Allah’ın yüce Adıyla “Yevm-u Nahr” Zilhicce Ayının 10. günü Allah için kesilen hayvana Arapçada “Kurban” denilmese de o gerçekten de bir kurbandır. Ecdadımız Osmanlı beyefendileri burada da çok ince bir yaklaşımla turnayı gözünden vurmuşlar olaya “Kurban” demişlerdir. İslam dilinde Kurban Bayramına “iydul edha” (عيد الاضحى) denir. “Edha” feda etmek fedakarlıkla harcamak manasında. Kurban günlerinin adı ise “Eyyam En-Nahr” yani “Kurbanlık boğazlama günleri.. Esasında bu her iki isim de meseleye zahirî planda yaklaşmaktır. Kalpteki niyeti ve kesmede gözetilen gayeyi en iyi ifade eden kelime ise tartışmasız “kurban” dır. Çünkü Kurban kurbiyetten gelir ve Allah’a yakınlaşma vesilesi demektir. Kurban kelimesi tıpkı “Kur’an gibi, Furkan gibi Arapçadır ve bir Kur’an kelimesidir. Adem Aleyhisselam’ın çocuklarının anlatıldığı kıssada (اذ قربا قربانا) “Hani o ikisi Allah’a birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmişti de diğerinden kabul edilmemişti..” buyurulmuş ve kurban kelimesi aynen kullanılmıştır. İnsanlar fıtrat gereği her daim üstün güce, otoriteye yakın olmak istemişler, bunun için bazı simgeleri taşımışlar, bazı davranış ve ritüelleri yapa gelmişlerdir. Allah’ı bilen sayan bahtiyar Kullar ise güç hüküm ve mülk Allah’ın elinde olduğu bilinciyle başkasına değil, Ancak Allah’a yakınlaşmak istemişler, bunun için yakınlaştırıcı “vesile” arayışına girmişlerdir Allah’a gerçekten yakınlaştırıcı, Allah’la aramızı yapıcı sunakları Allah Kitap ve Rasul aracılığıyla ile bildirmiştir. bize…