Askerlerin Hurafe Takıntısı

Yüce Allahın Adıyla Askerin “Dindeki Hurafeler” kitabı ! Askerde elime bir kitap geçti.. sene 1998’de. Teğmen rütbesinde bir askere yazdırılmış, yazarın adını hatırlamıyorum. Kitabın konusu “Hurafeler“. Kitabın bölümlerine baktım “Toplumda yaygın olan hurafeler” “Mezarlık hurafeleri” “düğün evlenme nişan hurafeleri” “kısmet konusundaki hurafeler” Buraya kadar her şey normal, birçok hurafe olduğu doğrudur. Ancak bir bölüm daha vardı görünce şok oldum: Hadislerde geçen hurafeler!” Hemen o bölümü açtım misal olarak ne yazacak merak ettim ve benim de ezberimde olan, onlar kere okuduğum dinlediğim asla hurafe kokusu almadığım Buhari kaynaklı bir hadisi şerifi oraya “hurafe” diye yazmış ! Hadis bu “Ey Bilal, Öğle ezanını biraz serinlikte oku çünkü öğlenin bu aşırı harareti Cehennemin soluğundandır” (إِنَّ شِدَّةَ الْحَرِّ مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ ) Cahil adam, Rasulullahın bu istiaresini hakikat gibi anlamış onu hurafe diye yaftalamış. Ustad Said Nursinin sözü aklıma geldi: Mecaz, ulemadan avamın diline düşerse hurafeye dönüşür” Yani Hurafe hadiste değil, onu bu şekil yanlış anlamada, yani senin zihniyetinde hey gafil. Hadisi şerifte Allah Rasulü aleyhisselam öğlenin aşırı sıcağını Cehennemin soluğuna benzetmiş, “Cehenneme tahammül nasıl zorsa Arabistan yazında öğlen sıcağına milletin tahammülü zor olacağından camiye gelecek cemaate meşakkat vermeyelim” demiştir. Ben Haziran ayında orada bulundum, 300 metrelik bir mesafeyi öğlen sıcağında yürümek neredeyse imkansızdı servisi bekliyor…