Allahın Yüce Adıyla Müslüman nisab miktarı mala, yani 85 gram altın veya o kadar para, veya o değerde satılık, yatırımlık ticaret malına sahip olduğu günü iyi tespit etmeli, kenara yazmalı. O güne zekat miladı denir. Zekat miladı üzerinden bir sene geçince kırkta bir zekat vermek farz olur. Şöyle ki : Ahmet’in zekat miladı mesela Ramazan ayı 1440 yılı olsun. 1441′ in Ramazan ayı olduğunda Ahmet bakacak elinde ne var ? 110 gr altın ederinde parası var. Ne kadar borcu var ? 10 gram altın ederinde. Borcunu nisabdan düşer. Demekki 100 gramlık zekat malı var. Bu 100 gram altının kırkta birini zekat olarak verecek. Yani Ahmet 2.5 gram altın verecek. Not: Nisaba malik olduğu gün (zekat miladı) ile zekatı ödeme günü arasındaki iniş çıkışlar önemli değil. Bu süre içinde elde ettiği bütün zekat malları, yeni olsun eski olsun, nisaba katılmalıdır. Yani zekat ödeme vaktinden bir gün önce eline bir mal girişi olsa onu da nisaba ilave eder. Bundan sonra her sene zekat miladı gününde elindeki mala bakar, borcunu düşer, kalan malın %2.5’ini yani kırkta birini zekat olarak verir. Nisaba malik olduktan sonra iflas etse sıfırı tüketse, sonra yeniden sahip olsa milad yenilenmez. eski miladı geçerlidir. Ahmet dilerse zekat ödeme vaktini geri…
Allah’ın yüce Adıyla.. Özet olarak: İskender Evrenesoğlu iblis’in askerlerinden bir küçük şeytandır. “Allah Allah..” diyerek insanları aldatan, Kuran meali adı altında kendi görüşlerini Allah kelamı diye pazarlayan, tasavvuf terimlerine bozuk anlamlar yükleyen, “Risale-i Nur” isminin çakması “Risalet Nurları” adıyla bir kitap karalayıp kendi uydurduğu laflara utanmadan korkmadan “Tanrı buyruğu” diyen bir şarlatan. Evrenesoğlu sahte peygamberlik davası güden, asrın küçük bir deccalidir. O yüzden Türkiye Diyanet Şşleri Başkanlığı ve İçişleri bakanlığınca bütün kitapları yasak kitap ve bütün faaliyetleri yasa dışı korsan faaliyet olarak kabul edilmiştir. Görüldükleri yerde ihbar edilmelidir. izahat ve açıklama Allah’ın yeryüzüne gönderdiği son peygamber Hz Muhammed aleyhisselam dır. Ondan sonra kim “ben de rasulüm” diye ortaya çıkmışsa ümmet tarafından “yalancı” diye damgalanmış ve peşine bir asker gönderilerek bulunduğu yerde infaz edilmiş ve ölü köpek leşi gibi bir çukura atılmıştır. Ahirette ise cehennemin en pis en şiddetli bir hücresi onu ebedi işkence mekanıdır. Yalancı peygamberlerin cezası budur. Yalancı Peygamber Tarihte ilk defa Yemen’de ortaya çıkan Museyleme el-Kezzab ın başına gelen işte budur. Ve tarih boyunca böylesi yalancılar türemiş kimi “ben de nebiyım” kimi “resulüm” diyerek etraflarına insan toplamaya çalışmışlardır. İskender Evrenesoğlu yalancısı Türkiye Cumhuriyetinde basit bir memur iken Amerika’ya götürülmüş, bir misyon için yetiştirilmiş ve görevlendirilmiş bir ajan. Görevi…
Allah’ın yüce Adıyla Sene 1994 yılı. Recep Tayyip Erdoğan, Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı. Bir ihvan zuhurat’ta görüyor ki Fatih Sultan Muhammed Han, elinde padişahlık emanetleri, yanına gelen Mahmud Efendi hazretlerine teslim ediyor ve şöyle diyor “Erdoğan’ı çağır ve bu emanetleri ona ver hakkını verip gereğini yerine getirsin.” O ihvan bu zuhuratı Efendi Hazretlerine anlatıyor. Şeyh efendi “Bana anlattığını Erdoğan’a da anlat, istiyorsa gelsin vereyim” buyuruyor. 1 hafta sonra seçim sabahı Recep Tayyip Erdoğan İsmailağa’ya sabah namazına geliyor. Namazdan önce Şeyh efendinin odasına geçiyor. Bir süre sonra cemaatimizin bilinen hocalarından merhum Alaaddin hoca odaya giriyor. Erdoğan, Efendi hazretlerinin huzuruna oturmuş ve efendi hazretleri şöyle buyuruyor : “Şimdi emanetleri aldın hakkını verecek gereğini yerine getireceksin. Bizzat sen olmasan da ikici bir şahıs görevlendireceksin, medreselere yardım edeceksin!” Sonra namaza geçiliyor, namaz kılınıyor, namazdan sonra ‘Lev Enzelna’yı Erdoğan okuyor ve ayrılıyor.. Ve aradan 20 yıl geçiyor.. genel seçimler için Kazlıçeşme mitinginde Erdoğan: “BİZ BU EMANET’İ İSTANBUL FATİH’İNDEN ALDIK” diyor.. Millet alkışlıyor.. Fakat o sırada bunun ne anlama geldiğini kimse anlamıyor.. Aktaran kişi: Ali Keskin hoca Başımızda Kal Recep tayyip erdoğan 2015 yıllarında Mahmud efendi hazretlerini ziyarete gelir, odada Ahmet Hoca da vardır (oğul) ayrılırken Tayyip Mahmud efendiye sorar bir isteğiniz var…