Allah’ın kabulü

7 Haziran 2024

Allah’ın yüce Adıyla 

ve hani İbrâhim Kabe’nin duvarlarını yükseltirken “Allah’ım bizden kabul buyur..” diyordu..

Adem’in iki oğlu kurban sunmuştu da birinden kabul edilmiş diğerinden kabul edilmemişti de “seni kesin öldüreceğim demişti. o, Allah ancak takva kullarından kabul eder” demişti. 

Bu ayetlere bakarak alimler demiştir “Bir kişinin hayatında Allah bir tek amelini bir tek lirasını kabul etse o kişi kurtulur çünkü Allah nezdinde o takva sayılmıştır çünkü Allah ancak takva kullarından kabul eder..

Bir de işe şu taraftan bakmak lazım: Allah ancak takva kullarından kabul ediyor.. bense takva değilim. ne olacak benim halim! İşte burası bizi takva olmaya teşvik etmeli. Koskoca İbrahim Allah’ın halili Kâbeyi inşa ediyor ve Allahım kabul buyur diye niyaz ediyor.

Şu cahil Bektaşi pişkinliğinden artık sıyrılma zamanı. Bazı şeyleri dert etme zamanı. Anlatırlar bektaşinin biri abdest almış sol ayağına su yetmemiş onu yere basmadan namaz kılmış sonunda Allah kabul ede diye dua etmiş. bunu izleyen bir diğeri gizlice fısıldamış “kabul etmiyorum namazınııı” Bu, “aman etmiyorsan etme ben de zaten bir ayağımı yıkamamıştım demiş !!

Allah bu gibilerden kabul etmez 

Allah dostları ise bu kabul işini dert etmişler. bütün amellerini tenkit etmişler niyet ve ihlaslarını töhmet etmişler kendilerini o kadar kınamışlar ki.. İmam Rabbani diyor 20 yıllık ibadatı taat içinde kabule şayan bir tek amelimi göremiyorum..!

Mevlana Ali Haydar efendi sabahlara kadar namaz kılar da ah çekerek “Rabbime şayan bir rekat namaz kılamadım” der dizini dövermiş. Ciğerden öyle bir ah çekermiş ki mübarek, mahalle duyarmış..!

Lakin Allah’tan umudu da kesmezler. Bu umutla her bir ameli, her bir infakı “belki şimdi Allah’ım bunu kabul edecek” umuduyla ifa etmişler..

İmam Rabbani o yüzden makbul bir duanın, makbul bir infakın sırrını verir müridlerine. Makbul duanın sırrı başında ve sonunda Rasulullah’a salevat olması, makbul bir infakın sırrı ise o infak içinde bir payın Rasulullah efendimiz niyetine verilmesi..” der

Mevlana Ali Haydar efendi ise müridlerinin umud cihetini takviye için şöyle bir sır vermiş: 

Arkadaşlar şu kırık dökük ibadetlerimiz namazlarımız nezdi ilahide makbul müdür? 

kimse makbul diyememiş

hazret tamamlamış: Bunca kusuruna rağmen eğer bu ibadetimiz Allah’tan başkasına olsaydı kainat yıkılır mı yıkılmaz mıydı! yıkılırdı değil mi!? demekki makbuldür biiznillahi teala

isa Erdoğan, Mekke

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın