Şeriatı muhafaza etmenin bir yolu da onu bozacak kişilerin üzerini çizmektir. Kangren olmuş uzvu kesmek gibidir bu.
Hadis ilminde “Cerh ve ta’dil” bunun içindir. Buna “ilm-i rical” da denir. Orada Hadisi nakleden rical hakkında önemli kayıtlar görürsün, Ravi hakkında “šîqa”dır, veya “zayıf”tır veya “vadda’ ” ya da “muttehem bil kizib”
Artık hakkında “bol bol uydurur” veya “yalanla töhmetlidir” denilmiş bir ravinin adı hangi hadis senetlerinde geçiyorsa Fıkıh uleması Dinin hükümlerini (helal haramı) tespit etmede o tür hadisleri peşin bir elemeyle devre dışı bırakırlar.
Bunun gibi..
Bu zamanda da böylesi ilmi bir disiplin işletmek suretiyle halkın itikad ve amelini muhafaza etme yoluna gitmelidir. Bazı paylaşımlarımız buna dairdir. anlayana
İslam ulemasının ortaya koyduğu bu prensipler kıyamete kadar ümmetin yolunu aydınlatacak nitelikte güçlü ve sağlamdır. Yeni bi şeyler bulmaya zorlamaya gerek yok. Adam seçmede, adam elemede bu usulleri işletelim yeterli.
Nedir bu usullerin özü özeti: Kişinin güvenilir, olgun, hafızası güçlü, karakteri sağlam ve takva olup olmadığını test ve tespit etmek.
Bu test üç açıdan yürütülür: Günah işliyor mu, yalanı var mı, lafını değiştiriyor mu ?
“Din tamam oldu kemale erdi artık bu usullere ne ihtiyacımız olur ki ?” demeyin. insanların şahitliğine ihtiyaç olduğu her yerde bu usullere ihtiyacımız vardır.
Bugün dünyadan bir müceddit geldi geçti.. ortaya koyduğu mükemmel Dini algı ve asra uygun tatbik öğretisi (itikad ve amel) herkes için hayati ehemmiyeti haiz.
Ama bu hidayet bu tecdid birileri tarafından bozulmak, değiştirilmek istenirse, Mücedidin eserini silip kendi benliğini, kendi rengini ortaya koymak isterse..
Bu meyanda mücedid’in asarını, hedyini tespit etmek gibi bir sorunla karşı karşıya kalırız. Yolu aydınlatacak ışık, ulemanın işte o cerh-tadil usulü ve prensipleri olacaktır: Yalan var mı, günah var mı, dönme çevirme var mı bakıp inceleyeceğiz ve kime tabi olacağımıza, kimleri tasdik edeceğimize karar vereceğiz
Bu arada böylesi ehemmiyetli bir mevzuda ifsat odaklarının günahlarının saçılmasına yalan ve hilekarlıklarının ifşa edilmesine kimse gıybet nazarıyla bakmasın. Çünkü şeriatı tarikatı kökten etkileyecek fecaatlerin söz konusu olduğu yerde kişisel itibar ve gıybet mevzu bahis olmaz
Tarikatı Şeriatı teyit ve müdafaa iddia eden iki tarafı da inceleyeceğiz.. Yalan dolan kimde varsa, dönme dolap durumu kimde varsa, muta nikahı gibi fecaatlar kimde varsa, cemaatten ayrılık, umuma muhalefet kimde varsa, kafir fasıkları dost edinme, müminlere cephe alma kimde varsa silinmeyi üstü çizilmeyi hak eden o taraf olacaktır..
Bu, şeriatı tarikatı ve tecdidi korumanın en kestirme ve en sağlam yoludur. Yoksa müfsitlerin ifsatlarıyla tek tek uğraşmak yılları alır ve bu süre içinde zehiri kapan kapar
Artık sözlerinde devamlı yalpalama tersine çevirme göüşen taraf, mesela dün kafir dediği bir ölü için bugün “iyi biriydi” diyen varsa, dün “fasık’tı islama en büyük ihaneti yaptı” dediği kişi için bugün “dine hizmet etti tefsir yazdırdı!” diyerek methediyorsa.. artık böylesi bir laf çevirenin şahitliği ulema nezdinde bitmiştir
İslam alimleri bu konuda öyle hassas davranışlar öyle İnce eleyip sık dokumuşlar ki.. cami cemaati içinde bile şahitliği ile hüküm verilecek adam az çıkar.
Mesela milletin gelip geçtiği yerde yemek yiyen (yediği yemeği milletin gözüne sokan) kişiyi bile çizmişler bu hafif ul-meşreptir düşüncesizdir diyerek şahitliğini reddetmişlerdir. Böylesi bir düşüncesiz adam Dini veriyi korumada da ehven olacaktır yargısına varmışlardır.
Yine anlatılır “Çukura inmiş hayvanı ot samanla aldatarak çıkaran adamı İmam Buhari üstünü çizerek hadisini kabul reddetmiştir. “Aldatma bunun ahlakı olmuş sözüne güven olmaz” diye hükmetmiştir
Burada halkı bekleyen iki temel problem; Evvela bu usullerden bi-haber olması, ikincisi sevgi ve hayranlıkla gözü gönlü kör olmuş olmasıdır. (حبك شيء يعمي و يصم) Bir şeye olan muhabbetin seni kör sağır eder” İfsadın odağındaki kişiler evvela derin bir sevgi ve hayranlık alanı açarlar, sonra da o alana hapsettikleri zavallılara herşeyi kabul ettirirler. Artık bu kitleyi uyaran, ikaz eden, çukurdan kurtarmak için çabalayan, kitle gözünde yalancıdır zararlıdır !
Kitlenin suçu ne o zaman!?
Suçu: Usulden ayrılmak ve tefekkür etmemek. “Her insan hata edebilir, günah edebilir..” hakikatini ihmal edip kişiyi kutsamak. Hakikate değil kişiye meftun olmak!
Yorum Yapılmamış