Bismillahirrahmanirrahim Bu gün Kurban Bayramının dördüncü günü, meydana gelen menfur bir hadiseyle kamu vicdanı sızlamıştır. Duyanların yüreğini yakan, faillerine lanet okutan olay şudur: “Konya’da içki içmekten sarhoş olmuş bir adam, lüks bir cipe binerek trafiğe dalıyor. Görenler derhal jandarmaya haber veriyorlar, jandarma sokaklarda bu sarhoşu arıyorsa da yakalamaya fırsat olmadan sarhoş sürücü yapacağını yapıyor; Karşıdan gelen bir otomobile süratle çarpıyor ve çarpmanın etkisiyle otomobil içinde aynı aileden üç masum insan, bir doktor ve hanımı ve oğulları Ahmet olay yerinde can veriyor. Doktorun ailesinden sağ kalan on beş yaşında ki kız çocuğu ile sarhoş cani yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılıyor ve yaşatılmaya çalışılıyor..” AA Haberler Bu olay sıradan bir kaza değildir. Hatta bu olay hiç ‘kaza’ değildir. Bu olay resmen bir cinayettir, bizce bu olay planlı kasıtlı yapılan teröristçe eylemlerle eşdeğerdir. Evet, bu hadiseye terör eylemi gözüyle bakılmadığı sürece gerçek failler asla tespit edilemeyecek, gerçek failler tespit edilemediği sürece de içki terörünün önüne geçilemeyecek, masum insanların kanı ve canı telef olmaya devam edecektir. İçki içip bindiği ciple trafiğe dalan beyaz adam ile, esrar içip beline bağladığı bomba ile kalabalığa dalan siyah adam arasında ne fark var! Sonuç bakımından hiçbir fark yok, ikisinin de neticesi katliam. Cinayeti beyaz adam işledi diye diğer…