Yine Mi Okul Katliamı !

22 Eylül 2026

Allahın Yüce Adıyla..

Okulda katliam..! Bugün tekrar oldu Manisa Turgutlu’da, altı ay içinde bu üçüncü katliam.. Halbuki ilk ikisi büyük ders olmuştu nice tedbirler almıştı Milli Eğitim, okulların girişine polis, turnike sistemi kartla kontrollü giriş, kamerayla denetim.. Hiç biri işe yaramadı. Bu defa cani, öğrencileri okul dışında, okul yolunda avladı. Pusuya yatmış ve 13-17 yaşlarda 11 kişiyi pompalı tüfekle vurmuş, çocukların biri hayatını kaybetti ikisi yoğun bakımda..

Millî Eğitim bakanlığı okullarda okutulan kitapları, verilen eğitimi tespit eden düzenleyen tek yetkili kurum. Benzer katliamların olmaması için alınan tedbirlerin tamamı işin dış kısmına ve pratik sonuca bakıyor. Gerçek faktöre değil. Tedbirler “Bir kişi eline silah alırsa, okula giremesin girerse öğrencileri vuramasın..” şeklinde

Asıl ihtiyacınız olan ise, o çocuğu/genci böyle bir niyet ve teşebbüse sevk eden içteki duygu ve düşünceyi düzenlemekti. Başına gelecek kötü akıbetin farkında olmasını sağlamak.. Bu kötü akıbet sadece hapis cezası olmadığını, asıl muhakeme ve cezanın ahirette olacağını öğretmek, cehennemin varlığı ve korkunç olduğu gerçeğini özümsetmek

Bu tür terbiye ise ailede tohumu atılır, eğitim yuvasına gelişir. Bu, okullarda Kur’an eğitimi vermekle, Kur’an’ın mesajını derste öğrencilere vermekle mümkün olur. Allah’ın helal ve haramlarını öğretmekle, kulun fillerine karşılık Allah’ın vaad ettiği ceza ve mülakatı bildirmekle mümkündür

Demek ki Milli Eğitim bu çocuklara Kuran eğitimi vermediği sürece, Allah’a itaat ahlakı, cennet umudu, cehennem korkusu vermediği sürece suçu önleyemez. Böylesi dışay tedbirlerin cümlesi kifayetsiz kalmaya mahkumdur

Halbuki Kuran

“Suçsuz yere bir cana kıyan bütün insanlığı katletmiş gibi günahkardır..”

“Kim bir mümini kasten öldürürse.. onun cezası cehennemdir, orada kalıcıdır, Allah ona gazap etmiştir, ona lanet etmştir ve ona muazzam bir azap/işkence hazırlamıştır” buyuruyor..

 

Bu ayeti okuyan bu ayete inanan kişi değil insanlara kurşun, ateşli silah, boncuklu oyuncak tabanca bile sıkamaz.

Ne olacak şimdi ?

Bunu güya mahkeme edecekler, bir kaç avukat önüne dizilecek bunu yalan dolanla savunmaya kalkacaklar. Sonra hakim karar verecek: “Sanığın 15 yaşında çocuk olmasıyla ceza-i ehliyeti olmadığına bu yüzden adam öldürme cezası verilemeyeceği, bari 20 yıl hapis cezası olsun, madem kız yüzünden yapmış, ağır tahrik altında işlemiş 5 yıl düştüm, mahkemede edepli durdu 2 yıl daha indirim, aklı pskolojisi yerinde değilmiş hastaneden raporu geldi 5 yıl indirim, avukat beyler süper savundular 5 yıl daha indirim.. silah onun değil 4 yıl indirim.. okul dışında yapmış 2 yıl indirim.. tüh biz borçlu çıktık ! “Evladım sana 200 bin verelim de anlaşalım ha olur mu ? Olur.. İyi hadi o zaman geçmiş olsun evladım seni de uğraştırdık kusura bakma.. sorun değil hakim aga !!

İşte Allah’ın adaleti Nurlu kanunlarından uzaklaşıp beşeri hukuka saplanmanın sonucu bu ! Laiklik bütün kötülüklerin anası denmesi boşuna değil

Bir de bu eşkiya zibidi yarın sokaklarda efeler gibi dolaşacak olması yok mu !? ceketi omuzunda sokaktakilerden saygı hurmet bekleyecek.. vizyondaki diziler filimler bu tipleri doğurup besliyor.

Demek ki çocuklarımızı eğiten sadece okullar da değil.. eşkıyalığa, insan katline özendiren diziler filmler muzır videolar.. İşin bu yönü de ayrıca konuşulmalı.

İsa Er

İsaerdogan.com

Bir yorum

  • Murat padak 26 Eylül 2026, 07:15

    Dr Murat Padak:

    90 bin cami, 150 bin din görevlisi, 100 ilahiyat, binlerce imam hatip var. Ama toplum niye böyle? İçki, kul hakkı, hırsızlık, boşanma, şiddet, zina gittikçe artıyor…

    Yukarıdaki cümlelerin benzerlerini defalarca gördünüz. Bunu yazanlar bile demek ki, kurtuluşu yine camilerden, ilahiyat fakültelerinden ya da imamlardan arıyor…

    Ben farklı bir noktaya temas etmek istiyorum.

    Türkiye’deki meyhane, birahane, bar, içkili mekan, gece kulübü sayısı camilerin onlarca katı daha fazla…

    İlahiyat fakültesinden daha fazla fuhuş evi var.

    İmam hatip okullarından daha fazla gece kulübü ve zina evleri var.

    Fuhuş evlerine, gece kulüplerine, plajlara, meyhanelere gelen kişi sayısı, cami cemaatinden, ilahiyat öğrencilerinden ve imam hatip öğrencilerinden daha fazla.

    Bir haftada 100 civarında dizi izletiliyor. Bir iki tanesi hariç hepsi zina, aldatma, şiddet, hırsızlık, dolandırıcılık, içki, kumar ve gayri ahlaki ne varsa onu aşılıyor.

    Gündüz, kadın programlarında aile bağları değil, aile nasıl dağıtılır konusu anlatılıyor. Moda, tüketim, estetik, kadın cinselliği, mutfak, parfüm, sanat adı altında çıplaklık anlatılıyor…

    Tüm bunlar sanki toplumu ıslah ediyor da camiler ifsat ediyor. Bir haftada gece gündüz izlenen, iletilen pis yayınlar sanki dürüstlüğü anlatıyor da ilahiyat fakülteleri aksini anlatıyor!

    Meyhanelerde, birahanelerde, plajlarda saygı, sevgi, hoşgörü, mertlik anlatılıyor da imam hatiplerde farklı şeyler anlatılıyor…

    Cuma namazının hutbesine bile zar zor geliyorlar. Hutbede de çoğunun zihni dağınık.

    Yüzlerce sosyal medya uygulaması ahlak anlatıyor da imamlar ne yapıyor diye soruyor?

    Tictok, Facebook, Twitter, Instagramda namus anlatılıyor da hocalar başka bir şey anlatıyor…

    Suçu ne hocalarda ne ilahiyat fakültelerinde ne imam hatiplerde aramayın.

    Hanginizin ilk on televizyon kanalında dürüstlük anlatılıyor?

    Hanginizin telefonunda ahlak, edep, nezaket, dürüstlük anlatan uygulama, kitap, resim var?

    Kitaplığınıza bakın? Erdemi anlatan, sadakati anlatan, efendiliği anlatan, hanımefendiliği anlatan kaç kitap var? Varsa yoksa uçan kaçan romanlar, aşk, cinsellik ve kısa yoldan zenginlik vaat eden eserler…

    Toplum bir bütündür. Suçu din adamlarına atarak kaçamazsınız. Suçlu varsa hepimiz suçluyuz. Din adamları da suçludur, siyasetçiler de suçludur, sanatçılar da suçludur, bilim adamları da suçludur….

    Murat Padak

Bir Yorum Yazın