Hadis Usulünde Yöntem Tartışması

İslamın ikincil referansı olan Hadislerin tespitinde 2 yöntemin olduğu bir vakia. 1.yöntem: Usul-ü hadis kriterleri; senet ve rical’i tek tek inceleyerek hadisi nakleden ravilerin güvenilir zatlar olup/olmadığı sonucuna ulaşmak, buna göre hadis’e sahih/hasen/zayıf veya mevzu hükümlerinden birini vermek 2.Yöntem: Ümmetçe telakki bil-kabul görmüş Evliya ve Asfiyanın ilham keşif ve feraset yoluyla bazı hadislerin Rasulullaha ait olduğunu ifade etmeleri, bu yolla tespit edilen bazı hadisleri kitaplarına alıp, açıktan “hadis-i nebevî demeleri.  Üçüncü bir yöntem daha varsa da muteber olmadığı için tâdad edilmedi: modern zamanlarda ortaya çıkmış “Hadisleri Kurana veya bilime arz etmek, evrensel kabullerle örtüşüp örtüşmediğine bakarak onları kabul veya reddetmek” yöntemi ! Cübbeli hoca vb diyor ? “Biz Evliyanın, Ehli Sünnet ulemanın kitaplarında gördüğümüz hadisleri aynen naklederiz çünkü onlara muteber zatlardır, dinde bizden daha dikkatli ve hassastırlar, herhalde Muhammedin sas dinine muhalif olanı nakletmezler. Bazı zahir ulemanın bu tür hadislere “mevdu” demiş olmaları bir şey ifade etmez. “ Ebubekir Sifil hoca vb ise demekte: “Bu olmaz! Evliya da hata eder Ulema da.. Hadis alimlerinin yorum ve değerlendirmelerine bağlı kalmalıyız” Sonra Ebubekir Sifil hoca bir videoda: “Imam Gazali kendinden önce gelmiş Ebu Talib-i Mekki’ye hüsn-ü zan etmiş, kitabındaki hadisleri, konuları aynen kendi kitabına almış, sahih mi değil mi tetkik etmemiş..” diyor….