir kefen çıkar. Ayrıntıları ilmihal kitaplarında mevcuttur. Hasta ölmeden önce tekfin techiz işlemleri için para ayırır, ayırmadıysa mirasından, o da yoksa varisleri kendi mallarından bu hizmetleri görürler. Onlar ilgilenmezse mahalle halkı üzerine bu işler farz olur. Şehirlerde belediyeler cenaze hizmetlerini deruhte etmişlerdir. Allah kabul eylesin

Cenaze Namazı

Yıkanmış, kefenlenmiş meyyit cenaze namazı için hazır olmuştur. Uzaktaki akrabanın gelmesi beklenmez, en kısa sürede cenaze toprağa verilmelidir. Her gecikme cenazeye eziyettir. Gasilhaneden alınan cenaze (istenirse önce mahalleye getirilir, mahalleden helallik alınır, sonra) camiye getirilir. Cami bahçesinde bulunun musalla taşı üzerine konulur. Vakit namazı cemaatle kılındıktan sonra cenazeye geçilir. Cenazenin başını beklemekten sebep vakit namazı terk ve ihmal edilmez, edilirse bu cenazeye eziyet olacaktır. Cenaze sahiplerinin emriyle imam cenaze namazını kıldırır. Beldenin faziletli alim arif zatları kıldırırsa bu cenaze için elbette daha iyidir. En azından cemaati kalabalık bir cami tercih edilmelidir. Bütün tanıdıklar akrabalar her işini bırakıp mutlaka cenaze namazında Allah için hazır olmalıdır. Bu, müslümanın müslüman üzerindeki temel haklarındandır. Kadınlar namaza iştirak etmezler. ettilerse arkada bir yerde cemaate uyarlar.

Cenaze namazı 4 tekbir ile ayakta kılınır, rüku ve secde yoktur. Şöyle niyet edilir “Niyet ettim Allah için namaza, Rasulullah için salevata, meyyit(e) için duaya, uydum hazır olan imam’a” 4 tekbirden her biri bir rekat yerine geçer, imam da cemaatte bu tekbirleri okumalıdır. İlk tekbir akabinde “Sübhaneke” duası, 2. tekbirden sonra “Salli-Barik” duaları, 3. Tekbir akabinde “Cenaze” duasını (bilmeyenler “Fatiha” suresi) okunur, 4. Tekbir akabinde selam verilerek namazdan çıkılır. Cenaze namazı bir kere kılınır, iadesi tekrarı yoktur. O yüzden geç gelen, yetişmek için teyemmüm alır. Ayakkabı içinde namaz kılmak istemeyen müminler ayaklarını çıkarıp ayakkabının üstüne basarlar. Hanefiler cenazeyi cami içine koymazlar. 

Helallik ve Hüsn-ü Şehadet

Namaz öncesinde imam efendi kısa bir hutbe okur, haziruna vaaz ve nasihat eder. akabinden hüsn-ü şehadet ve helallik alır. Vaaza münasip ayet ve hadisleri okuyarak başlar. Ölümden ibret almayı nasihat eder. Meyyit fazıl bir kişi ise onun faziletlerinden, güzel ahlakından, amel-i salihinden bahsedilir, geride kalanlar teşvik edilir. Şehadet alırken “Bu müslümanı tanıyan bilenler olarak onun Allah’a ve ahiret gününe iman eden iyi bir müslüman, iyi bir eş, iyi bir komşu olduğuna şahitlik eder misiniz ? der. Cemaat “ederiz” derler. İmam “Dünya ve ahirete müteallik haklarınızı helal ediniz” der. Cemaat “helal olsun” derler. Ruhu için El Fatiha der ve Fatiha okunarak cenaze omuzlanır.

Tanımadığı bir insanın cenaze namazını kılmakta beis yoktur, camiye getirilmiş olması müslüman olduğuna delildir. Nasıl bilirdiniz sorusuna sessiz kalır, haklarınızı helal ediniz dendiğinde helal olsun der.

Cenazeyi Taşıma

Tabutun ön kısmından altına girilir 10 adım atınca arkaya geçilir, orada da on adım atınca diğer insanlara bırakılır. Cenazenin önünden yürünmez, arkasından gidilir. Cenazeyi sarsmadan acele edilir. Hasta sağlığında “benim cenazemi arabada değil elde taşıyın” şeklinde vasiyetler etmemeli. Etmiş olursa geçersizdir. İnsanların maslahatına trafik ve güvenlik durumuna en uygun neyse o yapılır. en kısa yoldan mezarlığın yolu tutulur.

Mezarlığın ayarlanması

Cenazeyi Defnetme

Cenaze tabuttan çıkarılır, açılan mezara indirilir. Eğer kadınsa bunu mahremleri yapar, oğlu, yeğeni amcası dayısı gibi.. O esnada üzerine bir çarşaf gerilir, kefenin yani kadının endamının görülmemesi sağlanır. o esnada mümin erkekler cenazeye bakmazlar. cenaze mezara indirilir açılan lahitin içine konur yüzü kıbleye gelecek şekilde yatırılır. “Bismillahi ve ala milleti Rasulillah” denilir. kefene atılan bağlar çözülür. Üzerine tahta ve beton direkler konulur ve toprakla örtülür. insanlar sevaba ortak olmak için sırayla toprağı atarlar. Kürek alma esnasında küreği elden almakta bir beis yoktur. “yere koymalı küreği yerden almalı” inancı hurafedir. toprağı tümsek gibi yapılır ki altında ceset olduğu belli olsun. Defin esnasında hocalar Yasin suresi okurlar. İnsanlar ayakta durmaz buldukları müsait yerlere oturur veya çömelirler. diğer mezarlara basmamaya dikkat edilir. Defin bitince dua edilir ve dağılırlar. Herkes gidince Hoca cenaze başında kalır ve telkin yapar

Cenaze Telkini

Rahmetlinin Borçlarını Ödeme

…yazılıyor 

Rahmetlinin vasiyetleri

…yazılıyor 

Rahmetlinin namaz oruç Hac ıskatı

…yazılıyor 

Rahmetlinin mirasını taksim

…yazılıyor 

Cenaze evi, taziye kabul

…yazılıyor 

Rahmetliyi yad, hatim Mevlüt okutma

…yazılıyor 

isa Erdoğan (Müderris, imam)
İstanbul 12 Haziran 22

 

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın