Bilimsel Sahtekarlık 3

1 Ekim 2023

Bir ülke vardı;

Hemşireler kapı kapı gezip mamanın faydalarını,çocukları daha zeki yaptığını anlattılar,anne sütünün ise zararlarını..! Ve anneler durumu olmasa dahi o pahalı mamaları alıp çocuklarına yedirdiler ne de olsa devletin kapısına gönderdiği “okumuş” insandan daha iyi bilecek degillerdi ya “cahil” halleriyle.

Bir ülke vardı;

Köylerinde mis gibi yonca yiyip yağlı yağlı süt veren ineklerin sütünü bıraktırıp,

okul sıralarındaki köylü çocuklara

hayırsever ABD süt tozunu suyla karıştırıp dağıttılar lıkır lıkır içirdiler.

Ne de olsa öğretmeni veriyordu ondan daha iyi bilecek değillerdi ya…..

Bir ülke vardı;

tereyağ, yumurta, sakatat kolestrolü fırlatıyor aman yemeyin ölürsünüz! diye korkuttular.

İnsanlar ağızlarına sürmedi korkularından. Sonra ne mi oldu “Ayyy pardon o bilgi yanlışmış yiyin gari” dediler.

Zavallı halk kooosskocaa profesörlerden daha iyi bilecek değillerdi ya.

Bir ülke vardı; günlerden birgün kuş gribi geldi bu ülkeye medya nasıl panik!

Beyaz astronot gibi giyimli bilgili adamlar tavukların ayaklarından çuvala tıkıp tıkıp imha ettiler.

Halk nasıl panik! Köylü bacım canım yerli ırk tavukları imha ettirdi, gitti reklamı yapılan virüssüz banvit tavuk, yumurta aldı afiyetle yedi.

Ne de olsa koskoca gazeteci reklamında onu tavsiye etmiş fabrikasını gezdirmiş garanti vermişti.

Kooskoocaa gazeteciden daha iyi bilecek değildi ya……

Bir ülke vardı;

dağı bayırı güzelim zeytin ağaçlarıyla dolu ne mi oldu? aaa zeytinyağı yanınca kanserojen yapıyormuş tüh nolacak şimdi.

Ayçiçek yağının faydalarını nasıl yiyince uçtuğunu anlatan medyayı izleyen bacım ürettiği zeytinyağını satıp gitti ayçiçeğimsi!!! yağa benzeyen ürün aldı.

Ne de olsa TV ondan daha iyi bilirdi.

Bir ülke vardı;

kadın doğum uzmanımsıları başladı söze… Normal doğumun risklerini harıl harıl anlatmaya.

Eee napalım doğurmayalım mı? yok yok şöyle yapalım sana gün saat vereyim bavulunu, tacını, rujunu, tüllü terliğini sakın unutma ama.. Sen o saate gel 15 dk sürmez sezeryan doğum yaptırırız sana !!

 

Kooskoca doktordan daha iyi bilecek değillerdi ya !

Bir ülke vardı;

Dünyayı dolaşan covid diye bir virüs burayıda ziyarete geldi..

Yıllarca okumuş mürekkep yutan profları Millet ağzı açık dinliyormuş. Biri de demiyormuş ki bağışıklık sistemi nasıl kuvvetlenir diye….

İlginçtir ki bu virüs en çok camide, cenazede geziyormuş sahilin yolunu bilmiyormuş.

Hele dizi setleri ve hastır shef programının yolunu hiç bilmiyormuş.

Bir ülke vardı;

Kuran’ın ilk emri OKU!

Marşının ilk kıtası KORKMA! diye başlardı.

Çalışkan, akıl feraseti açık, fıtratı bozulmamış, ilim irfan sahibi Anadolu Kadınları vardı…. Diploması yoktu duvarda ama Kuranı asılıydı, ilmihali vardı. Ama öyle süs olsun falan diye değil… Hisleri kuvvetliydi iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı ayırt edebilirdi. Ne yediğini, yedirdiğini sorgulardı.

Bir iş tutarken el benim elim değil Fatıma Anamın eli olsun der besmeleyle başlardı. Çok güçlüydü dimdikti Anadolu Kadını.

Bu kadına yarenlik eden erkekte ADAM’dı. Gören çekinir kendine çeki düzen verirdi.

Evinin rızkını temin edip emanetlerini her türlü fitneden korurdu. Öyle parfümdü , kremdi zinhar sürmez akla dahi gelmezdi. Bağrının kılını falan lazerle yaktırmazdı. Çocuğunun, karısının oyuncağı olmazdı. Öyle bir beleş araba için kendi ekrana atıp olmayan şaklabanlıkları yapmazdı. Ne mi oldu bunlara yukarda saydıklarımı yiye yiye, içe içe fıtrat yok oldu. Epifiz bezi diye birşey kalmadı. His yok oldu.Ar damarı çatlayalı yıllar yıllar oldu.

Misafir Yazar

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın