BU safhada kitabı yani formalar arasını dikmek gerekiyor. Bu kitap aslında daha önce tamir görmüş ancak işin sanatından anlamayan acemi biri formaları ikişer olarak ayakkabı dikiş makinesine sokmuş ve formaları makinede dikerek mahvetmiş.. her iki forma arasını da yapıştırıcı ile tutturmuş.. kullandığı malzeme berbat tukal donmuş taş gibi olmuş ve kitap yapıştırma yerlerden ayrılmış sayfaalr dağılmış.. dikim işi tamam oldu arkasına özel tutkal uyguladım şimdi kitap prese girecek şimdi sırada kapağı hazırlayıp kitaba tutturmak var isa erdoğan
Medrese kıssalarındandır; Evvel zaman içinde bir medresede arapça hocası açığı olmuş ve talebeler merakla gelecek yeni hocayı beklemişler. Aceba nasıl biri ? İlmi dirayeti var mı ilmi kuvvetli mi, yoksa ilmi zayıf yüzeyselci mi.. ona göre tavır alacaklar. Ve nihayet yeni hoca gelmiş ve oturmuş derse. Arapça dilbilgisi SARF üzerine Maksud kitabı okuyorlarmış.. ibare gelmiş gelmiş “Kâle el-mas”a gelmiş. ve acemi hoca burayı aynen yazıldığı gibi okumasın mı.. Hoca “kâlel massu” demiş ! Halbuki arabi kitaplarda مص “mas” musannif’in kısaltmasıdır “mas” diye yazılır musannif diye okunur. Acemi hoca ‘massu’ deyince baltayı taşa vurmuş. Talebeler de kahkahayı patlatmışlar hocanın ardından yerlere yuvarlanmışlar “hoca dedi kâlel massu yat aşağı yam yassu” :)) diye bir de tekerleme uyarlamışlar..